Balıklarda Solunum Sistemi

Konusu 'Akvaryum' forumundadır ve EmRe tarafından 29 Eylül 2013 başlatılmıştır.

  1. EmRe Well-Known Member


    Balıkların Solunum Sistemi Nasıldır?

    Balıklar ağızlarından aldıkları suyu solungaçları arasından geçirerek sudaki oksijeni alıp, karbon di oksidi dışarı atarak solunum yaparlar.

    Balıklarda solunum sistemi, su ile kan damarları arasındaki dış solunum ve kan ile dokular arasındaki iç solunum olmak üzere iki kısımda tamamlanmaktadır. Balıklarda solunum organları olarak özel şekilde gelişmiş bulunan solungaçlar vardır. Bunlar kemikli balıklarda her bir taraftaki 4 solungaç yayı üzerinde, lampiridlerde ise 7 solungaç yayı üzerinde gelişmişlerdir. Solungaç boşluğunda yerleşmiş bulunan solungaçlar genellikle operkulum denilen bir örtü ile korunmaktadır. Bir solungaç yayının konkav tarafında büyüklük ve sayıları türlere göre değişen solungaç dikenleri (branchiospin), aksi tarafta ise, kılcal kan damarları ile donatılmış olan solungaç lamelleri bulunmaktadır.

    Dış solunum denilen suda erimiş oksijenin kan tarafından alınması ve kandaki CO2’nin suya verilmesi (gaz alışverişi) olayı solungaç lamellerindeki kılcal kan damarları ile (kapillerler) sağlanmaktadır. Lameller her solungaç yayı üzerinde bir çift sıralı olarak bulunurlar. Solungaçların devamlı olarak su ile temas ederek nemli kalmaları gerektiğinden balıklar ağızlarını sık sık açıp kapatırlar ve bu esnada solungaç kapakları da devamlı su sirkilasyonunu sağlamak ve bunun solungaç boşluğunda tekrarını temin edebilmesi için periyodik olarak açılır ve kapanırlar.

    Hava kesesinin (Yüzme kesesi) balıklardaki görevleri

    Hava kesesi balıkların su içerisinde vertikal olarak su seviyelerini ayarlamada ve denge sağlamada rol oynayan önemli bir organdır. Bazı balıklarda solunum organı olarak da görev yapar. Balık bu keseyi gaz ile doldurarak vücut yoğunluğunu azaltarak yüzeye çıkabilmekte boşaltarak da dibe inebilmektedir. Zeminde yaşayan balıkların çoğunda ve köpek balıklarında hava kesesi mevcut değildir.
     



  2. EmRe Well-Known Member

    Balıklarda solunum sistemi detaylı anlatım

    Her canlı organizmanın tüm hücreleri oksijen kullanır. Hücre içindeki maddelerin oksidasyonu sonucu ısı veya enerji ile karbondioksit üretilir. Bu karbondioksit vücuttan atılmadığı takdirde protoplazmaya zararlı bir etki yapar. Bunun için organizma ile çevre arasında bir O2 ile CO2 değişimi gerekir. Bu da solunum sistemi ile olanaklıdır. Omurgalılarda ortamdan hücreye O2, hücreden ortama, CO2 taşınması kan aracılığı ile olur. O2’nin taşınma işi kandaki hemoglobin ile sağlanır. Bütün omurgalılarda hemoglobin, eritrositlerin esas yapısını oluşturur ve başlıca yapı taşı da demirdir. CO2’nin taşınması O2’de olduğu gibi, gene eritrositler ve kan plazması ile olur.

    Balıklarda solunum sistemi, su ile kan damarları arasındaki dış solunum ve kan ile dokular arasındaki iç solunum olmak üzere iki kısımda tamamlanmaktadır. Balıklarda solunum organları olarak özel şekilde gelişmiş bulunan solungaçlar vardır. Bunlar kemikli balıklarda her bir taraftaki 4 solungaç yayı üzerinde, lampiridlerde ise 7 solungaç yayı üzerinde gelişmişlerdir. Solungaç boşluğunda yerleşmiş bulunan solungaçlar genellikle operkulum denilen bir örtü ile korunmaktadır. Bir solungaç yayının konkav tarafında büyüklük ve sayıları türlere göre değişen solungaç dikenleri (branchiospin), aksi tarafta ise, kılcal kan damarları ile donatılmış olan solungaç lamelleri bulunmaktadır.

    Dış solunum denilen suda erimiş oksijenin kan tarafından alınması ve kandaki CO2’nin suya verilmesi (gaz alışverişi) olayı solungaç lamellerindeki kılcal kan damarları ile (kapillerler) sağlanmaktadır. Lameller her solungaç yayı üzerinde bir çift sıralı olarak bulunurlar. Solungaçların devamlı olarak su ile temas ederek nemli kalmaları gerektiğinden balıklar ağızlarını sık sık açıp kapatırlar ve bu esnada solungaç kapakları da devamlı su sirkilasyonunu sağlamak ve bunun solungaç boşluğunda tekrarını temin edebilmesi için periyodik olarak açılır ve kapanırlar.

    Solungaç lamelleri kılcal damarlar ile donatılmış olduğundan, ağız yolu ile giren suyun içerisindeki erimiş O2’i tutar, buna karşın dokulardan getirdiği CO2 gazını suya bırakır. Bu esnada operkulumlar açılarak O2’ni alınmış olan su dışarıya atılır.

    Genellikle balıkların solunum organları solungaçlar olmakla beraber, bazı formlarda (örneğin, Nemacheilus cinsinde) bağırsak içerisinde bulunan özel kıvrıntılar da solunuma yardımcı olmaktadır. Bu nedenle adı geçen balık, oksijensizliğe karşı son derece dayanıklı olan türler arasında yer almaktadır.

    Solunum esnasında O2’nin alınıp CO2 gazının suya verilebilmesi için solungaçların devamlı surette nemli kalmaları şarttır. Bundan dolayı havada bol miktarda oksijen bulunmasına rağmen balıklar su dışına çıkarıldıklarında havasızlıktan boğularak ölürler. Eğer bir balığın solungaçları devamlı olarak nemli şekilde muhafaza edilebilirse havada ki oksijeni de teneffüs edebilir. Bundan dolayı bazı balıkları (örneğin Cyprinus carpio ve Silurus glanis (yayın) gibi) rutubetli yosunlar içine yerleştirerek bir kutuya koymak sureti ile canlı olarak uzun mesafelere nakletmek mümkündür.

    Bütün kemikli balıklarda solunum olayı operkulum ile muhafaza edilen 4 çift solungaç takımı ile sağlandığı halde Lampetra fluviatilis’te (Dere Dokusgözlüsü) biraz farklı olup, solungaç adeti 7 çifttir ve bunların da üzerinde operkulum denilen kapak tek değildir.

    Burada solunum için gerekli olan su, ağız boşluğunda bulunan bir kanal ile solungaç boşluklarına girer ve gaz alış verişi yapıldıktan sonra solungaç yarığı denilen 7 küçük delikten dışarıya atılır. Diğer soğukkanlı hayvanlarda (Amphibi ve Reptillerde) olduğu gibi balıklarda da çok az aktif olan bazı türler mevcuttur. Bu nedenle de vücut ısıları daima değişken olup genellikle bulundukları çevreye bağımlı kalmaktadır. Bu yüzden ılık suda yaşayan bir akvaryum balığının bulunduğu ortama aniden çok soğuk bir su karıştıracak olursa, balık vücudundaki ısı ayarlamasını kısa zamanda yapamayacağı için, soğuk suyun şok etkisinden dolayı derhal ölecektir. Bazı balıklar, oksijenin çok bulunduğu bataklığımsı sularda ve balçık içerisinde yaşadıkları için, ortamdaki düşük oksijenden gereği gibi yararlanmak amacıyla solunuma yardımcı olan bazı özel yapılar geliştirmişlerdir. Örneğin, Clarias cinsinde, solungaçların arkasına rastlayan bölgede labirent şeklindeki solunum organlarına rastlanmaktadır.
     

Sayfayı Paylaş