Bediüzzaman Said Nursi Şiirleri

Konusu 'Dini Şiirler' forumundadır ve OrKuN tarafından 18 Mayıs 2014 başlatılmıştır.

  1. OrKuN Well-Known Member


    Bediüzzaman Said Nursi'nin En Güzel Şiirleri

    Dinlede Yıldızları, Şu Hutbe-i Şirine:
    Nâme-i nurîn-i hikmet, bak ne takrîr eylemiş
    Hep beraber nutka gelmiş, hak lisaniyle derler
    "bir kadîr-i zülcelâlin haşmet-i sultanına
    Birer bürhan-ı nur-efşanız, biz vücûd-u sânia
    Hem vahdete, hem kudrete şâhidleriz biz"
    Şu zeminin yüzünü yaldızlıyan
    Nâzenin mu'cizatı çün melek seyranına
    Şu semanın arza bakan, cennete dikkat eden,
    Binler müdakkik gözleriz biz
    Tûba-i hilkatten semavat şıkkına
    Hep kehkeşân ağsânına
    Bir cemîl-i zülcelâlin dest-i hikmetiyle takılmış
    Pek güzel meyveleriz biz
    Şu semavat ehline; birer mescid-i seyyar,
    Birer hâne-i devvar, birer ulvî âşiyâne,
    Birer misbah-ı nevvar, birer gemi-i cebbar,
    Birer tayyareleriz biz
    Bir kadîr-i zülkemâlin, bir hakîm-i zülcelâlin;
    Birer mu'cize-i kudret, birer hârika-i san'at-ı hâlikane,
    Birer nâdire-i hikmet, birer dâhiye-i hilkat,
    Birer nur âlemiyiz biz
    Böyle yüzbin dil ile, yüzbin bürhan gösteririz,
    İşittiririz insan olan insana
    Kör olası dinsiz gözü, görmez oldu yüzümüzü,
    Hem işitmez sözümüzü, hak söyleyen âyetleriz biz r30;
    Sikkemiz bir, turramız bir, rabbimize müsebbihiz, zikrederiz abîdâne
    Kehkeşanın Halka-i Kübrasina Mensub birer Meczublarız biz!"
     



  2. OrKuN Well-Known Member

    Birinci Levha

    [Ehl-i gaflet dünyasının hakikatini tasvir eder levhadır.]

    Beni dünyaya çağırma; ona geldim fenâ gördüm.

    Demâ gaflet hicab oldu; ve nur-u Hak nihân gördüm.

    Bütün eşyâ-i mevcudât; birer fânî muzır gördüm.

    Vücud desen, onu giydim; ah! Ademdi, çok belâ gördüm.

    Hayat desen, onu tattım; azab ender azab gördüm.

    Akıl ayn-ı ikâb oldu; bekâyı bir belâ gördüm.

    Ömür ayn-ı hevâ oldu; kemâl ayn-ı hebâ gördüm.

    Amel ayn-ı riyâ oldu; emel ayn-ı elem gördüm.

    Visâl nefs-i zevâl oldu; devâyı ayn-ı dâ' gördüm.

    Bu envâr, zulümât oldu; bu ahbabı yetim gördüm.

    Bu savtlar, na'y-i mevt oldu; bu ahyâyı mevât gördüm.

    Ulûm evhâma kalboldu; hikemde bin sekam gördüm.

    Lezzet ayn-ı elem oldu; vücudda bin adem gördüm.

    Habîb desen onu buldum; ah! Firâkta çok elem gördüm.
     
  3. OrKuN Well-Known Member

    İkinci Levha

    [Ehl-i hidâyet ve huzurun hakikat-i dünyalarına işaret eder levhadır.]

    Demâ gaflet zevâl buldu; ve nur-u Hak ayân gördüm.

    Vücud bürhan-ı Zât oldu; hayat mir'at-ı Haktır, gör.

    Akıl miftâh-ı kenz oldu; fenâ bâb-ı bekâdır, gör.

    Kemâlin lem'ası söndü; fakat, Şems-i Cemâl var, gör.

    Zevâl ayn-ı visâl oldu; elem ayn-ı lezzettir, gör.

    Ömür nefs-i amel oldu; ebed ayn-ı ömürdür, gör.

    Zalâm zarf-ı ziyâ oldu; bu mevtte hak hayat var, gör.

    Bütün eşya enîs oldu; bütün asvât zikirdir, gör.

    Bütün zerrât-ı mevcudât, birer zâkir müsebbih, gör.

    Fakrı kenz-i gınâ buldum; aczde tam kuvvet var, gör.

    Eğer Allah'ı buldunsa, bütün eşya senindir, gör.

    Eğer Mâlik-i Mülke memlûk isen, Onun mülkü senindir, gör.

    Eğer hodbîn ve kendi nefsine mâlik isen, bilâaddin belâdır, gör.

    Bilâhaddin azabdır tat; belâ gayet ağırdır, gör.

    Eğer hakiki abd-i Hudâbîn isen, hududsuz bir safâdır, gör.

    Hesabsız bir sevap var tat; nihayetsiz saadet gör.
     

Sayfayı Paylaş