Cumhuriyet Bayramı Panosu Yeni

Konusu 'Çocuk Bölümü' forumundadır ve OrKuN tarafından 12 Nisan 2013 başlatılmıştır.

  1. OrKuN Well-Known Member


    Cumhuriyet Bayramı Pano Yazıları
    Örnek Cumhuriyet Bayramı Panoları

    CUMHURİYET BAYRAMI
    (29 Ekim)
    CUMHURİYETE NASIL KAVUŞTUK

    Kurtuluş Savaşı yıllarında Ankara'da, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti adıyla yeni bir yönetim kurulmuştu. Fakat bu yeni yönetimin rejimi henüz belirtilmemişti. Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti özünde ulusal egemenliğe dayalı bir hükümetti. Fakat Yeni Türkiye'yi devlet şekillerinden, yönetim biçimlerinden birine uygun olarak resmen ilân etmek gerekiyordu. Yani sıra devletin-adının konmasına gelmişti.

    Atatürk, yeni devletin şeklini cumhuriyet olarak kabul etmeyi düşündü. Kurtuluş Savaşı yıllarında bu fikrini açıkla-mayıp, uygun bir zamanı beklemişti. Büyük Zafer'den sonra artık bu an gelmiş bulunuyordu. Aslında, Erzurum ve Sivas Kongrelerinin kararlarıyla, Büyük Millet Meclisi'nin programları tamamen demokrasiye dayanmaktaydı. Saltanatın artık hiç bir etkinliği kalmamıştı. Son padişah da yurttan ayrılmış, saltanat kaldırılmıştı. Şimdi sıra Atatürk'ün kafasındaki Cumhuriyet Yönetimini resmen ilân etmeye gelmişti.


    CUMHURİYETİN İLÂNI

    Atatürk, 28 Ekim 1923 akşamı birkaç arkadaşını Çankaya'deki köşküne davet ederek, yemek sırasında arkadaşlarına :
    — Yarın, cumhuriyeti ilân edeceğiz, dedi.
    Misafirler hiç şaşırmadılar. Zaten böyle bir haberi bekliyorlardı.
    Atatürk, Teşkilat-ı Esasiye'ye (Anayasa'ya) konmak üzere "ju öneriyi hazırladı:
    "Türkiye Devletinin şekli cumhuriyettir. Türkiye Devleti Büyük Millet Meclisi tarafından idare olunur."
    Böylelikle yeni devlet şeklinin cumhuriyet olacağına kesin olarak karar verildi.
    29 Ekim 1923 akşam saat: 18.45'te TBMM oturumu açıldı. Atatürk'ün önceden hazırlattığı Anayasa maddesinin görüşülmesine geçildi. Görüşmeler sonunda öneri kabul edildi. Milletvekilleri ayağa kalkarak üç kez "Yaşasın Cumhuriyet!" diye bağırdılar.
    29 Ekim 1923 Pazartesi günü saat: 20.30'da Cumhuriyet ilân edildi.
    Cumhuriyetin ilânından sonra cumhurbaşkanlığı seçimine geçildi. Ulusal Kurtuluş Savaşı'mn büyük kahramanı Ankara Milletvekili Gazi Mustafa Kemal Paşa, ilk cumhurbaşkanı seçildi. Cumhurbaşkanı seçiminden sonra sonuç, 101 parça top atılarak halka duyuruldu.
    Cumhurbaşkanlığına seçilen Atatürk kürsüye gelerek bir konuşma yaptı. Heyecanlı ve kararlı konuşmasını şu sözlerle noktaladı:
    — Türkiye Cumhuriyeti, cihanda işgal ettiği mevkie lâyık olduğunu eserleriyle ispat edecektir. Türkiye Cumhuriyeti,, mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır.
    Türkiye Büyük Millet Meclisi o akşam geç vakit dağıldı. Aynı gece Ankara'da büyük bir fener alayı düzenlendi. Cumhuriyetin ilânını milletimiz sevinçle karşıladı.
     



  2. OrKuN Well-Known Member

    CUMHURİYET NEDİR?

    Cumhuriyet bir yönetim biçimidir. Bu sistemde esas olan ilk öğe devlet başkanının belirli bir süre için seçilerek iş başına gelmesidir. Bu özelliği ile cumhuriyet, başta bir hükümdarın bulunduğu devlet yönetimi biçimlerinden ayrılır. Monarşik yönetimlerde devletin başı belirli bir aile içinden çıkan normal şartlarda ölünceye kadar iş başında kalır. Yerine yine aynı aileden bir başkası gelir.

    Cumhuriyette devlet başkanı belli bir süre için seçimle iş başına gelince, ileri gelen diğer kişilerin de seçimle belirlenmesi gerekir. Bunlar genellikle o toplumda yasa koyacak kimselerdir.

    Gerek devlet başkanının, gerek yasa koyma yetkisine sahip olanların seçimle iş basma gelmeleri şartının kabulü ile cumhuriyet tam anlamıyla belirmiş sayılmaz. Şimdi sorun seçim üzerinde düğümlenecektir. Seçime kimler katılacaktır? Çağdaş bir cumhuriyet anlayışında elbet, belirli bir yaşa gelmiş her yurttaşın seçime katılma hakkının olması gerekir.

    Seçme ve seçilme hakkının tüm vatandaşlara tanınması ve uygulamaya geçilmesiyle gerçek cumhuriyet kurulmuş ve işlemeye başlamıştır. Ancak, bu devlet biçimini daha iyi ve köklü olarak yaşatmak, seçimin demokrasi şartları içinde yapılmasıyla sağlanabilir. îşte, gerçek cumhuriyet demokratik hayatla gerçekleşir.

    Türkiye Devleti, demokratik bir cumhuriyettir. Demokrasi kurallarıyla birlikte, kurumlaşarak devlet yönetiminin esasını oluşturmaktadır.

    TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN NİTELİKLERİ

    Bir devletin anayasası, o devletin biçimini, dayandığı ilkeleri yani niteliğini gösterir, temel yapısını kurar.
    Cumhuriyet, devletimizin vazgeçilmez biçimi olduğu için, 1924 yılından beri yürürlüğe giren anayasalarımız, onun niteliklerini de belirtmişlerdir.
    Yürürlükteki Anayasamız da 2. maddesinde cumhuriyetinizin nitelikleri olarafk şu temelleri belirtmiştir:
    Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzurunu sağlayan, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde insan haklarına saygılı bir devlettir. Bu devlet ATATÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNE BAĞLIDIR. Demokrasiyi benimsemiştir. Vatandaşın ihtiyaçlarıyla yakından ilgilidir. Hukuk [kuralları ve adalet ilkeleri içinde davranır. Bu niteliklere sahip olan devletlere HUKUK DEVLETİ denir.
    Yine anayasamızda devletimizin temelinde ATATÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ, İLKE VE İNKILÂPLARI ile MEDENİYETÇİLİĞİ'nin yattığı açıkça belirtilmiştir.
    Anayasamızda ayrıca, Türk varlığının ülkesi ve milleti ile bölünmez bir bütün olduğu açıklanmakta, Türklüğün manevî ve tarihi değerlerinin 'korunması gerekliliği vurgulanmaktadır.
     
  3. OrKuN Well-Known Member

    TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN GENEL YAPISI

    Cumhuriyetimizin genel yapısı üç ana öğeden oluşmaktadır. Bunlar: Yasama, yürütme ve yargı'dır. Her üç birim, devletin üstün gücünü kullanır. Bu üstün güç de bilindiği gibi, milletten kaynaklanır. Şimdi sırasıyla bu öğeleri inceleyelim :

    1 - YASAMA GÜCÜ : Kanunları yapan, değiştiren, kaldıran güçtür. Bu güç, milletin temsilcilerinden oluşan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce (TBMM) millet adına kullanılır.TBMM, bu asıl görevinden başka hükümeti denetler, savaş ilânına, uluslararası anlaşmaları onaylamaya veya onaylamamaya, belirli şartlar altında af çıkarmaya yetkilidir. Yasama organı devletimizin temelidir.
    2 - YÜRÜTME GÜCÜ : TBMM'nin seçtiği cumhurbaşkanı ve TBMM içinden çıkan başbakan ile milletvekilleri arasından veya dışından atanan bakanlarca kullanılır. Cumhurbaşkanı yürütmenin başı olarak devletimizi temsil eder ve sorumsuzdur. Yürütme gücünü asıl kullanan, başbakanın başkanlığındaki hükümettir. Hükümet, TBMM'nin çıkardığı yasaları uygular. Onlara aykırı olmamak şartıyla tüzükler, yönetmelikler çıkarır.
    3 - YARGI GÜCÜ de bağımsız mahkemelerden oluşur. Yargı organları vatandaşlar arasındaki anlaşmazlıkları çözümlerleri Suç işleyenlere ceza verilir. Devletle vatandaş arasındaki sorunları da ıkarara bağlarlar. Ülkemizde seçimler de yargı denetiminde yapılır. Bütün bu işleri yaparken mahkemeler ilgili kanunlara göre davranır ve karar verirler. Uzmanlık alanlarına ve derecelerine göre çeşitli dallara ayrılan mahkemelerimizin en üstünü Anayasa Mahkemesi'dir. Bu mahkeme TBMM'nin çılkardığı kanunların -istek üzerine- Anayasaya aykırı olup olmadığına da karar verir.
    Yargı gücünü millet adına kullanan hakimler ve suç işlediği sanılan vatandaşı devlet adına mahkemeye yollamakla görevli savcı'lar her türlü etkiden uzak ve bağımsızdırlar.

    CUMHURİYETÇİLİĞİN TÜRK TOPLUMUNA SAĞLADIĞI YARARLAR
    Cumhuriyet, akla, bilime, toplum ihtiyaçlarını gidermeye -en uygun bir devlet biçimidir. Öyle olunca cumhuriyetten başka 'bir yönetim düşünülemez. Cumhuriyet, milletin kendi kendini yönetmesidir.
    Cumhuriyet, demokrasiyi yeşerten, geliştiren en iyi yönetim biçimidir, en iyi sistemdir. Kişinin hak ve özgürlükleri bu sistem içinde güvenceye alınabilmektedir. Cumhuriyet, Türk Milleti'ne bugün vazgeçemeyeceği pek çok şey kazandırmıştır. Bugün ulaştığımız uygarlık düzeyi, ekonomik ilerleme ve kalkınma, vatandaşımızın demokratik haklarının kazanılması hep cumhuriyetin olumlu sonuçlarıdır. Atatürk'e göre: "Türk Milleti'nin yapısına ve geleneklerine en uygun olan yönetim, cumhuriyet yönetimidir."
    Atatürk, demokrasinin ancak cumhuriyet yönetimiyle yeşerebileceğini görmüştür ve buna inanmıştır. Bunun içindir ki, Türk Ankılâbmm baş ilkeleri arasında "Cumhuriyetçilik" sayılmıştır. Milletin kendi yönetimi olan cumhuriyete içten bağlılık, yükselme yolu açmanın ilk şartıdır.
    Atatürk, Türk Milleti'nin millî birlik ve beraberliğini yazınız cumhuriyet yönetimiyle sağlamanın mümkün olduğuna inanmıştır. Cumhuriyet yönetimi, sağlanacak millî birlik toplumun ve devletin gücünü de geliştirmiştir. İnsanımız bu yönetim sayesinde vatandaşlık hak ve ödevlerinin bilincini özümlemiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yurttaşı olmak, yurttaşlarımızın onurunu yüceltmiştir. Toplumumuzun yaşam biçimini yenileyen, çağdaşlaştıran Atatürk İnkılâpları, ancak cumhuriyet gibi demokratik bir yöntemle bütünleşebilirdi.
     
  4. OrKuN Well-Known Member

    ATATÜRK'ÜN CUMHURİYETLE İLGİLİ SÖZLERİ

    • Gençler, Cumhuriyeti biz ıkurduk. Onu sizler yaşatacak ve yükselteceksiniz!
    • Türk Ulusu'nun yaratılışına ve bilgisine en uygun olan yönetim şekli cumhuriyettir.
    • Türkiye Cumhuriyeti yalnız iki şeye güvenir: Biri ulus kararı, diğeri en acıklı ve güç koşullar içinde dünyanın beğenilerine hak kazanan ordumuzun kahramanlığı. Bu iki şeye güvenir.
    • Bu ulus, bu ülke yeni rejim üzerinde dünyanın en makul varlığı olacaktır. Ben bunu kendi gözümle görmeden ölmeyeceğim.
    • Cumhuriyet; fikir sahibi, bilgili, kültürlü, sağlam vücutlu ve yüksek karekterli koruyucular ister.
    • Arkadaşlar! Önemle ve ciddiyetle beyan ederim 'ki; Türkiye Cumhuriyeti, kutsal tanıdığı bağımsızlığını ve egemenliğini savunmada hoşgörülü olamaz.
    • Cumhuriyetimizin dayanağı Türk Toplumudur.
    • Ey Türk Gençliği, birinci vazifen, Türk istiklâlini Türk Cumhuriyetim ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
    • Öğretmenler, Cumhuriyet sizden, fikri hür, vicdanı hür irfanı hür nesiller ister.
    • Benim ölümlü vücudum elbet birgün toprak olacaktır. Fakat, Türkiye Cumhuriyeti sonsuza dek ayakta kalacaktır.
    • Az zamanda çok ve «büyük işler başardık. Bu işlerinen buyuğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk Kültürü olan Türkiye Cumhuriyetidir.
     
  5. OrKuN Well-Known Member

    CUMHURİYET

    Ey bizlere bu günü kazandıran şehitler,
    Ey hürriyet yolunda can veren koç yiğitler.
    Ey kahraman Atatürk, sizlere minnettarız,
    Rahat rahat uyuyun nöbette bizler varız.
    Canımızdan azizdir bıraktığın emanet,
    Cumhuriyet şereftir, namustur cumhuriyet.
    Ateş içinde doğduk, uyku bize yaramaz,
    Ölüm bile arasa, bizi evde bulamaz.
    Tarlada, fabrikada, kışlada, okuldayız,
    Fakat hep bir emelde, bir yönde, bir yoldayız.
    Bugün hürriyet için Kore'yi vatan bildik,
    Edirne, Çanakkale, Îzmir-Ardahan bildik.
    İnandığımız yola çiğneriz dağı, düzü,
    Hak edenin bağrına saplarız süngümüzü.
    Harikalar yaratır, bir damlacık Türk kanı,
    Dünyalar alkışlıyor, bir avuç kahramanı.
    O bir avuç kahraman biliyor tarihini,
    Onu muzaffer eden şanı, kanı ve dini.
    Seve seve bırakıp köydeki ocağım,
    Göz kırpmadan veriyor, kolunu bacağını.
    O böyle haşroldukça hürriyetle, imanla,
    Türk yurdu yükselecek hergün şeref ve şanla.
    İmanlı göğüslere karşı dağlar duramaz,
    Coşarsak selimize dünyalar bent vuramaz.
    Türküz, düşman üstüne işte böyle akarız,
    Yirmi milyon ateşiz, yirmi dünya yakarız.
    Ey, ölümsüz Atatürk, şerefisin milletin,
    Bekçisiyiz tek kalsak, inan CUMHURİYETİN!

    Behçet Kemal ÇAĞLAR
     
  6. OrKuN Well-Known Member

    29 EKİM

    Bu sabah içimde bir tazelik var,
    Bu seher, bu camdan giren gündüz ben!
    Sokaktan yükselen şu şen naralar,
    Bu camdan bakman, bu gülen yüz ben!
    Nerede o dünkü ateşli nabız,
    Nerede yastıkta kıvranan başım?
    Bu sabah içimde çelikten bir hız,
    Bu sabah en mutlu, en şen yurttaşım.
    Az önce fecirle kaçan yıldızlar,
    Başımdan yağıyor, daha bol, gümrah.
    Şimdi benliğimde bir bütünlük var,
    İçimde bir âlem gizli bu sabah.
    Bu millet, bu insan, adı sanı Türk,
    Bu toprak, bu vatan güzel Türkeli,
    Bu tarih, bu onur, bu sihirli yük,
    Bu Bursa, bu Konya, bu usta eli,
    Bu eşsiz İstanbul, bu tek Edirne,
    Bu örnek Kayseri, Sivas, Erzurum,
    Bu Fırat, Menderes, Çoruh, Ergene,
    Bu İzmir, Adana, Urfa, bu Çorum,
    Bu başak, bu salkım, bu bağ, bu harman,
    Bu bizim davarlar, bizim danalar,
    Bu ocak, bu maden, bu dağ, bu orman,
    Bu yiğit erkekler, yiğit analar,
    Bu çetin, bu dönmez, bu sert bilekler,
    Bu yanık çehreler, bu bizimkiler,
    Bu ağaç, bu çiçek, bu çığ, bu renkler;
    Bu diller, bu sesler, ya bu ezgiler,
    Bu ninni, bu ağıt, bu düğün, bu bar,
    Bu zeybek, bu halay, bu güreş hep ben!
    Bu sabah içimde bir tazelik var,
    Bu ışık, bu gündüz, bu güneş hep ben!
    Ey rüya, ey hayal, beni terk etme,
    Ey sabah koynunda şenim, hem zinde.
    Bir şuur ışığı vurmuş perdeme,
    Bir bahar öğlesi gibi çimende.
    Yürüyün ardımdan siz emellerim,
    Yürüyün kalbimin yükü ilhamlar,
    Uzaktan çırpmsm size ellerim,
    Çırpınsm yüreğim, durana kadar.
    Bu sabah içimde bir tazelik var,
    Bu seher, bu camdan giren gündüz ben!
     

Sayfayı Paylaş