Balıklarda Üreme Fizyolojisi

Konusu 'Akvaryum' forumundadır ve EmRe tarafından 29 Eylül 2013 başlatılmıştır.

  1. EmRe Well-Known Member


    Balıklrın Fizyolojisi

    Balıklarda renk ve renk oluşumu
    Balıklarda çekici güzel ve göz kamaştırıcı renkler bulunmaktadır. Bu renkler balıkların derilerindeki özel renk hücreleri tarafından meydana getirilir. Balıklarda renk oluşumunda kromotoforlar , lipokromlar, ve guanin kristalleri etkilidir.
    Hiç renk pigmenti olmayan balıklara albino, fazla renk pigmenti olan balıklara ise melanistik balıklar denir.

    Balıklardaki kas sistemleri
    Balığın hareketinden kan dolaşımına kadar bütün hayati fonksiyonlarının yerine getirilmesi kasların çalışmasıyla mümkündür. Balıklarda kas sistemleri 2 ana gurupta incelenir.

    • Visseral Kaslar : Bunlar istem dışı çalışan kaslardır. Sindirim, boşaltım, üreme, ve sinir sistemi gibi çeşitli iç organlarda ve göz bebeğinin hareketini sağlayan iriste bulunur.
    • Somatik Kaslar : İstemli çalışan kaslardır. Başın gerisinden vücut boyunca kuyruğa kadar segmental bir tazda uzanırlar. Yüzgeçlerin hareketini bu kaslar sağlar.

    Balıklarda sindirim sistemi
    Balıklarda sindirim sistemi ağız, farinks, özafagus, mide, barsak ve anüsten ibarettir. Balıklarda dil vardır ancak sindirimde bir etkisi bulunmaz.

    Çeneli balıkların ağız yapıları
    Çeneli balıklar ağız konum itibariyle 3 tipe ayrılır.

    • Termal (Uç Durumlu) Ağız: Alt ve üst çenelerinin uzunluğunun eşit olması durumundaki ağız tipidir.

    • Dorsal (Üst Durumlu) Ağız: Alt çenenin üst çeneden daha uzun olması ve öne doğru çıkıntı oluşturması sonucu belirgin bir şekilde yukarıya doğru yönelme görülen tiptir.

    • Ventral (Alt Durumlu) Ağız: Üst çenenin alt çeneden daha uzun olduğu ve ağız açıklığının başın altında üst çene tarafından örtülmüş olan aşağıya doğru bakan ağız tipidir.

    Hava kesesinin (Yüzme kesesi) balıklardaki görevleri
    Hava kesesi balıkların su içerisinde vertikal olarak su seviyelerini ayarlamada ve denge sağlamada rol oynayan önemli bir organdır. Bazı balıklarda solunum organı olarak da görev yapar. Balık bu keseyi gaz ile doldurarak vücut yoğunluğunu azaltarak yüzeye çıkabilmekte boşaltarak da dibe inebilmektedir. Zeminde yaşayan balıkların çoğunda ve köpek balıklarında hava kesesi mevcut değildir.

    Balıklarda üreme şekilleri
    • Ovipar Üreme: Yumurta vücut dışında döllenir. Dişi balıklar tarafından su ortamina bırakılan yumurtaların erkek tarafından döllenir.
    • Ovovivipar Üreme: Döllenmenin anne vücudunda gerçekleştiği fakat embriyonun gelişmesi için gerekli besinlerin yumurta kesesinden alındığı üreme şeklidir. Balık canlı olarak anne karnından çıkar.
    • Vivipar Üreme: Döllenmenin anne vücudunda gerçekleştiği ve embriyonun beslenmesinin tamamıyla anneden sağlandığı yavrunun anne karnından canlı olarak çıktığı üreme şeklidir.

    Balıklarda yumurtlama (Üreme) göçü
    Balıklarda göçün en önemli amaçlarından birisi üremedir. Üreme göçü açısından balıklar 2 gurupta toplanabilir.

    • Göç Etmeyen Balıklar: Üreme ve gelişmelerini yaşadıkları ortamdan sağlayan balıklardır.
    • Göç Eden Balıklar: Bu balıkların beslenme alanları ile üreme alanları farklı yerlerdir. 4 ana grupta toplanabilir.

    • Anadrom Balıklar: Büyüme ve gelişmelerini denizlerde tamamlayıp cinsel olgunluk döneminde yumurtlamak amacıyla tatlı sulara göç eden balıklardır.
    • Katadrom Balıklar: Büyüme ve gelişmelerini iç sularda tamamlayıp üremek amacıyla denizlere göç eden balıklardır. Örn: Yılan balıkları
    • Oseanadrom Balıklar: Üreme göçü yapan en büyük guruptur. Bunlar üremek amacıyla denizler arası göç ederler. Ekonomik deniz balıklarının çoğu bu guruptadır. Örn: Palamut, hamsi ,istavrit
    • Limnadrom Balıkları: Göl, gölet, baraj gibi iç suların durgun kesimlerinde yaşayan üremek amacıyla akıntılı bölgelere göç eden balıklardır.

    Balıklarda üreme
    Bazı balıklar bir yıl içerisinde birden fazla dönemde döl verebilirler. Ancak balıkların geneli yılın belli mevsimlerinde bir kere döl verebilir. Balıkların üreme faaliyetlerini gösterdiği bu döneme üreme mevsimi adı verirler. Balıklar üreme mevsimlerine göre 2 gurupta incelenebilir.
    • Sonbahar ve Kış mevsiminde Üreyenler: Bunlara soğuk su balıkları da denilir. Örn: Alabalıklar
    • İlkbahar ve Yaz Aylarında Üreyenler: Bunlara ılık su balıkları da denilir. Örn: Sazangiller

    Gonadosomatik İndex(GSI)
    Bir balıkta gonat ağırlığının vücut ağırlığının yüzde oranına denir.
    GSI(%) = Gw (Gonat ağırlığı (g)) / W (Vücut ağırlığı (g)) x 100

    Erkek ve dişi balıkların aylara göre ağırlıkları hesaplanır. Bu değerleri gösteren bir grafik çizilir. Grafik değerleri incelendiğinde belli bir süre yükseldiği sonra aniden düşüş gösterdiği gözlenir. Ani düşüşün başladığı dönem üreme zamanının başladığı dönem olarak kabul edilir. Düşüşün minimum olduğu dönem ise üremenin sona erdiği dönem olarak kabul edilir. Bu bilgilere göre de balıkların hangi dönemlerde avcılığın yasaklanması gerektiğine karar verilir.

    Fekundite
    Bir dişi balığın üreme mevsiminde verdiği yumurta sayısına fekundite ya da yumurta verimi denir.
    • Bireysel Fekundite: Dişi başına elde edilen yumurta sayısına bireysel fekundite denir.
    • Relatif Fekundite: Bir balığın birim ağırlık ya da uzunluk başına verdiği yumurta sayısına denir.
    • Spesifik Fekundite: Populasyonun ilk olgunluk yaşı, ömrü, ortalama bireysel fekundite değerlerinden yararlanılarak hesaplanan fekunditeye spesifik fekundite denir.

    Balıklarda Beslenme alışkanlığı
    Balıklar doğal ortamdan aldıkları besin çeşitlerine göre 3 ana gurupta toplanabilir. Balıklar az ya da çok genel tanımlarının dışına çıkıp farklı beslenme davranışlarıda gösterebilirler. Bu durum çevre ve besin varlığına bağlıdır.

    • Karnivor Balıklar: Doğal ortamda balık ve diğer sucul hayvanlarla kültüre alındığında ise hayvansal protein oranı yüksek besinlerle beslenirler.
    • Omnivor Balıklar: Bu balıklar hem bitkisel hem de hayvansal kaynaklı besinlerle beslenirler.
    • Herbivor Balıklar: Genellikle bitkisel kaynaklı besinlerle beslenirler.

    Balıklarda beslenme göçü
    Balıkların yumurtalarını yumurtlama alanlarına bıraktıktan sonra beslenme ve büyümeleri için daha uygun ortamlara gitmelerine beslenme göçü diyebiliriz. Üreme göçünü tamamlayan bireylerin geri dönmeleri diyebiliriz.

    Balıklarda Büyümenin Özellikleri
    Balıklarda büyüme ömrünün sonuna kadar devam eder. Büyüme hızı erginliğe kadar olan dönemde yüksektir. Balıklarda büyüme belli dönemlerde gerçekleşir belli dönemlerde yüksek belli dönemlerde düşüktür. Büyüme türler arası ve tür içinde büyük varyasyon gösterir.
    Bir türün ulaşabileceği en fazla boy değerine (Biyolojik Maksimum Boy denir.)

    Balıklarda büyüme safhaları
    • Embiriyonik Safha: Döllenmeden dış beslenmeye geçinceye kadarki gelişme safhasıdır.
    • Larval Periyot: Dış beslenme başlamıştır ancak morfoloji henüz ergin organizmaya benzemez.
    • Cinsel Olgunluk Öncesi Periyot (Jüvenil): Dış görünüş ergin bireye benzer fakat gonatlar henüz gelişmemiştir. Büyümenin en hızlı olduğu dönemdir.
    • Ergin Organizma Safhası: Kendi kendine üreyebilir. Çift cinsiyet karakteri bu dönemde görülür.
    • Yaşlılık Safhası: Üreme kabiliyetinde gerileme görülür, boyca büyümede oldukça yavaştır.

    Büyümeyi etkileyen faktörler
    • İç Faktörler (Balığın kendiyle alakalı olan faktörlerdir.)
    Her türe ait büyüme karakteri kalıtsaldır.
    Cinsel olgunlukta büyüme oranı düşer.
    Erken olgunluğa ulaşan türlerde maksimum büyüklük geç olgunlaşan türlere göre daha küçüktür.
    Kısa ömürlü balıklarda büyüme hızı yüksek max. boy uzunluğu düşük, Uzun ömürlü balıklarda büyüme hızı düşük max. Boy uzunluğu fazladır.

    • Dış Faktörler (Balığın çevre ve besin durumuyla alakalı olan faktörlerdir.)
    Su sıcaklığı büyüme oranının düzenleyicisidir. Türe özgü optimum sıcaklığa yaklaşıldıkça büyüme hızı artar.
    Ortamda bulunan besin miktarı arttıkça büyüme oranı da artar fakat popülasyondan etkilenir.
    Besin göçlerinde büyüme hızı artar, üreme göçünde ise büyüme azalır hatta ağırlık kaybı da gerçekleşir.
    Balık hastalıkları ve parazitler büyümeyi önemli ölçüde azaltır. Su kirlenmesi de büyümeyi olumsuz yönde etkiler.

    Kaynak: ziraattube
     



Sayfayı Paylaş