Çağrışımcılık

Konusu 'Felsefe' forumundadır ve RüzGaR tarafından 25 Eylül 2009 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Çağrışımcılık

    Düşünceler arasındaki mantıksal bağlantıları ve usun işleyişini ansal otomatizme indirgeyen öğreti. İngiliz düşünürleri Stuart Mill, David Hume, Herbert Spencer bilginin, tikellerin birbirlerini çağırarak tümelleşmesiyle meydana geldiğini ileri sürmüşlerdir.

    Çağrışımcılık düşüncesi, antikçağ Yunan düşünürü Aristoteles'le başlamıştır. Aristoteles, belleği incelerken çağrışımın bitişiklik, benzerlik, karşıtlık ilgileriyle gerçekleştiğini ileri sürmüştü. Çağrışım terimini ortaya atan İngiliz düşünürü John Locke'dur.

    İngiliz özdeksizcisi Berkeley, gerçekte varolmayan düşüncelerden meydana gelmiş bir evren öğretisinde çağrışımcılıktan yararlanmaya çalışmıştır. Gerçekten de tüm bilgi olgusunu çağrışımla açıklamak immaterialism'e yol açmak demektir, her şey çağrışımlarla bilinçte olup bitiyorsa özdeği yadsımamak için hiç bir neden kalmaz. Düşünceci çağrışımcılık David Hume'un fenomenalizmiyle başlamıştır.turkeyarena.com

    Hume'a göre çağrışımı gerçekleştiren özneyle nesnenin karşılıklı etkileşimi değil, izlenim demetlerindir. Bu görgücü görüşe göre tüm bilgiler, deneyler sırasında ortaya çıkan düşünce çağrışımlarıyla oluşmuştur. Buna karşı özdekçi çağrışımcılık Thomas Hobbes'un mekanik Özdekçiliğine dayanan David Hartley tarafından geliştirilmiştir, tüm ruhsal yasam çağrışımlarla oluşmaktadır ve çağrışımlar beyin titreşimlerinden meydana gelmektedir.

    Bütün bu yanlış sonuçlar, ister düşünceci ister özdekçi yönde olsun, metafizik anlayışın tekyanlı görüşünden doğar. Çağrışım ansal bir işlemdir, bu parçalı bilgiyi tekyanıyla ele alıp bütünleştirmek ve bilginin bütününe götürmek soyut ve yanlış sonuçlar verir.
     



Sayfayı Paylaş