Cahit Sıtkı Tarancı Aşk Şiirleri

Konusu 'En Güzel Şiirler' forumundadır ve SeçiL tarafından 6 Mayıs 2016 başlatılmıştır.

  1. SeçiL Well-Known Member


    Aşk Masalı

    Nerde ne zaman bu hava çalınsa
    Hoş geldi geçmişteki güzel günler
    Nereye gidersen git günlük tasa
    Bırak biraz da şad olsun gönüller

    Beşiktaş'ta gün görmüş bir bahçede
    Nisan akşamlarının en tatlısı
    Sevdiceğim on dördünü sürmede
    Bende gönüllerin en kanatlısı

    Ben delikanlıyım o kız ve dilber
    Bahar kokan o yanıp tutuşan ben
    Şakadan derken dalmışız beraber
    Aşk bahçesine çıkılmaz içinden

    Ölüyorum senin için güzelim
    Nasıl gülüp sokuluyor sahi mi
    Saçlarını okşayan hangi elim
    Kollarımda o yarin kendisi mi

    Çöl olsa aşar dağ olsa yıkarım
    Bizi ayıran kalın duvarları
    Bu acı gerçeğe sonradan vardım
    Gök çoktan yeşildir,dal çoktan sarı

    Bir define var gitsem bulur muyum
    Öpüştüğümüz ağaçlar altında
    Sevmek devam eden en güzel huyum
    İnsan bir kere sever hayatında

    Ben değilim söz açan gelecekten
    Var mı yok mu alemde bir o akşam
    Hiçbir şey istemiyorum felekten
    Bir daha seninle beraber olsam

    Cahit Sıtkı Tarancı


    Aşk

    Açınca baharın dişi gülleri
    Bir başka rüzgar eser bahçelerde
    Dinle çılgınca öten bülbülleri
    Sorma niçin düştüğünü bu derde

    De ki: -Aşktır şadeden gönülleri
    Perişan, berbat eden gönülleri
    Aşk söyletir en yanık türküleri
    Ay buluta girdiği gecelerde

    Cahit Sıtkı Tarancı


    Aşk Adamı

    Dolaştığım denizlerce düşünüyorum,
    Bineceğim son gemi değil midir
    Hayır sahibi omuzlarda giden tabut.
    Herkes gibi teselliye muhtaç olsaydım eğer,
    Derdim ki: 'Elbet bir ağlayanım olur benim de;
    Ramazan geceleri Yasin okuyanım,
    Baharda kabrime menekşe getirenim de.'

    Fakat bütün bunlar da olur,
    Yine tasa etmem,
    Yine kırılmam kimseye.
    Ben aşk adamıyım,
    Sevmeye geldim insanları,
    Gönlümle, elimle, kafamla sevmeye;
    Hesapsız, karşılıksız,
    Ayrılık gayrilik gözetmeden.
    Gün gelip gidersem şayet,
    Öyle severekten gideceğim ki,
    Karanlık kıyılardan bile olsa,
    Candan selamlarım,
    Civarımdan geçecek gemileri;
    Güneşli gemileri;
    Şarkılı gemileri;
    İçlerinde kendim varmışım gibi!

    Cahit Sıtkı Tarancı


    Aşk İle

    Baktım ki gökyüzü baştan başa bulut
    Unut diyor o güzel günleri unut
    Baktım ki deniz her dalgasıyla düşman
    Kuşlar av peşinde balıklar pusuda
    Çok gerilerde kalmış çıktığım liman
    Yok görünürde sığınacak bir ada

    Baktım ki musibet gün gelip çatmış
    Yolcusunda tayfasında şafak atmış
    Ne yelken kâr eder ne kürek ne istim
    Dayandım aşk ile yürüttüm gemiyi
    Aşk ile koskoca dağları düz ettim
    Avladım sonunda o civân kekliği

    Cahit Sıtkı Tarancı


    Desem ki

    Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır,
    Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor,
    Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,
    Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
    Senden kopardım çiçeklerin en solmazını,
    Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
    Sende tattım yemişlerin cümlesini.
    Desem ki sen benim için,
    Hava kadar lazım,
    Ekmek kadar mübarek,
    Su gibi aziz bir şeysin;
    Nimettensin, nimettensin!
    Desem ki...
    İnan bana sevgilim inan,
    Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
    Ve soframda en eski şarap.
    Ben sende yaşıyorum,
    Sen bende hüküm sürmektesin.
    Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
    Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
    Günlerden sonra bir gün,
    Şayet sesimi farkedemezsen,
    Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden,
    Bil ki ölmüşüm.
    Fakat yine üzülme, müsterih ol;
    Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,
    Ve neden sonra
    Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,
    Hatırla ki mahşer günüdür
    Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.

    Cahit Sıtkı Tarancı
     



Sayfayı Paylaş