Doğuma Hazırlık

Konusu 'Gebelik ve Doğum' forumundadır ve elif tarafından 22 Aralık 2010 başlatılmıştır.

  1. elif Moderator


    Doğuma Hazırlık
    Doğum şekli, doğum öncesi muayene ve kontroller sırasında ortaya çıkan bulguların ışığında belirlenir.

    Tüm dünyada , halen ev doğumları yapılmakta olup tehlikeli doğumlara aday olan gebeler doğum öncesi seçilmeli ve gerekli yardımın yapılabileceği tam donanımlı hastanelere sevk edilmelidir.

    Doğum sırasında, önceden tanımlanamayan,ne zaman ortaya çıkacağı belli olmayan pek çok sorun ortaya çıkabilir. Bu sorunların bir çoğu ciddi yaşamsal sıkıntılara neden olabilecek türdendir. Bu yüzden doğum yapacak anne adayı bu olası sorunlar hakkında bilgilendirilerek doğum yapacağı yeri kendisinin seçmesi sağlanmalıdır.

    Bazı anne adaylarında doğum şekli bebek veya anneye ait nedenlerle sezeryen olacaktır. Halen dünyada ve ülkemizde (annenin istegi ile yapilan sezeryenler dışında) gebelerin yaklaşık %20'si sezeryan ile doğum yapmaktadırlar. Eger anne kendi isteği ile sezeryan olmak istiyorsa her iki doğum şeklinin fayda ve zararları hakkında bilgilendirilmeli ve doktor diğer faktörler (zaman, para vb) nedeniyle hastayı yönlendirmemelidir.

    Özel Bakım Gerektirecek Gebeler
    30 yaşını geçmis ilk gebeliği olan
    Boyu 150 cm den kısa olan
    Pelvis (legen) kemiğinde darlık tespit edilen
    Kalça çıkığı, kazaya bağlı kemik ameliyatı geçiren
    Önceden veya gebeliğinde kalp, damar, böbrek ve akciğer hastalığı geçirmis 4 çocuktan fazla doğum yapmış
    Önceden sorunlu, zor doğum yapmış kadınlar mutlaka hastahane sartlarında doğurtulmalıdırlar.

    Doğum öncesi takibini yapan sağlık personeli bu konuda gebeyi uyarmalıdır. Ayrıca her hastanın kendine özgü kosulları olduğu, "hastalık yok hasta vardır" deyimi unutulmamalıdır. Muayene bulgularına bakarak normal doğum beklediğimiz bir anne adayının bile doğumun herhangi bir devresinde ciddi bir sorunla karsılaşabileceğini unutmamak gerekmektedir. Gebelik ve doğum sırasında bildirilen tüm görüşler belli bir oranda doğrudur ama her zaman yanılma olasılığı vardır. Anne ve bebek hastaneden taburcu edilene kadar, hatta doğum sonrasi 6 hafta içinde (kırk çıkana kadar !!) gebelik ve doğuma baglı ciddi hastalık ve komplikasyonların görülebilecegi akılda tutulmalıdır.

    Gebelerin Doğuma Hazırlanması
    Yukarıda saydığımız doğum işaretleri olduğunda hekiminizle yada doğumu yapmak istediğiniz hastahane personeli ile görüşmeli ve siz ve bebeğiniz kontrol altına alınarak;

    Kardiotokografi,
    Elle vaginal muayene ile doğumun başlayıp başlamadığı saptanmalıdır.

    Doğumun Seyri ve Olası Risk Faktörlerinin Tanımlanması
    Geçirilmis doğum operasyonlarının öğrenilmesi (mümkünse bir epikriz)
    Kan uyuşmazlığı varlığı
    Şeker yükleme testleri
    Hepatit taşıyıcılığı testleri
    Bebek gelisiminde gerilik veya iri bebek olup olmadığı
    Tansiyon yükselmesi, idrarda albumin çıkması, ödemin fazlaca olması
    Daha önceki muayenelerde plesentanın yeri, bebeğin geliş şekli, kilosu, başın çapı, ayak kemiğinin uzunluğu gibi daha önce yapılmış testlerin sonuçları ve annenin muayene bulgularının bilinmesi önemlidir.

    Bu yüzden bir gebelik karnesi şeklinde kayıtların küçük bir kitapçıkta tutulup hastanın yanında olması doğum ekibinin işini kolaylastırır.

    Doğum odasına girerken, genel vücud temizliği, saçların toplanması, genital (cinsel organlarin) bölgenin temizligi ağrılar başlamadan yapılırsa daha faydalıdır. Doğum odasında lavman yapılır, genital bölge antiseptik bir solusyonla temizlenir. Genel muayene sonrası nabız sayısı, tansiyon ölçümü, vücud ısısı, ağrı sıklıgı için gebe odasında takibe alınır. 2-3 saatte bir arter basıncı ölçülmeli, mesanenin bos olması için sık idrara çıkması teşvik edilmelidir.

    Yorulan ve bitkinleşen annede hipoglisemi (kan sekerinde düsme) ve asidoz başlar. Bu da ağrı zaafına yol açabilir. Gebenin çok yorgun düşmesi sakıncalıdır. Bu gibi hastaların yatakta ağrı çekmeleri teşvik edilmeli, gebe rahmin büyük damarlara yaptığı basıncın oluşturdugu tansiyon düsmelerinin anne ve bebekte bazen problemlere yol açabileceğinden gebelerin yan yatmaları sağlanmalıdır.

    Bulantı ve kusmaları önlemek amacıyla ve olası bir anestezi alma durumuna karşı küçük porsiyonlar halinde sulu ve kaloriden zengin besinler verilmelidir. 24 saatte 1000-2000 cc hoşaf suyu, kompostu, meyva suları ve çay tercih edilmelidir.
     



Sayfayı Paylaş