Dırâr bin Mürre

Konusu 'Peygamber Efendimiz(SAV)' forumundadır ve OrKuN tarafından 26 Şubat 2008 başlatılmıştır.

  1. OrKuN Well-Known Member


    DIRÂR BİN MÜRRE

    Evliyânın büyüklerinden ve hadîs âlimi. Künyesi Ebû Sinan eş-Şeybânî'dir. Doğum târihi ve yeri belli değildir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Dırâr bin Mürre, zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bu âlimlerden bâzıları şunlardır:

    Ebû Sâlih es-Semân, Saîd bin Cübeyr, Kuz'a bin Yahyâ, Muharib bin Desâr, Abdullah bin Hâris Zübeydî, Abdullah bin Hüzeyl, Ebû Sâlih el-Hanefî ve diğerleri. Kendisinden ise, Şu'be bin Haccâc, Şureyk, Süfyân-ı Sevrî, Süfyân bin Uyeyne ve Abdülazîz bin Müslim, Muhammed bin Fudayl ilim öğrendiler.

    Dırâr bin Mürre'nin rivâyet ettiği hadîs-i şerîfler, İmâm-ı Buhârî'nin Edeb-ül-Müfred adlı eserinde, Sahîh-i Müslim'de, Sünen-i Tirmizî'de, Sünen-i Nesâî'de yer almıştır. Yahyâ Kettan, Ebû Hatîm, Nesâî, İclî ve diğer birçok âlim onun sika, güvenilir, sağlam bir râvi olduğunu söylemişlerdir.

    Dırâr bin Mürre, Cumâ günleri Muhammed bin Sûka ile bir araya gelince, Allah korkusu ile ağlarlardı. Dırâr bin Mürre talebelerine; "Yanıma teker teker gelin, toplu hâlde gelmeyin. Çünkü toplu geldiğinizde vaktinizi aranızda şuradan buradan konuşmakla geçirirsiniz. Fakat yalnız geldiğinizde, ya dersinizle meşgul olursunuz, yâhut Allahü teâlâyı anarsınız. Bunlar sizin için daha hayırlıdır." buyururdu.

    Dırâr bin Mürre, çarşıdan bir şeyler alınca onu kendisi taşırdı. Onu sevenler; "Ver biz taşıyalım." dediklerinde kabul etmez, böyle eşyâsını gücü kuvveti yerinde olduğu hâlde kendisi taşımayıp, başkasına taşıtmayı kibirlilik olarak görür, kibirlileri sevmediğini söylerdi.

    Dırâr bin Mürre buyururdu ki:

    "Hayırlı kimse, âilesine, çoluk-çocuğuna faydalı olan kimsedir."

    "Gıybet etmek, annesi ile yetmiş kere zinâ etmekten daha kötüdür."

    "Şeytan şöyle demiştir: Âdemoğluna üç şeyi yaptırdığımda maksadıma, murâdıma kavuşmuş olurum, istediğimi yaptırırım. Birincisi, günahlarını unuttuğu zaman, ikincisi amelini çok gördüğü zaman, üçüncüsü kendi görünüşünü beğendi zaman."

    1) Hilyet-ül-Evliyâ; c.5, s.91
    2) El-Kâşif; c.2, s.37
    3) Tehzîb-üt-Tehzîb; c.4, s.457
    4) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; c.2, s.259
     



Sayfayı Paylaş