Cümle Yorumu Test Soruları ve Cevapları

Konusu 'Türkçe-Edebiyat' forumundadır ve RüzGaR tarafından 21 Ocak 2011 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Cümle Yorumu Test Soruları ve Cevapları
    1. Sadece iyi niyetle ancak kötü edebiyat yapılır.

    Bu cümlede, iyi edebiyat için aşağıdakilerden hangisinin yeterli olmadığı söylenmek istenmektedir?
    A) Çalışma B) Amaç C) Yetenek D) Birikim E) Çaba


    2. Aksal'ın deneme yazarlığı için şunları söyleyebiliriz: O, olaylar ve durumlarla ilgili kişisel yorumlarını sergiliyor; "kendimce" sözcüğünün üstüne basıyor ve değerlendirmelerin düğümünü çözmeyi, bir sonuca ulaşmayı okura bırakıyor.

    Bu parçada, Aksal'ın deneme yazarı olarak vurgulanan yönü aşağıdakilerin hangisidir?

    A) Yalnızca bilimselliği kanıtlanmış düşünceler sunması

    B) Çözümü zor konular üzerinde durması

    C) Anlattıklarında kişiselliğin sınırını aşmaması

    D) Kendi birikimlerini kendine özgü bir dille sergilemesi

    E) Okuyucusuna saygı duyduğunu her fırsatta hissettirmesi


    3. O yazımdan yaptığınız alıntılarda, aslında daha başka anlamlar da yüklü; ama böyle yorumlamanız onları benden tümüyle uzaklaştırmıyor.

    Bu cümlede düşüncesini açıklayan yazar, aşağıdakilerden hangisini söylemek istememiştir?

    A) Ait olduğu metinden çıkarılıp alınan bir cümle, amacını aşan anlamlar da verebilir.

    B) Alıntı cümleler, bu haliyle de benim düşüncelerimi belli oranda yansıtıyor.

    C) Alıntı cümlelerle nesnel değerlendirmeler yapılması mümkün değildir.

    D) Bir cümleyi bir yazıdan çıkarıp tek başına ele aldığınızda cümledeki bazı anlamlar kaybolabilir.

    E) Her cümle, asıl olarak ait olduğu metin içindeki anlamına göre değerlendirilmelidir.


    4. Madam Bovary, biraz Flaubert; Goriot Baba, biraz Balzac; ince Memed de biraz Yaşar Kemal'dir.

    Bu cümlede yapıtları ile birlikte anılan yazarlarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenmek istenmektedir?

    A) Kendilerine yakın buldukları kişileri anlattıkları

    B) Yarattıkları ölümsüz kahramanlarla tanındıkları

    C) Kendileri kadar gerçek kahramanlar oluşturdukları

    D) Zamanla, yarattıkları roman kişilerine benzedikleri

    E) Kendi kişiliklerinden izler taşıyan kahramanlar yarattıkları



    4. Madam Bovary, biraz Flaubert; Goriot Baba, biraz Balzac; ince Memed de biraz Yaşar Kemal'dir.

    Bu cümlede yapıtları ile birlikte anılan yazarlarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenmek istenmektedir?

    A) Kendilerine yakın buldukları kişileri anlattıkları

    B) Yarattıkları ölümsüz kahramanlarla tanındıkları

    C) Kendileri kadar gerçek kahramanlar oluşturdukları

    D) Zamanla, yarattıkları roman kişilerine benzedikleri

    E) Kendi kişiliklerinden izler taşıyan kahramanlar yarattıkları


    5. I. Şairin ölümsüzleşmesi, kendi yolunda korkusuzca yürümesine bağlıdır.

    II. Yalnızca çağının konularıyla sınırlı kalan bir şair, geleceğe ulaşamaz.

    II. Yaşadığı dönemi aşmış şairler, sürekli olarak kendilerini yenileyenlerdir.

    IV. Ancak kendi şiir çizgisinden ödün vermeyen şairler kalıcı olabilir.

    Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangileri anlamca birbirine en yakındır?

    A) I. ve II. B) I. ve IV. C) II. ve I D) II. ve IV. E) III. ve IV.



    6. (I) Yazılı iletişimin ortadan kalkma süreci, görsel iletişimin yaygınlaşmasıyla başladı. (II) Yazıyla gerçekleşen algılama, özümseme; görsel yoldan gerçekleşemiyor. (III) Bilgi iletimi, görüntüyle daha hızlı yaygınlaşıyor; ama bilgi, derinliğini yitiriyor. (IV) Görüntüyle edinilmiş bilgi, gerçeğin çarpıtılmış bir yansımasına dönüşüyor. (V) Bu durum da insanları edilgin konumlarına daha sıkı bağlamak için kullanılıyor.

    Bu parçada, numaralanmış cümlelerin hangisinde "neden-sonuç" ilişkisi vardır?
    A) I.

    B) II.

    C) III.

    D) IV.

    E)V.


    7. (I) Romanda bir insan sıcaklığı var; bir şehrin, yalnızlığı ve hüznü seven insanları var. (II) Yazar, kişilerine karşı tarafsız değil; onları acıma ve hoşgörüyle karışık bir duyguyla seviyor. (III) Anlattığı kişiler gerçek hayattan seçilmemiş, yazarın kafasında yaşayan kişiler. (IV) Ayrıca dili temiz ve yalın olmasına rağmen, anlatımda akıcılığı, sürükleyiciliği yakalayamamış. (V) Bu romanın, gelişen romancılığımız içinde özgün bir yeri olacağını pek sanmıyorum.

    Bu parçanın kaçıncı cümlesinde, olumlu ve olumsuz eleştiriler bir arada verilmiştir?

    A) I. B) II. C) III. D) IV. E)V.


    8. Çiçek açmayan, meyve vermeyen bir ağaç olmak, meyvelerini kimsenin yemediği bir ağaç olmaktan daha iyidir; çünkü yoksullara ulaşamayan eli açık bir zenginin çektiği acı, yoksulların sefaletinden beterdir.

    Bu cümleye göre, "en çok acı çekenler" aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Yoksulların sefaletini görerek üzülenler

    B) iyi ve yararlı bir iş yapmayanlar

    C) Dar gelirli oldukları için yardım yapamayanlar

    D) Varlıklı olmalarına karşın iyilik yapamayanlar

    E) Zengin olduğu halde yardımdan kaçınanlar



    9. (I) "Bilge Karasu'nun eserlerini okumaktan tat almaya başladım." dediğiniz gün iyi bir okur olduğunuz, edebiyattan anladığınız konusunda kuşkunuz kalmasın. (II) Ancak, sizi bekleyen başka bir tehlikeyi de söylemeden geçemeyeceğim. (III) Şimdiye kadar birçok kitap okudunuz, edebiyatın ne olduğu konusunda da kafanızda oluşmuş bir fikir var. (IV) Şaheser diye bellediğiniz kitapların bir listesi de çekmecenizde duruyordur. (V) Bilge Karasu'yu okuduktan ve anladıktan sonra bunların yarısı gündeminizden düşecek; hatta, bunlar da edebiyat mı, diyeceksiniz. (VI) Bu birikiminizin bir çırpıda yok olmasını göze alacak kadar edebiyatı sevmiyorsanız, bu yolculuğa çıkmamalısınız.

    Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde öneri, koşuluyla birlikte verilmiştir?

    A) II. B) III. C) IV. D) V. E) VI.


    10. Aşağıdaki atasözlerinden hangisi, "öznellik" kavramıyla doğrudan ilgilidir?

    A) Kuzguna yavrusu Anka görünür.

    B) Dost başa, düşman ayağa bakar.

    C) Dağ başından duman eksik olmaz.

    D) Bülbülü altın kafese koymuşlar, ah vatanım demiş.

    E) Ana kızına taht kurmuş, baht kuramamış.


    11. Bir şarkıcıysan, stadyumda yüz binlere şarkılarını dinletebilirsin; ama bir bilim adamıysan, sakın stadyumda teorem ispatlamaya kalkma.

    Bu cümleyle vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Bilimsel çalışmaların bireysel çabalar gerektirdiği

    B) Müziğin diliyle bilim dilinin birbirinden farklı olduğu

    C) Sanatın, yaşamı değiştirme gücü bakımından bilimi aştığı

    D) Bilimsel çalışmaların toplumun genelinin ilgisini çekmediği

    E) İnsanların bilimden çok sanata ilgi duymasının şaşırtıcı olduğu


    12. (I) Bu kitap, Türk edebiyatının en güzel şiirlerinin bir araya toplandığı bir seçki değil. (II) Kitapta yer alan şairleri en başarılı şiirleriyle yansıtmak gibi bir amaç da beslemedim. (III) Şiirleri ve şairleri seçerken kendi şiir beğenimi de ölçü almadım. (IV) Benim aldığım ölçü, seçilen şiirlerin ya da şairlerin, edebiyatımızdaki sanatsal evreleri temsil güçleri oldu. (V) Bu da doğal olarak, şiir anlayışını değiştirmiş şairlerin bu anlayışlarını temsil eden orta düzeyde şiirlerine yer ayırmamı gerektirdi. (VI) Bazı şairlerin sıradan sayılabilecek şiirlerinin de seçkiye girmesinin nedeni, o şiirlerin, belli dönemleri temsil edici niteliklerinden başka bir şey değildir.

    Bu parçada yazar, I. cümledeki yargının gerekçesini açıklamaya kaçıncı cümleyle başlamıştır?


    A) II. B) III. C) IV. D) V. E) VI.


    13. Bir çocuk, okul öncesine ait bilgi dağarcığını, dinleme yolu ile oluşturur.

    Aşağıdaki cümlelerden hangisi, bu cümleye anlamca en yakındır?

    A) Bir çocuğun yaşamında yer alan ilk iletişim etkinliği dinlemedir.

    B) Konuşma ve yazma gibi, dinleme de kişinin küçük yaşlarda kazandığı önemli bir beceridir.

    C) Bir çocuğa, okula gidinceye kadar kazandığı bilgiler konuşma yoluyla aktarılır.

    D) Çocukların dinlediklerini doğru anlamaları aile tarafından sağlanmalıdır.

    E) Çocuklar, dinlemenin önemini okulda değil, doğal ortamlarda kendiliğinden öğrenirler.


    14. I. Yaşam, deneyimlerimizi artıran bir süreçtir.

    II. Yaşam, kendine özgü ve dolaylı bir bilgilendirme yoludur.

    III. Yaşam, bir yaşama bin yaşam katarak insanın deneyimlerini zenginleştirir.

    IV. Yaşam, ancak onu hissederek yaşayanlara deneyim kazandırır.

    Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangi ikisi anlamca birbirine en yakındır?

    A) I. ve II. B) I. ve III. C) II. ve III.

    D) II. ve IV. E) III. ve IV.


    15. Belli ki, yazar, düşüncelerini nasıl anlatacağı konusunda inceden inceye düşünmüş. - - - - -

    Bu cümleden sonra aşağıdakilerden hangisi getirilirse, sözü edilen yazara yönelik olumsuz bir eleştiri söz konusu olur?

    A) Ama içeriğin geri planda kalmasına da izin vermemiş.

    B) Ayrıca öz-biçim dengesini de korumuş.

    C) Ortaya özentiden uzak bir yapıt çıkarmış.

    D) Bu zor konunun altından kalkmayı başarmış.

    E) Ancak doğallığın sınırlarını aşmış.


    16. (I) Derginin içeriğindeki bu zenginlik, sadece bizim, yayın kurulunun eseri değildir. (II) Anadolu'nun dört bir yanındaki görünmez kahramanların, okurlarımızın dergimizi önemli kaynaklarla beslediğini itiraf etmemiz gerek. (III) Kültür, sanat, folklor ürünleri, fotoğraflar, antika eşyalar, kısacası her şeye yer vardır dergimizin sayfalarında. (IV) Biz, bütün bu ürünlerin, dergiye, eşit ölçülerde girmesini sağlama çabası içindeyiz. (V) Yayın kurulu olarak, bu ürünlerden birinin ötekinin önüne geçmesini engellemeye çalışıyoruz.

    Yukarıdaki parçada numaralanmış cümlelerden hangi*leri anlamca birbirine en yakındır?

    A) I. ve II. B) I. ve IV. C) II. ve III. D) II. ve IV. E) IV. ve V.


    17. Gerçekleşmeyecek maceraların peşinden koşanlar, kendilerini bir film kahramanı olarak görürler.

    Aşağıdakilerden hangisi bu cümleye anlamca en yakındır?

    A) Yaşanması olanaksız serüvenleri düşleyenler, bir film kahramanı olduklarına inanırlar.

    B) Düş gücü zengin kimseler, izledikleri her filmin kahramanıyla özdeşim kurarlar.

    C) izledikleri filme kendilerini fazlasıyla kaptıranlar, bir film kahramanıymış gibi davranırlar.

    D) Serüven yaşamaya meraklı kimseler, film kahramanlarını gözlerinde yüceltirler.

    E) Gerçekçi olmayan filmler, insanları maceracı olmaya yöneltir.


    18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "düş kırıklığına uğramak" söz konusudur?

    A) Her şey bitti, bir bu kaldı.

    B) Birden karşımıza çıkmasın mı!..

    C) Meğer ülkenin en iyi yazarıymış.

    D) Aynı şeyleri anlata anlata bir hal oldum.

    E) Ben de onu bir şey sanmıştım.


    19.(I) "Karşı Pencere"deki öykülerin tümü yaşamın içinden seçilmiş. (II) içtenlik, başat bir ilke olarak, öykülerin anlatımına sinmiş. (III) Öyküleme ve anlatım tekniği klasik, ama kendine özgü. (IV) Tatlı bir halk Türkçesi satırlardan yüreğinize yansıyor. (V) Çoğu öykü, gerçeklik duygusunu artırmak amacıyla olsa gerek birinci tekil kişi ağzından yazılmış.

    Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi, yazarın üslubuyla ilgili değildir?

    A)l. B) II. C) III. D) IV. E)V.


    20. (I) Çalıca Köyü'nde güneş batarken geniş yapraklı incir ağaçlarını hoş bir kızıllık kaplar. (II) Sazların arasından güneşte parıldayarak akan dere, köyün sonunda ırmağa kavuşur. (III) Kırmızı fesli sakalar, hakî elbiseli tarla kuşları, yeşil cübbeli ağaçkakanlar sevinçle yuvalarına doğru uçar. (IV) Renkler bir cümbüşe döndüğü zaman hazin bir ezan sesi köyün beyaz minaresinden dalga dalga yayılır. (V) Heybeleri sırtlarında, orakları omuzlarında yorgun argın insanlar, özlemle onları bekleyen evlerine dönerler.

    Bu parçanın kaçıncı cümlesinde anlatıma yorum katılmamıştır?

    A) I. B) II. C) III. D) IV. E)V.


    21. Yolculuğa çıkma düşüncesi, yolculuğa çıkmaktan daha hoştur.

    Bu cümlede anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Düşünceler, yaşama geçirildiğinde anlamını tümüyle yitirir.

    B) Önemli olan, ulaşılan sonuç değil, yaşanan süreçtir.

    C) Hayallerin gerçekleşmesi şart değildir.

    D) Bir şeyin hayali kendisinden güzeldir.

    E) Gerçeklerden kaçanlar hayallere sığınırlar.

    22. (I) Mimarlık, modern çağda vazgeçemediğimiz bir sanattır. (II) Vahşi doğada değilsek, her anımızda onunla birlikteyiz; o, içinde yaşadığımız sanat biçimidir. (III) Ama nedense mimari ile ilişkimizi sadece "yarar" üzerine kurma eğilimi taşıyoruz. (IV) Oysa mimarlık, davranışlarımız ve ruhumuz üzerinde de doğrudan etkili olabilen bir sanattır. (V) Örneğin oturduğumuz odadaki duvarın rengi, ruh durumumuza belirli bir etki yapar.

    Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde, hatalı bir tutumdan söz edilmektedir?


    A) I. B) II. C) III. D) IV. E)V.


    23.(I) Her antoloji, hazırlayıcılarının birikimlerini ortaya koyan öznel bir yapı taşır. (II) Bu tespitten yola çıkarak, Semih Gümüş'ün hazırladığı "Öykülerde istanbul" seçkisini gözden geçirdim. (III) Yapıta eklemeler yapmasının çok iyi olduğunu bir kez daha belirtmek isterim. (IV) Bununla birlikte, bilimsel araştırma yöntemine göre, araştırmacının ya da okurun ulaşması için, alıntı yapılan makalelerin kaynağı belirtilmeliydi. (V) Bu olmayınca meraklı araştırmacı ve dikkatli okur bu kitaptan yararlanamıyor.

    Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangileri arasında biri diğerinin gerekçesi olan bir anlam ilişkisi vardır?


    A) I. ile II. B) II. ile III C)l. ile IV. D) II. ile IV. E) IV. ile V.


    24. Bir tamirci çırağı gün gelir kalfalığa, sonra da ustalığa yükselir. Şiirde ise öyle değildir.

    Düşüncenin akışına göre, bu parçanın sonuna aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

    A) Bir şairin ustalaşması, uzun bir zaman dilimine yayılan yoğun çabalarla olur.

    B) Bir şair usta oldum dese de ondan daha iyileri hep olacaktır.

    C) Şair için deneyim ve birikimden çok, duyarlılık önemlidir.

    D) Şairlik yetenek gerektirir; ancak bunun uzun bir süreç içinde işlenmesi gerekir.

    E) Şairlikte ustalaşmanın yolu çok okumaktan değil, çok yazmaktan geçer.


    25. Sanat yapıtı bir tür kaldıraçtır ve yaşamı yerinden oynatır.

    Bu cümlede sanat yapıtıyla İlgili olarak vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Yaşamı değiştiren önemli bir araç olduğu

    B) Toplumsal çatışmaları körüklediği

    C) Bütün gelişmelerin temeli olduğu

    D) Değer yargılarımızı koruduğu

    E) Var olan sistemin dayanağı olduğu


    26. I.Bir düşüncenin doğruluğu, onu paylaşanların sayısının çokluğuyla doğru orantılı değildir.turkeyarena.net

    II.Zamana ve koşullara göre değişmeyen düşünce, yaygın biçimde benimsense bile topluma yarar sağlamaz.

    III.Bir zamanlar kabul görmüş çoğu düşünce, zaman içinde geçerliliğini yitirir.

    IV. Belli bir düşünceye inananların çok olması, o düşüncenin doğruluğunun göstergesi sayılamaz.

    Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangileri anlamca birbirine en yakındır?

    A) I. ile II. B) I. ile IV. C) II. ile III. D) II. ile IV. E) III. ile IV.


    27. Onun şiirlerini bir kez okudunuz mu artık her yerde tanıyabilirsiniz. Adını söylemeden onun bir şiirini okusanız, dizeler size çok yakın, tanıdık gelecektir; çünkü

    Düşüncenin akışına göre, son cümle aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanmalıdır?

    A) şiirlerinde bir anlam derinliği vardır onun.

    B) şiirleri içten gelen duyguların ifadesi olduğu için herkes onda kendinden bir şeyler bulur.

    C) ilk okuyuşta onun şiirlerinden o denli etkilenirsiniz ki, uzun süre bu etkiden kurtulamazsınız.

    D) hiç kimseninkine benzemeyen bir üslup yaratmıştır o.

    E) kolay anlaşılır, yalın bir dil kullanmıştır şiirlerinde.


    28. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, "pişmanlık, hayıflanma" ağır basmaktadır?

    A) Gençliğimde, köylülerle beraber demir parmaklıklara asılıp belediye bahçesinde söylenen şarkıları dinlemeyi ne çok severdim.

    B) Eskiden dağlara, baharın ve yabani kokuların rüzgârla dolaştığı tepelere tırmanıp çoban çocuklarla konuşmaktan büyük bir tat alırdım.

    C) En büyük zevki kasabanın bayram yerinden, halkın tatil günleri serildiği çayırlıklardan aldığım halde, neden kendime hep kaçabileceğim gizli köşeler aradım ki?..

    D) Dağın eteğine bembeyaz rengiyle serilmiş bu kasaba lisesi, zaman geçtikçe daha canlı, daha berrak anılarla bana döner, beni yeniden içine alırdı.

    E) Ansızın kendimi dünyanın en yalnız insanı gibi hissetmeye başlamıştım; hiçbir şeyden tat almıyor, hiç kimseyle konuşma arzusu duymuyordum.


    29. Eleştiri bir fırçaya benzer, çok yumuşak olduğunda kullanılmamalıdır; çünkü hiçbir etkisi olmaz.turkeyarena.net

    Balzac'ın bu sözünde eleştiriyle ilgili olarak vurgulamak istediği aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Etkisinin, söyleniş biçimine bağlı olduğu

    B) Olumsuzundan çok, olumlusunun etkileyici olduğu

    C) Üslubunun eleştirenin kişiliğini yansıttığı

    D) Düşüncede kalmayıp sesli yapılması gerektiği

    E) Ölçü aşılınca amaca ulaştırmayacağı

    30. Aşağıdaki cümlelerden hangisi kanıtlanabilirlik açısından ötekilerden farklıdır?

    A) Titiz bir araştırmacı olan Memet Fuat, şiir beğenisinin inceliği ve sağlamlığıyla tanınıyor.

    B) Çağdaş Türk Şiiri Antolojisi, gerçekten de büyük bir emeğin ürünüydü.

    C) Kitap, 84 ozandan seçilmiş şiirlerin yanında, çağdaş şiirimizi ana çizgileri ile tanıtan doyurucu bir giriş yazısı içeriyor.

    D) Yazar, 20. yüzyıl şiirini tanıtırken, örneklere "835 Satımdan ve Garip'ten seçilmiş şiirlerle başlıyor.

    E) Memet Fuat, kitabının sınırını çizmede ve şiirlerin seçiminde oldukça tutarlı davranmış.


    CEVAP ANAHTARI: 1.B 2.C 3.C 4.E 5.B 6.A 7.D 8.D 9.E 10.A 11.D 12.C 13.C 14.B 15.E 16.E 17.A 18.E 19.A 20.B 21.D 22.C 23.E 24.C 25.A 26.B 27.D 28.C 29.A 30.D
     



  2. RüzGaR Super Moderator

    1. (I) Ne yazık ki yarın okunmayacak o büyük şair. (II) Bizler de göçtükten sonra "Göl Saatleri'ni "Piyale"yi belki kimse açmayacak. (III) Dilini anlamayacaklar, kendilerine pek yabancı bulacaklar haklı olarak. (IV) "Durur menatık-ı duşi-ze-i tahayyülde" dizesi bugünün gençlerinden kaçına bir şey söylüyor? (V) Çevirmeye de gelmez bu dizeyi; çünkü şiirden bir şey kalmaz o zaman. (VI) Bugünün gençlerinin zevk almadığı bu dizeyi yarınkiler büsbütün yadırgayacaklar.

    Bu parçanın birinci cümlesindeki yargının gerekçesi kaçıncı cümlede verilmiştir?

    A) II.

    B) III.

    C) IV.

    D) V.

    E) VI.


    2. (I) Türkçeyi çok iyi kullanan usta yazarlar arasındadır. (II) Süssüz, yapmacıksız; ama son derece çekici bir anla*tımı vardır. (III) Değişik halk katmanlarından seçtiği bir yığın insanla çıkar karşımıza. (IV) Onların karakterlerini en uygun sözcüklerle, en özlü cümlelerle betimler. (V) Ayrıca diyologlardaki gerçekçilik onun romanlarını başarılı kılan unsurların başında gelir.

    Bu parçanın kaçıncı cümlesi sözü edilen yazarın üslubuyla ilgili değildir?

    A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

    3. 1950'li yıllarda şiire başlayıp devam etmeyi başaranlar, tarzlarını değiştirerek ilerlemişlerdir.

    Bu cümleden 1950'li yılların şairleriyle ilgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisine varılamaz?

    A) Şiire devam edenlerden bazıları farklı yazın alanlarına yönelmiştir.

    B) Bir kısmı eski tarzlarını terk etmiştir.

    C) Bazıları şiiri bırakmıştır.

    D) Şiire devam edenlerin şiirlerinde değişme olmuştur.

    E) Bir kısmı şiirde yeni bir tarz geliştirmeyi başarmıştır.


    4. (I) Bu yapıtta sözcükler, anlamlarından çok, aykırı ve şaşırtıcı olmalarıyla ön plana çıkarılmış gibidirler. (II) Bu yüzden de soyutla somutun birbirine karıştığı, ayırt edilemez hale geldiği bir anlatım tekniğiyle karşılaşıyoruz. (III) Yazar, kendine özgü betimlemeler ve benzetmelerle insanlardaki açmazlara, kaçışlara bazen yumuşak bazen sert darbelerle dokunmuş. (IV) Aşk, anılar, uzak çağrışımlar, ödeşmeler, yaşanmışlıklar, özlemler, hüzünler iç içe verilmiş ve ortaya bir solukta okunacak bir kitap çıkmış. (V) Tıpkı zaman zaman çıkılan yolculuklardan bildiğimiz, o aşina uğrak yerleri gibi bizi alıp hayatımızın bildik anıların*da, tanıdık mekânlarında dolaştıran öyküler bunlar.

    Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde, sözü edilen yapıtta eleştiriye yer verildiği belirtilmiştir?

    A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.


    5. Yazınsal metinleri okurken, okur olarak yapacağımız bir iş de söylenenlerden söylenmeyeni çıkarmaktır. Buna biz metnin - - - - diyoruz.

    Düşüncenin akışına göre bu parçadaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

    A) somutlanması B) incelenmesi C) açıklanmasıD) özümsenmesi E) yorumlanması


    6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözler cümleden çıkarılırsa, anlatım nesnelleşir?

    A) Bu şiirleri okudukça, şimdiki zamanın dışına çıktığınızı, başka dünyalara sürüklendiğinizi hissediyorsunuz.

    B) Okuru, kendi iç dünyasındaki gerçeklerle yüzleştiren bu şiirler, yüz sayfalık bir kitap olarak geçen ay yayımlandı.

    C) Bu şiirde bazı dizeler şiirin büyüsünü bozuyor, iletisinin anlaşılmasını engelliyor.

    D) Kitabın ilk bölümündeki şiirler, okurun yorum gücünü zorlamayan, yalın ama alışılmadık bir dille yazılmış.

    E) Kitabın son sayfasındaki sekiz dizelik kısa şiir, diğer şiirlerden daha güzel.Bir eserin kime ait olduğunu eserin altındaki imzaya bakmadan anlayabiliyorsak karşımızda gerçek bir eser ve gerçek bir sanatçı var demektir.


    8.Yaşadığı düş kırıklıklarından etkilenmiyor, makasla kesip biçiyor düş kırıklıklarını; güzel denilebilecek nesneler, biçimler çıkarıyor onlardan.

    Aşağıdakilerden hangisi, yukarıda sözü edilen kişinin yaşama bakışı ile aynı doğrultuda değildir?

    A) Yaşam, acı ve sıkıntılarla dolu da olsa ona istekle bağlanmayı gerektiren güzellikleri taşır.

    B) insan, uğradığı haksızlıklara karşın umudunu yitirmeyerek iyimser bir tutum içinde olmalıdır.

    C) Yaşamımızdaki ilk adımın sonraki adımların da belirleyicisi olduğunu unutmamalıyız.

    D) İnsan, kendi yaşamını her şeye rağmen sürdürmeye değer bir zaman dilimi olarak görürse mutlu olur.

    E) Yaşamı her yönüyle kabullenip kendimizi mutlu etmenin yollarını aramalıyız.

    9. (I) "Sevda Masalı" yazarın beğenilerek, bir çırpıda okunan öykülerinin sonuncusu. (II) Genç yazarların son yıllarda yayımlanan öyküleri içinde belki de en başarılısı. (III) Anlatılan olayların bütünüyle gerçek olduğu duygusunu uyandırıyor insanda. (IV) Ayrıca, edebiyatta, anlatılanlar kadar, anlatımın da önemli olduğunu gösteriyor bize. (V) Yapıt aynı zamanda, yazarın daha sonraki çalışmalarının da aynı nitelikte olacağı konusunda umutlandırıyor bizi.

    Yukarıdaki parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde söz konusu yazarla ilgili bir beklentiden söz edilmiştir?

    A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.


    10.(I) Flaubert'in "Madame Bovary" romanındaki anlatımı bugün bile taklit edilemez mükemmelliktedir. (II) Onun, sadece yerinde değil, tamamen yerinde sözcükler kullandığını Fransız okuyucular çok iyi bilirler. (III) Öte yandan, çevrildiği dillerde de büyük ilgi gören bu yapıt, usta yazarların başucu kitabı olmuştur. (IV) Yapıtın çeşitli bölümlerinin sonundaki kısa cümlelerin anlatım gücü dikkat çekicidir. (V) Başlangıçta üzerinde hiç durulmamış izlenimi veren bu cümleler, çarpıcı ahenkleriyle insanı sarsar.

    Bu parçanın kaçıncı cümlesinde Flaubert'in üslubuna değinilmemiştir?

    A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

    11. I. insanların ölüm korkusunu yenmelerinin tek yolu, adlarını yaşatacak eserler bırakmalarıdır.
    II. Ölüm korkusunun işlendiği birçok sanat yapıtının temelinde yaşamı sevmek vardır.

    III. Birçok yazar ve şair, yaşama bağlılıklarını, ölüm korkusunu işleyerek dile getirmiştir.

    IV. Yaşamın anlamı ve değeri ancak ölüm karşısında ortaya çıkar.

    Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangileri anlamca birbirine en yakındır?

    A) I. ve II. B) I. ve III. C) I. ve IV. D) II. ile III. E) III. ile IV.


    12. Bilgiçlik taslayan şeyler yazma; serüvenlerden, düşlerden de söz et, sözgelimi lacivert, ipek helikopterler uçsun yazılarında.

    Bu cümlede yazma eylemiyle ilgili olarak önerilen, aşağıdakilerden hangisi olamaz?

    A) Öğretici olmaya çalışmaktan kaçınmak

    B) Yalın bir anlatıma ulaşmaya çalışmak

    C) Okura üstten bakmayan bir tutum sergilemek

    D) Gerçeküstü öğelere yer vermek

    E) Sıradanlığın, gündeliğin dışına çıkmak


    13. Özgün olmak, bir yazarın kalıcılığı için mihenk taşıdır.

    Aşağıdakilerden hangisi anlamca bu cümleye en yakındır?

    A) Eserlerinde yeni bir hava bulunan yazarlar, başarılı olur.

    B) Yazar, alışılmışın dışında, sıradışı konularla eserini kurmalıdır.

    C) Çağın ötesine geçmek isteyen bir yazar, geçmişi örnek almalıdır.

    D) Süreklilik ve değişim bir yazarın kalitesinin göstergeleridir.

    E) Başkalarının izinden yürüyen bir sanatçı, arkasında asla iz bırakamaz.


    14. (I) Yazdıklarını yeniden gözden geçirmeyen, bir iki yerini düzeltmeyen yazarı pek sevmem. (II) Kendini beğenmiş bir adamdır, yanılabileceğini aklına getirmiyor demektir. (III) Öyle yazarların okurlarına da saygıları yoktur. (IV) Ama yazdıklarını tekrar tekrar okuyan, bir türlü ellerinden bırakmayan, boyuna düzeltmek isteyen yazarların da kendilerini aldattıklarını düşünüyorum. (V) Yazdıklarını uzun uzun çalışmakla güzelleştireceklerini sanırlar. (VI) Oysa üslup kişinin ta kendisi olduğuna göre sonradan geliştirilemez, güzelleştirilemez.

    Bu parçadaki cümlelerden hangileri, kendilerinden önceki cümlenin nedenini belirtmektedir?

    A) II. ve V. B) II. ve VI. C) III. ve V. D) III. ve VI. E) IV. ve VI.


    15. (I) O, günümüzdeki yazarların yapıtlarına yönelik değerlendirmelerin yetersiz olduğuna inanan bir araştırmacıydı. (II) Daha çok geçmişteki sanatçılara yönelik çalışmalar yapılmasına karşı çıkıp pek çok çağdaş yazarın yapıtlarını incelemeye koyuldu. (III) Ardında günümüz yazarlarının yapıtlarına ışık tutan, onların değerini ortaya koyan incelemeler bıraktı. (IV) Bu incelemeler bir araya getirilerek kitaplaştırıldı. (V) Böylece bu araştırmaların pek çok okura ulaşması sağlandı.

    Yukarıdaki parçada numaralanmış cümlelerden hangisinde söz konusu araştırmacının yapıtlarının özelliği belirtilmektedir?

    A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.


    16. Gerçeği arayanlara inanın; bulanlardan kuşkulanın.

    Aşağıdakilerden hangisi anlam bakımından bu cümleyi desteklemektedir?

    A) Gerçek konusunda insanoğlu hep bir yolcu gibi olmalıdır.

    B) Gerçek, insanoğlunu istemediği yerlere sürükler.

    C) Yaşamı boyunca insanoğlu hep gerçeklerle karşılaşır.

    D) Yaşamda gerçeğe ulaşmak için kuşkucu olmak gerekir.

    E) Gerçeği yerine göre söylemek, yerine göre de gizlemek gerekir.


    17. Yazar Abbas Sayar, "Ben öykümde at hırsızlarından söz ettiğim zaman, at çalmanın kötü bir şey olduğunu söylemeye kalkmam. Bu, yargıçların işidir, yazarın değil." der.

    Abbas Sayar'ın bu sözleriyle vurguladığı, aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Toplumca benimsenmeyen olaylar da edebiyatın konusu olabilir.

    B) Yazarlar, belli bir durumu tüm çıplaklığıyla anlatan öyküler yazmalıdır.

    C) İnsanları "iyi ya da kötü" diye nitelendirmek doğru değildir.

    D) Yazarlar, insanları ve olayları, ahlakçı bir tavır takınmadan anlatmalıdır.

    E) Yazar, doğayı ve insanları iç içe ele almalıdır.


    18. Aşağıdaki cümlelerden hangisi, söyleyenin kişisel düşüncesini içermemektedir?

    A) Sanatçı, kendi alanına girmeyen konularda da bilgi sahibi olmalıdır.

    B) Şair, son yapıtıyla Türk şiirinin doruklarına ulaşmış.

    C) Hegel'e göre, sanat beş kola ayrılır ve şiir birinci sıradadır.

    D) Hepimizin övgüsünü kazanan betimlemelerini şiirinde ustaca kullanmış.

    E) Sanatçının, basmakalıp benzetmelerden uzak durması gerekiyordu.


    19. (I) Anlatım, bir dil sorunu, bir sözcük sorunu olarak düşünüldüğüne göre sözcüklerle ilgili kimi özellikleri anımsa*makta yarar var. (II) Bir kez, öteden beri, her sözcük bir kavram ya da varlığa karşılık olarak düşünülmüştür. (III) Birbirinden ayrı düşünülmeyecek denli kaynaşmış ses ve kavramlardan oluşan bir gösterge diye de tanımlanmış*tır sözcükler. (IV) Öyle ki, bir başına söylendiğinde her sözcük zihnimizde belirli bir tasarım uyandırır. (V) Bu tasarım somut anlamlı sözcüklerde daha güçlü bir nitelik taşır.

    Bu parçadaki cümlelerin hangisinde karşılaştırma yapılmıştır?

    A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.


    20.(I) Acılarla dolu ruhunu şakalarla, fıkralarla gizlemeye çalışan insanlar vardır. (II) Son derece mutsuz olan, yaşamdan tat almayan bu kimseler mutsuzluklarını şen şakrak görünerek örtmeye çalışırlar. (III) Bunun böyle olduğunu, onların kendilerinden söz etmekten ısrarla kaçınmaların*dan, fıkra kişilerini öne çıkarmalarından anlayabilirsiniz. (IV) Bunun tersi de doğrudur. (V) Sessiz, düşünceli bir kisi aslında son derece mutlu, hayat dolu olabilir. (VI) Mut-luluk ille de gösterilmesi gereken bir kavram değildir.

    Bu parçada numaralandırılmış cümlelerden hangisi kendinden önceki yargıyı kanıtlamaya yöneliktir?

    A) II. B) III. C) IV. D) V. E) VI.


    21.Aşağıdakilerin hangisinde düşünce, kinayeli bir biçimde dile getirilmiştir?

    A) Felsefe, bir işin anlamının, işlevinin bilinçli bir biçimde belirlenmesine yardım eder.

    B) Kişiliğimizin en temel boyutlarından biri olan kendimize saygı, her zaman bilincinde olmadığımız ölçüde nazik, karmaşık bir olgudur.

    C) Ne mutluluk, sonunda herkes doğruyu buldu; kim neyi savunuyorsa onun doğru olduğunu söylüyor.

    D) Eleştiri kabul etmeyen bir yönetimde, iş başında bulunanların geniş bir yeterlik duygusuna kapılmaları, sorun yaratır.

    E) Tarihin geçmişten geleceğe doğru akışını, kötülükten iyiliğe bir gelişim olarak görmek, güvence gereksiniminden doğmuş olmalı.


    22. (I) Türk şiiri, Yahya Kemal'le konuşulan dile kavuştu ve her türlü yapmacıklıktan kurtuldu. (II) Yahya Kemal'in çok sevdiği şair Mallarme, şiir sözcüklerle yazılır, demiş.

    (III) Yahya Kemal'e göre şiirin doğru tanımı buydu.

    (IV) Yahya Kemal'i kendinden sonraki kuşağa bağlayan güç, onun şiir zevkiydi. (V) Yahya Kemal'i neoklasik şair yapan da budur.

    Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangisinde "Yahya Kemal'in yeni şairlerle oluşturduğu köprünün nedeni" belirtilmektedir?

    A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.


    23. Nehirler boyunca git! (I) Nerelerde ve niçin durgundur nehirler? (II) Nerede ve niçin hırçındır nehirler? (III) Nerelerde ve niçin mendereslidir? (IV) Nerelerde ve niçin çağlayanadır nehirler; gözlerinle gör, duy kulaklarınla! (V) Gör, gör ve duy ki nasıl varır nehirler denizlere!
    Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde "kişileştirme" söz konusudur?

    A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.


    24. (I) Bu mükemmel roman az sayıda çevirmenin ele almak isteyeceği türden. (II) Çünkü şiirsel bir dilin kullanıldığı bilgi verici romanların çevirileri çok dikkatli çalışmayı gerektirir. (III) Necdet Adabağ, bu iki özelliği (şiirsellik-bilgi) dengede tutarak çevirmiş romanı. (IV) Çevirisinde hem tarihsel romandan öğrenmek istediğimiz tüm bilgileri sunmuş bize hem de anlatımın güzelliğini, üzerine gölge düşürmeden yansıtmış. (V) Roman, oldukça uzun; ama yazarının anlatımındaki akıcılık çeviride de korunduğundan çok rahat okunuyor.turkeyarena.net

    Parçadaki cümlelerin hangisinde yazar, yapıtla ilgili düşüncesini desteklemek için genelleme yapmıştır?

    A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.


    25. (I) Anadolu yollan, söylendikçe güzelleşen bir şarkı gibidir.(II) Sıra sıra dizilmiş söğütlerden, telgraf tellerine konan serçelere varıncaya kadar her şey yola çıkan insanları hasretle beklemektedir sanki. (III) Belli belirsiz bir doğrunun iki ucu arasında uzanan bu yollardan geçip giden yolcular hiç bitmez. (IV) Yaşlı, genç, çocuk... her türden yolcuya rastlarsınız Anadolu yollarında. (V) Yol boyunca uzayıp giden telgraf direkleri de bir kilometre taşı gibidir.

    Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde "kişileştirme" yapılmıştır?

    A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.


    26. Aşağıdakilerin hangisinde "soruyu tekrarlatma" isteği' vardır?

    A) Semineri hazırlamak için nelerden yararlandınız?

    B) İnsanın okuma ihtiyacı nasıl karşılanmalı?

    C) Bu sorunun çözülmesinde hangi yolu önerirsiniz?

    D) Bu sözleri ben mi söylemişim?

    E) Köyümden kaç yaşında mı ayrıldım?


    27. I. Kitap okumanın kendinizi yeniden keşfetmenizi sağlayacak bir etkinlik olduğunu bilmelisiniz.

    II. Kitap okumanın boş bir uğraş olmadığının bilincinde olmalısınız.

    III. Boş zamanları değerlendirme yollarından biri de kitap okumaktır.

    IV. Kitap okumanın ne denli yararlı olduğunu bilmeniz gerekiyor.

    Yukarıdaki cümlelerin hangileri aynı anlamdadır?

    A) I. ve II. B) I. ve III. C) II. v

    D) II. ve IV. E) III. ve IV.

    28. (I) Cumhuriyetin ilk yıllarında eğitime çok önem verilmiştir.(II) Üretken ve yenilikçi bir eğitim anlayışı benimsenmiştir.(III) Bu eğitim anlayışının yaygınlaşmasıyla özgür düşünen ve yaratıcı bir kuşak yetişmiştir. (IV) Atatürk, Cumhuriyeti işte bu eğitimli kuşağa emanet etmiştir. (V) Sonraki
    yıllarda eğitimin çağdaşlıktan uzaklaşması, yaratıcı, özgür düşüncenin de gerilemesine yol açmıştır.turkeyarena.net

    Yukarıdaki parçada numaralanmış cümlelerin hangilerinde neden-sonuç ilişkisi vardır?

    A) I. ile II. B) II. ile III. C) III. İLE IV. D) III. ile V. E) IV. ile V.

    29.- Bir parayı havaya atarak nasıl beş kez tura getirebilirsiniz?

    - Beş kez tura gelene kadar atarak.

    Yukarıdaki soruya verilen yanıtla vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Kararlılığın önemi

    B) isabetin önemi

    C) Şansın önemi

    D) Hedefin önemi

    E) Rekabetin önemi


    30. Yüzümüzü görmek için aynaya, ruhumuzu görmek için sanat yapıtlarına bakarız.

    Aşağıdakilerden hangisi anlam bakımından bu cümleye en yakındır?

    A) Ruhumuzun ihtiyaçları ile bedenimizin ihtiyaçları çoğu zaman aynı değildir.

    B) Sanat yapıtını anlamlı kılan, insanın ona nasıl baktığıdır.

    C) Sanat yapıtı, insanın iç dünyasını yansıtan bir aynadır.

    D) Sanat yapıtından beklenen, insanın iç dünyasını zenginleştirmesidir.

    E) Sanat yapıtının konusu insan olduğu sürece ona duyulan ilgi azalmaz.


    CEVAP ANAHTARI: 1B 2.C 3.A 4.C 5.E 6.B 7.D 8.C 9.E 10.C 11.D 12.B 13.E 14.A 15.C 16.A 17.D 18.C 19.E 20.B 21.C 22.D 23.B 24.B 25.B 26.E 27.D 28.D 29.A 30.C
     

Sayfayı Paylaş