Atatürk'ün eskimeyen otomobilleri

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve Pelin tarafından 6 Aralık 2007 başlatılmıştır.

  1. Pelin Super Moderator


    [​IMG]

    Anıtkabir’in Tandoğan kapısından içeri girdiğiniz zaman beklediğiniz üzere sadece Atatürk’ün mozolesiyle değil, tarihe tanıklık etmiş birçok ayrıntıyla daha karşılaşacaksınız.

    Özellikle Atatürk’ün otomobillerinin bulunduğu kulelerin bunlar arasında bambaşka bir yeri var. İşte Cumhuriyet tarihinin en önemli dönemlerine tanıklık etmiş olan otomobiller...

    1936, Cadillac 80 serisi
    Türkiye İş Bankası’nın Atatürk’e armağan ettiği 1936 model Cadillac marka özel otomobilin sergilendiği 23 Nisan Kulesi’ndeki arabayı yakından görmek için özel bir izinle cam paravanın arkasına geçmek gerekiyor.
    Geçtiğinizde ise devasa metal ızgarası, yuvarlak farları, beyaz koltukları ve zamana karşı direnen kaportası muhteşem 1936 model Cadillac 80 ile karşılaşıyorsunuz. Atatürk bu otomobili 1936-1938 yılları arasında kullanmış. Vefatının ardından da aracın kullanımına devam edilmiş. Ancak daha sonra 1959’da Maliye Bakanlığı bu otomobili Anıtkabir’e bağışlamış. 12 silindirli bu eski Cadillac 80 serisinin motoru 6.8 litrelik ve 150 HP güç üretiyor. Ön konsolu basit birkaç düğme ve göstergeden ibaret. Ancak tabii ki artık çalışmıyor. Cadillac’ın yuvarlak çerçeveli gösterge tablosundaki saat 09.05’e ayarlanmış. 12 silindirli motor, zamanının en güçlülerinden biriydi. Ama artık zamana yenilmiş ve suskun.



    [​IMG]

    Muhteşem Lincoln’ler
    23 Nisan Kulesi’nden, Atatürk’ün tören ve makam otomobillerinin sergilendiği Barış Kulesi’ne geldiğinizde Lincoln’lerle karşılaşıyorsunuz. Burada sergilenen iki Lincoln 1935 ile 1938 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı’nca Atatürk’e tahsis edilmiş. Tören otomobili 1934 model bir cabriolet. Yani Lincoln’ün K serisinin tek cabriolet versiyonu. Siyah renkte, 12 silindirli bir motoru var. Atatürk, bu cabriolet’i devlet başkanlarını selamlarken kullanırmış. Aracın bez tavan bölümü arkaya doğru toplanmış duruyor. Bakımsız ve yırtılmış. Atatürk’ün vefatından sonra bir süre daha, hatta Celal Bayar döneminde de kullanılmış. Paslı ve kötü boyanmış yerleri var. ​
    Hem Lincoln’lerde hem de Cadillac’ta önde yer alan amblemler zamanında kopartılmış ve yerine yenisi konmamış. Her üç otomobilde de bulunan gösterişli V12 amblemleri ise hâlâ sağlam. Adeta zamana karşı koymaya çalışıyor bu üç otomobil. Atatürk’ün kullandığı bir diğer makam otomobili ise de Lincoln K. Kocaman bir ızgarası ve mavi bir V12 amblemi var. Arabaya binip inmek için açılan bir basamağı mevcut. İçeride kullanılan malzemeler zamanına göre lüks sayılır. 3 ileri manuel vitesli, Stromberg karbüratörlü, 6.8 litrelik, 150 HP gücünde 12 silindirli bu otomobilden sadece 45 tane üretilmiş. Ayrıca arabanın bir önemli özelliği var; zırhı.

    Atatürk’ün makam şoförü
    Atatürk’ün makam şoförü Ahmet Fahri Uçar 1997’de vefat etti. Çocukları ve torunlarına anlattıklarına göre Ahmet Fahri, Atatürk’ün mavi şimşek gibi çakan gözlerine bakamazmış. Uçar’a göre Atatürk disiplinli, ama sevecen, her zaman şık ve bakımlıymış. Ahmet Fahri Uçar, Atatürk’ün alnından öpmesini anlatmaktan hoşlanıyor. Atatürk birisini yanına çağıracağı zaman “Asker evladım, bir dakika gelir misin?” diye seslenirmiş. Şoför Fahri’ye de hep “Evladım” diye hitap etmiş. 6 yıllık makam şoförlüğünün en acı gününü 10 Kasım 1938 günü yaşadığını anlatan Fahri Ahmet Uçar’ın makam şoförü olarak son görevi doktoru alıp Dolmabahçe’ye getirmek olmuş. Atatürk’ün çenesinin bağlandığı mendili ve kahve içtiği son fincanı yıllarca hatıra olarak saklayan Ahmet Fahri Uçar yıllar sonra oğlunu ve karısını da kaybetmiş, ancak iki cenazede de ağladığını gören olmamış.

    ‘Devrim’ arabası

    Eskişehir’de bulunan Devlet Demiryolları Fabrikası, 1961 yılında o zamanki Cumhurbaşkanımız rahmetli Cemal Gürsel tarafından başlatılan, Devrim otomobilinin yapımı ile ilgili çoğunun ehliyeti ve otomobili olmayan 23 mühendisten meydana gelen bir ekip oluşturulmuştu. Ortada her hangi bir standart, herhangi bir teknik resim yoktu. Devrim’in motoru ilk önce dört silindirli olarak düşünülmüş. Çünkü altı silindirli Chevrolet motoru Devrim’e uygun görülmemiş ve dört silindirli yeni bir motor dizayn edilip, tüm iç parçaları ile birlikte Demiryolları fabrikasında üretilmiş, testleri yapılmış. Vites kutusu da elden vites dört ileri bir geri olarak tamamen bu ekip tarafından imal edilerek otomobile uygulanmış. Devrim’in karoseri için karar verilen dizayn şekline uygun beton döküldükten sonra betonun üzerine saclar dövülerek alıştırılmış. Daha sonra bu saclar kapı, tavan, ön ve arka kaput, çamurluklar kalıptan kesilerek çıkarılıp otomobil üzerine tatbik edilmiş. (Saffet Üçüncü’nün makalesinden alınmıştır)
     



Sayfayı Paylaş