Çete

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve RüzGaR tarafından 20 Ekim 2007 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    TurkeyArena

    ÖZET:

    Bu roman; Çarlık Rusya'sından kaçan mülteci Nina'nın hayatını ve bir Türk subayı olan Kıran Beyin sergüzeştini anlatmaktadır. Olaylar; Suriye, Lübnan, Antep, Adana bölgesinde cereyan etmektedir.
    Albay Bremand, yüzbaşının hanımı olan Nina'ya, Türk Ordusunun her tarafı yağmaladığını söylemektedir. Nina'nın amacı ise albaydan ordular (Türk-Fransız orduları) hakkında gereken bilgileri almaktır. Nina, daha sonra bir gişeden Beyrut'tan Adana'ya nasıl gidebileceğini sorar. Fransızların isteği dışında gitmek isteyen kadın şüphesiz bir Fransız dostu değildir. İçlerinde bir Ermeni vardır. Geceyi bir otel odasında geçiren Nina, Bekirof'tan Adana'ya gidilecek yol hakkında bilgi alır. Yollar hep çeteler tarafından tutulduğu için Nina uygun zamanı beklemeye başlar.
    Adana Sultanisi (Lisesi) Fransızca Öğretmeni Nezih SUAD, akşam evine dönerken evinin kapısında çarşaflı birisini görür. Ona kim olduğunu sorar. O da:"Seni almaya geldim." der. Çarşaflı kişi kadın değil erkektir. Tabancasının içinden Demir Beyin gönderdiği mektubu çıkarıp Nezih Beye verir. Mektupta şunlar yazılıdır: "Vaadini tutuyorsan seni cepheye çağırıyorum. Yoksul'a uy, beni bul." Yoksul, Nezih'i Adana'dan alıp Demir Beyin karargâhına götürür. Burada Binbaşı Demir, Nezih'i bağrına basar; ona sorumlu olacağı bölgeleri gösterir ve oralar hakkında kendisine bilgi verir.
    Generalin balosuna davetli misafirler Çarlık Rusya'sından söz etmektedirler. Herkes kendi soyu hakkında mübalağalı konuşmaktadır. Nina, güzelliğiyle etrafındaki insanları âdeta büyülemektedir. Albay, Fransız Mühendisten Nina hakkında bilgi almaya çalışır. Albay, Nina'ya yaklaşarak ona, en kısa zamanda eşine kavuşacağını müjdeler. Hemen akabinde albay, Nina'ya Lübnan'ı ve Şam'ı nasıl bulduğunu sorar. Nina pek güzel bulmadığını söyler, ayrıca kendi soyunun da Cengiz Hana dayandığını söyler.
    Nezih Bey ile Yoksul'u Öksüz karşılar. Yoksul, çeteye yeni kumandanları Kıran'ı (Nezih Beyi) tanıtır. Artık çetenin yeni komutanı Kıran Bey'dir. Çete hakkında Yoksul ile Öksüz'den bilgi alan Kıran Bey, az zamanda kendisini çetesine sevdirmeyi başarır. Ovaları Öksüz, dağları ise Yoksul çok iyi bilmekte ve de tanımaktadır. Çete, İskenderun'dan Hamam ve Katma'daki işgal kuvvetleri merkezlerine yiyecek ve gereç götüren konvoyun önünü keserek, konvoyu vurur. İşgal ordusuna yardım ettiğini bildikleri bir Arap köyünü yakarlar. Bu, çeteciliğin gereklerindendir. Bu olaydan sonra Kıran Beyin çetesinin ünü her tarafa yayılır. Suriye'de Fransız işgaline karşı koyan Arap çeteleri kendisine adamlar gönderirler, dağlarda ziyafet çekerler. İşgal kumandanları Kıran Beye, Cengiz Hanın torunu demeye başlarlar. Ova ve dağ Türkleri ise kendisine bir Yavuz Selim yüzü yakıştırırlar. Bu sırada işgal güçleri büyük bir harekât hazırlığına başlamıştır. 6 Mart 1921'de Tataluşağı Savaş'ı olur. İşgal kuvvetleri bu çarpışmada darmadağın olurlar ve kumandanları Albay Derigoin de vurulup ölür.
    Savaştan hem galip hem de mağlup çıkan Kıran Beyin çetesi, savaşı unutup dinlenmeye başlar. Yoksul ile Öksüz, sahile inip etrafı gözetlemektedirler. Her taraf zifiri karanlıktır. Sahile yanaşmakta olan iki tane gemi görürler. Gemilerin birinden kavga ve gürültü sesleri gelmektedir. Bu sırada gemiden hızla uzaklaşmakta olan birisini görürler. Gemidekiler, kaçan kişiye ateş etmektedirler. Yoksul ile Öksüz bu ateşe karşılık vererek gelen kişiye yardımcı olurlar. Gelen kişi erkek değil kadındır. Bu kişi Nina'dır. Gözlerini açtığında karşısında iki kişi görür. Bunlar, hayatını kurtaran Öksüz ile Yoksul'dur. Nina yaşadığına inanamamaktadır. Başından geçenler bir film şeridi gibi gözlerinin önünde canlanıverir. Ölümden dönüşünü bu iki kişiye borçludur. Bunlar Nina'yı Şilan Kalesi'ne, Kıran Beyin yanına götürürler. Kıran Bey, Nina hakkında hiçbir şey bilmemektedir. Ona sorduğu sorular yanıtsız kalmaktadır. Nina, Kıran'dan kaleyi gezmek için izin alır. Kale gezisinde kendisine Öksüz refakat eder. Nina'nın Türkçe konuştuğunu duyan Öksüz, durumu hemen Kıran'a bildirir. Bu durum onların sık sık görüşmelerine neden olur. Böylece Nina ile Kıran arasında büyük bir aşk doğar.
    Nina ile Kıran arasında yaşanan aşkın macerası Öksüz ile Yoksul'un dönmesiyle birlikte sona erer. Çünkü Kıran, Nina'yı Fransızlara teslim edecektir. Ayrılık her ikisine de zor gelmektedir. Ayrılalı henüz birkaç saat olmuştur. Nina, Kıran'a etraflarının çevrili olduğunu söylemek için geri döner. Düşman kuvvetleriyle kıyasıya yapılan çatışmadan sonra Kıran Beyin çetesi galip gelir. Bu galibiyette Nina'nın büyük rolü vardır. 1921 yılının ekim ayında Ankara Antlaşması imzalanır ve Kıran Beyin çetesi de ortadan kaybolur. Savaştan sonra Kıran ile Nina evlenerek aşklarını ölümsüzleştirirler. Gülcihan adında bir kızları olur ve bunlar Hatay'a yerleşerek mutlu bir şekilde yaşamlarını sürdürürler.
     



Sayfayı Paylaş