Çökertme Türküsünün Hikayesi

Konusu 'Türküler ve Hikayeleri' forumundadır ve Emel tarafından 27 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. Emel Well-Known Member


    Çökertme Türküsünün Öyküsü Hikayesi
    Kısaca Çökertme Türküsünün Hikayesi Sözleri ve Yöresi

    Bodrum Yöresi - Çökertme
    Memleketin keşmekeş içinde olduğu, işgal ordularının yurdu parsellediği yıllardıEge ‘de Yunan varEli silah tutan tüm gençlerin bellerinde pistov, ellerinde Rus filintası, sırtlarında yatakları, dağları, taşları, ovaları mesken tuttukları yıllarKüçük Menderes ‘ten, Köyceğiz’e, Denizli ‘den Bodrum’a her karış toprakta onların alın teri

    Bir yandan işgalcilerle boğuşuyorlar, bir yandan da devletin seçip gönderdiği yöneticilerleBir yandan düşmanı kovalarken diğer yandan da işbirlikçilerle boğuşuyorlarİşte o yıllarda Halil adlı yiğit bir delikanlı vardıMerttiİyi silah kullanır, üç kuruşluk mevkiye boyun eğmezdiÇam yarması gibi, kaşı gözü ,eli yüzü düzgün, cesurduYiğitliği de dillerdeydiBir de “Bodrum kaymakamı” vardıHalk düşmanı , astığı astık, kestiği kestikİstanbul ‘un da gözde adamıAdına da “Çerkez Kaymakam “ derlerdiHalk arasında “Kalleş Kaymakam” Bir eli yağda bir eli baldaSandal sefaları, gece alemleriEtrafında etek öpenler, fedailik yapanlarMilletin kıtlıktan kırıldığı günlerde yağlı ballı yemeklerle donatılmış sofralar

    Bir de güzelliği tüm yörenin dilinde Çakır Gülsüm vardıBitez yalısında otururdu. Sahilde şipşirin bir köyKöyün yakınlığından adına “Bitez yalısı” demişler. Herkes güzel Gülsüm ‘ü yiğit Halil ‘e yakıştırıyorduGülsüm adı Halil ‘le beraber anılırdı. Bunca dillenen güzellik Bodrum Kaymakamının kulağına da ulaşmıştı. Etrafındaki dalkavuk çömezler kaymakamın kulağını doldurmuşlar” Gülsüm güzel kız. Saraylara layıkHalil gibi baş kaldırmış bir eşkıyanın eline düşerse yazık olur. Sen evet de on Gülsüm getirelim sana. Zaten Halil dağda, çetelerle dolaşıyor” diyerek şişirmişler. Amaçları kaymakama yaranmak, hem de çıkarlarına taş koyan Halil ‘e zarar vermek

    Çerkez Kaymakamın ‘ın çok hoşuna gitmiş bu düşünce Hem güzel Gülsüm’e sahip olacak, hem de büyüklerinin kulağına gitmiş bir efenin nişanlısını kaçırıp daha da yaranacak onlara. Kaymakam Bitez yalısına göndermiş kolcularınıBir feryat, bir figan sarıp sarmalıyıp götürdüler Gülsüm‘ü Gülsüm ‘ün apar topar içine atıldığı sandal kıyıdan uzaklaşmak üzereyken çökertme tarafından hızlı hızlı gelen sandal göründü. Sandalın kürekleri kanat gibi açılıp kapanıyordu. Bir yanda kaymakam kolcularının sandalı bir diğer yanda da Bitez yalısına girdi girecek olan Halil’in sandalı. Yanında en güvendiği arkadaşı İbrahim Çavuş asılmış küreklere, Halil ise ayakta gözünü siperlemiş eliyle kolcuları gözlüyor. Millet sahile dökülmüş yürekleri ağzında seyrediyor onları.

    Halil’in sandalı uçuyor gibiİki sandal burun buruna geldi vuruşma başladı. Patlayan silah sesleriVe ardından Gülsüm’ün figanı İbrahim Çavuş’un figanı İbrahim Çavuş kapanmış sandala haykırıyordu”GittiYiğit Halil gitti. Vurdular Halil’iKalleş Kaymakamın adamları vurdu Halil‘i Kolcuların sandalı Bodrum’a hızla Gülsüm ‘ü götürürken, Halil’in sandalı da ağır ağır sahile yaklaşıyordu. Sonra sandaldan çıkardılar Halil’i Oluk oluk kan akıyordu. İbrahim Çavuş’un kollarında verdi son nefesini. Sonra kalabalığı bir uğultu sardı. Bir hıçkırık, bir gözyaşı seliBunların arasından da yanık içli bir ses yükseldi Ağlayan.

    Çökertme'den Çıktım Da Halil'im
    Aman Başım Selâmet,
    Bitez De Yalısına Varmadan Halil'im
    Aman Koptu Kıyamet

    Arkadaşım İbram Çavuş
    Allah’ıma Emanet,

    Burası Da Aspat Değil Halil'im
    Aman Bitez Yalısı,
    Ciğerime Ateş Sardı,
    Telli Kurşun Yarası

    Güverte De Gezer İken
    Aman Kunduram Kaydı,
    İpekli Mendilimi Halil'im
    Aman Mor Rüzgâr Aldı

    Çakır Da Gözlü Gülsüm'ümü
    Aman Kolcular Aldı,

    Gidelim Gidelim Halil'im
    Çökertme'ye Varalım,
    Kolcular Gelirse Halil'im
    Nerelere Kaçalım

    Teslim Olmayalım Halil'im
    Aman Kurşun Sıkalım.
     



Sayfayı Paylaş