Boş Beşik Öyküsü

Konusu 'Masal ve Hikayeler' forumundadır ve CAN tarafından 28 Mayıs 2016 başlatılmıştır.

  1. CAN Well-Known Member


    Türkmenlerin anlattıklarına göre, bundan 350-400 yıl kadar önce Toroslar’da Avşar boyunun oymakları göçer olarak yaşarlardı.

    İşte o sıralar bir oymak beyinin oğluyla başka bir oymak beyinin kızı dillere destan bir düğünle evlenirler. Bunların tam yedi yıl çocukları olmaz. Ondan dolayı aileler de halk da çok üzgündür. Çünkü bu Türkmenler’de çocuk çok önemli, çocuksuzluk çok kötüdür.

    Günler gelir geçer, yedi yılın sonunda gelin ay parçası gibi bir erkek çocuk dünyaya getirir. Çocuk üç aylıkken bu Avşar oymağı başka bir yurda (yaylaya) göçmeye karar verir.

    Bebek, sarılıp sarmalanarak güzel bir kundak yapılır. Kundaktaki bebek görkemli bir mayanın (dişi deve) üzerine yerleştirilir.

    Deve kervanı gece ormanlık alanda ilerlerken nasıl olmuşsa bebek kundağıyla birlikte çam dalına takılıp kalmış. Bu arada gelin, arada bir bebeği yoklamak ister ama kayınbabasından hicabeder (utanır), bunu ona söyleyemez. Çünkü bu Türkmenler’de “gelinlik etmek” diye bir gelenek var. Bu geleneğe göre gelin kız, büyüklerinin yanında konuşmaz, sesinin duyulmasını istemez. Bu, bir saygı gereği olarak görülür.

    Konalga yerine varılıp denkler çözülmeye başlayınca, bebeğin birlikte olmadığı görülür. Herkes, geri yol boyu bebeği aramaya koyulur. Bu arada güneş doğmuş, gökyüzünde kara kara kartallar belirmeye başlamış.

    Onlar araya dursun koca bir kartal çam dalında asılı kalan bebeği çoktan parçalamıştır. Onu arayanlar ancak bez parçalarını bulurlar.

    Söyleyen: Gelin (Bebeğin Annesi).

    1. Deveyi deveye çattım
    Yuların’ üstüne attım
    Kayınbabamdan hicabettim
    Yoklamadım bebek seni
    Nenni nenni bebek nenni

    2. Deve de deveden yüce
    Deveyi yüklettim gece
    Yoklamadık ağ bebeğim
    Yurda varıp konmayınca
    Nenni nenni bebek nenni

    3. Ağ devenin mayaları
    Çiyde yürür develeri
    Çok m(u) ağrıttı bebeğim
    Karakuşun soyaları

    Bu ağıdın, aynı konuyu anlatan bir söylenişi de Yürek oymağında, Antalya-Elmalı yolunda geçer.

    4. Elmalı’dan çıktım yayan
    Dayan hey dizlerim dayan
    Emmim atlı kendim yayan
    Bebek beni del’eyledi
    Yaktı yaktı kül eyledi

    5. Kol bezin dalda bulduğum
    Adını Ali koyduğum
    Yedi yılda bir bulduğum
    Bebek beni del’eyledi
    Yaktı yaktı kül eyledi

    6. Gökte yıldızlar ışılar
    Kuzgunlar üleş bölüşür
    Çadırda düşman gülüşür
    Bebek beni del’eyledi
    Yaktı yaktı kül eyledi

    7. Deve var deveden yüce
    Deveyi yüklettik gece
    Nic’ edeyim aman nice
    Bebek beni del’eyledi
    Yaktı yaktı kül eyledi

    8. Tuzladan aldım tuzunu
    Akdağ’a serdim bezini
    Kargalar oydu gözünü
    Bebek beni del’eyledi
    Yaktı yaktı kül eyledi

    9. Ala kilime sardığım
    Yüksek mayaya koyduğum
    Yedi yılda bir bulduğum
    Bebek beni del’eyledi
    Yaktı yaktı kül eyledi

    10. Havada kuzgun dolaşır
    Kuzgunlar üleş bölüşür
    Kara haber tez ulaşır
    Bebek beni del’eyledi
    Yaktı yaktı kül eyledi

    11. Kayın anam samur kürklü
    Develeri kahve yüklü
    Yad-yaban değil Yürüklü
    Bebek beni del’eyledi
    Yaktı yaktı kül eyledi

    12. Çadırı çebiç kılından
    Pazvantı çıkmaz kolundan
    Kurtulamam el dilinden
    Bebek beni del’eyledi
    Yaktı yaktı kül eyledi

    13. Ak memeden sütler akar
    Kavim kardeş yola bakar
    Yasımız obayı yıkar
    Bebek beni del’eyledi
    Yaktı yaktı kül eyledi

    14. Deveyi deveye çattım
    Yuları boynuna attım
    Bebeği dağlara attım
    Bebek beni del’eyledi
    Yaktı yaktı kül eyledi

    15. Tabancamın ipek bağı
    Babam bir aşiret beyi
    Kanlım oldu çiçek dağı
    Bebek beni del’eyledi
    Yaktı yaktı kül eyledi
     



Sayfayı Paylaş