Ceyhun Yılmaz Şiirleri

Konusu 'En Güzel Şiirler' forumundadır ve SeçiL tarafından 7 Şubat 2016 başlatılmıştır.

  1. SeçiL Well-Known Member


    Ceyhun Yılmaz'ın Birbirinden Güzel Şiirleri

    Prensesim


    Kış geldi yine
    Aylardır görmediğim botlarıma bakınca anladım
    Aynı soğuklukla bekliyordu beni
    Şimdi gitti tenlerin yanması
    Herkesde beyaz bir hüzün sarıdan bozma
    Bu kış bana dokunma
    En ağırı sanki
    Yaşanmışlıklar birikince kış daha da üşütüyor beni
    Birilerinin yokluğunu hissediyor insan
    Günahları geliyor aklına
    Hani kimseye söylenmeyen
    Söylenmedikçe büyüyen
    Masum gibi göründüğümüz her an daha da acıtıyor
    Ya bu acıyla yaşayıp büyüteceksin kendinle o acıyı
    Ya da ne var ne yok dökeceksin ortaya
    Pisliklerin içinde yaşanıyor sevgiler
    Atmak lazım dışarı
    Bendim o kız çocuğunu ağlatan
    Bendim tek başıma doyan
    Bendim her aşkta gizli gizli ağlayan
    Ya sen?
    Hala prensesim deme, artık inanmam.


    Gelme

    gidiyorum işte
    bek ne gelmeyişin öksüz ne de yokluğun
    gidiyorum işte
    hep beklediğin yere
    geleceğin varsa da artık gelme
    sakın gelme , hiç gelme
    ben sana gelene kadar sen kimseye gitme


    Biz

    böyle insanlarız biz hüznü ekmek yapanlardan
    kahkalarımız bozmaz kafiyeleri
    öyle bir güleriz ki hüzün bile borç bilir
    tebessümü halimize
    biz bir seni anlayamadık
    gülüşünle dertlerimizin üstüne alırdın
    gittiğinde yağan yağmur kopardı
    sakladığımız fırtınayı
    biz senin gidişini anlayamadık
    biz ki vedaları selam yapanlardandık
    biz bir seni selamlayamadık


    Ölüm

    kaç sabahtır geceye uyanıyorum
    ne oldu güneşe aynalara yokum
    dumanı tüten çay bardaklarına dokunuyorum
    eilmi ısıtmıyor
    ağlayınca fark ettim
    gözyaşlarım yanaklarımı ıslatmıyor
    yüreğimde bir ağrı
    bir tek onu hissediyorum
    hissedince anlıyorum
    keşke feda edebilseydim sana
    sımsıkı sarılıp güzel saçlarını koklayıp gitseydim
    ölmüşüm ben bebeğim ölmüş
    herkesin korktuğu gün bana bugünmüş


    Özledim

    İki güneş geçti bir gece
    Biraz yağmur bana
    Ben biraz yağmura
    Sevdiğim bir şarkı çıktı radyoda
    Yarısına ben eşlik ettim
    Yarısına gözlerim
    Anlatmak istemiyorum ama
    Ben seni burada
    Çok Özledim!!!


    Söylüyorum

    beni almadılar bugün gönlünden içeri
    bir keder geldi yumuruğuyla tam boşluğuma vurdu
    bilemedi keder boş değildi orası
    sen vardın , sen ağrıdın
    bazen yoktun
    sen vardın , sen yoktun
    bir vardın bir yoktun
    söylesem sana derdimi belki sarılır öpersin beni
    söylemeden vurdun bana
    şimdi duymayacaksın ama
    söylüyorum
    Seni Seviyorum


    Dilenci

    en yakın deniz kenarına atıyorum kendimi
    her dalga halime üzgün
    her dudakta bana tebessüm
    ne vardı diyorum ne vardı
    şu kaldırımlarda resmin olsaydı
    eğilip öperken ben
    görenler varsın dileniyorum sansaydı


    Sonbahar

    sonbaharın en eylülü içimde
    her bastığım kuru yaprak
    sen olup o eski şarkıyı hatırlatıyor bana
    kolumda senden çaldığım tebessüm
    uyutup büyütüyorum onu
    bir namussuz rüzgar peşimde
    saçlarımı ensemden okşayıp yanağımdan öpüyor
    gülümsetiyor beni
    sen yoksun ve sensin şarkıda ağlayıp üzüldüğüm?
    böyle mi bitecekti bu şiir bir tanem böyle mi bitecekti bu şiir
    son hecesi hüzün...


    Belki Unuturum Seni

    Herkesin Uyuduğu Saatte Uyuyamadım Bile
    Uyku Tutmadı..!
    Yüzüme Sürdüğün Elin..
    Sıcaklığı Hala Duruyor Yanağımda Desem,
    Durmaz!
    Çok Gözyaşı Aktı Üstüne
    O Ellerin Üşüdü Mü Bensiz Desem,
    Üşümez..!
    Kim Bilir Kimi Isıtır Yine..?
    Ne Acı Bu Hayat
    Bana Kalsaydı Sıcaklığın..?
    Başka Biri Isıtsa Desem,
    Belki ! ! ! Unuturum Seni..
    Herhangi Biri, Herhangi Bir Yer Olsa,
    Belki ! ! ! Uyuturum Beni

    OLMUYOR, OLMADI..!
    Kaçtığım Kadar Yakalandım
    BU GECE YİNE UYKU TUTMADI..


    Sen bir kere gittin,

    Ben hergün uğurluyorum seni.
    Ellerim birbirine düşman.
    Başkaları zaten yabancı.
    Bir sokak lambasını söndürdüler,
    Sarı rengi çıkardılar hayatımdan.
    Her yazdığım okuyana bıçak.
    Parmak izlerinden tanıdılar seni,
    İsmini ben söylemedim ki.
    Gazetede bir resmini gördüm,
    Çenen yukarıda yürüyordun belli
    Adımların emin,
    Nasıl üşüdüm...
    Sen bir gittin,
    Ardından temmuzu da götürdüler.


    Ayrılıyorum

    Bazen dostlarım soruyorlar...
    Ne zamandır yalnızsın.
    Sahi siz ne zaman ayrilmiştiniz diye,
    Ocak diyorum buz gibi bir kıştı..
    Bir pencerenin önünde duydum ayrilik haberini.
    "o artik yok." gibi bir cümle döküldü dudaklarimdan...efkar..
    Dostlarim soruyor bazen siz ne zaman ayrilmiştiniz diye,
    Ağustos diyorum kan ter içerisinde kalmiştim.
    Ellerimden poşet gibi torba gibi önemsiz birşey kayip gidiverdi..
    Dostlarim bazen soruyorlar ne zaman ayrildiniz siz sahi.
    Bahar diyorum, bazi çiçekler açıp açmamakta kararsizdi.
    Geçikmiş yağmurlar vardi..
    birden bire gitti...
    Dostlarim soruyor bazen ne zaman ayrilmıştınız diye;
    Son bahardı diyorum.. galiba eylül
    Baba olmayi bekleyen gözleri ışık ışık
    Avazi cıktıgı kadar bağirmayi hazırlanan
    Neşe içerisinde bir adamdım...
    ''anneyi ve bebeği kaybettik'' dedi
    sana çok benzeyen bir hemşire
    dostlarim soruyorlar ne zamandır yalnızsın,
    ne zaman ayrildin sen diye..bilmiyorum...
    her soruldugunda yalan söylüyorum..
    galiba ben her sabah uyandigimda
    Senden yine ayriliyorum...


    Sen bana niye kızdın ki?

    Ne yani sahiden böyle mi gidiyorsun?
    Ama ben hazır değilim ki sensizliğe
    Beslediğim kuşlara ne derim?
    Gitmesen ben belki bekleyemem
    Özlediğim iç çekişleri,
    Beklediğim cevapsız telefonları
    Ve dünden ağır bugünleri
    Yalnız yalnızlıklarla nasıl taşırım ben?
    Sigaramdan duman çıkmazsa birgün
    Ben dünden de üzgünüm...
    Bilme diye bulutlara aşık gibi bakıyorum gökyüzüne
    Sen sev diye nerde başka sevda görsem
    Elimle kapatıyorum yüzümü
    Ama sen hiç sormuyorsun ki hüznümü
    ''Seni Seviyorum'' hep sen bilmiyorsun
    Güneş varken ısınmaz her sevginin içi
    Soğukta ayırırsın gülümseyişimi
    Hüzünden gözleri yağmur rengi bu aşkın
    Ağladığında görünmez bu yüzden
    Anlamıştım zaten, durmazdın baktığım yerde
    Biliyorum olmazdı, kirpiklerin yüzüme değmezdi!
    Bile bile sevdim heyecanlanmayı
    Güzeldi, sevgim çok güzeldi
    Yüreğimin seni sevmesini sevdim
    Sen bana niye kızdın ki?...


    Bende Gelsem Sevgilim Beraber Terk Etsek Beni
    İstanbul dokuz renk bu gece
    ve hepsi siyahın üstünde.
    Uyuduklarım geliyor aklıma.
    Bir gün uyanmadığımı düşündükçe.
    Utanıyorum esnemelerimden.
    Ayrı kaldığımız her gün.
    Tek Düşündüğüm....
    Acaba sorar mı biri seni.
    Gitti diyemem ki...
    Sen niye gitmedin diyene
    Hala cevabım zor.
    BENDE GELSEM SEVGİLİM?
    BERABER TERK ETSEK BENİ?...


    Gözlerine bakarken...
    Umurumda değil mevsimler
    Gülüşün hep deniz kenarı bana
    Sen bir adım attığında göreceksin
    Elinde balonlarla bekleyen
    O adam benim
    Aldığım en derin nefessin sen
    Dudaklarının dudaklarımdaki işgali
    Hala yüreğimde
    Nefes alıyorum ama
    Hala bulamadım seni
    Ben sana yanarken şimdi...
    Sen kim bilir nerede üşüyorsun


    Vefa't

    Artık uzak bir yerde nefes alıp veriyorsun
    Hiç bir şeyin hatırı yokmuş gibi
    Gülümsüyorsun sahte yüzlere
    ve ben...
    Hala güveniyorum geri gelmeyişine
    Ondan gülümsüyorum....
    Beklemiyorum ki artık seni
    Senin gibisi gelmez demiştim
    Senin gibisi gelmesin zaten
    Bir kere fazladan öldüm
    Bir kere daha istemiyorum
    Ama sen beni düşündükçe
    Unutamayacaksın biliyorum
    ve ben...
    Seni düşündükçe
    Unutmaya başlıyorum
     



Sayfayı Paylaş