Devekuşları Hakkında Detaylı Bilgi

Konusu 'Hayvanlar Alemi' forumundadır ve Pelin tarafından 20 Temmuz 2008 başlatılmıştır.

  1. Pelin Super Moderator


    Devekuşları Hakkında Detaylı Bilgi

    [​IMG]

    DEVEKUŞU

    AFRİKA DEVEKUŞU (Struthio camelus)
    «Afrika devekuşu» günümüzdeki kuşların en irisi ve karinasızlarm en iyi tanınanıdır. Afrika devekuşu arslanlar ve "çita'lar gibi iri memelilerin pusuda bekledikleri bir memlekette yaşayan tek iri uçamayan kuştur. Gayet keskin gözleri olan 210-250 santim boyundaki Afrika devekuşu, genellikle bütün düşmanlarından kaçıp kurtulabilir. Tam hızla koştuğu zaman, adımlarının uzunluğu 350-450 santimdir, böylece Afrika ovalarında düşmanlarının çoğunu geride bırakır. Hızı saatte 60-65 kilometre tahmin edilmektedir.

    Çoğumuz, bir tehlikeyle karşılaşan Afrika devekuşu'nun başını kumun içine gömdüğünü duymuşuzdur. Bunun gerçekle ilgisi yoktur. Afrika devekuşu aksine bir köşeye kıstırıldığı veya yaralandığı vakit, feci tekmeler atar. Beri yandan Afrika devekuşları, ayaklarının ikişer parmaklı olması bakımından bütün öbür kuşlardan ayrılırlar.

    Afrika devekuşu'nun bu kıtanın ovalarındaki hayatının garip bir özelliği, Zehra'larla gnu'ların çok kere bu iri kuşlarla bir arada dolaşmasıdır. Buna akla yakın bir izah şekli bulunmuştur: Afrika devekuşu, boyunun uzunluğu ve gözlerinin keskiliği sayesinde tâ uzaklardaki bir tehlikeyi farkeder, zebralarla gnu' lar da bu sayede kendi çabalarıyla ulaşamayacakları bir güvenliğe kavuşurlar. Bundan ötürü Afrika devekuşu birdenbire kaçmaya başlar, «arkadaşları» da onu taklit ederler.turkeyarena.com Afrika devekuşu'nun yurdu Afrika'nın bütün kurak ve kumluk bölgeleridir. Bir zamanlar Suriye ile Arabistan'da da yaşardı. Bilginler Moğolistan ile Çin'de bile fosilleşmiş devekuşları ile yumurtalarına rastlamışlardır, fakat bunların, medeniyetten önce, yani Milâttan Önce 5 000 sıralarında dölü tükenmişti. Devekuşunun, geçmiş jeolojik çağların birinde var olan kara köprüsü yoluyla Amerika'ya geçtiğine işaret eden hiç bir delil yoktur. Güney Amerika devekuşu veya öbür adıyla rea, tabiat bilginlerinin «Struthionidae» ailesine kattıkları Afrika devekuşu ile pek yakın akraba değildir.

    Afrika devekuşları'nın irileri İSO kiloya yakın ağırlıktadırlar. Kabarık siyah ve beyaz tüyleri bir zamanlar terzilikte çok aranılan bir süstü. Dişinin erkeğe kıyasla daha donuk ve daha kahvemsi bir rengi vardır, aynı zamanda erkeğinden daha ufaktır. Erkek Afrika devekuşu, arslanın boğuk kükremesine benzetilen derin bir ses çıkarır. Bu esnada boynundaki gevşek deri hayvanın basıncıyla, genişler.

    Afrika devekuşu'nun yiyeceği, başlıca bitkisel maddeler olmak üzere, yenilebilir hemen her şeyi içine alır. Afrika devekuşu'nun yuttuğu kırık taş parçalarının, katı veya taşlık denilen ikinci midesinin çalışmasına yardımcı olan öğütücü bir tesiri vardır.

    Afrika devekuşlarının üremesi
    Afrika devekuşları yuva yapımı mevsiminin başlarında çiftleşirler, erkek burada yerde pençeleriyle yuvamsı bir delik açar. Özellikle esaret hayatında birkaç dişi Afrika devekuşu'nun bazen bir tek erkekle çiftleşerek yumurtalarını aynı yuvaya yumurtladıkları görülür. Fakat hepsinin kuluçkaya oturmak istemesi sebebiyle dişilerin arasında kavga çıktığından, Afrika devekuşlarında çok eşlilik genellikle iyi sonuç vermez.
    Dişi Afrika devekuşu her biri yaklaşık olarak 1 200 -1500 gram ağırlığında on beş kadar sarımsı beyaz yumurta yumurtlar. Dişinin gündüzleri, erkeğin ise geceleri kuluçkaya oturması şartıyla, yavrular altı haftada yumurtadan çıkarlar. Bu çevik ve vaktinden önce gelişmiş civcivler dikenli tüylerle kaplı olduklarından oklu kirpiye benzerler.

    Tüyleri hem güzel, hem de kazançlıdır:
    Afrika devekuşu tüylerine binlerce yıldan beri süs olarak değer verilmiştir. Ne gariptir ki bu tüyler ancak yakın tarihlerde erkekler yerine kadınlara süs vazifesi görmeye başlamıştır. Özellikle 19'uneu yüzyılda Afrika devekuşu tüyüne talep o kadar artmıştı ki, kuş çok geçmeden soyunun tükenmesi tehlikesiyle karşılaşmıştı. 1909*da yola çıkarılan1 yirmi tonluk bir devekuşu tüyü yükünün değeri beş milyon lira olarak hesaplanmıştı.

    Allahtan, devekusları'nm esaret hayatında uysal olduklarının ve çabuk ürediklerinin yüz yıl kadar önce Afrika'daki İngiliz sömürgecileri tarafından keşfedilmesiyle hesapsız katliam, yerini bu kuşların evcilleştirilmesine bıraktı. Tüyler dev kuşa zarar vermeden koparılabilmekte, çok geçmeden de yerlerine yenileri yetişmektedir. Fakat bir süre sonra devekuşu tüyü modasının geçmesiyle devekuşu çiftliği sahipleri iflâsa sürüklenmişlerdir.

    Afrika devekuşu'mm geniş çapta öldürülmesine daima tüylerinin sebep olmadığını da burada belirtelim.

    Meselâ Roma imparatorlarından biri bir ziyafette misafirlerine altı yüz devekuşunun beyinlerini ikram etmek gibi garip bir fikre kapılmıştı. Afrika devekuşları normal şartlar altında oldukça uzun ömürlüdürler. Bu konuda güvenilir rakamlar yoksa da, bazı otoriteler, yetmiş yaşma kadar yaşamış Afrika devekuşları olduğunu ileri sürmektedirler.

    SOYU TÜKENEN: MOA'LAR
    BU dev uçamayan kuşlar artık tarihe karışmıştır. Polinezya asıllı Maoriler bin yıl önce Yeni Zelanda'ya gelinceye kadar moalar bu adalarda yaşarlardı. Maori'ler moaların iki, üç türünü ilk Avrupa'lıların gelişinden önce tüketmiş bulunuyorlardı.turkeyarena.com Böylece Dinornithidae ailesi dünya yüzünden kalkmış oldu. İri moa'lar görünüş itibarıyla devekuşuna benzerlerdi. 270-275 santim boyunda. ve yaklaşık olarak 225 - 230 kilo ağırlığındaydılar. O devirlerde Yeni Zelanda'da yarasalardan başka yerli memeli yoktu. Böylece moa'ların insanoğlunun gelişine kadar tabiî düşmanı yoktu gibi bir şey. Bu kuşlar bu barışçı çevrede irileştikçe irileştiler, aynı zamanda tembelleştiklerinden gitgide daha âciz duruma düştüler. Akrabaları kivi'ler Yeni Zelanda'da yaşamaya devam etmektedir.

    KANGURU'NUN RAKİPLERİ: KOŞUCU DEVEKUŞLARI
    KOŞUCU DEVEKUŞU» veya öbür adıyla «emu» (Dromaeus novaehollandiae) Avustralya'nın millî kuşu ve dünya yüzündeki ikinci en iri kuştur. Ergin olanları ortalama 150 - 155 santim boyunda olmakla beraber, kambur gibi duruşlarından ötürü devekuşundan çok daha ufak gözükürler. Bu hızlı koşucular ovalara ve seyrek ağaçlı ormanlara rağbet ederler.

    www.turkeyarena.com
    «Dromaeidae» ailesinin bugün dünya yüzünde kalan biricik üyeleri Avustralya'nın ıssız ovalarında barınırlar, fakat koşucu devekuşları eskiden hemen bütün Avustralya bölgelerinde, Bass boğazmdaki adalarda, Tasmanya'da, Kanguru adasında ve Avustralya'nın güneyindeki denizlerde pek boldu. Koşucu devekuşları o ikadar büyük bir hızla tükenmeye yüz tutmuşlardır ki, Kanguru Adasının cüce koşucu devekuşu nüfusundan sadece bir teki hayatta kalmıştır. Bugün dölleri tamamen tükenen öbür adalardaki koşucu devekuşu türleri hakkında ise hemen hemen hiçbir şey bilmiyoruz.

    Koşucu devekuşları, yakın akrabaları tepeli devekuglarmdan donuk renkli olmaları, başlarının tüylerle örtülü olması (kemikli bir miğferle kaplı olmaması) ve sık orman yerine otluk alanlarda yaşamalarıyla ayrılırlar. Tepeli devekuşları gibi tek eşlidirler ve çok eşli olan Amerika devekuşlanndan bu bakımdan ayrılırlar.
    Koşucu devekuşu gene tepeli devekuşu gibi güçlü bir yüzücüdür. Koşucu devekuşları çiftleşme mevsiminin dışında küçük sürüler halinde gezerler, fakat yuva yapma zamanı gelince çiftler sürüden ayrılır. Dişi, toprağın yüzeyindeki bir oyuğun içine yediden on ikiye kadar yüzeyi pürüzlü ve yeşilimsi siyan renkli yumurta yumurtlar.turkeyarena.com Sekiz hafta süreyle kuluçkaya oturmak ve yavruların ihtiyaçlarına bakmak babanın vazifesidir. Yavrular grimsi bir havla örtülü olarak yumurtadan çıkarlar, bu gri üzerindeki yeşilimsi çizgiler onlara kamuflaj vazifesi görür. Dişi koşucu devekuşu yumurtalarım yumurtladıktan sonra kısa bir süre kuluçkaya otursa bile, ergeç eşi tarafından oradan koyulacaktır. Dişinin erkeğinden daha iri olduğunu da burada belirtelim.

    Etleri ağır kokulu ve lezzetsiz olarak tanınmasına rağmen, koşucu devekuşları köpeklerle çok avlanırlar. Koşarken çarpmak suretiyle tel örgülü çitlere zararlarının dokunduğu söylenir. Özellikle bitkilerle beslendiklerinden, otlayan evcil hayvanlara bu bakımdan rakiptirler.

    Koşucu devekuşu'nun şaşılacak derecede gürültülü olan sesi, her iki cinste de, nefes borusuna bağlı garip bir kesenin içinden geçerken bu derece kuvvetlenir.

    TEHLİKELİ KUŞLAR: TEPELİ DEVEKUŞLARI
    TEPELİ DEVEKUŞLARI», ihtimal dünyanın en tehlikeli kuşlarıdır. Bir köşeye kıstırılınca ya da yaralanınca, öne veya yana doğru şimşek hızıyla tekmeler savururlar. Üç parmaklarının en içtekinde hançerden farksız muazzam bir pençe vardır. Uzun boyunları ve gagaları da tesirli silâhlardır.
    Bu uçamayan iri kuşlar Yeni Gine'de, bunun çevresindeki bazı adalarda ve Avustralya'nın kuzey ucunda yaşarlar. Üç türleri «Casuariidae» ailesini meydana getirir. Başlarının tepesinde kemikten bir miğfer bulunması, boyunlarının ise çıplak ve sarkık etli olması, ayrıca mavi, kırmızı, siklamen ve sarı gibi parlak renklere boyanmış olmasıyla bütün öbür karinasızlardan ayrılırlar. Kanatlarının siyah renkteki iri ve sert tüyleri kazmanın dişlerini hatıra getirir.

    «Çift gerdanlı tepeli devekuşu» (Casuarius casuarius) yaklaşık olarak 152 santim boyunda, ağır yapılı ve kambur omuzlu bir tipik tepeli devekuşudur. Kısa ve alacalı bulacalı et sarkıntıları boynun alt kısmından sallanır. Başının tepesinde yüksek bir miğfer dikkati çeker. İri burun delikleri dar gagasının ucundadır. Tüyleri kaba ve parlak bir siyah renktedir.

    Tepeli devekuşları, başlarındaki ve boyunlanndaki ayrılıklardan başka, açık ve otluk alanlar yerine sık ormanlara rağbet etmeleriyle de öbür karinasız kuşlardan farklıdırlar. Tabiat bilginleri Yeni Gine'de giriştikleri bir inceleme seyahatinde, bir vadi ormanının en sık köşelerinde bol sayıda tepeli devekuşu görmüşler ve üç dallı garip izlerine birçok orman ırmaklarının kıyılarında rastlamışlardır. Ormanlarda, karganınkini andırmakla beraber, çok daha kuvvetli ve gürültülü olan sesini de duymuşlardır.
    Tepeli devekuşu kabarmış nehirlerde rahatlıkla yüzebilir, hatta açık denizde banyo yaptığı görülmüştür. Saatte 60-65 kilometre hızla koşabildiği gibi, 180 -185 santim yükseğe rahatça sıçrayabilir. Oldukça ürkek olduğundan, sabah erken veya akşam' geç vakit ortalığa çıkarak meyvalar, böcekler ve bitkisel maddelerle karnım doyurur.

    Tepeli devekuşları sık ormanlarda yerdeki küçük bir oyuğu yapraklar ve otlarla astarlarlar, dişi kuş armut yeşili rengindeki üçten altıya kadar yumurtasını bunun içine yumurtlar. Erkek tepeli devekuşu, yedi hafta kadar kuluçkaya yatar, sonra da yavrulara bakar. Tepeli devekuşları çiftleşme mevsiminin dışında 6 -15 başlık sürüler halinde dolaşırlar.

    Papua yerlileri, tepeli devekuşu etini çok makbul sayarlar. Bu kuşlardan biri öldürüldüğü vakit, onu derhal yüzer ve etini pişirmek ve tütsülemek üzere parçalara bölerler. Kuşun hiçbir parçası boşa gitmez, son derece lezzetli Ve yumuşak olan karaciğeri bilhassa gözdedir.

    DEV-BOYLU KUŞLAR, BİLİNEN EN İRİ KUŞLARDIR
    BAZI dillerde «fil kuşu» da denilen Madagaskar'daki dev-boy lu kuş'u (Aepyornismaximus), fosil kalıntılarından ve yumurtalarından tanıyoruz. Bilinen canlı veya fosil bütün kuşlardan iri olduğu için, üzerinde durulmaya değer. Medeniyetin başlamasından kısa bir süre önce, yaklaşık olarak Milâttan Önce 5000 sularında dölü tükenmiştir. turkeyarena.com Bazı uzmanlar, ünlü gezgin Marko Polo'nun efsanevi Anka kuşu hakkında anlattıklarının menşeinin devboylu kuş olduğuna inanırlar. Eski efsanelere bakılırsa, Anka kuşu, yavrularını beslemek için filleri pençelerinin arasında taşıyabilecek irilikte bir Arabistan kuşuydu.

    Aepyornithidae ailesini meydana getiren dev-boylu kuş en iri moa' dan (yaklaşık olarak 275 santim) daha boylu değildi. Fakat dev-boylu kuş'un kemikleri daha yoğundu ve bu kuş yaklaşık olarak 450-500 Kg. ağırlığındaydı. Yumurtaları bataklık çamlarının içinde bol sayıda bulunmuştur. 30-35 santimlik uzunluklarıyla bu yumurtalar moa'nınkilerden çok büyüktür. Tazeyken ihtimal 9 Kg. ağırlığındaydılar.

    Moa veya dev-boylu kuş gibi uçamayan ağır sıklet şampiyonların varlığı, bunların, öbür kuşlardan
    bağımsız olarak uçan ataların soyundan gelişmeleriyle izah olunabilir. Moa'larda gördüğümüz gibi, uzak adalardaki rahat ve tehlikesiz hayat, kuşlarda devliğe elverişli bir zemin hazırlamış olmaktadır.
    Öbür taraftan Galapagos adaları'nda görülen ve bilginlerin dikkatini çeken dev deniz kaplumbağaları gibi başka hayvanlar da bu kaideye uymaktadır.

    DEVEKUŞU'NUN GÜNEY AMERİKALI AKRABALARI
    YENİ DÜNYA'nın en iri kuşları, iki türü bulunan «Amerika devekuşu» veya öbür adıyla «rea» lardır (Rheidae ailesi). Bu kuşların her iki türü de Güney Amerika'nın güneyinde yerlisi olan bu devekuşları Afrika Devekusundan bir kaç ayak daha kısadır, ayrıca ayaklarında iki yerine üç parmak vardır. Onlar da uçamazlar.

    Amerika devekuşu çok eşlidir. Erkekler çiftleşme mevsiminde gürlemeyi andıran sesler çıkarır ve silâh olarak gagalarından ve uzun boyunlarından faydalanmak suretiyle birbirleriyle düello ederler. Kuluçkayla ilgili bütün vazifeler, koşucu ve tepeli devekuşlarında olduğu gibi, Amerika devekuşlarında da erkeklerdedir.turkeyarena.com İki düzine ilâ beş düzine iri yumurta, yerdeki bir tek sığ oyuğun içine dişiler tarafından yumurtlandıktan sonra, bunlar altı hafta süresince baba tarafından ısıtılırlar. Yumurtaların rengi, türüne göre altın sarısı ile zengin bir yeşil arasında oynar.

    Genç Amerika devekuşları ayak parmaklarına kadar tüylüdürler. Sevimli ve sokulgan eveil hayvanlar olurlar, yalnız yutabildikleri her şeyi mideye indirmek huyları, ev içinde beslenmelerini güçleştirir. Amerika devekuşu tohum, ot ve körpe kök gibi bitkisel maddeler, ayrıca yumuşakça, kertenkele ve solucan gibi hayvanları yer.

    Amerika devekuşları Güney Amerika'nın ovalan olan ıssız pampa'larla yer yer çalılar ve ağaçlarla beneklenmiş yüksek kırlarda yaşarlar. Sürüleri 20-30 başlıktır. Bu grubun üyeleri keskin gözlü ve hızlı hayvanlardır.
     



Sayfayı Paylaş