Babuba Hikayesi

Konusu 'Masal ve Hikayeler' forumundadır ve CAN tarafından 26 Mayıs 2016 başlatılmıştır.

  1. CAN Well-Known Member


    Yunanistan ile aramızdaki sınır bilindiği üzere Meriç nehri ile belirlenmiştir. Nehrin bir yakası Yunan toprağı diğer tarafı Türk toprağıdır. Edirne'de ki köylerden birinde Eyüp (bundan böyle hikaye sonunda kendisi için içimiz burulacağından bizim Eyüp olarak anılacaktır) adında bir genç köyün ağasının kızına aşık olur. Ancak bizim Eyüp fakir olduğu için bu ilişki ağaya ters gelmiş ve kızı karşı kıyıdaki köylerden birinin ağasının oğluna vermiştir (Karşı köyün de Türk köyü olduğu belirtmeyi borç biliyorum). Bizim Eyüp'te öylece kalakalmış, aşkından mecnuna dönmüş, saçı sakalına karışmış. Türkümüzde bizim Eyüp'ün feryadıdır esasında.

    Burada "BABUBA" Trakya'da sıklıkla kullanılan "be" kelimesinden çıkmıştır. Söylenmek istenen "BE BABA" dır aslında.

    Sevdiğim iki gözüm ellere yar oldu babuba
    Kara tren aramıza kara duman ekti de
    Göz göre göre yazık Eyub'a

    Buraları sevemedim gönül orada
    Yanıyorum tuz biber yarada
    Deli gönül eremedi eyvah murada
    Ölüyorum tuz biber yarada

    Gözlerimin karesi kırmızı nar oldu babuba
    Meriç'in azgın suyu aramıza girdi de
    Göz göre göre yazık eyub'a

    Buraları sevemedim gönül orada
    Yanıyorum tuz biber yarada
    Deli gönül eremedi eyvah eurada
    Ölüyorum tuz biber yarada
     



Sayfayı Paylaş