Aztek, Maya, Hint ve Çin Uygarlıklarıyla İlgili Bilgi

Konusu 'Tarih' forumundadır ve RüzGaR tarafından 2 Aralık 2010 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Aztek, Maya, Hint ve Çin Uygarlıklarıyla İlgili Bilgi
    Aztekler
    Büyük İspanyol denizcisi Cortez 1519 da "Mexico" vadisine geldiği zaman,karşılaştığı manzara onu hayrete düşürdü. Karşısında herşeyi ile muazzam bir şehir vardı. Büyük tapınakları , beyaz sarayları, muntazam bahçeleri çevreleyen geniş duvarları,büyük sokakları ile gerçekten medeni bir şehir. Azteklerin başkenti olan bu şehrin adı "Tenochtitlan" di.

    Aradan asırlar geçtikten sonra yapılan kazılar Aztek medeniyetinin bilinenden de çok ileri olduğu gerçeğini ortaya koydu. Hele "Tenochtitlan" tapınağı gerçekten bir şaheserdi. O devrin olanakları ile bu tapınağın nasıl yapıldığı bugün bile aydınlığa kavuşamamıştır.

    Kuzey Amerika kızılderilileri arasında, en ileri medeniyete ulaşmış olan Azteklerin önceleri göçebe olarak yaşadıkları zamanla, kendilerine daha verimli topraklar aramak için Meksika vadisine geldikleri anlaşılmaktadır. Buradaki kavimleri tutsak eden Aztekler, zamanla Meksika körfezini kendilerine vatan olarak seçmiş ve 1325 yılında da başkentleri "Tenochtitlan"ı kurmuşlardır.

    1325 de nüfusu üç, beş bin kişiyi geçmeyen "Tenochtitlan" da 1519 da nüfus yüzbini geçmiştir.

    Aztekler çeşitli tabiat kuvvetlerini tanrı olarak kabul etmişlerdi. Ayrıca (Ouetzalcoatl) adlı insan şeklinde bir tanrıya inanıyorlardı. İnançlarına göre beyaz bir insan olan bu tanrı yüz yıllarca önce "tekrar döneceğim" diyerek denize açılıp gitmişti. Bir gün bu Tanrı'nın döneceğine ve kendilerini mevcut sıkıntılarından kurtaracağına inanıyorlardı.

    1519 da İspanyol denizcisi Corte, topraklarına ayak bastığı zaman,onu yüz yıllardır bekledikleri "beyaz tanrı" sandılar. Bu yüzden Cortez'i büyük törenlerle karşılayıp, ona çeşitli hediyeler sundular. Gerçeği anlayıp, Cortez'in gerçek kişiliğini öğrendikleri zaman ise iş işten geçmiş ve toprakları bir İspanyol sömürgesi oluvermişti.

    Aztek'lerle Cortez'in kuvvetleri arasındaki savaş çok kanlı geçmişti.Aztek'ler aldıkları esirlerin göğüslerini yarıp, kalplerini çıkarıyor ve onu tanrılarına armağan ediyorlardı. Bu durum Cortez'in kuvvetlerini daha zalim davranmaya yöneltti. Cortez, Azteklere karşı korkunç bir terör'e girişti. Önüne gelen herşeyi yakıp yıkıyor, yerle bir ediyordu. Bu arada Aztek medeniyetine ait paha biçilmez eserler yokolup, gitti.

    Kanlı mücadele tam iki yıl sürdü. 1521 yılında Aztek saltanatı son bulmuş ve ülke bir İspanyol sömürgesi olmuştu.

    MAYALAR
    Orta Amerika Yerlileri olan Mayalar’ın kurduğu büyük uygarlık 16. yüzyılda yıkılmıştır. Bugünkü Meksika’nın güneyi, Guatemala ve Belize’nin kuzeyinde kalan yerlerde gelişen bu uygarlıktan kalma büyük taş yapılardan oluşan kent kalıntıları günümüze kadar ulaşmıştır.

    Maya halkının târihi M.Ö. 1000 yılına kadar uzanır. Uygarlığın en parlak dönemi M.S. 250 ile 900 seneleri arasındadır. Bu dönemde Mayalar nüfusları 5-20 bin arasında değişen 40’tan fazla yerleşim merkezi kurmuşlardı. Tikal, Uaxactün, Copàn, Bonampak, Palenque ve Rio Bec bu şehirlerin en büyükleri idi. 900 senesinden sonra Klasik Maya Medeniyeti, bilinmeyen bir sebepten dolayı hızla çöktü. Boşalan şehirler ve tören merkezleri ormanlarla kaplandı. Buna karşılık klasik dönem sonrası dönemde (900-1519) Chichen Hza ve Mayapàn gibi Yucatàn Yarımadasının dağlık bölgelerindeki şehirler gelişmelerini sürdürdüler. 1546’da İspanyollar Yucatan Yarımadası ve Guatemala’yı işgal ettiler. Maya medeniyetini tahrip edip bölgede pekçok katliam yaptılar. Şehirleri yağmalayarak, meşhur Maya eserleri zenginliklerini Avrupa’ya taşıdılar. Ancak Guatemala’nın bir kısmında, bir grup Maya halkı bağımsızlıklarını 150 yıl korudular.

    Günümüzde Guatemala ve Yucatan’da yaşayan halkın çoğunluğu Maya’dır (Guatemala halkının yaklaşık % 65’i Maya’dır). Bunlar 15 Maya lisanından birini konuşurlar. Yucatan’daki Merida şehrinin halkı İspanyolca ve Maya lisanı veya Yucatan lisanı konuşur. Guatemala’nın uzak bölgelerinde bâtıl inançlar başta olmak üzere pekçok eski kültür devâm etmektedir.

    Maya uygarlığının en parlak dönemi İS 250-900 arasına rastlar. Mayalar kurdukları kentleri piramitler, saraylar ve güzel heykellerle süslemişlerdir. Ne var ki , yalnızca dinsel törenler için yönetim merkezleri olarak kullanılan bu kentlerde kimse yaşamazdı. Mayalar bu görkemli kentlerin çevresindeki çiftliklerde yaşar, yöreye özgü ürünler olan mısır, fasulye biber ve domates yetiştirirlerdi. Uzmanlar yıllarca Mayalar’ın barışsever bir halk olduğuna inanmışlarsa da, son yıllarda elde edilen bilgiler Mayalar’ın savaşçı bir halk olduğunu, savaş tutsaklarını işkenceyle öldürdüklerini, dinsel törenlerde de çok kan döktüklerini ortaya koymuştur.

    Maya kültürünün ana merkezleri Meksika’nın güneyinde Chiapas ve Guatemala’nın kuzeyinde Petèn idi. Ama yaklaşık İS 975’te savaş ve yoksulluk, halk evlerini bırakıp kuzeye, Yucàtan Yarımadasına’a göç etmeye zorladı. Burada, Toltek Yerlilerini’nin törelerinin etkisi altında kaldılar.

    İspanyollar, Mayalar’ın yaşadığı toprakları 16. yüzyılın ilk yarısında istila ettiler. Mayalar tıpkı Aztekler gibi kendilerini savunamadılar. Çoğu öldürüldü, kalanlar da tutsak edildi.turkeyarena.net

    Maya uygarlığı özellikle astronomi, mimarlık, matematik, heykel ve hiyeroglif yazısı gibi bir çok alanda çok ilerlemişti. Çok karmaşık bir takvim sistemleri vardı. El sanatlarında da ileriydiler, güzel boyalı çömlekler ve pamuklu dokumalar yaptılar.

    Bugün, genellikle Meksika ve Guatemala’da yaşayan yaklaşık 2 milyon Maya Yerlisi vardır. Çoğu Çiftçidir. Hemen hepsi Katolik olmakla birlikte, inançları geleneksel Maya dininden çok etkilenmiştir; yağmur ve bereket için putperest ayinler düzenlerler.

    HİNT UYGARLIĞI
    Hindistan kıta yarımadası birçok nehir ve dağ silsilesi ile birbirinden ayrılması ve tarih boyunca pek çok istilacı kavimlerin yerleştiği bir bölge olması nedeniyle birbirinden bağımsız pek çok kültürün oluşmasına neden olmuştur. Bu yüzden sürekli ve güçlü bir Hint devleti kurulamamıştır.

    Hindistan'a yerleşen ari kavimler özlerini yitirmemek için 'Kast' sistemini meydana getirmişlerdir. Kast sistemi, zaten aralarında din, dil, ırk bağı olmayan Hint halkı arasında kapanmaz uçurumlar meydana getirmiştir.

    Kast Sistemi
    Babadan oğula geçen bir meslek gruplaşmasıdır. Bu sistemde herkes babasının mesleğini devam ettirmek zorundadır. Daha aşağı kastlarla akrabalık kurulamaz ve evlenilemez. Kastlar Dört Gruba Ayrılır,
    1. Din adamları (Brahmanlar)
    2. Soylular ve askerler (Kşatriyalar)
    3. Tüccar.çiftçi ve zanaatkarlar (Vaysiyalar)
    4. İşçiler (Südralar)
    Kast dışı kabul edilen kölelere Paryalar denilmiştir.

    Hindistan'da eski inançlar "Veda" denen kitaplarda toplanmıştır. Brahmanizm, Budizm, Taoizim vb. dinler yaygındır. Kast Sistemi, Gaznelilerin Hindistan'ı fethetmesi ile son bulmuştur.

    · Din olarak Veda, Brahmanizm, Hinduizm, Budizm, Hıristiyanlık ve Müslümanlık yaygındır.
    · Hint kültürü (su = Akua) merkezlidir.

    ÇİN UYGARLIĞI
    · Çin dünyanın en uzun tarihine sahip devletlerindendir. Çin'de ilk uygarlık Çov (Chou) hanedanı tarafından kurulmuştur. M.Ö. 2000 Çin'de birlik sağlanmıştır.
    · Temelinde Türk, Moğol, Tunguz ve Tibetlilerin etkisi vardır.
    · Araba, Tunç ve çömlek yapımını Türklerden öğrenmişler, Türk askerlik sisteminden etkilenmişlerdir.
    · Maden az olduğu için porselen sanatı oldukça ilerlemiştir.
    · ipek ve ipek böcekçiliği alanında ilerlemişlerdir.
    · M.Ö. XIV. yüzyılda yazıyı kullanmaya başlamışlardır.
    · M.Ö. XI. yüzyılda mürekkebi bulmuşlar ve yazılarını ipek üzerine yazmışlardır. M.Ö. 105 yılında kağıdı icat eden Çinliler, M.S. 650 yılında ise tahta baskı kalıpları ile ilk matbaayı kurmuşlardır.
    · Barut ve pusula Çinliler tarafından icat edilmiştir.
    · Tao, Lao-çe, Konfiçyüs ve Budizm en yaygın dinlerdir.
    · Halk soylular ve köylüler olmak üzere ikiye ayrılır.
    · Budizm tapınakları ve Çin Şeddi, Çin'e ait dünyaca ünlü eserlerdir.
    · Asya kıtasının Paleolitik Döneme ait en eski insan fosilleri Çin'de bulunmuştur.
    · Neolitik devirde tarıma dayalı bir kültür oluşmuştur. (M.Ö. 4000)
     



Sayfayı Paylaş