Diplomasi

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve RüzGaR tarafından 1 Mart 2008 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Diplomasi

    KİTABIN ADI Diplomasi

    KİTABIN YAZARI Henry KISSINGER
    YAYIN EVİ VE ADRESİ
    BASIM TARİHİ 1998
    KİTABIN YAYIM MAKSADI Uluslararası Diplomasi Hakkında Bilgi


    KİTABIN ÖZETİ :

    A.B.D.Dışişleri Bakanlığı yaptığı dönemde dünya siyasetine önemli imzalardan birini atan Henry KİSSENGER’in kendi el yazısı ile kaleme aldığı diplomasi kitabı Amerika’nın dünya siyaseti üzerinde aktif rol oynamaya başladığı dönemden itibaren günümüze kadar içinde bulunduğu olaylar hakkında değerlendirmelerini sunmakta ve sonuç bölümünde de yeni dünya düzeninin yeniden değerlendirilmesini yapmaktadır.

    Uluslararası sistemler tehdit altında yaşarlar. Her dünya düzeni devamlı olmak ümidini taşır; teriminin kendisinde bir sonsuzluk ifadesi vardır. Ancak içerdiği elemanlar devamlı bir hareket içindedir; gerçekte, her yüzyılla beraber uluslararası sistemlerin ömrü gittikçe azalmıştır. Vestfalca Barışı’nda doğan düzen 150 yıl yaşadı. Viyana Kongresinin yarattığı uluslararası sistem ancak yüz yıl kendisini koruyabildi; soğuk savaşla belirlenen düzen kırk yıl sonra bitti. Dünya düzeninin etkileşim kapasitesi ve amaçları hiçbir zaman bu kadar çabuk, bu kadar derinden ve bu kadar küresel olarak değişmemiştir.

    Viyana Kongresi’nden beri, dış politika ulusları birbiri ile ilişkilendirmiştir. Böylece “Uluslararası ilişkiler” terimi ortaya çıkmıştır. XIX.yüzyılda, bir tek yeni devletin ortaya çıkması (Birleşmiş Almanya) onlarca yıl karışıklık yaratmıştır. İkinci Dünya Savaşı sonundan beri hemen hemen yüz adet yeni devlet doğdu; bunların birçoğu tarihi Avrupa ulus – devletinden tamamen farklıydı. Sovyetler Birliği’nde komünizmin çöküşü ve Yugoslavya’nın dağılması, yeni yirmi devlet daha ortaya çıkardı ki birçoğu eskiden kalma kana susamışlığı yeniden canlandı.

    Bir de kıta tipi devletler vardır ve büyük olasılıkla yeni dünya düzeninin temel birimlerini simgeleyeceklerdir. İngiliz sömürge yönetiminden sonra çıkan Hindistan XIX.yy.Avrupa devletlerinden karşı hassas olduğundan, dış ve iç politikaları arasındaki çizgi hem farklı hem de zayıftır. Bunun gibi Çin ortak yazı, ortak kültür ve ortak tarihle bir arada tutulan bir farklı diller mozaiğidir. Soğuk savaş devrinin iki süper devleti, hiçbir zaman Avrupa’nın anladığı anlamda ulus – devlet olmadılar.

    Bütün bunlar uluslararası ilişkilerin esasını, metodunu ve hepsinden önemlisi etki alanını temelden değiştirdi. Modern döneme kadar kıtalar büyük ölçüde izole durumda hayatlarını sürdürdüler. Örneğin Fransa’nın kuvvetinin, Çin’in kuvveti ile kıyaslanması olasılığı yoktur. Çünkü iki ülke arasında etkileşme olanağı mevcut değildi. Teknolojinin etki alanı genişleyince diğer kıtaların geleceği Avrupa büyük devletlerinin “konferans”! tarafından belirlendi. Hiçbir önceki uluslararası düzen, bütün dünyaya dağıtılmış önemli güç merkezlerine sahip değildirler. Bunun gibi hiçbir devlet adamı olayların, liderler ve halk tarafından aynı anda aniden yaşandığı bir çevre içinde diplomasiyi yönetmek zorunda kalmamıştır.

    NATO Amerika ile Avrupa’yı birbirine bağlayan başlıca kurumsal bağdır. NATO sinsi politikalara sahip dağılmış Rusya’ya karşı hala dimdik ayakta duran bir askeri güç olarak varlığını sürdürmektedir. NATO askeri kuvvetlerinin bir Amerikan Generali tarafından komuta edilmesi Amerika’nın dünyayı askeri gücünün en güçlü sahibi olduğunu da açıkça göstermektedir.

    Amerika ve Avrupa’nın, Almanya ve Rusya’nın gem vurulmamış ulusal politikalarının kıtanın merkezinde çekişmelerini engellemekte ortak çıkarı vardır. Amerika olmadan, Büyük Britanya ve Fransa Batı Avrupa’da politik dengeyi savunamaz; Almanya milliyetçiliği kayabilir ve Rusya’nın küresel rakibi olamaz. Avrupa olmadan da Amerika psikolojik, coğrafi ve jeopolitik olarak Avrasya kıyılarında uzak bir adaya dönüşebilir.

    Bütün büyük ve potansiyel olarak büyük devletler içinde en fazla yükseleni Çin’dir. Birleşik devletler zaten en güçlüsüdür. Avrupa daha büyük bir birliği bir araya getirmek zorundadır. Rusya sendeleyen bir devdir ve Japonya zengin fakat çekingen bir ülkedir. Çin’e gelince, ekonomik büyümesi yıllık %10 olan, kuvvetli bir ulusal birlik duygusuna ve daimi büyüyen bir askeri güce sahip bulunan bu ülke büyük devletler arasında en hızlı büyüyeni olacaktır.

    Bush’un Demokrat halefi Başkan Bill Clinton “demorasiyi yaygınlaştırma” temasını açıklarken, Amerika’nın amaçlarını şu terimlerle dile getirmiştir. “Yeni bir tehlike ve fırsat döneminde, başlıca amacımız, pazar ekonomisine dayalı demokrasilerin dünya topluluğunu genişletmek ve kuvvetlendirmek olmalıdır. Soğuk savaş sırasında, özgür kurumların yaşamasına yönelen bir tehdidi sınırlandırmak peşinde olduk. Şimdi, o özgür kurumlar altında yaşayan ulusların içinde bulunduğu çemberi genişletmek istiyoruz. Çünkü bizim düşümüz, dünyadaki her kişinin fikir ve enerjisini, birbiriyle işbirliği yapan ve barış içinde yaşayan başarılı demokrasiler dünyasında ifade edebileceği bir gündür.”

    Çok az böyle nihai sonuç beklenebilir; Amerikan ideallerinin gerçekleşmesini kısmi başarıların sabırla biriktirilmesinde aramak zorundadır. Soğuk savaşın özelliklerinden olan fiziki tehdit ve düşman ideolojisi artık yoktur. Yeni doğmakta olan dünya düzenine gemen olabilmek için gereksinim duyulan inançlar daha soyuttur. Gelecek hakkındaki görüşler ileri sürülebilir, fakat gelecek gösterilemez; bunun gibi olanaklarla ümit arasındaki ilişkide özünde tahminidir. Amerika’nın geçmişinin Wilsoncu idealleri insanlık için barış, istikrar, gelişme ve özgürlük sonu olmayan yolculukta aranmak zorundadır. Bir İspanyol atasözünde denildiği gibi; “Hey yolcu, yollar yapılmaz. Yollar yürüyerek oluşturulur.”

    SONUÇ :

    A. KİTABIN ANA FİKRİ :

    Her birey fikir ve düşüncelerini birbiriyle işbirliği yapan ve barış içinde yaşayan başarılı demokrasiler dünyasında ifade etmelidir.

    B. KİTABIN GETİRDİĞİ YENİLİKLER :

    Kitabın getirdiği herhangi bir yenilik yoktur.

    C. KİTAP HAKKINDA GENEL DEĞERLENDİRME VE TEKLİFLER :

    Her Subay ve Astsubay’ın mutlaka okuması gereken bir kitaptır.

    Not : Kitap özetlerindeki fikirler yazarların özel fikirlerini yansıtmaktadır.
     



Sayfayı Paylaş