Can Yücel Şiirleri

Konusu 'En Güzel Şiirler' forumundadır ve SeçiL tarafından 5 Mart 2016 başlatılmıştır.

  1. SeçiL Well-Known Member


    Can Yücel'in Bilinen En Güzel Şiirleri

    SENG-İ DERYA


    Daldı gözlerim
    Denizin o tirşe ve hareli gözlerine
    Derken Poseydon'la beraber
    Kaldırıp başlarımızı güneşin
    Gülkokusu bacaklarına baktık

    Derken martılar geçti
    Sıyırarak suları yanımızdan
    Karşı sahilde akşamla yanan
    Beş pare cama gömmek için bizi...


    ÖZLEDİM SENİ

    özledim seni...
    ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
    beynimi uyuşturuyor özlemin...
    çok sık birlikte olmasak bile
    benimle olduğunu bilmenin
    bunca zamandır içimi ısıttığını
    yeni yeni anlıyorum
    Yokluğun,
    Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp
    mütemadiyen bir boşluğa
    Sabahları seni okşayarak başlamaları
    aksamları her isi bir kenara koyup
    seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;
    oynaşmalarımızı,
    yürüyüşlerimizi,
    sevimli haşarılığını,
    çocuksu küskünlüğünü...
    Nasılda serttin başkalarına karşı
    beni savunurken;
    ve ne kadar yumuşak
    bir çift kısık gözle kendini
    ellerimin okşayışına bırakırken
    Gitmeni asla istemediğim halde
    buna mecbur olduğunu görmek
    ve sana bunları söylemeden
    ''git artık'' demek
    ''beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk
    kavuşacaksın mutluluğa''
    demek sana nede zor
    seni görmemek ve belki yıllar sonra
    karsılaştığımızda
    bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...
    yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek....


    SEVGİ DUVARI

    sen miydin o yalnızlığım mıydı yoksa
    kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi
    dilimizde akşamdan kalma bir küfür
    salonlar piyasalar sanat sevicileri
    derdim günüm insan içine çıkarmaktı seni
    yakanda bir amonyak çiçeği
    yalnızlığım benim sidikli kontesim
    ne kadar rezil olursak o kadar iyi
    kumkapı meyhanelerine dadandık
    önümüzde altınbaş altın zincir fasulye pilakisi
    aramızda görevliler ekipler hızır paşalar
    sabahları açıklarda bulurlardı leşimi
    öyle sıcaktı ki çöpçülerin elleri
    çöpçülerin elleriyle okşardın beni
    yalnızlığım benim süpürge saçlım
    ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi
    baktım gökte bir kırmızı bir uçak
    bol çelik bol yıldız bol insan
    bir gece sevgi duvarını aştık
    düştüğüm yer öyle açık seçik ki
    başucumda bir sen varsın bir de evren
    saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
    yalnızlığım benim çoğul türkülerim
    ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi


    Bağlanmayacaksın

    Bağlanmayacaksın bir şeye
    Öyle körü körüne
    “O olmazsa yaşayamam” demeyeceksin
    Demeyeceksin işte
    Yaşarsın çünkü
    Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki
    Çok sevmeyeceksin mesela
    O daha az severse kırılırsın
    Ve zaten genellikle o daha az sever seni
    Senin O’nu sevdiğinden.

    Çok sevmezsen çok acımazsın
    Çok sahiplenmeyince
    Çok aitte olmazsın hem
    Çalıştığın binayı
    Masanı, telefonunu, kartvizitini
    Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.

    Gökyüzünü sahipleneceksin,
    Güneşi, ayı, yıldızları
    Mesela kuzey yıldızı
    Senin yıldızın olacak
    “O benim” diyeceksin
    Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin..
    Mesela gökkuşağı senin olacak

    İllede bir şeye ait olacaksan,
    Renklere ait olacaksın,
    Mesela turuncuya,
    Yada pembeye,
    Ya da cennete ait olacaksın.
    Çok sahiplenmeden
    Çok ait olmadan yaşayacaksın
    Senin değillermiş gibi davranacaksın
    Hem hiçbir şeyin olmazsa
    Kaybetmekten de korkmazsın
    Onlarsızda yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın
    Çok eşyan olmayacak mesela evinde
    Paldır küldür yürüyebileceksin
    İlle de bir şeyleri sahipleneceksen
    Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin

    Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi
    Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat
    İlişik yaşayacaksın
    Ucundan tutarak..


    SEN SENİ

    sen seni seveni
    görmeyecek kadar
    körsen seni
    seven seni
    sevdiğini söyleyecek
    kadar gururludur


    ANLADIM

    Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını kendimi bulduğumda
    anladım.
    Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış
    Kendi yolumu çizdiğimde anladım..
    Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat okuyarak dinleyerek değil..
    Bildiklerini bana neden anlatmadığını anladım.
    Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış
    Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..
    Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden
    Neden hiç ağlamadığını anladım..

    Ağlayanı güldürebilmek ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş
    Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım..
    Bir insanı herhangi biri kırabilir ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş
    Çok acıttığında anladım..
    Fakat hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını
    Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım..
    Yalan söylememek değil gerçeği gizlememekmiş marifet
    Yüreğini avucuma koyduğunda anladım..
    ”Sana ihtiyacım var gel ! ” diyebilmekmiş güçlü olmak
    Sana ”git” dediğimde anladım..
    Biri sana ”git” dediğinde ”kalmak istiyorum” diyebilmekmiş sevmek
    Git dediklerinde gittiğimde anladım..

    Sana sevgim şımarık bir çocukmuş her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan
    Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..
    Özür dilemek değil ”affet beni” diye haykırmak istemekmiş pişman olmak
    Gerçekten pişman olduğumda anladım..
    Ve gurur kaybedenlerin acizlerin maskesiymiş
    Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış
    Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
    Ölürcesine isteyen beklemez sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi
    Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım..
    Sevgi emekmiş
    Emek ise vazgeçmeyecek kadar ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş…

    CAN YÜCEL
     



Sayfayı Paylaş