Çalışmakla İlgili Atasözleri

Konusu 'Diğer Mesajlar' forumundadır ve Seçkin tarafından 6 Ağustos 2015 başlatılmıştır.

  1. Seçkin Well-Known Member


    İşleyen demir ışıldar (pas tutmaz): Durağan durumdan hareketli duruma geçmek ve çalışmak, insandaki hantallığı, isteksizliği ve uyuşukluğu söküp atar; onu canlı, yetenekli ve verimli kılar Ruhen ve bedenen güçlendirdiği gibi, maddî yönden de kazançlı yapar

    Akan su yosun tutmaz: Bilinen bir şey ki, devamlı akan su kendini ve yatağını temiz tutar; hareketsiz ve birikinti hâlinde olan su da aksine mikrop ve pisliği bünyesinde taşır Denebilir ki hareketlilik, canlılık ve çalışkanlık insanı canlı ve üretken yapar; iyimser kılar, kötülükten uzak tutar, düşkünlüğünü önler; böylece de o insan hem kendine, hem de başkalarına yararlı olur

    Lafla peynir gemisi yürümez: Maksada ulaşmak, ancak çalışmakla olur Bir kişinin “Şöyle yaparım, böyle ederim…” diye söylenmesi hiçbir işi hâlletmez Ancak söylediğini yapanlar sonuca ulaşır Aksi takdirde boş laflar, atıp tutmalar ve kuru övünmeler ile iş yürümez. Yapamayacağı şeyleri çok kolaymış gibi anlatarak olduğundan büyük görünmek isteyen kişiler hakkında söylenir

    Lafla pilav pişerse, deniz (dağ) kadar yağı benden: Söz söylemek, iş görmeye ve başarı elde etmeye yetmez Çalışarak hedefe ulaşılabilir Yoksa söz söylemeye gelince herkes yüksekten atabilir İnsanların olduklarından daha üstünmüş gibi görünmeleri hiçbir işi hâlletmez Eğer bu tutum geçerli bir yol olsaydı, kişiler birbirlerinden daha fazla palavra söyleyerek başarılı olurlardı Marifet çalışmak, didinmek ve gayret saf etmektedir. Kuru sözler ile kendini övenlere karşı bir ikaz sözü olarak söylenir

    Zahirenin ambarı sabanın ucundadır: Hangi iş olursa olsun, olumlu sonuç açısından mutlaka yeterli bir emeği, özenli bir çalışmayı gerekli kılar sözgelimi bir çiftçinin bol ürün alabilmesi için toprağını en iyi şekilde sürmesi, işlemesi ve çok çalışması gerekir

    Zahmetsiz rahmet olmaz: Sıkıntı çekmeden, güçlüklere göğsü germeden, yorulup emek vermeden, uğraşıp didişmeden, kimi masraflara da girmeden olumlu, güzel, hoş bir sonuç elde etmek mümkün değildir Unutmayalım ki, Yüce Allah, çalışanları sever; onlara rahmet eder.

    Açık ağız aç kalmaz: Çalışan, didinen, ne istediğini bilen, bıkmadan usanmadan bunu dile getiren kişi geçim yolunu bulur; muhtaç duruma düşmez, aç kalmaz

    Ağustosta gölge kovan, zemheride karnın ovar: Vakit ve fırsat varken (yazın) çalışmayan, tembel tembel oturan, keyfini düşünen kimse, fırsat kaçtıktan sonra, çalışmanın zor olduğu günlerde (kışın) geçim sıkıntısı çeker; perişan olur, aç kalıp yoksul düşer

    Akan su yosun (pislik) tutmaz: Bilinen bir şey ki, devamlı akan su kendini ve yatağını temiz tutar; hareketsiz ve birikinti hâlinde olan su da aksine mikrop ve pisliği bünyesinde taşır Denebilir ki hareketlilik, canlılık ve çalışkanlık insanı canlı ve üretken yapar; iyimser kılar, kötülükten uzak tutar, düşkünlüğünü önler; böylece de o insan hem kendine, hem de başkalarına yararlı olur

    Aç ayı oynamaz: Kendisinden iş beklenilen kimseden emeğinin karşılığı esirgenmemelidir; insan ya da hayvan olsun, çalışan mutlaka doyurulmalıdır.

    Açın gözü ekmek teknesindedir: İnsanın tek amacı, öncelikle kendisi için gerekli, yaşaması için zorunlu olan, yokluğunu çektiği şeyi elde etmektir.

    Emek olmadan yemek olmaz: Özenle ve çok çalışmadan bir şey kazanıp meydana getiremeyiz. Yiyip içmek, harcamak ve kısacası yaşayabilmek için haksız bir yolla değil, alın teri dökerek kazanmamız şarttır.

    Er olan ekmeğini taştan çıkarır: Çalışkan, namuslu, gücüne ve kendine güvenen kişi aç kalmaz; başkasına muhtaç olmamak için en zor işlerde bile çalışır, her zorluğa katlanır, rızkını arayıp bulur.
     



Sayfayı Paylaş