Bocekler Hakkinda Genel Bilgi

Konusu 'Hayvanlar Alemi' forumundadır ve Pelin tarafından 11 Temmuz 2008 başlatılmıştır.

  1. Pelin Super Moderator


    Bocekler Hakkinda Genel Bilgi

    [​IMG]

    BÖCEKLER

    BÖCEKLERE yalnız imha edlimesi gereken düşmanlar gözüyle, mi bakarsınız? Tabiat bilginleri hiç de bu fikirde değillerdir. Aşağıdaki satırları okuduktan sonra siz de büyük bir ihtimalle onlara hak vereceksiniz.
    Birçok böcek türlerinin yiyecek konusunda insanoğluyle yarış halinde oldukları bir gerçektir. Birçok böcekler insanı rahatsız eder ve kızdırır. Birkaçı hatta hayatımızı ve sıhhatimizi tehlikeye sokar. Fakat tüm olarak böceklerin faydalan zararlarından iki kat fazladır.turkeyarena.com
    Sayısız türler çiçekleri tozaklamak suretiyle insanoğluyle işbirliği ederler. Böcekler olmasa, meyvalarımızm, sebzelerimizin ve bahçe çiçeklerimizin birçoğundan yoksun kalırdık. Bazı türler, yaban otlarını sömürmek suretiyle çiftçiye yardım ederler. Birçokları ekin yiyen başka böceklerle beslenmekle ekinlerimizi kurtarır. Türlerin çoğunluğunun erginleri ve larvaları, bize yiyecek vazifesi gören kuşlarla balıkların yiyeceğidir. Bazı memleketlerin böceklerinin kendileri bile halkın yiyecek listesinde yer alır.
    Bal arısı, boya yapımında vücutlarından yararlanılan çeşitli böcekler, salgılarından gomalaka yapılan türler ve ipek böceği, hep insanoğlunun hayatım zenginleştiren ve kolaylaştıran böcekler arasındadır. Çoğumuzun görmediği binlerce böcek, ölü hayvansal ve bitkisel maddeleri yemek ve toprağa iade etmek suretiyle dünyamızın sağlığını korur ve toprağını bereketleştirir. Fakat böcekler özellikle güzellikleri ve gariplikleriyle bizi kendilerine hayran eder, ya da hayretten hayrete sürüklerler.
    Onları ister sevelim, ister sevmeyelim böcekler sınıfı (İnsecta) en önemli komşularımızdır. Dünya yüzündeki bütün canlı yaratıkların yüzde 85'ini onların meydana getirdiği hesaplanmıştır. Kendileri karadaki, sudaki ve havadaki hayata ayak uydurmuşlardır. Hemen her şeyi yiyebilirler ve yerler. Bazı böcekler bir türlü ölmek bilmezler. Çabuk ölen daha başkaları ise şaşılacak bir hızla çoğalırlar.turkeyarena.com
    Böcekler milyonlarca yıl boyunca son derece kullanışlı vücut şekilleri geliştirmişlerdir. Örneğin, bir başka önemli sınıf olan memelilere kıyasla, çok küçük alanlara sığabilen ve çok az yiyeceğe ihtiyaç duyan küçük vücutları vardır. Böceklerin, nazik et tabakalarıyle kaplı bir iskelet yerine, hayatî organlarını koruyacak dayanıklılıkta, fakat aynı zamanda eklemli olduğundan hareket serbestliğini sınırlandırmayan bir zırhlan vardır. Birçok böceklerin geliştirdiği
    kanatlar o kadar faydalıdır ki, onlardan başka yalnız bir sınıfın kanatlı oluşu gerçekten hayret vericidir. Kanatlar sahiplerini, yeni çevrelere, daha iyi yiyecek stoklarına, eşlerine taşır ve düşmanlarından uzaklaştırır.

    BİR BÖCEK NASIL TANINIR
    «Böcek» adı çok kere böcek olmayan hayvanlar için de kullanılırsa da, böceklerin, akrabalarından ayırt edilmelerine yardımcı bazı belirli özellikleri vardır. Öbür eklembacaklılardan, yalnız üç çift bacakları olması bakımından ayrılırlar. (Meselâ, örümceklerin dört, kabukluların beş, çokbacaklılar'ın 11-70 çift bacakları vardır.) Birçok böceklerin erginlik çağlarında çoğunlukla iki çift kanatları varsa da, türlerin arasında bu bakımdan ayrılıklar göze çarpar. Meselâ, sineklerin yalnız bir çift gerçek kanatları vardır. Arka çiftin yerinde ufak ve yumrumsu kalıntılar göze çarpar. Kınkanatlılar uçmak için yalnız arka kanatlarından yararlanırlar. Ön kanatlan, gerçek kanatlarla karnı koruyan, fakat uçmak için işe yaramayan bir çift kavisli ve derimsî kalkan şeklini almıştır. Bazı böceklerin hiç kanadı yoktur. Bazı karıncalar kanatlarını kaybederler. Bazı kelebekler ise yalnız kanattan ibaret gözükürler.turkeyarena.com
    Böceklerin yalnız ve yalnız bir çift duyargaları vardır. Bu bir çift anten, başın üzerinde ve genellikle gözlerin arasındadır. Duyargalar ipliksi, sivri veya uçlarında yumrulu olabilir. Tüye veya tarağa benzedikleri de olur. Bir böceğin hangisi olduğunu tespit etmek için, önce duyargalarına bakmak iyi bir fikirdir.

    ÜÇ ÇİFT ÇENE
    Her böceğin, birbiri önünde üç çift çenesi vardır. Sıvılarla beslenen böceklerde bu çeneler birbirine kaynayarak delici ve emici bir organ meydana getirmiştir. Isıran böceklerin şüphesiz iyi gelişmiş çeneleri vardır. İri arka çenelerin, yani mandibula'ların ölçüleri ve şekli, böceğin türüne ve yiyeceğine göre değişir. Bazen olağanüstü irileşmiş olur ve böceğe silâh vazifesi görürler.turkeyarena.com
    Bunların tam önünde yer alan ikinci çene çifti: Maksila, yiyeceğin çiğnenmesine ve ağzm içine götürülmesine yardımcıdır. Bu çenelerin uçları âdeta duyargamsı olup yiyeceği inceler ve tutarlar. Üçüncü çene alt dudağı veya öbür adiyle «labium» u meydana getirir. Bu çenelerin de duyargamsı uçları vardır.
    Böceğin orta kısmı göğüs veya toraks'tır. Kanatlarla buraya bağlıdır. Toraks'm, ilk bacak çiftini taşıyan kısmına «protoraks» denilir. Orta bacak çifti ile ön kanatlar mezotoraks'a, üçüncü bacak çifti ile arka kanatlar ise metatoraks'a bağlıdır.
    Her bacak beş kısma bölünür. Toraks'la birleşen bölüt koksa'dır. Bundan sonra trohanter, femur, tibya ve tarsus yani ayak bölütleri gelir. Çeşitli böceklerle ayrılıklar gösteren tarsus, 1 - 5 bölütten vücut bulmuştur. Ucunda genellikle bir pençe veya kıskaççık bulunur. Alt yüzü sineklerdeki gibi yumuşak tabanlı olabilir.turkeyarena.com
    Böcek vücudunun en büyük kısmı karındır. Bu da, sayıları değişen halkalı boğumlardan meydana gelmiştir. Böcek, genellikle karnm yanlarında bulunan solunum gözenekleri yoluyla solunur.Birçok böceklerin jkarınlarının sonunda iki veya üç antenimsi kuyruk kılları vardır. Örneğin, efemeridler'inki son derece uzundur. Kulağakaçanlar'mkiler aksine antene benzemeyip kıskaç gibi şekil almıştır.

    BÖCEKLERDE ÜREME
    Üreme Organları:
    Böcekler daima ayrı eşeylidir. Erkekleri ve dişileri bulunur. Toplum hayatı yaşayan böceklerde bunlara bir de üreme organlarının gelişmesi durmuş nötr erginler eklenir.
    Dişilerin üreme organları arasında, öncelikle, sayısı 1-2 ile 3 000 arasında oynayan tüpler biçiminde yumurtalıklar yer alır. Aynı taraftaki bütün tüpler aynı ovidukt veya yumurta kanalıyle birleşirler. Sağ ve sol ovidukt'lar ise ortada birleşerek, ağzı, sekizinci ve dokuzuncu karın boğumu hizasından olan vajen veya hazneyi meydana getirirler. Bu bilinen kısımlardan başka, dişi böceklerin, vazifesi sperma gözelerini biriktirmek ve yumurtalar çıkarken azar azar salıvermek olan bir keseleri vardır. Böyle bir kesenin varlığı, çiftleşmeleri ile yumurtlamaları arasında epey bir ara olan çoğu böceklerde bir ihtiyaçtır. Hatta örnek olarak arılarda çiftleşme yalnız bir kere olduğu halde, bu böceklerin, aynı yılm içinde veya arka arkaya birkaç yılı içine alan bir devrede defalarca yumurtladıkları görülür.
    Yumurtalarım toprağın veya yabancı bir cismin içine bırakmak zorunda olan dişilerde bir yumurtlama borusunun hazneyi dışarı doğru uzattığını hatırlatalım.
    Erkek üreme organları aşağı,yukarı dişilerdeki gibidir. Yumurtalık tüplerine karşılık erkeklerde erkek eşeylik organı tüpleri, ovidukt'lara karşılık spermidukt'lar, vajen veya hazneye karşılık çiftleşme orgamyle son bulan kanal vardır. Birtakım ek bezler çiftleşme orgamyle bağlantı halindedir. Salgılarının, sperma gözelerini sulandırmak, ya da «spermatofor» adlı yarısert bir kapsülle çevirmek vazifesi vardır.

    İkincil Özellikler:
    Böceklerde erkekler, dişilerden daha ufak ve daha parlak renklidir. İki eşey arasında renk ayrılığı bile göze çarpar. Meselâ «pislik böceği» nde erkekler nefis bir gök mavisi, dişiler ise kırmızıdır. «Kız böcekleri» nde erkekler ilk bakışta yeşil renkleri ile esmer kanatlarından, dişiler ise esmer renkleri ile saydam kanatlarından tanınırlar. Kelebeklerde kanatların rengi ile deseni eşeyler arasında değişiklik gösterir. Misal olarak, «lahana kelebeği» nde dişinin açık sarı renkli kanatlarında erkeğinkinden daha fazla siyah leke dikkati çeker.turkeyarena.com
    Kafayla göğüste boynuz, yumru, diken ve dantelâlı ibik gibi özellikler de genellikle erkeklere mahsustur. Gene erkeklerin gözleri ile duyargaları dişilerinkinden daha ziyade gelişmiştir. Misal olarak, bir erkek sineğin gözleri orta bir hat üzerinde birbirine değer, dişilerde ise aralarında açıklık vardır. Karıncalarda erkeklerin gözünde dört yüz ommatidyum veya faseta sayılabilir, dişilerinkinde ise ommatidyum sayısı iki yüzdür. Duyargalar da erkek böceklerde tüyümsü, dişilerde ipliğimsidir.
    Ağız parçalarında da erkekle dişi arasında ayrılıklar vardır. Kınkanatlılar'in «geyik böceği» erkekleri, boynuza benzeyen iri mandibulalarıyle dikkati çekerler. Sivrisineklerin dişilerinin ise erkeklerin yoksun bulunduğu bir hortumları vardır.
    Erkekler çok kere kanatlı, dişiler ise kanatsızdır. Hamam böcekleri'nde bu böyledir.
    Böcekler dünyasının garip bir özelliği de bazı üyelerinde erkek ve dişilik eşeylerinin bir karışımının görülmesidir. Meselâ bazı kelebeklerin bir erkek bir de dişi yarıları vardır. Bir kanatlarında erkeklere öz, öbür kanatlarında dişilere öz lekeleri görürsünüz.
     



  2. Pelin Super Moderator

    Çiftleşme:
    Böceklerin çoğunluğunda dişi, hayat süresi ne kadar uzun olursa olsun yalnız bir kere çiftleşir. Bir kovanın veya termit yuvasının kraliçesinde bu böyledir. Daha ender vakalarda aynı dişi çeşitli erkeklerle defalarla çiftleşmektedirler. Meselâ, «cırcır böcekleri» nin dişilerinin her yumurtlayıştan önce çiftleşmeleri lâzımdır.turkeyarena.com
    Erkeklerin ayrı dişilerle defalarca çiftleştikleri muhakkaktır. Eşek arıları'nda, kelebeklerde, sineklerde ve gül bitleri'nde bu böyledir. Çiftleşme, erkekler için, ancak eşleri tarafından yenilmeleri halinde ölümle sonuçlanmaktadır.
    Çiftleşme en çok toprağın, ya da bir bitkinin üzerinde olagelmektedir. Fakat «su böcekleri» çok kere yüzerken, karıncalar, anlar ve termitler ise zifaf uçuşu esnasında çiftleşmektedirler.
    Bazı türler için en elverişli zaman günün en ışıklı saatleri, daha başkaları için güneşin batma sıraları, daha başkaları için zifir gibi karanlıktır.
    Çiftleşme süresi de farklıdır. Sineklerle kelebeklerin çiftleşme süresi hemen hemen farkedilmeyecek kadar kısadır. Arınmki on beş dakika, ipek böceği kelebeği'ninki ise birkaç saat sürer.
    Birçok hayvanlardaki gibi, böceklerde de çiftleşmenin olması için tarafların önce birbirlerini bulmaları lâzımdır. Bunda ise koku alma duygusu büyük rol oynar. Dişilerden çıkan belli bir koku, erkeklerin duyargaları tarafından bazen bir kilometre uzaklıktan alınır. Ses ve ışık organlarının da eşeylerin buluşmasında rolü vardır.
    Döliemsiz Çoğalma: Bazı böcek dişileri erkek istemeyip partenogenetik olmuştur. Partenogenez veya öbür adiyle döllemsiz çoğalmanın çeşitleri vardır.
    Arzuya Bağlı Döllemsiz Çoğalma: Bir an kovanının kraliçesi hayatında yalnız bir kere, zifaf uçuşunda çiftleşir ve özel kesesinde sperma gözeleri birikir. Yumurtalar, yumurtlanmaları sırasında döllenmiş olur veya olmayabilirler. Döllenmiş olurlarsa içlerinden dişiler çıkar. Döllenmemiş olurlarsa içlerinden erkekler çıkacaktır. Bu da, erkek anların anne ırkının özelliklerini muhafaza etmelerini izah eder. Kromozomlarının sayısı dişilerinkinden az olduğundan hayatiyetleri de daha azdır ve kovanda pasif bir rol oynarlar.turkeyarena.com
    Coğrafyaya Bağlı Döllemsiz Çoğalma: Bazı böceklerin erkeklerinin bir bölgede az sayıda bulundukları ve buralarda döllemsiz çoğalma olageldiği, daha güneysel bölgelerde ise erkeklerin de dişiler kadar kalabalık oldukları görülmektedir.
    Mevsime Bağlı Döllemsiz Çoğalma: Gül bitleri'nden yazın doğanlar, doliemsiz çoğalmayla üremiş kanatsız dişilerdir. Sonbaharda beliren kanatlı erkekler, kanatsız dişilerle
    çiftleşirler. Döllenmiş yumurtalar kışı geçirdikten sonra, ilkbaharda içlerinden yeni partenogenetik dişiler çıkar.

    DİŞİ YUMURTALARINI NASIL YUMURTLAR
    Çoğu dişi böceklerin sekizinci ve dokuzuncu karın boğumlarının arasında bir yumurtlama boruları vardır. Bu organ, «ihnömon sinekleri» nde olduğu gibi son derece uzun ve iğnemsi, bazı çekirgelerdeki gibi geniş ve bıçağımsı, veya kullanılmadığı vakit görülmez olabilir. Bazı karıncalar, arılar ve eşek anlan ise yumurtlama borularını, yumurtlamak için değil, sokmak için kullanırlar.
    Bütün böcekler yumurtadan çıkarlar. Dişi «yaprak bitleri» ile bazı sinekler yumurtalarını, yavrular çıkıncaya kadar vücutlarında taşırlar. Fakat böceklerin çoğunluğu, yumurtalarını elverişli bir yere yumurtlar ve uygun bir «çocuk odası» bulmak ya da bina etmek için büyük gayret gösterirler.
    Böceklerin bereketliliği atasözlerine konu olmuştur. Fakat gerçekte çeşitler arasında bu bakımdan büyük ayrılıklar vardır. Bir çeşit yaprak biti'nin dişisi kendi kadar iri bir tek yumurta yumurtlar. Bir pire Allahtan ki hayatı süresince yalnız bir düzine yumurta yumurtlar. Dut ağacının ipek böceği daha bereketlidir: 500 kadar yumurta yumurtlar. Eşek arısının yumurtaları 30000'e, armınkiler 2 milyona kadar çıkar. Sinek hayatının kısalığına kıyasla daha bile bereketlidir: 700 000 yumurta yumurtlayabilir.
    Bir dişinin yumurtaları bir defada olduğu gibi, ayrı ayrı kümeler halinde, hatta tek tek bile yumurtlanabilir.turkeyarena.com
    Yumurtalarım yumurtlayacağı yeri seçmede, böceğe, içgüdüsü yol gösterir. Bundan dolayıdır ki, bazı türler yumurtalarını toprağın içine, daha başkaları suya, kimi ağaç gövdelerinin yüzeyine veya yarıklarının içine yumurtlarlar. Kelebeklerde yumurtalar, genellikle tırtılı besleyecek olan bitkinin üzerine yumurtlanır. Bazı böcekler yumurtalannı çiçeklerin içine yumurtlarlar, thnömon sinekleri ise, bazı böcek türlerini arayıp yumurtalarını bunların vücudunun içine veya yüzeyine dökerler.
    Böceklerin yumurtaları, yumurtlayan dişiye kıyasla daima çok iridir. Meselâ bir sivrisinek yumurtasının 1 milimetre uzunluğunda olabilmesine karşılık, dişinin vücudu, bacakları ve duyargalan hesaba katılmaksızın, sadece 6 milimetredir.
    Böceklerin yumurtalannın şekilleri çeşitlidir. Çoğunluğu yuvarlak veya oval olmakla beraber, yassılmış olanları, ya da sunidir veya şişe biçiminde bulunanları da vardır.
    Bir bitkinin yüzeyine iliştirilecek olan yumurtalar buraya dişinin salgıladığı yapışkan bir maddeyle yapıştırılır. Bazı kınkanatlılar ise yumurtalarının etrafım, dışkılarından yapılan bir kabukla çevirirler.turkeyarena.com
    Yumurtalara! grup halinde yumurtlandığı hallerde, bunların toplu olar,ak rutubetten, ışıktan veya başka hayvanlardan korunmaları gerekir. «Liparis» grubu kelebekleri'nin yumurtalarını, karınlarının ucundaki tüylerle örtmeleri, kuşlann yuvalarım havlarıyle astarlamalanm hatıra getirir. Su kınkanatlıları'ndan «su böcekleri», yüzer bir yaprağın altına yapıştırdıkları bir ipek kozası örerler. Cırcır böcekleri, yerdeki bir deliğin içinde bir kabuk meydana getirir, içine yumurtalannı yumurtlar, sonra da kabuğu küçük bir kapakla örterler. Kullandıkları madde, o çevredeki toprak zerrelerine karışan yapışkan bir salgıdır. Bazı düzkanatlılar'da kabuk, dişinin vücudundan hazır halde çıkar. Meselâ, hamam böeekleri'ninki, ortasından bir bölmeyle ikiye bölünmüş bulunan ve iki dizi yumurta banndıran oval bir kutudur. «Peygamber develeri» ninki daha çetrefildir: Yirmi kadar locası, birbirinden zarla ayrılmış iki yüz yumurta banndırır. Bazı sivrisinek türleri yumurtalannı, su bitkilerine yapışan jelatinimsi kordonlar halinde yumurtlarlar. Her böceğin kendine öz bir yumurtlama tekniği vardır. Ev sivrisineği yumurtalarını suyun yüzeyinde yan yana yerleştirerek minik sallar vücude getirir. Bu çeşitli yumurtaların iriliği, mikroskopik bir ölçü olan, 0,1 ile 6 milimetre arasında oynar.

    BÖCEKLERİN YUVALARI
    Yuva denilince derhal kuşlar akla gelir. Fakat böcekler de tabiatın en önemli yuva yapımcıları arasında yer alırlar. Böcek yuvalan:
    1. Düzeltilmiş yuvalar.
    2. Oyulmuş yuvalar.
    3. Yeniden yapılmış yuvalar.
    4. Gübreden yuvalar.
    5. Yaprak yuvalar.
    6. Kartondan yuvalar.
    7. Balnıumundan yuvalar.
    8. Canlı yuvalar.
    olmak üzere çeşitlere ayrılabilir.
    Düzeltilmiş yuvalarda, böcek, uygun bir delik bularak bunu çeşitli bitkilerin havlarıyle astarlar ve deliğin içinde nem olmaması için ölmüş ve kuru bitkileri seçer. Bazı türler, deliğin içinde salgılarıyle ayrı ayrı hücreler vücuda getirir ve yumurtalarını bunların içinde muhafazalarlar. Bazı böcekler ise terk edilmiş sümüklüböcek kabuklarının içinde yumurtalarına yuva yaparlar.
    Birçok böcekler de rastgele bir oyukla veya kabukla kanaat etmeyip yuvalarını toprağın veya tahtanın içinde kendileri kazarlar. İnşaat, toprağın ve alçının kullanılmasını gerektirir. Meselâ, bir eşek arısı, taşımak istediği kumu yumuşatmakla işe başlar. Ağzından döktüğü bir, iki damla suyu içen kum, yumuşak bir hamur halini alır. Eşek arısı da bunu kolaylıkla söküp ilk bacak çiftiyle istediği yere taşır. Bu ilk kum topacı, boru biçimindeki yuvasının temelini meydana getirir. Bu tekniğe yakın usullerle evlerin, bacaların, hatta şapkaların içinde yuva yapan böcekler vardır.
    Pislik böcekleri'nin çok kere inek veya at gübrelerine üşüştükleri görülür. Pislikle karınlarım doyurdukları gibi, yumurtlama mevsiminde yavrularına yuva yapmada da aynı
    maddeden faydalanırlar. Dişi pislik böceği bir gübre hapını, seçtiği yeraltı inine yuvarlar ve ona armut şekli verdikten sonra, bunun ince ucuna tek yumurtasını yumurtlar.turkeyarena.com
    Yaprakları yuvarlayıp yavrularına yuva yapanlar daha çok kınkanatlılar grubundandır. Türlerine göre, çeşitli ağaçların, kavak, fındık, meşe, akçaağaç veya asma yapraklarına dadanırlar. Bütün sanatları, bir yaprağı sigara gibi birkaç kere kendi etrafında yuvarlayıp dalma asılı bırakmaktır. Basit görünen bu işin, uzunluğu 1 santimi geçmeyen, üstelik yapıştırıcı salgısı olmayan bir böcek için ne kadar çetin olacağı göz önüne getirilebilir. İşçinin, yaprağı daha kullanışlı hale getirmesi için, onu çok kere delmesi veya kesip biçmesi gerekir. Bazen birkaç böcek ortaklaşa çalışırlar.
    Kartondan yuva yapan böceklerin başlıcaları eşek arıları'dır. Kullanılan madde, bulamaç haline getirilip tükrükle karıştırılmış odun lifleridir. Şekillendikten sonra havada sertleşen bu madde, bir çeşit kâğıt veya karton vücude getirir. Bir eşek arısı türünün karton yuvası dallara kalın ucundan asılı bir armut biçimindedir. Bu yapıt birkaç kat kâğıttan meydana gelmiştir. Yuvanın içinde, yatay ve birbirine paralel raf sıraları dikkati çeker. Bu raflar, ağızları aşağıya çevrili bir tek sıra gözden meydana gelmiştir.
    Balmumundan yuva yapan böceklerin başlıcaları arılardır. Arı kovanında raflar dikey ve iki yüzlüdür. Gözler altı kenarlı ve balmumundan yapılmıştır. Balmumu, arıların karın boğumlarının arasından yaprak yaprak çıkan bir salgıdır. İşçiler lâzım geldikçe bunu alıp inşaatlarında kullanırlar. Fakat peteklerin yapımı bir tek arının başarabileceği iş değildir, bir koloninin işbirliğini gerektirir.

    BÖCEĞİN GELİŞMESİ
    Bir böcek yumurta ile erginlik arasında dikkate değer değişmeler geçirir. Metamorfoz veya başkalaşma denilen bu eylem, iki türlü olur. Yarı - başkalaşma geçiren böcekler üç safhalı bir değişmeden geçerler: Yumurta, yavru böcek ve ergin böcek. Tüm - başkalaşma ise dört kademelidir: Yumurta, yavru, pupa ve ergin böcek.
    Yarı - başkalaşma gösteren böceklerde yavrular veya nimfalar genel vücut yapısı bakımından erginlere benzerler. Tek ayrılık kanatsız olmalarıdır. Çekirgelerin yavruları buna güzel bir örnektir.
    Tüm - başkalaşma gösteren böceklerin yavruları erginlere hiç benzemezler. Bu grupların yavrularına larva demekteyiz. Mamafih güvelerle kelebeklerin yavrularına tırtıl, sineklerle kınkanathlar'mkine ise genellikle kurtçuk veya sürfe denilmektedir.
    Böcek larvaları veya nimfaları erginleşinceye kadar defalarla deri değiştirmektedirler. Özellikle nimfalar ,ilk deri değiştirmeleri ile sonuncusu arasında vücut şekli bakımından büyük ayrılıklar gösterebilirler.turkeyarena.com
    Larva tam gelişince yemeyi bırakarak pupa haline geçmeye hazırlanır. Bu başkalaşmadan önce larvaların birçoğu kendilerine koza denilen ipekli bir barınak örmeye girişirler. Daha başkalarında, dış deri sertleşerek ve parşömenleşerek krizalit denilen şekli alır. Birçok böcekler ise bütün hayatlarım bir bitki veya hayvanın dokusunun içinde geçirir ve larva olarak yaşadıkları gözenin içinde pupa olurlar. Vücudu erginleşirken, pupa durumundaki böcek tamamıyle pasif bir hayat sürer. Pupa kozasının içinden çıkınca ise ergin bir böcek olur.

    BÖCEKLERİN EN İLKELLERİ
    Gümüş -Balıkçık'lar
    BÜTÜN büceklerin en ilkelleri olan «gümüş - balıkçık» lar veya öbür adlarıyle «fırça - kuyruk» lar (Thysanura), dünyamızın en eski böceklerine benzerler. Bu böcek tipi kanatsızdır, bununla beraber tipik böceklerdeki gibi bölütlü bir vücudu ve eklemli bacakları bulunur. Kafasından çok uzun ve ince iki duyarga çıkar. Karnının arka ucundan çıkan duyargaya çok benzer, kuyruğumsu iki veya üç tel ise arkaya yönelmiştir. Bunun için, böceğin neresinin kafa, neresinin kuyruk olduğunu anlamak için dikkatli bakmak gerekir.
    Gümüş balıkcıklar'ın çoğu, onlara gümüş renklerini veren pullarla kaplıdır. Onları parmaklarınızla yakalamaya çalıştığınız vakit de çok kaygandırlar. Hızlı kaçarken küçük balıklara şaşılacak derecede benzerler. Adlarından biri olan «gümüş -balıkçık» bu benzeyişten ileri gelir.
    Öbür adları olan fırça kuyruk ise karınlarının arka ucundaki kuyruğumsu tellerden ötürü uygun görülmüştür.turkeyarena.com
    «Thysanura» takımının iki yaygın türü, çok uzun zaman önce kütüklerin, döküntülerin ve çürüyen bitkisel maddelerin altındaki barınaklarını terk ederek insanların yanma taşınmıştır. Kalabalık oldukları takdirde, terkibinde tutkal ve nişasta olan maddelere büyük zarar verirler. Kitapların ciltlerini yedikleri ve duvar kâğıtlarını duvarlara yapıştıran nişastalı tutkalı yemek suretiyle duvar kâğıtlarını söktükleri görülmüştür. Fakat genellikle geceleri beslendiklerinden ve gündüzleri oyukların içinde ya da herhangi bir gevşek cismin altında gizlendiklerinden onları pek ender olarak görürüz
     

Sayfayı Paylaş