Cümlede Anlam Soruları

Konusu 'Türkçe-Edebiyat' forumundadır ve RüzGaR tarafından 16 Ocak 2011 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Cümlede Anlam Soruları
    1.Aşağıdaki yargılardan hangisinin nedeni belirtilmemiş?

    A) Atamam kendimi denize, dünya güzel

    B) Bir defasında beli incindi, nasıl olduysa oldu, ayağı.

    C) Çokçuklar bir şey anlamıyor, daha çok küçükler.

    D) Yolculuk etmeyi oldum olası sevmiyorum.

    E) Yorgunluktan koltukta uyuyakalmış.


    2. I.Ben çevirilerimde metnin ruhunu taşıyabilmeyi esas alırım; zaten çeviri yapmak o edebi metni başka bir dilde yeniden yazmak değil midir?

    II. Kimileri çeviriyi sözcüklerin sözlük karşılıklarını bulmakla karıştırıyor, o zaman da ortada edebi metin diye bir şey kalmıyor.

    III. Çeviri yapmak en az bir eserin yazılma serüveni kadar zahmetli bir şey ve bence bir eserin altına yazarla çevirmenin adları yan yana yazılmalıdır.

    IV. Çeviri yapmak elbette zahmetli bir iştir; ama bir esersin yazılma serüveniyle bu zahmet ne derece bir tutulabilir anlamıyorum.

    V. Çeviri bir eseri çevirmenin kim olduğuna bakmadan kesinlikle satın almam ben;benim için eserin yazarının kim olduğu kadar önemlidir bu.

    Yukarıdaki cümlelerden hangisi savunduğu düşünce bakımından diğerlerinden farklıdır?

    A-I B-II C-III D-IV E-V



    3. I.Kim ne derse desin ödüller yazarları nitelikli eserler ortaya koymaya sevk ediyor.

    II. Ödüller bir yazar için hiçbir şeydir bence; ödül kurumları da gereksiz.

    III. Ödüllerin kitapların satışını olumlu etkilediğini hiç kimse inkâr edemez

    IV. Ödüller birçok eseri kitapçı vitrinlerinden okur kitaplıklarına taşıyor.

    V. Ben ödüller için olsa da olur olmasa da diye düşünmüşümdür her zaman.

    Yukarıda cümlelerden hangisi savunduğu düşünce bakımından birbirine en yakındır?

    A-I ve III B-II ve V C-III ve IV D-IV ve III EIV ve V



    4. I.Şairin kullandığı bir sözcüğün, bir dizenin bile ne anlama geldiğini anlamak için onunla ilgili yazılmış ne varsa okuyorum.

    II. Uzun yıllar yurt dışında kalmam, romanlarımda gurbetçi insanlarımızın sıkça yer bulmasına yol açtı.

    III. Sinemanın geniş kitlelere hitap edebilmesi, onun herkese inebilen anlatım gücü ve çok yönlü bir sanat olmasından ileri gelir.

    IV. Tiyatro, izleyicilerle yüz yüze iletişimi zorunlu kılan bir sanat olmasından dolayı bin yıllara direnmiş bir sanattır.

    Yukarıdaki parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde neden-sonuç ilgisi yoktur?

    A-I B-II C-III D-IV E-V



    5-Aşağıdakilerden hangisi genel yargı cümlesi değildir?

    A) İnsanlar hep birilerinin bir şeyleri değiştirmesini ister ama kendini her şeyin dışında tutar.

    B) Adını hangi afişte görsem hemen girerdim sinemaya, büyük bir oyuncudur Türkan Şoray

    C) Dünyayı güzellik kurtaracak ve bir insanı sevmekle başlayacak her şey.

    D) “Heves Şiir-Eleştiri” dergisi, kuşku yok ki en deneysel dergisidir şiir dünyamızın.

    E) Yayımlanan öykü kitabı sayısında geçen yıla göre büyük artış olacağı bekleniyor



    6.Aşağıdakilerden hangisi anlamca olumsuz değildir?

    A) Ne dersi dinleyip not aldın nede öğrenmek için okuyup yazdın.

    B) Tekrar toplanılmayacak değildi, anlaşmaya varılamayan bazı konularda.

    C) Yirmi birinci yüzyıla adım attığımız bu zamanda böyle öyküler yazılır mı?

    D)Yirmi yıldır kesintisiz yayımlanan gergi bu ay gazete bayilerine gelmedi.

    E)Yazarımızın rahatsızlığından dolayı bu sayıda ona yer veremiyoruz.



    7.Aşağıdakilerden hangisinde yorum söz konusudur?

    A)Orhan Veli, ilk şiirlerini lise yıllarında Varlıkta yayımlamış.

    B)Ahmet Muhip Dranas, yayımlanan tek kitabıyla şiirimizin anıtlarındandır.

    C)Kemal Özer, ilk kitabından sonra yedi yıl suskun kalmıştır.

    D)Kitabın kapağında Abidin Dino’nun bir deseni kullanılmış.

    E)Dergi son sayısını Can Yücel’le ilgili yazılara ayırmış.



    8.Aşağıdakilerden hangisinde mecazlı bir söyleyiş yoktur?

    A)El atına binen tez iner.

    B)Ak koyunu gören içi dolu yağ sanır.

    C)Gezen ayağa taş değer.

    D)Şimşek çakmadan gök gürlemez.

    E)Son pişmanlık fayda vermez.



    9.Aşağıdaki cümlelerden hangisi duruluk ilkesine aykırıdır?

    A)Sergiye gittim ve sergideki bütün resimleri uzun uzun ve hayranlıkla seyrettim.

    B)Şairin yapıtında sözcükler, karikatüristin yapıtında ise çizgiler önemli unsurlardır.

    C)Uzun bir aradan sonra Ankara’ya, o güzel şehre, bir iş görüşmesi için gideceğim.

    D)Yusuf Atılgan’ın hikâyelerini de en az romanları kadar ilgiyle okudum.

    E)Yazar, son kitabı Yaşam Bir Düş’te kendi yaşamından kesitler sunmuş.



    10.Aşağıdaki cümlelerden hangisinde doğrudan anlatım söz konusu değildir?

    A)Aragon, o müthiş şiirinde “Mutlu aşk yok ki dünyada.” demiyor mu?

    B)Cemal Süreya, “Ben neredeysem yalnızlığın başkenti orasıdır.” demiş.

    C)Edip Cansever, kapalı şiirin olmadığını, şiire kapalı insanın olduğunu söyler.

    D)Ülkü Tamer’in o güzel şiiri “Ben sana teşekkür ederim.” dizesiyle başlar.

    E)Gülten Akım’ın dediği gibi “Ah, kimselerin vakti yok durup ince şeyler düşünmeye…”



    11.Aşağıdakilerden hangisinde “öznenin yaptığı işten etkilenen” öğe vurgulanmıştır?

    A) Düşüncelerimin doğruluğunu ölçmekten yoksun kaldım artık.

    B) Senden, öncekinden daha güzel bir resim çizmeni istiyorum şimdi.

    C) İnsanın hangi mutluluğu hangi inancı sanatla sarmaş dolaş değildir?

    D)Dağların arasından yavaş yavaş sizin köyünüze doğru yürüyorduk.

    E) Adam, ekmeğini ayakkabıcılıkta kazanıyormuş o günden bu yana



    12.Aşağıdakilerden hangisi öznel bir tanım cümlesidir?

    A) Üçgen, uç uca gelmiş üç doğru parçasını oluşturduğu, üç tepe noktası ve üç açısı olan geometrik biçimdir.

    B) Antoloji, bir şairin, bir yazarın, bir dönemin bir türün…tipik metinlerin seçilip bir araya toplanmasıdır.

    C)Fabl, insan özelliklerini hayvanlara aktararak yazılmış eğlenceli, ders verici veya hicvedici hikâyelerdir

    D) Samimilik, bir insanın bir iş üzerine iyice düşündükten sonra canı pahasına da olsa savunmayı göze alarak ortaya çıkardığı kanısıdır.

    E) Epigraf, bir metinin başına konmuş, genellikle edebi bir eserden alıntılanan sözler veya özdeyişlerdir.



    13.I- Sporla uğraşanların sayısı her geçen yılla birlikte artmaktadır.

    II- Leyla bir çöl ceylanı, saçları bahtından daha karadır.

    III- Şiir, alışkanlıklara karşı bir başkaldırıştır.

    IV- Yeryüzünde insandan daha değerli bir şey yoktur.

    V- Denizlerin en kuytu mavisini sende tattım.

    Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangisi karşılaştırma bildirmez?

    A) I B)II C)III D)IV E)V



    14.Aşağıdaki atasözlerinden hangisi “bir işe girmeden önce her şeyin en ayrıntılı biçimde düşünülmesi gerektiğini” öğütler?

    A)Bin merak, bir borç ödemez.

    B) Bir musibet bin nasihatten iyidir.

    C) Bin işçi, bir başçı.

    D) Bin ölçüp, bir biçmeli.

    E) Bir ağaçta gül de biter diken de.



    15.Aşağıdaki cümlelerden hangisinde üslubun önemi vurgulanmıştır?

    A) İyi bir sanatçı, halkı eğitmek, halkı sanattan, anlar duruma getirmek gibi bir görev üstlenebilendir.

    B) İyi bir sanatçı, anlattığı insanları kültürel birikimleri ve düşünceleri açısından iyi tanıyıp, kişiliklerini tanıyıp, kişiliklerini düğümlerini çözebilendir.

    C) İyi bir sanatçı, geçmişle günümüzü birleştirerek yapıtını zenginleştirendir.

    D) İyi bir sanatçı, bazı şeyleri söylemeyi seçtiği için değil, onları belli bir biçimde söylemeyi seçtiği için sanatçı olduğunun farkında olandır.

    E) İyi bir sanatçı, dünden kalan değerleri tartan, bugünden yarına nelerin aktarılabileceğini anlayabilendir.



    16.Aşağıdakilerden hangisi “sanatçı neyi anlatmış?”sorusunun cevabı olabilir?

    A) Fuzuli, kasidesinde Hz Muhammed’i konu edinmiş.

    B) Derinlikli, içten ve güzel dizeler yazmayı başarmış.

    C) Ana motif olarak bütün şiir boyunca sudan yararlanmış.

    D) Birçok edebi sanatı ustalıkla kullanmayı başarmış.

    E) Hz Muhammed’e olan sevgisini ortaya koymuş.



    17.Aşağıdaki cümlelerden hangisinde aynı konuyla ilgili öznel ve nesnel yargı bir arada verilmiştir?

    A) John Hurt ve Richard Burton un başrollerini oynadığı film George Orwell’ın 1984 adlı romanında

    uyarlanmış.

    B) George Orwell’ın mirasçıları romanın filme çekilmesine senaryoyu çekimden önce görmek şartıyla izin vermişler.

    C) Tüm teknik ekip büyük bir özveriyle, eserin büyüklüğüne layık bir film ortaya koymak için hummalı bir çalışma yürütmüş

    D) Bazı sahneler için dev heykellerin yaptırıldığı filmde İngiltere’nin üç ayrı şehri mekân olarak kullanılmış.turkeyarena.net

    E) Altı yılda tamamlanan ve önümüzdeki günlerde gösterime girecek olan film, sinemaseverlerce merakla bekleniyor.



    18.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir “ öğüt” söz konusudur?

    A) Bu defa baltayı taşa vurdular.

    B) Verilmiş sadakanız varmış.

    C) Sabreyle işine hayır gelsin başına.

    D) Bu defa ipin ucunu kaçırdı.

    E) Onunki göğe merdiven dayamak.



    19. Aşağıdakilerin hangisinde bir “öneri” söz konusudur?

    A) İyi bir öykü yazarı olmak öncelikle iyi bir öykü okuru olmayı gerektirir.

    B) Kendinize iyi bir öykü kitaplığı oluşturmanız yazarlığınızı geliştirecektir.

    C) Öykü, özellikle de kısa öykü, yaşamdaki ayrıntıları kaçırmamaktan geçer.

    D) Bir bütündeki güzelliği oluşturan da ayrıntılar değil midir zaten?

    E) Okumak, okumak yine okumak ve ayrıntıları kaçırmamak, öykü bu işte!



    20.Aşağıdakilerden hangisinde karşılaştırma anlamı yoktur?

    A)Divan edebiyatının insani duyguları ifade edecek genişlikten uzak olduğunu söyleyebiliriz.

    B) Öykü dinleyicisinden, şiir okurundan ya da tiyatro izleyicisinden farklı olarak, roman okurunun, okurlarının en yalnızı olduğu söylenmiştir.

    C) Sinema; müzik, edebiyat, resim gibi sanatların hemen hepsinden daha fazla ilgiyle karşılanmaktadır.

    D) Tiyatronun anlaşılması diğer sanat dalları kadar zihni bir çaba gerektirmez.

    E) Tevfik Fikret en az Victor Hugo kadar romantik ve gerçekçidir.



    CEVAPLAR
    1-D 2-D 3-C 4-A 5-E 6-B 7-B 8- E 9-B 10-C 11-B 12- D 13-C 14-D 15-D 16-E 17-E 18-C 19-B 20-A
     



  2. RüzGaR Super Moderator

    1. Yazarların birçoğu, eserlerinden daha uzun ömürlüdür.

    Bu cümle ile anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Büyük sanatçıların çok eser verdiği

    B) Kimi sanatçıların, yazma işini yaşamları boyunca sürdürdüğü

    C) Her yeni eserin öncekinden daha başarılı olduğu

    D) Her geçen gün daha seçici okuyucuların ortaya çıktığı

    E) Pek çok eserin kısa sürede değerini yitirdiği


    2. İnsanda çok keramet vardır; ama düşünce gücü kısıtlanmış, düşüncelerini etrafına iletme fırsatı bulamamış, bu fırsatı elinden alınmış insanda değil.

    Bu cümleye anlamca en yakın cümle, aşağıdakilerden hangisidir?

    A) İnsan fikrine saygı, bilimselliğin en önemli ilkelerindendir.

    B) İnsan, cihanın en kusursuz ve en yüce canlısıdır.

    C) İnsanın yetenek ve yaratıcılığı düşünce özgürlüğü ile ortaya çıkar.

    D) İnsanı diğer canlılardan ayıran özelliği düşünme yeteneğidir.

    E) Düşüncenin özgürce yapılamadığı bir ortamda bilimsellikten söz edilemez.


    3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "varsayım" söz konusu değildir?

    A) Bu yazıyı okumaz ama haydi okudu diyelim...

    B) Parayı bulduğunu farz et, sonra bunu nasıl ödeyeceksin?

    C) Onun, teklifimizi kabul ettiğini düşünelim.

    D) Varsayalım ki şirketin yönetim kuruluna siz seçildiniz.

    E) Olanlardan sonra bir daha buralara uğrayamayabilir.


    4. "Eğitim, meyvenin kendisi değil, meyve toplamaya yarayan merdivendir." cümlesine, anlamca en yakın cümle aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Eğitim, ezberletmek değil, öğrenilenleri özümsetmek demektir.

    B) Bilgi, aklın süzgecinden geçtiği an kişiye ait olur.

    C) Eğitimin amacı, öğrenmeyi sürekli hâle getirmek ve kolaylaştırmaktır.

    D) Eğitim kişiye insanî özellikler aşılar.

    E) Yaratıcılık, bilinenlerin öğretilmesi değil, bilinmeyenlerin bulunmasıdır.


    5. Eleştirmenlerin, yapıt yerine sanatçı üzerinde yoğunlaşmaları eleştiriye olan güveni azaltıyor.

    Aşağıdakilerden hangisi anlamca bu cümleye en yakındır?

    A) Eleştirmenler, bir yapıtı her zaman olumsuz yönleriyle değerlendirdiklerinden yadırganıyorlar.

    B) Eleştirmenin tarafsız olması, yapıtın gerçek değerinin ortaya çıkmasında önemli bir etkendir.

    C) Eleştirmenlerin eserlerden çok eserin yaratıcısı hakkında yorum yapmaları, okurun eleştiriye olan inancını zedeliyor.

    D) Eleştirilerinde tarafsızlıktan ödün veren eleştirmenler başarılı olamaz.

    E) Kendine güvenmeyen bir eleştirmen, yapıttan çok yazarın olumsuz yönleri üzerinde durur.


    6. Aşağıdakilerden hangisinde neden - sonuç ilişkisi yoktur?

    A) Sokağa böyle çıkarsan hastalanırsın.

    B) Bütün bu zorluklara seni sevdiğinden katlan*mış.

    C) Bu konu zordur, kolay anlaşılmaz.

    D) O, pireye kızıp yorgan yakar.

    E) Kitap okumayı sevmediği için yorum gücü zayıfmış.


    7. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde "karşıt iki durum" söz konusudur?

    A) Deniz, umutsuz bir düşünce gibi hareketsiz karşımızda duruyor.

    B) Parkta oynayan çocukların sesleri kayalıklarda yankılanıyor.

    C) Ateşböcekleri, gecenin karanlığı içinde etrafta uçuşuyor.

    D) Ay ışığı denizin üzerinde yansıyor, dalgalar rıhtıma çarpıyordu.

    E) Bahçenin üstünde ince bir tül gibi salınan sessizlik, birinin kahkahasıyla yırtılıp dağılıyor.


    8. Çağımızın hızlı yaşayan insanının günlerce, sayfalar dolusu okumaya ne sabrı, ne vakti var. Bu yüzden ….

    Bu sözler aşağıdakilerden hangisiyle sürdürûLemez?


    A) sinema, günümüzün en çok ilgi gören sanatı durumundadır.

    B) tarihi olayları konu edinen eserlere karşı ilgi giderek artıyor.

    C) beş on sayfadan oluşan kısa öyküler, yoğun ilgi görmektedir.

    D) yayınevleri birkaç ciltten oluşan romanların yayımına pek sıcak bakmıyor.

    E) günlük gazetelerde bile yorumdan çok, bol fotoğraflı haberler yer alıyor.



    9. Anlamsız bir çocukluk ve tatsız bir gençlik, insanı olgunluk çağına erken hazırlar.

    Aşağıdakilerden hangisi bu cümlede anlatılanı bütünüyle kapsar?

    A) Olgunluk çağı, çocukluk ve gençlik yıllarının bitimiyle başlar.

    B) Tecrübeler, insanı iyi bir biçimde olgunlaştırır.

    C) Çocukluk ve gençlik yılları gerektiği gibi yasanmazsa kişi yaşıtlarından önce olgunlaşır.

    D) İnsan hayatında çocukluk ve gençlik çağı kadar olgunluk çağının da önemi vardır.

    E) İnsan, çocukluk ve gençlik yıllarının değerini iyi bilmelidir.


    10. Aşağıdaki cümlelerin hangisi üslupla ilgili bir yargıdır?

    A) Öykülerinde insanı, süssüz bir anlatımla, sevgi ve umutla besleyerek verdi.

    B) Pek az sanatçı, Bazarov gibi, gerçekçi bir karakter yaratabilir.

    C) Romancı, kahramanı eksen alarak kuşaklar arasındaki çatışmayı işlemiştir.

    D) Toplumsal değişimlerin bireydeki yansımaları yapıtlarının ana temasını oluşturuyor.

    E) Yaşanmış ve tanık olunmuş ilginç olaylardan oluşan bir kitap, bu.


    11. (I) Oldukça yağışlı ve soğuk bir Ankara gününden sonra, sıcak bir hava, baharın bitimi ve yazın müjdecisi rengârenk çiçeklerin, yeşilliklerin dolu olduğu Antalya otogarındayım. (II) Buradan yürünerek müze ve antik tiyatronun yer aldığı kentin merkezine ulaşılabilinir. (III) Side yazılı sarı tabeladan sağa saptığımızda bir bölümü ayakta kalan su kemerlerini, antik kentin ilk tanıklarını gördük. (IV) Ayrıca tek tük kalan eski taş evler, antik yapılar da var. (V) Bunlar Side kasabasının kuruluşuna ait izler niteliğinde.

    Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangi*sinde karşıt durumlar bir arada verilmiştir?

    A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

    12. (I) Hüseyin Atabaş, şiirlerini "Gelecek" adlı bir kitapta toplamış. (II) Toplum ve sanat sorunları üzerinde epey kafa yormuş bu yapıtında. (III)
    Güzel şiir söylüyor, Türkçeyi iyi kullanıyor. (IV) Ne var ki üstündeki etkilerden tam olarak sıyrılamıyor. (V) Ortalama şiirin yörüngesine sık sık düşüyor.

    Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangilerinde Hüseyin Atabaş'ın henüz özgün bir şair sayılamayacağı vurgulanmıştır?

    A) I. ve II. B) II. ve III. C) II. ve IV. D) IV. ve V. E) II. ve V.


    13. "(I) Sabırlı bir insan değildi, dostum. (II) Buna rağmen sabırsızlığı göze batmazdı. (III) Sevdirirdi kendini. (IV) Tanışan, insan böyle olmalı, der-
    di mutlaka. (V) Ben onu tanıyalı, iki ay olmuştu..." diyen birisi hangi cümlede "kendince bir yorumlama"ya gitmemiştir? (turkeyarena.net)

    A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

    14. (I) Ataç, batmış bir imparatorluğun bize bıraktığı katı gericiliğe karşı ödünsüz bir Cumhuriyet aydınıdır. (II) Halk şiirlerimizi de divan şiirimizi de çok iyi bilir. (III) Ancak, hayranı olduğu klasik Fransız şiirinin tekdüzeliğini görmez, inadına bizimki tekdüzedir, der. (IV) Onların Latinceden onca etkilemelerine aldırmaz da bizim Osmanlıcaya fena sinirlenir. (V) Zigzaglı kişiliği, kaprislerine göre değişen yargıları, onun başarısına gölge düşürmüştür.

    Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinden başlanarak sözü edilen yazarla ilgili "olumsuz eleştiriler" sıralanmıştır?

    A) I. B) II. C) III. D) IV. E)V.

    15. Aşağıdaki dizelerin hangisinde koşula bağlılık söz konusudur?

    A) Kuleler yıkılmış çanlar tıkanmış

    Vay ne hâller olmuş bizim balkona

    B) Mavi kapısını açarsa cenup

    Gelecek bir yeşil mevsim

    C) Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir

    Gittikçe artıyor yalnızlığımız

    D) Gam dolmuş gündüzün mavi tasına

    İçimde duygular çocukçasına

    E) Urfa'da buluşur dertler her gece

    Yaylanın geyiği, çölün ceylanı

    16. (I) Sanatına onun kadar bağlı kalmış bir yazar az bulunur. (II)Başlangıçta ne ise bugün de odur. (III) Yapıtını; yolundan hiç sapmayarak, inandığından vazgeçmeyerek ortaya koymuştur. (IV) Eserlerinde nesnellikten hiç ayrılmamıştır. (V) Onu iyice tanımak isteyen, yapıtlarını dikkatle okumalıdır.

    Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde bir "öneri"ye yer verilmiştir?

    A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.


    17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir "sezgi yada tahmin" söz konusu değildir?

    A) Bu konuda kararsız olduğunu sözlerinden anlamıştım.

    B) Tatilimin zehir olacağını biliyordum.

    C) Sakat rolü yapan dilencilerin bizden daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum.

    D) Düğün günü, mutluluğunu yüzünden okumuştum.

    E) Sınavda matematik sorularının en zorlarını bile yapabilmiş.


    18. (I) Aslında nefis bir aşk hikâyesidir "İbiş'in Rüyası". (II) Tarık Buğra'nın üslubuyla güçlenen, Hatice'yi mükemmel bir sıcaklıkla canlandıran... (III) Ama, bir noktada yorulan, kestirmeye giden bir acelecilikle sonuna çabuk ulaşan tuhaf bir çalışma. (IV) Konusunu ünlü tiyatrocumuzun hayatından alması ise oldukça ilginç. (V) Sıkılmadan okuduğum kitaplardan biri.

    Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde sözü edilen yapıtla ilgili olumsuz bir eleştiri yapılmıştır?

    A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

    19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "takdir etme, beğenme" söz konusu değildir?

    A) Şiirlerinde kullandığı yapmacıksız dil, okuyucuların ilgisini canlı tutuyor.

    B) Filmde sinema tekniğinin tüm olanaklarından yararlanılmış, yönetmene helal olsun!

    C) Tüm bestecilere parmak ısırtacak nitelikte bir şarkıydı dinlediğimiz.

    D) Bu kitaptan tüm okurlar yararlanabilir, aranılan her şeyi onda bulmak mümkün.

    E) Yazar, bu son eserinde yanlış Batılılaşmanın birey üzerindeki olumsuz etkilerinden söz ediyor.

    20. Sanatta en iyiye ancak "iyi" denebilir.

    Aşağıdakilerden hangisi bu cümleyle anlamca aynı doğrultudadır?

    A) Sanatta mükemmele ulaşmak imkânsızdır.

    B) Güzel yapıtlara ancak büyük sanatçılar ulaşabilir.

    C) En iyiye ulaşmak her sanatçının temel görevidir.

    D) Kusursuz yapıtlar geleceğe kalır.

    E) İyi yapıtlar özgün imzaların ürünüdür.


    CEVAP ANAHTARI
    1.E 2.C 3.E 4.C 5.C 6.A 7.E 8.B 9.C 10.A 11.A 12.D 13.E 14.C 15.B 16.E 17.E 18.C 19.E 20.A
     
  3. RüzGaR Super Moderator

    1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde belirli bir koşul gerçekleşse de istenilen amaca ulaşıla*mayacağı anlamı vardır?

    A) Biraz sakin olursan ne demek istediğimi anlarsın.

    B) Ev darmadağın olmasaydı konukları ağlayabilirdik.

    C) Yıllarca çalışsam da ben bu parayı biriktiremem.

    D) Sınavı kazanırsam babam istediğim arabayı alacak.

    E) İzin alabilirsem birkaç gün şehir dışına çıkacağım.




    2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tanımlama yapılmıştır?

    A) Sınav, öğrencinin bilgi ve becerilerini belirlemek için yapılır.

    B) Masal, insanı hayal alemine sürükler, hayali kahramanlarla buluşturur.

    C) Bağışıklık sisteminin türlü nedenlerle iflas etmesidir, AİDS.

    D) Üslup orijinal olursa yapıt başarıya ulaşır.

    E) Dildeki gelişmeler yavaş yavaş ve belli kurallar çerçevesinde oluşur.



    3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "pişmanlık" söz konusudur?

    A) Aklını çelmiş, sonunda onu da bu işe karıştırmıştı.

    B) Çok uğraştım; ama hiçbir şey düşündüğüm gibi olmadı.

    C) Bir yaptığı bir yaptığına uymuyor, aklından zoru olmalı.

    D) Ne ettim de senin aklına uydum; keşke bildiğimi yapsaydım.

    E) Aklını başına topla da sınıfı geçmeye çalış.


    4. Aşağıdaki cümlelerin hangisi, "nesnel anlatım"a örnek olabilir?

    A) Müziğin resimden daha etkili bir sanat olduğuna inanıyorum.

    B) istatistiklere göre özel radyolar çoğaldıkça kaset satışları düşüyordu.

    C) Çevremizdeki insanlar sanki beni boğmak istiyorlar.

    D) Radyodaki müzik, insanı eskilere götürüyordu.

    E) Çevresindekilere zor ilişki kuranlar, pek akıllı insanlar değildir.


    5. Ne denli yetenekli olursa olsun, kültürel birikimi olmayan bir toplumun sanatçısı başarılı olamaz.

    Aşağıdakilerin hangisi, anlam bakımından bu cümleye en yakındır?

    A) Sanata ilgi gösterilmeyen bir ortamda, sanatçının yeteneklerini geliştirmesi mümkün olmaz.

    B) Bir toplumun kültür mirası ile sanatçının yeteneği arasında sıkı bir ilişki vardır.

    C) Sanatçının başarılı olabilmesi, kültürel birikimi olan bir toplumda yaşamasına bağlıdır.

    D) Bir toplumun kültürel birikimi, o toplumdaki sanatçıların etkinliğine bağlıdır.

    E) Pek çok ülkede, yeteneksiz sanatçının kültürel boşluktan yararlanmaya çalıştığı görülür.


    6. (I) Televizyonun çocukların kişiliklerinin oturmasındaki önemi yadsınamaz bir gerçektir. (II) Ayrıca, halkın kültür düzeyinin oluşmasında da etkili bir silah olarak kullanılabilir. (III) Çünkü, insan gücünün ve eğitimin giremediği ücra köşelere ancak televizyon yardımıyla ulaşılabilir. (IV) Fakat, televizyonun amaç dışında kullanılması ise bu silahı kendimize doğrultmamız anlamına gelir. (V) Çocukların yetişmesinde, halkın bilinçlenmesinde televizyon en etkili araçtır. (VI) Önemli olan bu silahı kullanmayı bilmemizdir.

    Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangisi kendinden önceki cümlenin açıklamasıdır?

    A) II. B) III. C)IV. D)V. E) VI.

    7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde varsayım anlamı yoktur?

    A) Bütün hayallerinin gerçekleştiğini düşün bir kez.

    B) Tut ki istediğin gibi bol paralı bir iş buldun, çalışabilecek misin?

    C) Olanlardan sonra bir daha seninle görüşmek istemeyebilir.

    D) Sınavın ileri bir tarihe ertelendiğini farz edelim.

    E) Diyelim ki ailen bu kararına büyük tepki gösterdi, ne yapacaksın?


    8. İnsan, kuşkuyu bilgisini artırarak yenebilir; sürekli içinde taşıyarak değil.

    Bu cümleden aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?

    A) Kuşku, insana, uzun vadede de olsa gerçeğin kapılarını aralar.

    B) Güven duygusu gelişmemiş insanlar, pek çok şeyden kuşkulanır.

    C) Kuşkularını dışa vuramayan insanların mutlu olmaları olanaksızdır.

    D) İnsanı kuşkularından arındıracak yegâne şey bilgidir.

    E) Sürekli kuşku içinde yaşamak kişiyi kısa zamanda yıpratır.


    9. I. Bilimin verilerinden yararlanan toplumlar gelişime ve değişime açıktır.

    II. Ezberi seven toplumlarda bilimsel araştırmalar görülmediği gibi, millî benliğin varlığından da söz edilemez.

    Iıı.Bilim, toplumsal sorunlara kayıtsız kalırsa halka ulaşması zorlaşır.

    Iv.Yalnız söyleneni bellemek hem araştırmacı düşünceyi hem de ulusal benliği bulmayı engeller.

    Yukarıdaki cümlelerin hangileri anlamca birbirine en yakındır?

    A) I. ve II. D) I. ve IV.

    B) II. ve IV. E) III. ve IV.

    C) II. ve III.

    10. (I) 12. yy. sonunda, Fransa'nın Arras kasabasında çalışan Jean Bodel, cüzzam hastalığına yakalandı. (II) Ortaçağ erkeklerinin bu hastalığa yakalanma olasılığı kadınlara oranla fazlaydı. (III) Çünkü ayak işlerinin çoğunu erkekler yapıyordu. (IV) O dönemlerde sokaklar büyük tehlike arz ediyordu. (V) Bodel, işçi olduğu için hayvan ölülerini, çöp yığınlarını ve tuvaletlerden sokaklara rasgele fırlatılan sulu dışkıları temizlemek zorundaydı. (VI) Kayıtlarda geçmese de Bodel'in cüzzamlı bir karısı da vardı.

    Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde, parçada sözü edilen kişinin bu hastalığa yakalanma nedenleri üzerinde durulmuştur?

    A) II. B) III. C)IV. D)V. E) VI.


    11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kişisel beğeni söz konusu değildir?

    A) Bomba gibi şarkılarla dinleyicilerimin karşısına çıkacağım.

    B) Onun yapıtlarında eşsiz bir lirizm, derin bir insan sevgisi buluyorum.

    C) Adı geçen yapıt için tam iki yıl çalıştığını söyledi bir toplantıda.

    D) Marmaris'in benim için özel bir yeri ve önemi vardır.

    E) En karmaşık konuları bile büyük bir ustalıkla dile getirebilen usta bir politikacıydı.


    12. I. Sanatçı, eserlerinde hayatı olduğu gibi yansıtır.

    II. Hayatta olmayan şeyi hayata katar, hayatı güzelleştirir, sanat eserleri.

    III. Yahya Kemal'in şiirlerinde aruz en güzel şeklini bulur.

    IV. O, İstanbul'un gizli güzelliklerini bulmuş, ortaya çıkarmıştır.

    V. Her sanat eseri, yaşantımızı zenginleştirip yeni boyutlar kazandırarak aktarır.

    Yukarıdaki cümlelerin hangi ikisi birbirine anlamca yakındır?

    A) I. ve II. D) I. ve III.

    B) III. ve IV. E) III. ve V.

    C) II. ve V.

    13. (I) Yıllardır eleştiri yazıyorum; hikayecileri romancıları eleştirmekte zorlanmadım hiç. (ıı) Çok nesnel olmasa da genel kabul görebilmiş bazı kuralların varlığı işimi kolaylaştırıyor. (ııı) Şiirdeyse kimsenin elinde böyle ölçüler yok. (ıv) Bu, şirin en özgür sanat alanı olmasından geliyor. (V) Ben olanları eleştirirken özeleştiri yapmaktan da geri durmuyorum.

    Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinden, konuşan kişinin kendini de eleştirebilin biri olduğu anlaşılabilir?

    A)I b) ıı. c) ııı. d) ıv. e) v.


    14. Her eser, içinden çıktığı sosyal, kültürel ve ekonomik gerçeklikle çevrili olduğundan—-

    Bu cümle düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisiyle sürdürülemez?


    A) yazar ne kadar istese de kendisini bu gerçeklerden soyutlayamaz.

    B) yazarların kültürlü olması da kaçınılmazdır.

    C) bunların, yazıldıkları çağın kültürel ve ekonomik durumunu da yansıtmaları doğaldır.

    D) eserde, kimi toplumsal sorunların ele alınması yadırganacak bir tutum değildir.

    E) eserin ortaya konduğu zaman diliminin anlaşılmasında bunların önemli kaynaklar olduğu da ileri sürülmüştür.


    15. (I) Benden daha iyi gören, kavrayan, düşünen,yaratan beyinlerin olduğunu düşünmek üzmüyor beni. (ıı) Kendimden başka biri olmaya özenmiyorum da ondan. (ııı) Aşağılık ve üstünlük duygularına kapıldığım o yıllar geçti. (ıv) Bana zarar veren her şeyi ardımda bıraktım. (v) Başkalarını değil kendimi aşmam gerektiğini anladım. (vı)ilkel yönlerimi bir güzel törpüledim.turkeyarena.net

    Bu parçada, numaralanmış cümlelerin hangisinden başlanarak sözü edilen olgunun nedeni üzerinde durulmuştur?

    A)II. B)III. C)IV. D)V. E)VI.


    16. Şiirlerime ne anlam verilirse onların anlamı odur. Benim onlardan çıkardığım anlam bana göredir,bu durum kimsenin onlara başka anlamlar vermeşine engel olmaz. Bu cümlede şair, şiirlerinin hangi yönünü vurgulamaktadır?

    A) Yorum ve çağrışımlara açık olmasını

    B) Toplumun her kesimine seslenmesini

    C) Özgün konular içermesini

    D) Herkes tarafından rahatlıkla anlaşılmasını

    E) Aynı duygu ve düşünceyi içermesini


    17. (ı) Şiirin kendine özgü bir rengi, kokusu, sesi vardır. (ıı) Farklı ortamlarda ve koşullarda beslenerek oluşan bu özelliklerin kolayca birbirine dönüştürebilme olanağı yoktur. (ııı) Öte yandan her şeyde olduğu gibi birçok ülkenin şiiri arasında da alışverişler olmuştur. (ıv) Bu son derece doğal bir olaydır. (v) Ancak tüm ortak noktaları ve gelişmeleri yalnızca böyle alışverişlere bağlamak doğru değildir.

    Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra "Çünkü şiir ulusal bir nitelik taşır." cümlesi getirilebilir?

    A) ı. B) ıı. C) ııı. d) ıv. e) v.



    18. ı. Sanatçı, eserlerinde konusunu işlerken bilim adamı gibi davranmalıdır.

    ıı. Sanatçı içinde bulunduğu dönemin koşullarına göre eserini oluşturabilmelidir.

    ııı. Sanatçı geçmişle olan bağlarını koparmadan bugünü anlatabilmelidir.

    ıv. Sanatçı konu seçiminde titiz, anlatımda özgün olabilmelidir.

    v. Sanatçı geçmişle yaşadığı dönem arasında köprü kurabilen kişidir.

    Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangileri anlamca birbirine en yakındır?

    A)I. ve IV. B)III. ve V. C)II. ve III. D)IV. ve V.

    E)I. ve III.


    19. Düşünce, biçimle değerlenir; bir düşünceye biçim vermek sanattır.

    Aşağıdaki cümlelerden hangisi anlamca bu cümleye en yakındır?

    A) Sanat, içerikle biçimin uyumuyla ortaya çıkar.

    B) Sanatta önemli olan hem konuda hem üslupta seçici olmaktır.

    C) Anlatım tarzı, eserin konusundan daha değerlidir.

    D) İçerik tek başına bir önem taşımaz, onu önemli kılan anlatımdır.

    E) Bir düşünceyi güzel anlatanlar, her zaman başarılı olur.


    20. Aşağıdakilerin hangisinin sonuna, "Bundan dolayı eser, birinci baskıdan öteye gidemedi." cümlesi getirilemez?

    A) Klasik konuları aşamamış, yeni bir konu bulamamıştı.

    B) Yabancı sözcükler gereğinden çok kullanılmıştı.

    C) Ele alınan olaylar arasında gözle görülür bir kopukluk vardı.

    D) Yazarın kullandığı dil, daha önce yazdıklarına göre ağırdı.

    E) Eserde güncel olaylarla geçmişteki olaylar arasında sağlam bir bağ kurulmuştu.


    CEVAP ANAHTARI : 1.C 2.C 3.D 4.B 5.C 6.B 7.C 8.D 9.B 10.D 11.C 12.C 13.E 14.B 15.A 16.A 17.B 18.B 19A 20.E
     

Sayfayı Paylaş