Bağrımızda Bir Hain Şiiri

Konusu 'Karışık Şiirler' forumundadır ve EjjeNNa tarafından 20 Ocak 2016 başlatılmıştır.

  1. EjjeNNa Administrator


    Bağrımızda Bir Hain

    Yıllardır bağrımızda bir hain elin koru
    Yirmi beş defa yaktı, baskınla şafağa doğru
    Görünce cesareti, görünce hain zoru
    Geri bakmadan kaçtı Kuzey Irağa doğru.

    Meydanlar doldu taştı teröre lanet için
    Herkes Mehmet, Mehmetler hazır şahadet için
    Tek bayrak, tek dil, tek devlet, tek millet için
    Birlikte yürüyoruz yeni bir çağa doğru.

    Yeni, yeni kabuk tutarken gönül yaramız
    Çok acı yaktı bağrımızı ecelin koru
    Yedi onda iki güçle sarsıldı Van'ımız
    ‘'Sevgi apartmanı'' kapandı toprağa doğru.

    Başladı saçma, sapan etnik beyanatlar
    Bölücülük yapmak için mi acı fırsatlar
    Mühim değildi haine enkazdaki hayatlar
    Çekmek istiyordu milleti tuzağa doğru

    Unutup depremle şehitlerin acısını
    Paylaşmaya başladık depremin yarasını
    Büyükler maldan, küçükler harçlık parasını
    Gönderme yarışında kalktık ayağa doğru

    İnanamadık uzun sure gördüğümüze
    Soğuk su serpti acıyla kavrulmuş gönlümüze
    Azra bebek tam anlamıyla bir mucize
    Şükürlerle gönderildi kundağa doğru

    Sırtında ölünün sıcaklığı, soğukluğu
    Dost yapmış mevtayı, korkunun çokluğu
    Yine bulunca hayat denen yokluğu
    Yunusun bakışları şaşkın ışığa doğru

    Babana söylemedik, söyleyemedik Yunus,
    Ama babanın gönlüne çökmüştü ki kâbus
    Sen kendini yorma hiç, dinlen, konuşma, sus
    Yetiş, acilen git hayata, sağlığa doğru.

    ‘'Polise, askere atılan taşlar'' devlete
    Yunusun bakışları sorgudur ihanete
    Anlamak için gerek var'mı hiç kehanete
    Yedi onda iki, örgütte paniğe doğru.

    Farklı, farklı illerden gelmiştiler birçoğu
    Görev yeri değil, evleriydi artık doğu
    Bir yıldız, bir ay, bir güneş yapmaktı her çocuğu
    ‘'Yüz üç Güneş'' gitti sonsuz karanlığa doğru

    Her birinin ayrı ayrı hayat hikâyesi
    Millete hizmetti hepsinin ortak gayesi
    Yedi onda iki'di ölümün çığlık sesi
    Seslenemediler, ses gelen çatlağa doğru

    Vana yardım yapmamak ayıp oldu adeta
    Yerler, gökler yapılan yardımla doldu adeta
    Yedi onda iki haini vurdu adeta,
    Eylemleri her gün daha yalnızlığa doğru.

    Her fırsatta düşman tanıtılan Türk nüfusu
    Vana kuru verdi sevgi, kardeşlik köprüsü
    Paniğe düştü bunu gören hain sürüsü
    Bomba yüklü katırla kalktı atağa doğru

    Nerde olursa olsun Mehmetçik ensesinde
    Sıcak temasa geçildi Kazan Vadisinde.
    Hani cesaret, yaratıkların adisinde
    Parmağını uzatamadı tetiğe doğru.

    Nasıl yakışmış Türk bayrağı taziye evine-
    Su serpmiş, Yasin olmuş terörün alevine
    ‘Oğlum terörist' demek zordu baba diline
    Yutkununca canı gelirdi gırtlağa doğru.

    Osmanlı tokadı sanki babanın sözleri
    Asla devlete düşman yapamazsın bizleri
    Kızarmaz, bozarmaz hainlerin yüzleri,
    Meğili ya kör'lüğe, ya sağırlığa doğru

    Çok kanlı olacaktı hainliğin gereği
    Olmasaydı farkında eğer ana yüreği
    Yıkıldı üç çocuklu bir aile direği
    Sağ kalanın bakışı düştü boşluğa doğru

    Terörden daha kötü yardımı yağmalama
    Safari görüntüleri geliyor aklıma
    Vahşi hayvan desem insana benziyor ama,
    Aklımı yönlendirin siz, düz mantığa doğru

    Yerden gelen afetle yapılar bir bir enkaz
    Zamanla yarışarak bir can, bir nefes için kaz
    Bilmem kaç kat altında yaşama şansı çok az
    Gönder bütün gücünü yirmi tırnağa doğru

    Betonarme sanılmış hep kâğıttan kuleler
    Menfaatimiz için zincirleme hileler
    Kusur bulup da kalem kırmıyor adliyeler
    Bütün deliler gülümsüyor sanığa doğru

    Kürtlerin ata dinidir diyorlar ‘Zerdüştlük'
    Canavarlaştırmış ruhları manevi boşluk.
    Ne Meryem'e, nede Ahura Mazda'ya kulluk
    Amentü ile tek Allah'a kulluğa doğru.

    Barışla, Demokrasi öyle sözle olmuyor
    Barışla, demokrasi öyle sözle dolmuyor
    Barışla, demokrasi hain ruha uymuyor
    Barışla, demokrasi saklı batağa doğru....

    Orhan Afacan
     



Sayfayı Paylaş