Aynadaki Yalan

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve EjjeNNa tarafından 16 Ekim 2007 başlatılmıştır.

  1. EjjeNNa Administrator


    TurkeyArena

    Naci, felsefe fakültesinde asistan ve doçentlik tezini hazırlamakta olan bir gençtir.Hiç uyuşamamalarına rağmen, solcu Mine Ressam Abid ve onların çevresiyle beraberdir.Mine, Naci’yi seviyordur.Naci’nin hayatında en önemli insan Belma’dır.Selma, Naci’yi kendi kendisiyle ihtilafa sokmayı ve ikiye bölmeyi ve bir parçasını öbürüne yedirmeyi başaran kadındır.
    Naci askerde, arkadan gelen birliğe yer hazırlamak göreviyle gittiği köyde Hüsmen Ağa isminde, ilim sahibi, bilge görünüşlü bir zatla tanışır.Hüsmen Ağa’nın torunu Hatice, Naci’ye göre katıksız, süt beyaz, esrarlı bir köylü kızıdır.Naci, o zaman, bu kızın kendi hayatında ne denli önemli bir yeri olduğunu bilmiyordur.
    İstanbul’da Belma Hanım’ın evindeki bir baloda Naci ve Belma arasında bir tatsızlık çıkar.Bu durum Naci’yi çok etkiler.Naci bu ayrılıştan sonra çok büyük acılar çeker.O artık herkese tabii adam taklidi yapıyordur.Bu zaman zarfında çok düşünür, tasavvufa dalar.Bir camide tanıştığı imam arkadaşı sayesinde eski yazıyla yazılmış dini eserleri okumaya başlar.Mesaisinin çoğunu düşünmeye ve sorgulamaya ayırıyordur.
    O günlerde annesi de köye gidip Hatice’yi görmüştür.
    Mine ve arkadaşlarının Belma’yı küçük düşürmek için hazırladıkları bir baloda Naci ve Belma arasındaki bütün bağlar kopar.Yalnız bu sefer, Naci Belma’yı reddetmiştir.
    Bu arada Hatice kendisini iyi hissetmediğinden dolayı babasıyla birlikte İstanbul’a gelmişlerdir.Profesör, Hatice’nin ölüme mahkum olduğunu ve derhal hasteneye yatırılması gerektiğini söyler.Naci, Hatice’yi sürekli ziyaret etmektedir.Hastalığın bir çocuk ermişliğine yükselttiği Hatice, birdenbire Naci’nin gözünde herşey oldu.Naci ve Hatice hastanede evlenirler.Hatice bir süre sonra vefat eder.
    Naci bu arada tezini değiştirmiş, tasavvufla ilgili yeni tez hazırlamaktadır.Hummalı bir çalışma sonucu ‘’İslam Tasavvufu ve İnsanlığın Beklediği Nizam’’isimli tezini bitirir ve üniversiteye teslim eder.Fakat Naci’nin tezi kabul edilmez.Bunun üzerine naci üniversiteden istifa eder ve ederini neşreder.Naci’nin kitabı yurt içinde ve yurt dışında büyük ilgi görür.Gazetelerde ise Naci’ye karşı büyük bir kampanya başlatılır.
    O günlerde, bir eylem sebebiyle hapse giren Mine tahliye edilmiştir.Birgün Naci’nin okuyucularıyla sohbet ettiği kitabevine gelir ve onunla konuşmak istediğini söyler.Beraber Boğaz’a giderler.Dönüşte Mine’nin arabayı denize sürmesiyle bir kaza geçirirler.Mine ölür.
    Bu kazadan yaralı olarak kurtulan Naci bir süre içinde evine çekilir.Bu zaman zarfında sürekli düşünür, nefsiyle cedelleşir.Ruhi bir olgunluğa doğru yol alıyordur.Daha sonra, bir konferans vermek için gittiği yurt dışında Belma ile karşılaşmış, bütün oyunlarına rağmen ona yenilmemiş, onu hayatından çıkardığı gibi ruhundan da tamamıyle çıkardığına emin olmuştur.
    Naci bir gece rüyasında gördüğü Hatice’nin işaretiyle cami cami dolaşıp, erdiricisini aramaya başlar.Girmesi gereken eşiği ve erdiricisini Eyüp’te bulur.
    Konu: Bir insanın Allah’a ulaşma yolundaki çabasıdır.
    Ana Fikir: İnsanlardan geçme, onların gaye olmaktan çıkması ve Allah’ın gaye olmasıdır.
    Yazarı:Necip Fazıl Kısakürek
    Sayfa:200
     



Sayfayı Paylaş