Bilim ve Bilimsel Yöntem

Konusu 'Biyoloji' forumundadır ve RüzGaR tarafından 19 Nisan 2009 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Bilim ve Bilimsel Yöntem

    BİLİM NEDİR ?
    Bilim, yöntemle elde edilen ve pratikle doğrulanan bilgidir. Bilim terimi günümüzde olayların yasalarını bulmayı amaçlayan araştırmaları dile getirir. Evreni, gerçeklikleri insan eylemleri ile doğrulanmış kavramlar, ulamlar ve yasalarla yansıtır. Bilimin itici gücü toplumun üretim gereksinimleridir. Bilim, insanlara nesnel yasaların bilgisini verir ki, insanlar pratik eylemlerini gerçekleştirebilmek için bu bilgiye muhtaçdırlar. Bir başka deyişle bilim, temelde insanın kendisini ve çevresini daha iyi tanıyıp, gerektiğinde etkileyebilme, egemen olma, kontrolü altına alma biçimindeki doğal istek ve güdüsünden kaynaklanmaktadır. Bilim, bilimsel yöntem ve kuramlarla gelişir. Bilimsel kuram "bir takım olgular veya olgusal ilişkileri açıklayan kavramsal bir sistemdir". Böyle bir sistemin kurulması, bilimde en üst düzeyde bir zihinsel çalışmayı gerektirir. Araştırmaların genellikle bir deneysel bir de kavramsal yönü vardır. Araştırmacı deneysel olguları çeşitli duyu organlarıyla algılarden (gözlem), kavramı entellektüel yetisiyle geliştirir. Bu kabul, bilim insanını kavram geliştirmeye zorlar.

    Bilimsellikte hiçbir kuram son şeklini almış sayılmaz. Önü açık bırakılır ve yeni veriler elde edildikçe kuramların da geliştirilmesi söz konusu olur. Aynı nedenle, belli bir alanda kuram geliştirme çabasına geçmeden önce bir dizi deneysel araştırmanın yapılmış olması gerekir. Kuramlar, tez ve antitezler arasındaki çelişmeyle gelişirler. Bu yönüyle bilimsel gelişme, yeni gözlemler karşısında yetersiz kalan kuramlarn ayıklanması, yerlerine daha geçerli görünenlerin konulmasından oluşan bitmeyen bir süreçtir.

    Bilimsel yöntemle bilgi elde etmede üç aşama öngörülmüştür.

    Tanılama : Problemin çözümündeki başarı önce yapılan tanımın gerçeğe uygunluğu ile sınırlıdır.

    Doğrulama : "Tümden-Gelim / Tüme-Varım" sentezinin odaklaştığı bir aşamadır. Bilimsel yöntemin diğer problem çözme yaklaşımlarına olan en belirgin üstünlüğü bu doğrulama aşamasının varlığıdır.

    Raporlaştırma : Tanılama ve Doğrulama süreç ve sonuçlarının baştan sona ve belli kurallar içinde belgelendirilmelerini içerir.

    Bilimsel yöntem; açık seçiktir, denetlenebilir, yansızdır, eleştirici ve düzelticidir, deneyci ve seçicidir. Bilimsel araştırma temelde; arama, öğrenme, bilinmeyeni bilinir yapma, karanlığa ışık tutma, kısaca bir aydınlanma sürecidir. Tüm araştırmalar duyulan gereksinim ile başlar, aynı temel süreçlerden sonra rapor yazımı ile sona erer. Son zamanlara kadar bilimsel yöntem ile elde edilen bilginin "mutlak doğru" ve "değişmez" olduğu görüşü yaygındı. Çağdaş bilimsel yöntem anlayışında kararlar "optimal" niteliktedir. Günümüzde daha da geliştirilmiş olan bilim ve bilimsel yöntem kavramları diyalektik düşünce ile bütünleşerek önemli değişikliklere uğramıştır.

    Diyalektik terimi çoğu zaman belli bir ideolojik anlayışla ilişkilendirilerek ele alındığı için, bu yöntemin tartışılması çağdaş bilim ve bilimsel yöntem anlayışı ile karşılaştırmalı olarak incelenmesi yeterli ölçüde yaygınlaşmamıştır. Diyalektik kavramı, tarihsel gelişimi içinde çeşitli değişikliklere uğramıştır. Günümüzde bilimsel diyalektik anlayışı içinde yorumlanmaktadır. Eski diyalektik anlayış dört temel ilkeye dayalı olarak geliştirilmiştir.

    Her şey birbiriyle ilgilidir :Gerçek bir bütündür. Gerçeğin paraçaları arasında karşılıklı etki ve evrensel bir bağımlılık vardır. Doğa, bileşik ve anlaşılır biri bütündür. Hiçbir olgu ilişkilerinde bağımsız anlaşılamaz. Nesne, olgu ve olaylar, onları oluşturan koşulların belirlenmesiyle anlaşılır olurlar.

    Her şey oluş halindedir :Gerçek olan şey devinimdir, değişmedir. Bu durum hem doğada, hem de toplumda böyledir.

    Nicel değişimler, nitel değişimlere neden olur :Maddelerin devinimleri ve oluşumu, yeniliklere neden olur. Bilim ise belirli bir nitel değişiminin oluşabilmesi için gerekli nicel değişimlerin neleri içerdiğini araştırır.

    Gerçek, içsel çelişkileri içerir :Değişimin itici gücü, karşıtlarn çelişmesidir. Çelişme evrenseldir. Gerçeklere çelişmelerin irdelenmesiyle varılır.

    Çağdaş yaklaşımın temel özellikleri ise şöyle özetlenebilir :

    - Bilimsel düşünce "apriori" ile "aposteriori" arasında bir karşılıklı ilişkidir.
    Deneye dayanmayan zihinsel kategoriler yoktur. Fakat zihinle doğrulanmamış deneysel sezgi de yoktur. Bilgi ne tam deneysel, ne de tam kavramsaldır.

    - Diyalektik bilimsel düşünce tümleyicidir.
    Eski diyalektik yaklaşımdaki tez ve antitez, terslikler olarak algılanamaz; birbirlerini tamamlayan bir sentezin öğeleridirler.

    - Bilim, organik bir yapıdır.
    İnsan bilgisinin tüm dalları bu ortak yapının tamamlayıcısıdır. Bilgi dayanış alı bir bütün oluşturur, bütün içinde anlama kazanır. Yeni bilgiler bütüne katılırken öncekilerle yan yana durmaz, bütünleşir ve bütünün anlamında değişiklik yaratır.

    - Bilgi tarihsel yapıdadır.
    Yaşayan her kavram kullanıldıkça değişir ve gelişir. "Yeni bilgi" bir bakıma yeniden düzenlemedir. Düzenlemenin alacağı biçim, içinde bulunulan ortamın koşullarına göre değişir. Yeni bilgi, özgün düşünceyi gerektirir.

    - Bilgi oluşum halindedir.
    Bilim, çözülen sorunlar kadar yenilerini de üretir.

    Bilginin gelişme sürecinde olması, yeni bir zihinsel tutumu, yeni bir bilimsel anlayışı gerektirmektedir. Bu yeni tutum "açık felsefe" yani kaynaklarından sonuçlarına kadar bilginin her uzanımını eleştirel bir gözle görebilen bir felsefeyi vurgular. Böylece yeni ya da bilimsel diyalektik, eskisi gibi bir tezin üstün gelmesini sağlamaya yönelmiş savunucu bir girişim değildir. Bu yeni anlayışta, kişinin kendi görüşlerinde eksikler ve yanlışlar bulmaya çalışması esastır. Bu arayış onu, karşıt kuramların doğru öğeleriyle zenginleştirmek ve zihni başlangıçtaki bilgilerin yüklediği sınırlılıktan kurtarmak içindir. Antitez yerine, deneme ve yeniden gözden geçirme anlayışı ve uygulaması vardır. Bu yönleriyle diyalektik çağdaş bilimsel yöntem, metafizikten ayrı bir "anlayış", "arama" ve "problem çözme" yaklaşımını benimsemiştir. Bilindiği gibi metafizik, temelde gerçeklerin değişmezliğini savunur, varlıkları değişmez şeyler gibi inceler ve Mutlak Bilginin aranmasıyla uğraşır.

    Bilimsel yöntem ile kendini olgunlaştırmış insanın topluma önermeleri açık seçik, deney ile denetlenebilir bilgilerdir. Bu tür önermeler inanç oluşturmayacağından sağlıklı bir yayılım gösterirler. Tüm insanlığın birleşebileceği ortak ve reel doğruların bilimsel yöntemle elde edilebileceği açıktır. Fakat insanları bu anlayışa getirebilmenin zorluğu da ayrı bir gerçektir. Bu bir eğitim ve öğretim sorunudur.turkeyarena.com

    Bilimsel nitelikte olmak, üretilmiş bilgilerin ezberlenmesi değil, aklı bilimsel yöntemler doğrultusunda kullanmak demektir. İnsanların aklına bilimsel formasyon kazandırmak ise eğitim ve öğretim yaygınlığı ile gerçekleşebilir. Bilimsel bilgi ile aydınlanıp, sevgi ile dolan bir insan, yüksek insanlık ülküsüne hizmet etmekte yetkin bir kişiliğe sahip olacaktır.

    Kaynaklar :Bilimsel Araştırma Yöntemi - Niyazi KARASAR - BİLİM YAYINLARI
     



Sayfayı Paylaş