Cenap Şahabettin Özlü Sözler

Konusu 'Diğer Mesajlar' forumundadır ve Seçkin tarafından 1 Haziran 2015 başlatılmıştır.

  1. Seçkin Well-Known Member


    Cenap Şehabettin ve Özlü Sözler

    Cenap Şahabettin, (d. 21 Mart 1870 Manastır- ö. 12 Şubat 1934 İstanbul) Servet-i Fünun dönemi şairi ve yazarıdır. Edebiyat-ı Cedide'nin önde gelen temsilcilerindendir

    Ağaçların çiçekler gözü, kuşlar dilidir.

    Akıl yaşta değil baştadır. Fakat aklıbaşa yaş getirir.

    Akılsız güç, yıkabilir ama yapamaz.

    Aşk, kalbimizin saygısız misafiridir. Bize sormadan gelir bize sormadan gider.

    Aynaya pek çok bakan, kusurlarını pek az görür.

    Çok sakladığımız yemek bizden ekşimek suretiyle intikam alır.

    Çok yazan değil, güzel yazan yaşar.

    En geveze kuş ümitdir. Kalbimizde hiç susmaz.

    Gerçekleri güneşe benzetirler, doğrudur. Gözlerimizi yaralar korkusu ile çok kez bakamayız.

    Göz, bazı dimağların penceresi, bazılarının dürbünü ve bazılarının da aynasıdır.

    Güç olan kahramanca ölmek değil, turkeyarena kahramanca yaşamaktır.

    Gündüz kandilini hazırlamayan, gece karanlığa razı demektir.

    Haset, başkasının balını kendi ağzına zehir etmektir.

    Hayat bir tabur vukuattır; kumandanı: tesadüf.

    Hayat merdivenlerini çıkarken, insanlara iyi davranalım. Çünkü inerken gene aynı insanlara rastlayacağız.

    Hayatta en zor şey, gayesiz insanlarla birlikte yaşamak mecburiyetinde kalmaktır.

    Her gelişi sevinç uyandıran iki misafir vardır: Servet ve şöhret.

    Her güzel çiçeğin etrafında kötü otlar biter.

    İftirak (ayrılık), her şiir-i muhabbetin son mısraıdır.

    İnsan yükseğe çıktıkça pantolonundaki yamanın görünme ihtimali artar.

    İnsan, genellikle başkalarına sürmek istediği çamura bulanır.

    İnsan, sevdiğinden korkar, fakat korktuğunu sevemez.

    İyiliği yalnız iyiler anlar, fenalığı herkes.

    Karnı açlardan ziyade kalbi açlara acırım.

    Kartalın beğenmediğini kargalar kapışır.

    Kavak ağacını beğenen ve seven pek az kişi gördüm, çünkü dosdoğrudur.

    Köpeğe gem vurma, kendini at sanır.

    Kusurumuz ne kadar çoksa, başkalarında o kadar kusur ararız.

    Sırasında okşayan el kadar, sırasında döven el de öğülmeye layıktır.

    Soylu musun? Geçmişini kağıt üzerinde değil hayatında göster.

    Şen adam güneşe benzer, girdiği yer aydınlanır.

    Şüphe, bir ışığa doğru koşmaktır.

    Şüphe, hummalı hastaya benzer; uyumaz, uyuyamaz, uyutmaz, dalsa da korkuslu rüya görür.

    Tevazu yaşmağa benzer: Örterek güzelleştirir.

    Ümitsiz yürek, petrolsüz lambaya benzer, hiçbir şeyle aydınlatılamaz.

    Yalnız kendi nefsini düşünerek dost arayan, hizmetçi arıyor demektir.

    Yalnız seni sevenleri sevmek sevgi değil, değiş tokuştur.

    Yasak, arzu doğurur.

    Yazısı ile okuyucularını yükseltmeyen yazar ancak bir katiptir.

    Yerinde sayanlar, yürüyenlerden fazla ayak patırtısı yaparlar.

    Yüksek tepelerde hem yılana, hem kuşa rastlayabilirsiniz, biri sürünerek, öteki uçarak yükselmiştir.

    Zamanın en büyük kahrı nisyan (unutma) ve en büyük lütfü de odur.

    Zekasız kuvvet yıkabilir, fakat yapamaz.
     



Sayfayı Paylaş