Batman Doğal Güzellikleri

Konusu 'Güneydoğu Anadolu' forumundadır ve hakan788 tarafından 21 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. hakan788 Well-Known Member


    Batmanın Doğal Güzellikleri Nelerdir, İsimleri

    Dağcılık ve Su Sporları
    Tabiatın bütün güzelliklerinden nasibini alan Sason İlçemizde, renklerin bütün tonlarını içinde barındıran çiçek ve bitkilerin sarp ve yalçın kayalıklar arasından doğarak insanları güler yüzle karşılaması, insana ayrı bir haz vermektedir. Bu bölgede yaşanan bir başka zevk ise, bir yılan gibi kıvrılarak ovaya süzülen Sason Çayının Mart ve Nisan aylarındaki geçit vermez azgınlığıdır. Bu mevsimde her zaman rafting sporuna uygun bir zemin hazırlayan ve baş döndürücü bir hızla akışını sürdüren Sason Çayı, bu sporu sevenler için gayet uygun bir ortam yaratmaktadır. Yaklaşık 30 Km.lik bir parkur olan bu güzergâhtaki binlerce yıllık su akışının meydana getirmiş olduğu derin kanyonlardan geçerken, çayın şırıltısına karışan yırtıcı kuşların çığlığı ve gök kubbenin üzerinize oluşturduğu siperden başka gözleriniz ve kulaklarınız hiçbir şeyi görmüyor ve duymuyor. O halde tam bir macera yaşamak istiyorsanız haydi Sason’a..

    Bunlardan başka, Batman il sınırları içinde doğa aktivitesi niteliğinde olan mağara turizmi, sportif olta balıkçılığı, dağ ve doğa yürüyüşü ile yaban hayatına uygun yer ve mekânlar mevcuttur. Hasankeyf İlçesi ve kırsalında hem doğal hem de insan eliyle oyulmuş mağaralar, Dicle Nehri ve yan kolları olan Batman ve Garzan Çaylarında sportif olta balıkçılığı, Mereto, Aydınlık ve Raman Dağlarında doğa yürüyüşü ve kış sporları bu aktivitelere örnek verilebilir. Ayrıca Gercüş, Sason ve Hasankeyf İlçelerimiz kırsalında 700 yıllık çınar, meşe, menengiç ve ceviz ağaçlarının her biri birer kültür varlığı niteliğinde her zaman görmek mümkündür.

    Av Turizmi
    Kentte en çok avlanan hayvanlar tavşan, keklik, bıldırcın, toykuşu, tahtalı güvercin, yabani ördek, kaz, su samuru, sansar, porsuktur. Bunların dışında Raman dağında dağ koyunu, Kozluk-Sason ilçelerinde dağ keçisi bulunmaktadır.

    Hasankeyf Mağaraları
    Tarihin karanlık çağlarından beri veya insanlığın yerleşik hayata uyum sağladığı tarihten bu yana bir barınma ve iskân yeri olarak kullanılan Hasankeyf’teki bu mağaralar, yapılış biçimlerinden hiçbir şey kaybetmeden günümüze kadar gelmiş ve her devirde bu çok fonksiyonlu özelliklerini korumuşlardır. Yaklaşık 4000 adet civarında olan bu mağaralar, milattan yıllar önce Kuzey Mezopotamya da hükümranlık sürdüren mağara devri sakinleri olan Sümerlere, Asurlulara ve Babillilere barınma merkezi olmuşlardır.

    Başlı başına bir yerleşim alanı ve tarihi süreç içinde birçok medeniyetlerin merkezi olan bu mağaralara, karşı kayalıklardan birleşik kaplar esasına dayalı sifon benzeri bir sistemle, düz alanlara döşenen künkler ve kayalıklara oyulan kanallardan sonra 200 metre derinliğindeki bir vadiden de geçirilerek temiz su ulaştırılmıştır. Fizik Kanunlarına ilham olmuş çok sayıdaki su sistemleri, Hasankeyf’teki su medeniyeti içinde görmek, her zaman mümkündür.

    Hasankeyf Örenyeri
    Hasankeyf ören yerini güney ve güneydoğudan çevreleyen kalkerli arazi yapısının verdiği imkânlarla, sanki doğa ve insanın burada el ele vererek giriştikleri ortak bir çalışma sonucu meydana getirdikleri mağara evler ile oluşturulan derin ve heybetli kanyonlar, muhteşem bir yeryüzü şeklini meydana getirmiştir. Dört bini aşkın mağaranın bulunduğu bu bölge, dünyada benzeri az bulunan bir doğa harikasıdır.turkeyarena Dicle Nehrinin menderesler çizerek aktığı binlerce yıllık süreçte oluşan dar vadiler ve sel sularının yamaçlardan akarak Dicle’ye ulaştığı bölgelerde meydana gelen derin çukurlar ve buna bağlı olarak ortaya çıkan engebeli yapının biçimlendirdiği yeryüzü şekillerinin seyrine doyum olmuyor.
     



Sayfayı Paylaş