Böbrek Taşı Hastalığı Hakkında Bilgi

Konusu 'Sağlık-Genel' forumundadır ve elif tarafından 13 Haziran 2008 başlatılmıştır.

  1. elif Moderator


    Böbrek Taşı ve Tedavisi
    Böbrek taşı olağan koşullarda idrarda çözünmüş maddelerin çökelerek sert birikinti parçacıkları oluşturmasıyla ortaya çıkar. Böbrek taşı oluşumuna yol açan bu maddelerin başlıcaları ürat, oksalat ve kalsiyum fosfat gibi bileşiklerdir. Taşın oluşum yerine göre değişen hastalık belirtileri ortaya çıkabilir. Taşlar böbrek çanaklarına (kaliks) ya da havuzuna (pelvis) yerleşebilir.

    Ayrıca siyek (üretra), idrar kesesi ve idrar borularında da (üreter) bulunabilirler. Böbrek taşı sayılarına, bulundukları yerlere ve kimyasal yapılarına göre sınıflandırılmaktadır. Az sayıda ve küçükseler yuvarlak, idrar kesesi taşında olduğu gibi çok sayıda ve birbirlerine sürtünüyorlarsa köşelidirler, îri olmaları böbrek çanağı ve havuzu gibi boşluklarda oluştuklarım gösterir. Boyudan ise çok küçük olanlardan bütün böbrek boşluğunu dolduracak iriliğe ulaşanlara kadar değişir.

    √ Böbrek taşının nedenleri :
    Böbrek taşı bazen bir metabolizma bozukluğuna bağlı olarak gelişir, bazen de kalıtsal yolla ortaya çıkar. Taşın oluşma nedeni idrar yoğunluğunun artması ya da çözünmüş maddelerin idrarda aşın miktarda bulunmasıdır. Taş oluşumuna yol açan metabolizma hastalıktan için böbrek kaynaklı asidoz (asitlik düzey inin yükselmesi), kalıtsal hastalıklar için ise sistinüri (şistin gibi gibi amino asitlerin idrarda aşın artması) örnek olarak verilebilir. Ama böbrek taşı olgulannın yüzde 70-80'e varan bölümünde kesin bir neden gösterilemez. Taş oluşumu genellikle kalıtsal ve başka bazı belirleyici etkenlere bağlanır. Bunlar arasında idrarda kristalleşme eğilimi olan maddelerin bulunması; idrar akışımn bir engel yüzünden durması; idrarın asillik (pH) derecesinin değişmesi, idrar yollannın iltihaplanması gibi çökelti oluşturacak maddelere uygun fiziksel ve kimyasal ortamın hazırlanması; çevrelerinde çökelmeyi kolaylaştıracak bir öz oluşturan bakteri, hücre artıkları gibi maddelerin varlığı sayılabilir.

    Kendi basma taş oluşumuna neden olan tek hastalık birincil hiperparatiroidizmdir. (paratiroit bezinin aşırı çalış-ması). Kanda ve idrarda kalsiyum düzeyinin artması kalsiyum fosfat taşlannın oluşmasına uygun ortamı hazırlar. Kalsiyum taşı ise bütün böbrek taşlannın yüzde 50-80'ini oluşturur. En sık görülen böbrek taşlan grimsi kırmızı renkli kalsiyum oksalattan oluşur. Bunu beyaz renkli kalsiyum fosfat ve sanmsı kahverengi kalsiyum ürat taşlan izler. Gut (damla) hastaları gibi idrarlannın asit derecesi yüksek olanlarda kahverengi ürik asit taşına oldukça sık (bölgelere göre yüzde 5-33)rastlanır. Ender görülenlerler arasında ise yeşilimsi şistin ve sarımsı kahverengi ksantin taşlan sayılabilir. Böbrek havuzunda oluşan taş, çok büyük değilse, idrar borusu yoluyla idrar kesesine iner. Burada prostat büyümesi gibi idrar çıkarmayı güçleştiren koşullar oluşmuşsa, daha da irileşebilir ya da idrarla birlikte keseden atılır. Öte yandan böbrek taşlan idrar kesesine inmeden böbrek havuzu ağzında ya da idrar borusunda takılıp kalabilir. Bu durumda bazen böbrek tıkanıklığı ortaya çıkabilir.

    √ Böbrek taşının nedenleri :
    Böbrek taşı uzun süre belirti vermeyebilir ya da son derece önemsiz yakınmalara yol açar. Değişik şiddette ağn ile idrann kumlu çıkmaya başlaması böbrek taşım düşündürür. Hastalığın temel belirtisi "böbrek koliği" denen tipik sancıdır. Bu birden başlayan şiddetli ağn nöbetlerine, içinde taş bulunan idrar borusu duvannın spazm biçiminde kasılma-lan ya da taşla tıkanmış böbrek havuzunun gerilmesi aniden başlayan şiddetli ağrı nöbetlerine yol açar. Önceleri aralıklı gelen, daha sonra süreklilik kazanan sancılar genellikle ilk olarak bel bölgesinde duyumsamr. Buradan idrar yolları boyunca yayılan ağrı makat çevresinde, erkekte erbezleri ve kamış basında, kadınlarda büyük dudaklarda, ayrıca kasık, uyluk içi ve bazen göğüs altı ve kürek kemiklerinde görülür. Ağnnm en şiddetli olduğu dönemde huzursuzluk, bunaltı, soğuk ter, bel kaslannda kasılma, bulantı ve kusma görülür.

    Hasta taş düşürüyorsa, taşın dar siyek (üretra) kanalından geçerken yarattığı ağn son derece şiddetlidir. Taş düşürüldükten hemen sonra hasta rahatlar ve ortaya çıkmış olan bütün belirtiler kaybolur. Ağrı sırasında çıkanlan idrar miktan az ve belirgin biçimde kanlıdır. Taşm böbrek havuzuna dönmesi ya da idrar kesesine inmesiyle belirtiler hafifler. Belde hafif bir dolgunluk duygusundan başka yakınmaya yol açmayan iri böbrek taşlan da olabilir. Bu çelişkili durumun nedeni büyük taşlann böbreğin bir bölgesinde hareket edemeyecek biçimde sıkışmış olmasıdır. Bu olgularda kesin tanı koymak her zaman kolay olmaz.

    √ Böbrek taşının tedavisi :
    Böbrek taşının tedavisi üç aşamada yapılır: Ağn tedavisi; taş oluşumuna zemin hazırlayan ya da yol açan genel koşulların tedavisi; böbrek işlevlerim bozan ve/ya da sürekli ağn yapan taşın cerrahi tedavisi. Sancı biçiminde başlayan şiddetli ağn sıcak uygulamasıyla ya da spazm çözücü, iltihap ve ağn giderici ilaçlarla dindirilmeye çalışılır.

    √ Böbrek taşından korunma :
    Bütün taş türlerinin zamanla yeniden oluşması sık görülen bir durumdur. Kalsiyum taşı olgularının yüzde 20-30'unda bir yıl içinde yinelenme görülmektedir. Bu nedenle bütün böbrek taşı hastalannda ayrıntılı incelemelerin yapılması zorunludur. Böylece birincil hiperpara-tiroidizm, böbrek kaynaklı asidoz, sistinüri ve enfeksiyon gibi belirli bir hastalığa bağlı olarak gelişen böbrek taşı olguları saptanmalı tıbbi ve cerrahi tedavi buna göre yürütülmelidir. Böbrek taşı tanısında ultrasonografi gibi hastaya zarar vermeyen tanı yöntemleri başka amaçlar için de kullanılabilir. Bazı durumlarda böbrek taşı, yoğun tedavi gerektiren ağır bir genel hastalığın ilk belirtisi olabilir. Böbrek taşı bir yandan iş saati kaybı, doktor ve ilaç masrafları, ultrasonografi ve cerrahi tedavi harcamaları gibi hastaya ekonomik ve sosyal yük getirirken, bir yandan da dayanılmaz sancılar ve enfeksiyonlarla zor bir dönem yaşatır.

    Ultrasonla taş kırma ile tedavinin birkaç kez uygulanması sonucu böbrek işlevlerinin uzun dönemde nasıl etkileneceği iyi bilinmemektedir. Ama yapılan araştırmalarda böbrek taşı hastalanrın yüzde 70'i aşan bölümünde özel bir işlev bozukluğuna rastlanmamıştır. Kalsiyum ve ürik asit atdımında artış, idrar asitliğinin yükselmesi gibi idrar bozuklukları laboratuvar incelemeleriyle ortaya çıkartabilmektedir. Laboratuvar incelemelerinde elde edilen bilgilerin İşığında metabolizma bozukluklanna yönelik tedaviler uygulanabilir. Ama bu tedavilerin böbrek taşı oluşumunu önleyici etki yaptığı henüz kesin olarak kanıtlanamamıştır.

    √ Unutulmaması gereken iki önemli nokta vardır:
    l) Olguların yüzde 60'ını aşan bölümünde hastaların bol sıvı almasıyla böbrek taşı oluşumu önlenebilir: 24 saatte 1,5-2 it idrar çıkarmak için en az 3-4 it sıvı alınması böbrek taşının önlenmesinde çok yararlıdır. Doğal olarak, sıvı alımınm kısıtlandığı kalp yetmezliği, yüksek tansiyon gibi durumlarda bu yöntem uygulanamaz. Ayrıca kalsiyum, oksalat ve pürince zengin besinlerden kaçınmak gerekir.

    2) Böbrek taşı yavaş gelişmesinin doğal sonucu olarak kronik bir hastalıktır. Hastanın sürekli olarak doktor denetiminde kalması yararlıdır. Nedeni bilinmeyen böbrek taşı olgulannda idrarda ortaya çıkan yüksek kalsiyum düzeyi idrar söktürücü (diüretik) ilaçlar yardımıyla denetlenebilir. Bu uygulamayla birlikte tuz alımı azaltılarak sodyumun tedaviyi engelleyici etkisi giderilir, idrarında ürik asit ve oksalat düzeyi yükselmiş hastalarda 24 saatte 300 mg allopurinol verilmesi oldukça yararlıdır.
     



  2. elif Moderator

    Normalde idrar içinde erimiş halde birçok madde kristalleri mevcuttur.

    Böbrek veya idrar yollarındaki bir arıza sebebiyle bu kristaller çökerek birleşme eğilimi gösterirler. Birleşen kristaller "böbrek taşı" dediğimiz katı bir kütle oluştururlar. Böbrek pelvi­sinde duran bir taş, çok iri bile olsa, ağrı yapmayacağından farmesi ile taşın varlığı anlaşılır.

    Belirtileri:
    • Taş idrar yollarına geçtiği zaman ağrı ve idrarda kan görül­mesi ile varlığı kesinlik kazamr.

    • Taşın idrar yöllarından idrar torbasına düşmemesi halinde dayanılması imkânsız ağrılara sebep olur.

    • Kesin teşhis röntgen ve idrar tahlili ile konabilir.

    Ne Yapmalı?
    • Ağrı kesici ve iltihap kurutucu ilâçlarla hastanın kendisini iyi hissetmesi sağlanır.

    • Tuz ve kalsiyum oranı düşük bir diyet uygulanırken hastaya bol su içirilir.

    • Son yıllarda ameliyat yerine ultrason dalgaları ile taşları parçalayarak idrar torbasına inmesi sağlanmaktadır.

    • Kaplıca kürlerinin de böbrek taşlarının düşürülmesinde etki­li olduğu vakalar çoktur.

    • Taşla mücadele edilirken, aynı zamanda taşa sebep olan asıl rahatsızlığın teşhis edilmesine çalışılır.

    • Taşlarla mücadelede ameliyat en son çare olmalı; kalp yet­mezliği ve ileri yaşlıhk vakalarında ameliyattan kaçınılmalıdır.
     

Sayfayı Paylaş