Çocuklar İçin Atatürk Şiiri

Konusu 'Karışık Şiirler' forumundadır ve EjjeNNa tarafından 22 Ocak 2016 başlatılmıştır.

  1. EjjeNNa Administrator


    Mustafa Kemal

    Mustafa Kemal'i gördüm düşümde,
    Daha, diyordu.
    Uğruna şehit olasım geldi hemen
    Sabaha, diyordu.

    Al bir kalpak giymişti al,
    Al bir ata binmişti, al,
    Zafer ırak mı ? dedim,
    Aha, diyordu.

    Fazıl Hüsnü DAĞLARCA


    Atatürk

    Yapraklar dökülür kasımlarda,
    Yeller uğuldar vadilerde, ne çıkar,
    Bir özgürlüksün çağlara en güzelinden,
    Sen bayrak bayrak fikirsin,
    Ölüşün diriliştir yeniden.
    Başak saçlarında Anadolu'm,
    Gözlerinde yurdumun denizleri,
    Sen yarınlara uzanmış ışık,
    Savaşta kartal, barışta defne çelengi,
    Sen sonu yenmiş zamansın.
    Sende çarpar, sende düşünür Türkiye'm,
    Sende büyür kucaklar,
    Ulusun beyni, toprağın yüreği,
    Kemal Paşam, Atatürk'üm !
    Sen mayıslarda doğan güneş,
    Evrenimin sabahı, damarımın kanı,
    Sen mavilerde yeşeren yapraksın,
    Bir yolsun sevgi, sevgi
    Sen her mevsimde açan baharsın !

    M.Güner DEMİRAY


    Mustafa Kemal


    - Dağ başını efkâr almış
    Gümüş dere durmaz ağlar -
    Gözyaşından kana kesmiş gözlerim;
    Ben ağlarım. Çayır ağlar, çimen ağlar.
    Ağlar-ağlar: Cihan ağlar
    Mızıkalar iniler: Irlam-ırlam dövülür
    Altmış üç ilimiz: Altmış üç yetim
    Yıllar gelir-geçer: Kuşlar gelir-geçer
    Her geçen seni bizden parça-parça götürür
    Mustafa'm! Mustafa Kemal'im!

    Diz dövdüm:
    Gözlerimin şavkı gitti Sakarya'nın suyuna.
    Sakarya'nın suları namım söyleşir.
    Hemşehrim Sakarya! Öksüz Sakarya!
    Ankara'dan uçan kuşlar
    - "Kemal'im" der, günler-günü çağrışır.
    Kahrolur. Bulutlara karışır.
    Gök bulut, yaşmak bulut.
    Uca dağlar, dev-boyunlu morca dağlar
    Divan durmuş bekleşir
    Mustafa'm! Mustafa Kemal'im!

    Nasıl böyle varıp geldin? Hoş geldin!
    Çıngı kaymış, yalazlanmış gözlerin
    Şol yüzünde güneş-südü sıcaklık.
    Ellerinden öperim Mustafa Kemal.
    Senin dalın yağrağın, biz senin fidanların.
    Biz, bunları yapmadık.
    Sen elbette bilirsin, bilirsin Mustafa Kemal:
    Elsiz-ayaksız bir yeşil yılan.

    Yaptıklarını yıkıyorlar Mustafa Kemal!
    Hani bir vakitler Kubilay'ı kestiler.
    Çün buyurdun! Kesenleri astılar
    Sen uyudun. Asılanlar dirildi.
    Mustafa'm! Mustafa Kemal'im!

    Karalar kuşanmış Karadeniz akmam diyor.
    Dokunmayın! Ağlamaktan bıkmam diyor.
    Bu gece kıyamet gecesi.
    Bu vapur Bandırma vapuru.
    Yattığı yer nur olsun Mustafa Kemal
    Ben ölümden korkmam diyor
    Korkmam diyen dilleri: Toz oldu-toprak oldu.
    Değirmen döndü dolandı: On yıl oldu.
    Bir kusur işledik, bağışlar mı kimbilir;
    O bize öğretmedi kazan kaldırmasını.
    Günahı-vebali öğretenin boynuna
    Erdirip-olduran'a ana-avrat sövmesini.
    Yüreğim kırıldı, kanım kurudu.
    Var git Karadeniz! Var git başımdan.
    Mızıka çalındı: Düğün mü sandın
    Bir yol koyup gideni gelir mi sandın?
    Mustafa'm! Mustafa Kemal'im!

    Ankara'nın taşına bak!
    Tut ki baktım: Uzar gider efkârım:
    Çayır ağlar, çimen ağlar, ben ağlarım.

    Gözlerimin yaşına bak!
    Ankara Kalesi'nde, Rasat-Tepe'de
    Bir akça-şahan, gezer dolanır:
    Yaşın-yaşın mezarını aranır
    Şu dünyanın işine bak!
    - Mustafa'm! Mustafa Kemal'im!

    Attila İLHAN


    Atatürk


    Atatürküm eğilmiş vatan haritasına
    Görmedim tunç yüzünü böylesine geceler
    Atatürk neylesin memleketin yarasına
    Uçup gitmiş elinden, eski makbul çareler

    Nerede İstiklal harbinin o mutlu günleri
    Türlü düşmana karşı kazanılan zaferi
    Hiç sanmam, öyle ağarsın bi daha tan yeri
    Atatürküm ben ölecek adam değildim der

    Git hemşerim, git kardeşim toprağına yüz sür
    O'dur karşı kıyıdan cümlemizi düşünür
    Resimlerinde bile melül mahzun görünür
    Atatürküm kabrinde rahat uyumak ister

    Cahit Sıtkı TARANCI


    Atatürk


    Türk'ü ölümden
    O'dur kurtaran
    O'dur yeniden
    Türklüğü kuran
    Bu memleketi
    Cumhuriyeti
    Atatürk etti
    Bize armağan

    Hasan Ali YÜCEL


    Mustafa Kemal'in Kağnısı


    Yediyordu Elif kağnısını,
    Kara geceden geceden.
    Sankim elif elif uzuyordu, inceliyordu,
    Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar,
    İnliyordu dağın ardı, yasla,
    Her bir heceden heceden.

    Mustafa Kemal'in kağnısı derdi, kağnısına
    Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı.
    Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifçik,
    Nam salmıştı asker içinde.
    Bu kez yine herkesten evvel almıştı yükünü,
    Doğrulmuştu yola önceden önceden.

    Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif,
    Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar,
    Kocabaş, çok ihtiyardı, çok zayıftı,
    Mahzundu bütün bütün Sarıkız, yanısıra,
    Gecenin ulu ağırlığına karşı,
    Hafiftiler, inceden inceden.

    İriydi Elif, kuvvetliydi kağnı başında.
    Elma elmaydı yanakları, üzüm üzümdü gözleri,
    Kınalı ellerinden rüzgar geçerdi daim;
    Toprak gülümserdi çarıklı ayaklarına.
    Alını, yeşilini kapmıştı, geçirmişti,
    Niceden, niceden.

    Durdu birdenbire Kocabaş, ova bayır durdu,
    Nazar mı değdi göklerden, ne?
    Dah etti, yok. Dahha dedi gitmez,
    Ta gerilerden başka kağnılar yetişti geçti gacur gucur
    Nasıl dururdu Mustafa Kemal'in kağnısı
    Kahroldu Elifçik, düşünceden düşünceden.

    Aman Kocabaş, ayağını öpeyim Kocabaş,
    Vur beni, öldür beni, koma yollarda beni.
    Geçer götürür ana, çocuk, mermisini askerciğin,
    Koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım.
    Bak hele üzerimden ses seda uzaklaşır,
    Düşerim gerilere, iyceden iyceden.

    Kocabaş yığıldı çamura,
    Büyüdü gözleri, büyüdü yürek kadar,
    Örtüldü gözleri örtüldü hep.
    Kalır mı Mustafa Kemal'in kağnısı, bacım.
    Kocabaşın yerine koştu kendini Elifçik,
    Yürüdü düşman üstüne, yüceden yüceden.

    Fazıl Hüsnü DAĞLARCA


    Atatürk

    Üstümüze gece gündüz kol geren,
    Bize güzel, iyi günler gösteren,
    Türk iline yeni baştan can veren
    Kimdir diye sorarlarsa : Atatürk.

    Yurdumuzu aydınlatan sabahlar,
    Düşmanlara korku veren silahlar,
    Tersaneler, fabrikalar, tezgahlar,
    Göze çarpan her ne varsa : Atatürk.

    Tanrı gibi görünüyor her yerde,
    Topraklarda, denizlerde, göklerde.
    Gönül tapar kendisinden geçer de
    Hangi yana göz dalarsa : Atatürk.

    Babasından önce onun adını
    Öğretiyor oğluna Türk kadını,
    Ondan aldık yaşamanın tadını,
    Bahtiyarız, bahtiyarsa Atatürk.

    Faruk Nafiz ÇAMLIBEL


    Mustafa Kemaller Tükenmez

    Tükenir elbet,
    Gökte yıldız, denizde kum tükenir.
    Bu vatan, bu topraklar cömert,
    Kutsal bir ateşim ki ben sönmez,
    İnanın Mustafa Kemaller tükenmez.

    Ben de etten kemiktendim elbet,
    Ben de bir gün göçecektim elbet.
    İki Mustafa Kemal var iyi bilin,
    Ben işte o ikincisi, sonsuzlukta
    Ruh gibi bir şey, görünmez;
    İnanın Mustafa Kemaller tükenmez.

    Hep kardeşliğe, bolluğa giden yolda,
    Bilimin, yapıcılığın aydınlığında,
    Güzel düşünceler, soyut fikirlerde ben.
    Evrensel, yepyeni buluşlarda,
    Geriliği kovmuşum ben, dönmez;
    İnanın Mustafa Kemaller tükenmez.

    Başın mı dertte, beni hatırla,
    Duy beni en sıkıldığın an.
    Baştan sona her şeyiyle bu vatan,
    Sakın ağlamasın Kasımlarda.
    Fatihler, Kânuniler ölmez;
    İnanın Mustafa Kemaller tükenmez.

    Halim YAĞCIOĞLU
     



Sayfayı Paylaş