Balon Hikayesi

Konusu 'Masal ve Hikayeler' forumundadır ve CAN tarafından 4 Haziran 2016 başlatılmıştır.

  1. CAN Well-Known Member


    BALON

    Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiş gibi
    takip ederken, şaşkınlığını gizleyemiyordu.
    Onu hayrete düşüren şey,
    “Bizim eve bile sığmaz” dediği o güzelim balonların
    adamı nasıl havaya kaldırmadığı idi.
    Baloncu dinlenmek için durakladığında o da duruyor
    ve sonra yine takibe koyuluyordu. Bir ara adamın
    kendisine baktığını farkederek ona doğru yaklaştı
    ve bütün cesaretini toplayarak:-Baloncu amca, dedi. Biliyor musun benim hiç balonum olmadı.
    Adam çocuğu söyle bir süzdükten sonra:
    -Paran var mı? diye sordu. sen onu söyle.
    -Bayramda vardı, diye atıldı çocuk, önümüzdeki bayram yine olacak.
    -Öyleyse bayramda gel, dedi adam. Acelem yok, ben beklerim.
    Çocuk sessizce geri döndü. O ana kadar balonlardan
    ayırmadığı gözleri dolu dolu olmuş, yürümeye bile mecali
    kalmamıştı. Bir kaç adım attıktan sonra elinde olmadan
    tekrar onlara baktığında, gördüklerine inanamadı.
    Balonlar, her nasılsa adamın elinden kurtulmuş ve
    yol kenarındaki büyük bir akasya ağacının dallarına takılmıştı.
    Çocuk, olup bitenleri büyük bir merakla takip ederken,
    baloncu ona doğru dönerek:
    -Küçük, diye seslendi. Balonları ağaçtan kurtarırsan
    birini sana veririm. Yapılan teklif,
    yavrucağın aklını başından almıştı.
    Koşarak ağacın altına doğru yöneldi ve ayakkabılarını
    aceleyle fırlatıp tırmanmaya başladı.
    Hedefine adım-adım yaklaşırken duyduğu heyecan,
    bacaklarını kanatan akasya dikenlerinin acısını
    hissettirmiyordu. Sincap çevikliğiyle balonlara
    ulaştığında bir müddet onları seyretti ve
    dallara dolanan ipi çözerek baloncuya sarkıttı.
    Ancak balonlardan birisi iyice sıkıştığından
    diğerlerinden ayrılmış ve ağaçta kalmıştı.
    Çocuk onu kurtarmaya kalkışsa,
    dikenlerden patlayacağını çok iyi biliyordu.
    İster istemez balonu yerinde bırakıp
    aşağıya indi ve adam dönerek:
    -Birini bana verecektiniz, dedi. Hangisi o?
    Adam elini tersiyle burnunu sildikten sonra:
    -Seninki ağaçta kaldı evlat, dedi. İstersen çık al.
    Çocuk bu sefer ayakta bile duramadı.
    Kaldırım kenarına oturup baloncunun
    uzaklaşmasını bekledikten sonra,
    dallar arasında parlayan balona uzun uzun bakarak:

    “Olsun”, diye mırıldandı. “Olsun.” Ağacın üzerinde
    kalsa da, bir balonum var ya artık.
     



Sayfayı Paylaş