Bir Değişimin Anatomisi

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve EjjeNNa tarafından 17 Ekim 2007 başlatılmıştır.

  1. EjjeNNa Administrator


    TurkeyArena

    ÖZET:

    Yazar kitabında; değişim, değişimin yönetilmesi, değişimde liderlik, çalışanların rolü, örgüt kültürü, örgütsel değişim gibi temel konuları ele almakta, kavramsal ve yönetsel felsefe kapsamında incelemektedir.
    "Değişim olgusu", günümüzün olmazsa olmaz kavramı olarak kendini kabul ettirmiştir. Bilimsel gelişmelerin üssel açılımı, beraberinde teknolojik gelişmeleri de aynı oranda etkilemektedir. Çevremizde oluşan her yeni durum, fiziki çevre farklılaşması kadar, hayatımızı kolaylaştırma noktasında evreni, dünyayı ve insanı algılamalarımızda da etkin olmaktadır.
    Değişime ayak uydurma, değişmekten öte değişim hızını yakalamakla ilgilidir. Hızlı değişimlere yeterli tepkiyi gösteremeyen kurum, kuruluş ve fertler güncelliklerini ve rekabet güçlerini kaybederek eleneceklerdir. Çünkü günümüzde değişim ivmesi, sektörler arası farklılıklar göstermekle birlikte, günden güne artmaktadır.
    Organizasyonların algıladığı değişim duygusu, dışsal gelişmelerden kaynaklanabileceği gibi, içsel dinamiklerden de kaynaklanabilir. Dışsal etkiler; ekonomi ve pazardaki değişimler, teknolojik değişimler, yasal, politik değişimler, kaynaklardan yararlanabilirlikteki değişimlerdir. İçsel güçler ise; çalışanların amaçlarındaki ve görev teknolojisindeki değişimler, örgütsel yapıdaki değişiklikler, örgütsel iklimdeki değişiklikler, örgütsel hedeflerdeki değişiklikler olarak sıralanabilir.
    Değişimin etkin yönetimi; mevcut durumun anlaşılması, arzulanan gelecek durumun düşlenmesi ve örgütün mevcut durumdan arzulanan geleceğe hareketinin sağlanması ve güzergahta izlenmesini içerir.
    Değişimlerin yönetilmesi, olağan durumların ötesinde liderlik yaklaşım ve becerilerini gerekli kılar. Etkin liderin en önemli yardımcısı ise, takım ruhuyla donatılmış değişim ekipleri ve değişim ajanları olacaktır. Ekipleri oluşturacak bireyler ve ajanlar, örgüt içinden olabileceği gibi, dışından da transfer edilebilirler.
    Değişim; kurumsal kültürün ve çalışanların değişimi algılama düzeyi ile ilişkili olarak farklı oranlarda dirençle karşılaşacaktır. Değişimin gerçekleştirilmesi ve yönetilmesi noktasında önemle üzerinde durulması gerekli bir diğer nokta da, direncin azaltılmasıdır. Bunun için liderin uygun stratejileri geliştirmesi gerekir. Aksi takdirde sabote edilen adımlar nedeniyle zaman, maliyet ve etkinlik kayıpları kaçınılmaz olacaktır.
    Direncin aşılmasında genel yaklaşımlar olarak; çalışanlarla yoğun iletişim kurmak, eğitim programları hazırlamak, iş süreçlerini yeniden programlama ve oluşturma aşamasında çalışanların katılımını sağlamak, yeni örgütsel yapılar kurmak, yönetici değişikliğine gitmek, yeni politikalar ve prosedürler oluşturmak gibi çözümler düşünülebilir.
    Değişimin başarısı veya başarısızlığı, yalnızca değişime direncin azaltılması ve sorunun doğru biçimde tanımlanmasına bağlanamaz. Aynı zamanda değişimin uygulanması için seçilen stratejilerin uygunluğu ve uygulama adımlarının etkinliği de önemlidir.
    Değişimde hedeflenen; amaçlar, teknoloji, yapı, görevler, insan, kültür, strateji, hedef gibi unsurları daha etkin ve gelişmiş konuma getirebilmektir. Bu amaçla; kurum ve kuruluşlarda, misyon ve amaçlar yeniden tanımlanır ve berraklaştırılır, iş akımları ve ekipmanlar iyileştirilir, örgütsel tasarım ve koordinasyon mekanizmaları güncelleştirilir, bireyler ve gruplar için görev tasarımları güncelleştirilir, eğitim ve personel gelişiminin etkinliği için girişimlerde bulunulur, işe alma ve seçim uygulamaları gözden geçirilir, temel/öz inançlar ve değerlerin yaratılması üzerinde durulur, stratejik ve taktik planlar oluşturulur, spesifik performans hedefleri yeniden düzenlenir.
    Kalıcı ve güçlü olabilmenin temel gereği olan, değişimi anlama ve yönetme noktasında, temel kavramları olduğu kadar uygulama adımlarıyla birlikte felsefesini de içeren bu eser, çağın insanı olma gereklerini karşılama çabasında olan tüm birey ve yöneticilere yararlı olacak niteliktedir.
    Yazarın deyimiyle; "Kişisel ve örgütsel yaşamımızın kalitesini, değişime inanmak ve derinlemesine değişmek yükseltecektir. Yavaş - yavaş ölüm veya değişim: Önümüzdeki seçenekler bunlardır. Değişime karar vermek için çok fazla zamanımız da yoktur. Ne yapacağız o zaman? Önce değişimin değiştirilmeyecek bir yaşam felsefesi olduğuna inanmamız gerekir. Ama bu da yeterli değildir. Yürekten inanma ile akılcı inanmanın bütünleştirilmesi gerekir.
    Değişimin bir parçası olmak, onunla birlikte yaşamak ve havasını solumak; "İşte günümüzün 'olmazsa olmaz' koşulu, gerçeği budur."
     



Sayfayı Paylaş