Dolgu Maddeleri

Konusu 'Cilt Hastalıkları' forumundadır ve elif tarafından 30 Temmuz 2008 başlatılmıştır.

  1. elif Moderator


    Dolgu Maddeleri

    Yüzdeki çizgiler nasıl oluşur ve tedavileri:
    Yıllar ilerledikçe yüzümüz yerçekimi, güneşe maruz kalma (ultraviole ışınları) ve milyonlarca defa yapılan yüz mimikleri (gülümseme, çiğneme, yüzü buruşturma kaş çatma, ıslık çalma, sigara içme hareketi) ve sigaranın olumsuz etkileri sonucunda meydana çıkan etkileri sergilemeye başlar. Deri altında yerleşik olan ve cildimizi genç, canlı ve diri gösteren yapılar giderek parçalanmaya başlayarak gülme çizgileri, tebessüm çizgileri ve göz etrafında kaz ayağı olarak isimlendirilen deri altındaki kas hareketlerinin neden olduğu derin çizgileri oluştururlar.

    Yumuşak doku dolgu maddeleri bu çizgi ve kırışıklıkları doldurarak cilde daha düzgün daha genç bir görünüm kazandırırlar.

    Deri altına enjekte edildiğinde bu dolgu maddeleri kırışıklıkları ve yüzün çöken kısımlarını doldurarak şişirirler. Ayrıca dudaklara ve yanaklara dolgunluk sağlarlar. Enjekte edilebilir dolgu maddeleri tek başlarına, cilt yenileme işlemleri ile birlikte veya “yüz germe (face lift)” gibi daha radikal girişimler ile birlikte uygulanabilir. Elinizdeki broşür dolgu maddeleri konusunda temel bilgileri vermek üzere düzenlenmiştir. Enjekte edilebilir dolgu maddeleri ne zaman kullanılabilir, işlem nasıl uygulanır, elde edilebilecek sonuçlar nelerdir. Bu broşürde cevaplanılmaya çalışılan sorular arasındadır.

    Uygulanan Yöntemler:
    Enjekte edilen dolgu maddeleri derin yüz çizgilerinin, kırışıklıkların, katlantıların, çökük yanakların, derideki lokal çöküntülerin ve bazı tipteki skarların doldurulmasına yardımcı olurlar. Bunun dışında dudakların daha canlı, kıvrımlı veya kalın görünüme kavuşması için de kullanılabilirler. Ayrıca elmacık kemikleri, çene ucu ve alın bombeliği için kullanılabilir.

    Dolgu maddeleri bazı kimselerde görülen ağız kenarında radier çizgiler gibi ileri derecedeki derin çizgilerde yeterli olmayabilir. Bu durumda plastik cerrahınız laser, dermabrasion, kimyasal peeling gibi cilt yenileme tekniklerini önerecektir. Yüz çizgilerinin doldurulmasından farklı olarak cilt yenileme teknikleri cildin üst tabakalarındaki yıpranmış dokuları uzaklaştırarak daha düzgün bir yüzeyin oluşmasını sağlarlar.

    Yüz ve alında normalden daha aktif kas hareketleri sonucu veya normalden daha gevşek bir cilt yapısı nedeni ile oluşan derin katlantılar alın germe veya yüz germe gibi kozmetik cerrahi girişimlerle daha etkin bir şekilde tedavi edilebilirler. Dolgu maddeleri ayrıca yüzdeki cerrahi girişimlere ek olarak kullanılabilir. Ancak tek başına dolgu maddeleri yüz konturunda cerrahinin oluşturabildiği kadar ciddi bir değişiklik yaratamaz.

    Unutmamalısınız ki bir plastik cerrah sizlere dolgu maddelerinden, laser tedavisinden kozmetik cerrahi girişimlere kadar bu konuda geliştirilmiş tüm alternatifleri sunabilecek donanıma sahip bir uzmandır. Cerrahınız ve siz sorununuz için en uygun olan alternatife birlikte karar vereceksiniz.
    Elinizdeki broşürün benzerleri kimyasal peeling, dermabrasion, laser tedavisi, yüz germe ve alın germe konularında da hazırlanmıştır. Her bir girişim ile ilgili temel prensipler ve teknikler ile ilgili sorularınızı cevaplayabilecek düzeydeki bu broşürlerden sekreterimizden isteyebilirsiniz.

    Dolgu Maddeleri Tipleri :
    Dolgu maddeleri tipleri başlığı üçe ayrılabilir;
    1.Biolojik olanlar: Yağ, doku kokteyli, dermis, fasya greftleri
    2.Yabancı cisimler: Silikon, silikonlu parçalar, gorteks, dikiş materyelleri

    1.BİOLOJİK DOLGU MADDELERİ:
    Bunlardan biolojik olan bir canlıdan alınıp bir canlıya verilen dokulardır.

    a.Doku Kokteyli
    Yüz germe, karın germe, meme küçültme veya yara izlerinin tedavisi esnasında çıkarılan deri parçaları kas, fasya ve çok az yağ dokusunun karışımından olur. Bu dokulardan elde edilen dermis tabakası en değerli olanıdır. Damar sistemi zengin olan bu dokuların mikro greftler şeklinde iğne ile cilt altına verilmesi ile bu dokuların verilen yerde çevre damarları ile tekrar canlanıp yaşama oranı %90’ın üstündedir.(turkeyarena.com) Bu yöntem yağ enjeksiyonuna göre çok daha etkili olup tercih sebebidir. Dezavantajı sadece kesilip çıkarılan parçalardan elde edilebilmesidir. Hastalarımızdan herhangi bir ameliyat esnasında doku parçaları çıkarılmışsa bunlardan bir kısmı anında yüzdeki kırışıklıklara kullanılmakta geri kalan kısmı ise - 196 derecede dondurularak saklanmasını hastalarımıza hararetle önermekteyiz. Bu biolojik yapılara kendinden alınan tiplere "ototransplant", başka bir canlıdan (sığır, domuz vs.) alınıp hazırlananlara "heterotransplant" denir.

    Bu grup ototransplant grubundandır. Doku kokteyli hastanın ya o anda kendisinden alınan yağ, fasia, doku dermis veya bunların karışımının enjeksiyonla kırışıklık ve çökük bölgelerine konmasıyla bir sonuca ulaşmayı amaçlar. Bu dolgu maddeleri konulan bölgede çevreden alacağı kan damarları ile yeniden canlanıp orada vücudun kendi dokusu olarak canlılığını sürdürür. Bu canlılığı sürdürme oranı yağlar için %50, doku kokteyli şeklindeki iğneyle verilen dermis, fasia, yağ, kas parçacıkları gibi maddelerin karışımından elde edilen ve enjeksiyonla verilen mikrogreftler ise %90-95’dir. Bunlar burada damarlanıp yaşarlar, ancak zamanla tekrar bizlerin yaptığı mimik hareketlerle ve vücudumuzdaki doku erimelerine ayak uydurarak onlarda yine bizim vücudumuzun parçası olarak erimeye doğru gidebilirler. Bu erime kişilerin yapılarına, yaşlarına, yaşam şartlarına bağlı olmak üzere değişkenlikler gösterebilir. Bu tür doku maddelerinin avantajı insanın kendi dokusu olmasıdır, dezavantajları ise her seferinde kendisinden alınıp tekrar hastaya verilme gerekmesidir. Ancak son zamanlarda bizim geliştirdiğimiz yeni bir yöntemle, ilk seferinde alınan yağ veya doku parçacıkları - 196 derecede dondurularak bir, iki sene saklanabilmekte böylece hastaya gerektiğinde kendisinden yeniden bu maddeler alınmadan hazır bir madde gibi tekrar kendisinde kullanılabilmektedir.

    b.Yağ:
    “Otolog- yağ transplantasyonu” veya “mikro lipoinjeksiyon” olarak bilinen yağ enjeksiyonu prosedürü, hastanın karın, uyluk, kalça ve diğer yağ içeren vücut bölgelerinden iğne ile yağ alınması ve bunların yüz derisi altına injekte edilmesi olarak tanımlanabilir. Yağ en sık olarak çökük yanakların, ağız ve burun arasındaki gülme çizgilerinin doldurulması, derideki çökme ve düzensizliklerin giderilmesi, alın çizgilerinin silinmesi ve dudakların dolgunlaştırılması amacı ile uygulanır.

    Hem donör (verici) hem de alıcı sahaların temizlenip lokal anestezi ile uyuşturulmasından sonra emici bir cihaza bağlı olan kalın uçlu bir şırınga veya ince bir liposuction kanülü ile yağ belirtilen bölgelerden çekilir. Alınan yağ gerekli işlemden geçirildikten sonra alıcı sahaya enjekte edilir. İnjeksiyon yerinin üzerine bazen ince bir bant yapıştırılır. Tedaviden sonra yağın %50’sinin 6 ay içinde erimesini dikkate alarak gerekenden daha fazla miktarda yağ verilir. Yüz çizgileri dışında çökük yanakların doldurulması, alın çöküklüğünün giderilmesi, çene ucunun dolgunluğunun arttırılması gibi bir amaçla kullanıldığında yağ enjeksiyonu sonrası yüzde geçici olarak şişlik ve bölgesel kabarıklıkların gözlenmesi doğaldır.

    Geniş bölgelerde işlem yapılan hastaların kısa bir süre istirahat etmeleri uygun olacaktır. Ancak çoğu hasta tedaviden hemen sonra normal günlük aktivitelerine dönmektedir. Hem alıcı hem de donör sahada bir miktar şişme veya kızarıklık beklenebilir.

    Bu şikayetlerin derecesi tedavi edilen yere ve büyüklüğüne göre değişir. Enjeksiyon yerlerindeki kızarıklık veya morluklar geçene kadar yaklaşık bir hafta güneşte kalmamanız gerekmektedir. Bu sürede güneş koruyucu kremler veya fondöten ile gerekli korumayı sağlayabilirsiniz.

    Yağ enjeksiyonu ile elde edilen sonuçların devamlılığı hastadan hastaya değişmektedir. Bazı hastalarda bu süre bir yıl veya daha uzun süre ile ifade edilebilir. Hastaların çoğunluğunda ilk haftada sağlanan dolgunluğun hemen hemen yarısı altı aylık bir sürenin sonunda kaybolmaktadır. Zira ilk haftalardaki dolgunluk şişmeye bağlıdır. Üç aydan sonra ne kadar dokunun orada beslenip kaldığı az çok belli olur. Yeni enjeksiyonlar 3,6,12 ay sonra tekrarlanıp sonuç daha iyi duruma getirilebilir. İlk uygulamalar ilk sene iki, üç kez yapılmasına karşın ileriki senelerde yılda bir kez uygulanması kafi gelebilir. Çizgilerinizi daha fazla derinleştirmeden takviyeler şeklinde uygulanması çok daha akılcıdır. Bu tekniğin avantajı vücuttan iğne ile alınıp iğne ile verilebilmesidir. Verilen yağ dokusu uygun bir teknikle uygulanırsa en az %50’si verilen yerde kanlanıp tekrar yaşama geçer.

    c) Kolajenler
    Kolajen ismiyle yaygın olarak bilinen bu madde ise sığır dokularından elde edilen bir kolajen tipi olup uzun senelerdir insanlarda uygulanmaktadır. Bu maddelerdeki en önemli sorun immun olarak vücut tarafından reddedilmesidir. Bu reddetme olayından (Üçüncü haftada gerçekleşir) çevredeki dokularda aşırı reaksiyon olup şişer. Bu şişme kırışıklığın bir, iki ay daha gizlenmesine yardımcı olur. Bu maddenin uygulanmasından önce muhakkak alerji testleri yapılması gerekmektedir. Zira bu dokular kendi dokularımıza uygun olmaması nedeniyle değişik alerji reaksiyonları yapabilecektir. Ayrıca bu dokular vücuda verildikten sonra aynen bir yabancı doku gibi vücudun reddetme mekanizmasına tabii tutulup bir müddet sonra vücuttan tamamen atılacaklardır. Kolajenin en büyük avantajı hazır olarak ampullerde olması ve geçicide olsa bu bölgelere verilip erken devrede kırışıklıklar ve çöküklükleri bir miktar tedavi edebilmesidir. Dezavantajları ise doku reaksiyonları olması ve hemen iki, üç ay içinde verildiği bölgeden kaybolması insanın immün sistemine ters etki yapma tehlikesinin mevcudiyeti ve çok pahalı olmasıdır.

    2-YABANCI CİSİMLER
    a.Sıvı silikon enjeksiyonları
    Aşırı derecede reaksiyonlar yapıp ve bütün dokulardaki hücrelerin içlerine kadar nüfus etmiş olması nedeniyle diğer meme silikondakinin aksine çevre dokuya çok büyük zararlar verebilmekte hatta damarlara karışıp ölümlere dahi neden olabilmektedir. Dokularda hissizlik, yara açılması gibi reaksiyonlar yapabilmektedir. Bu nedenle bunların kullanımı Amerika’da yasaklanmış ve kaçak olarak yapılmaktadır. Bu konuda bilinçli ve mesuliyet duygusu taşıyan hiçbir bir plastik cerrah bu dolgu maddesini artık kullanmamaktadır.

    b.Silikon parçacıkları olan enjeksiyonlar
    Bu enjeksiyonlar cilt altında hissedilmekte suni bir görünüm vermektedir. Sıvı silikon enjeksiyonu gibi ölümlerle neden olmadığı için bu madde yasak değildir. Bu maddenin cilt altında şekil bozuklukları yapma, suni görünüm verme gibi dezavantajları vardır.

    c.Gorteks
    Son bir kaç senedir plastik cerrahi ve dermatolojide kullanmaya başlayan bir yabancı madde olup kalp damarlarındaki damar greftleri için kullanılan bir maddedir. Bunlarda cilt altına yerleştirerek burada kalıcı bir şişkinlik, dudak da kalınlaşma gerçekleşebilmektedir. Ancak bunlarında bir yabancı cisim olması nedeniyle cilt altında yaptığı reaksiyonlar ve suni görünüm gibi dezavantajlar vardır. Ayrıca bunlarda erken veya genç enfeksiyon olma riski çok fazladır. Dikiş materyalleri ise daha basit maddeler olup her cinsden dikiş materyeli cilt altındaki çizgilerin altında kullanılmış fakat iyi sonuçlar vermediği görülerek artık giddikçe terk edilme yoluna gelinmiştir.


    DOLGU MADDELERİ İLE İLİŞKİLİ SORUNLAR
    Kolajen:
    Kolajenle oluşabilecek en ciddi sorun allerjik reaksiyondur. Bu maddeye karşı allerjik olup olmadığınızı saptamak için işlemden yaklaşık 1 ay önce bir cilt testi yapılması gerekmektedir. Test uygulandıktan sonra test bölgesi 3-4 hafta veya cerrahınızın gerekli gördüğü kadar süre ile izlenip test yerindeki herhangi bir kırmızılık, kaşıntı, şişme ve diğer değişiklikler mutlaka cerrahınıza iletilmelidir. Allerjik reaksiyonla ilişkili olmayan diğer bazı riskler arasında infeksiyon, apse oluşumu, yara açılması, ciltte soyulma, skar oluşumu ve enjeksiyon yerinde kitle oluşumu sayılabilir.turkeyarena.com

    Yağ dokusu ve Doku kokteyli:
    Yağ dokusu ve doku kokteyli uygulamasında ise herhangi bir allerjik reaksiyon riski söz konusu değildir. Zira yağ dokusu ve doku kokteyli hastanın kendi vücudundan sağlanmaktadır. Dolayısı ile bu uygulamadaki riskler çok düşük olasılıkla gelişebilecek enfeksiyon ve diğer nadir sorunlardır.

    Yabancı cisimler:
    En önemli sorun yabancı cisim reaksiyonları, erken veya geç enfeksiyon (iltahaplanma) ihtimalidir. Çevre dokularla yaptığı reaksiyonlarla doğal olmayan görünüm vermesi diğer bir sorundur.

    Retinil:
    Allerjik reaksiyon, immün sisteme ters etki ihtimali bilinen en önemli dezavantajlarıdır. Dokuları geçici olarak şişirip geçici bir tatminin arkasından şişip-inen dokuların daha çok gevşeyip daha çok sarkma ihtimali olması önemli bir dezavantajdır.

    DOLGU MADDELERİNİN UYGULANACAĞI BÖLGELER:
    Dolgu maddeleri genellikle bir cerrah muayenehanesinde uygulanabilir. Ancak yüz germe, boyun germe, kaş kaldırma veya benzeri herhangi bir girişim nedeniyle klinik veya hastaneye yatmışsanız dolgu maddeleri enjeksiyonu da hastanede eş zamanlı olarak yapılabilir.

    Anestezi tipi:
    Hem alıcı hem de verici bölge lokal anestezi yardımı ile uyuşturulur. Ek olarak sedasyon da kullanılabilir. Ancak sedasyon (sakinleştirici) gereksinimi olan vakalarda hastanın yapılan girişim sonrası eve araba ile gidişinin düzenlenmesi gerekmektedir.
     



Sayfayı Paylaş