Badem Yetiştiriciliği

Konusu 'BağBahçe' forumundadır ve Seçkin tarafından 30 Temmuz 2013 başlatılmıştır.

  1. Seçkin Well-Known Member


    Badem Yetiştiriciliği Hakkında Bilgi

    İKLİM
    Badem için, yazları kurak ve sıcak, kışları ılık ve yağışlı Akdeniz iklimi idealdir. Bununla beraber, odun kısmının kış soğuklarına dayanıklı olması nedeniyle, kış soğuklarının fazlaca olduğu yerlerde de yetişebilmektedir. Badem ağacının odun kısmı –20oC - 30oC’ ye kadar soğuğa dayanabilir.

    Çiçek tomurcuklarının kışa dayanıklılığı şeftali çiçek tomurcuklarından daha azdır. Ülkemizde kış soğuklarının fazla olduğu yerlerde ekonomik olarak badem yetiştiriciliği yapılamaz.

    Bademin kış dinlenme ihtiyacı diğer meyve ağaçlarına göre daha kısadır. +5oC’ nin altında 90-400 saatlik bir soğuklama yeterlidir.

    Badem yetiştiriciliği için, ilkbahar başlangıcındaki durgun olmayan hava şartları büyük önem taşır. İlkbaharda don olayları bakımından en kritik dönem çiçek ve körpe çağla dönemidir. Çiçeklenme zamanında –4, -5 oC’ ye dayanabilen çiçekler, bu devrenin sonunda -5oC’ ve körpe çağla döneminde -1oC, -0,5oC’ lerde zarar görürler. Dona dayanım bakımından çeşitler arasında büyük farklar görülmektedir.

    Badem kazık köklü bir meyve türü olduğu için, kurak koşullara uyabilen bir meyvedir. Ancak yıllık yağış 300 mm’nin altına düşerse yeterli ürün alınmaz. Türkiye’nin en önemli badem üretim bölgesi olan Ege’de yıllık ortalama yağış 700 mm. civarındadır. Ancak yağışlar Ekim-Mayıs ayları arasında düşer. Bu nedenle kurağa dayanıklı çeşitlerin seçilmesi önem taşır.

    Çiçek zamanı fazla yağışlı ve sisli hava şartları da badem yetiştiriciliği için zararlıdır. Bu gibi durumlarda mantari hastalıklar gelişmeye başlar. Bu durum ise ürün miktarını etkiler. Genç meyvelere Monilya hastalığı zarar verir. Yapraklarda Yaprak Delen Mantarı delik açar, dallarda çürüme yapar. Daha sonra, dallardaki çürüyen kısımlar çatlarlar. Fazla delikli yapraklar baharda dökülür, bu durum ise ağaçların iyi gelişmemesine neden olur.

    TOPRAK
    Badem, toprak istekleri bakımından seçiciliği fazla olmayan bir meyve türüdür. Hafif, derin, süzek ve alüvyal topraklarda iyi ürün verir. Bu gibi topraklarda kökler 3-5 m derine gider. Kumlu, killi ve çakıllı topraklardan da hoşlanan badem, ağır topraklarda hiç iyi sonuç vermez. Böyle yerlerde anaç olarak erik kullanılır.

    TOPRAK HAZIRLIĞI, FİDAN TEMİNİ VE BAHÇE TESİSİ
    Meyve bahçesi tesisi uzun vadeli bir yatırım olduğu için başlangıçta yapılacak bir hatanın daha sonradan giderilmesi oldukça güç, pahalı ve hatta bazen de olanaksız olabilir. Bu yüzden bahçe kurmak için acele davranılmamalıdır.

    Ülkemizde meyve bahçesi tesisine çoğu zaman sonbahar veya kış aylarında aniden karar verilir ve hemen fidan aranmaya başlanır. Ancak, bu takdirde istenilen çeşitlerden kaliteli fidanların temini için gerçekten çok geç kalınmış olunur. Üstelik yeterli arazi etüdü ile toprak hazırlığı yapılmadan bahçe kurulduğu zaman gerek fidanların tutma başarısı gerekse meyve verimi ile ilgili ciddi sorunlar ortaya çıkabilir.

    Bahçe kurmak için seçilen arazi bir yıl önceden meyvecilik tekniği açısından iyice incelenmelidir. Fidan siparişleri de bahçe tesisinden en az bir yıl önce yapılmalıdır;.böylece istenilen çeşitlerden birinci kalite fidanlar temin edilebilir. Fidan dikilecek arazide dikim mevsiminden önceki yaz sonuna kadar gerekli ön uygulamalar, drenaj ve toprak hazırlığı gibi işlemler tamamlanmalıdır. Sonbaharda havalar henüz iyi iken, yağışlar başlamadan önce mevcut dikim planına göre fidan çukurları açılmalı ve daha sonra fidanlar getirildiği zaman hemen dikilmelidir.

    Badem fidanı saçak kökü çok az olan kaba bir kök sistemine sahiptir. Bu nedenle, özellikle fidanlıktaki yerinden söküldükten sonra satılıncaya kadar uzun süre beklemiş olan fidanların ve/veya ilkbaharda geç dikilen fidanların arazideki tutma başarısı son derece düşük olabilir. Bu yüzden fidanlar mümkünse söküldükten sonra fazla bekletilmeden, hava ve toprak koşulları uygun olduğunda hemen dikilmelidir. Badem fidanları geç sonbahar-erken kış döneminde dikilirse, ilkbaharda yapılan dikimlere göre hem arazide tutuma başarısı hem de ilk yıllardaki büyümesi açısından daha iyi sonuç verir.

    Dikimden önce fidanların kök kanserine (Agrobacterium tumefaciens) karşı koruyucu bir önlem olarak ülkemizde de piyasaya sürülen Nogall gibi bazı biyolojik bakterisitlerle muamele edilmesi yararlı olacaktır. Dikilen fidanlara mutlaka can suyu verilmeli ve ilkbaharda uyanmadan önce ilk şekil terbiyesi yapılmalıdır.

    Sulama: Sulanmayan şartlarda badem bahçeleri daima otsuz bırakılır. Sulanan bahçelerde otların gelişmesine müsaade edilebilir. Ancak bunların hasattan önce toprağa devrilmesi gerekir.

    Ülkemizde badem yetiştiriciliği kuru şartlarda yapılır. Ancak, sulandığı taktirde verim 2-4 kat artmaktadır.

    Gübreleme: Ağaçların gelişmesini ve verimliliğini sağlamak için gerekli elementlerin çoğu topraktan ve havadan alınır. Gelişme için fazla miktarda sarf edilen azot toprakta depolanmaz. Bu nedenle badem bahçelerine her yıl azot takviyesi yapılmalıdır. Gübrelemede en doğru karar, yapılacak toprak ve yaprak analizi sonucunda belirlenebilir. Ancak, gübrelemede dekara 12.5 kg saf azot verilebilir. Orta ağırlıktaki topraklarda ve sulanmayan yerlerde gübreleme bir defada yapılır. Sulanan ve yağışı iyi olan yerlerde gübrelemenin 2-3 defada yapılması uygun olur. Azotça en zengin çiftlik gübresi, yanmış sığır gübresidir. Daima çiftlik gübresinin kullanılması halinde, sürgünlerin kısa kalması ve gelişmemesi ortaya çıkabilir.

    Hasat: Meyveler genellikle el ile ve sopalar yardımıyla yere düşürülerek hasat edilmektedir. Meyveler iyice olgunlaştıktan ve dış kabuk kavladıktan sonra hasata başlanmalıdır. Dış ülkelerde makine ile hasat da yapılmaktadır.
     



Sayfayı Paylaş