Atatürk'ün Din Ve Vicdan Hürriyetine Verdiği Önem

Konusu 'İle İlgili Sözler' forumundadır ve hakan788 tarafından 15 Eylül 2015 başlatılmıştır.

  1. hakan788 Well-Known Member


    Atatürk din ve vicdan özgürlüğüne önem vermiştir

    Atatürk, dinin gerçek manada anlaşılmasını istiyordu. O, dini, toplum hayatında gerekli bir durum olarak görmüştür. "Din lüzumlu bir müessesedir. Dinsiz milletlerin devamına imkân yoktur. Yalnız şurası vardır ki, din, Allah ile kul arasında bir bağlılıktır." (Atatürkçülük-Atatürk’ün Görüş ve Direktişeri-1/453).

    Din, vicdan ve ibadet özgürlükleri en kolay ve açık bir şekilde ancak laikliğin egemen olduğu ortamlarda gerçekleşir. Çünkü laiklik, tüm vatandaşların din, vicdan ve ibadet hürriyetinin güvence altına alınmasını öngörür. Atatürk bir konuşmasında bu gerçeği şöyle ifade eder: "Laiklik prensibinde ısrar ediyoruz. Çünkü mili iradenin, insanlığa mal olmuş değerlerin belki de en mukaddesi (kutsalı) olan din hürriyeti ancak laiklik prensibine bağlamakla korunabilir."

    Laikliği temel ilke kabul eden Türkiye Cumhuriyeti Devletinde laiklik ilkesini benimsemiştir. Bu sayade ülkemizde başta İslam olmak üzere Yahudilik, Hristiyanlık vb. dinlere mensup olan herkes inançlarını özgürce yaşayabilmektedir.

    Din, vicdan ve ibadet hürriyetinin olduğu bir ülkede vatandaşlar başkalarının hak ve özgürlüklerine saygılı olurlar. Hiç kimse başkalarının inanç ve düşüncesine karışamaz. Herkes düşüncelerini özgürce dile getirir, ibadetlerini serbestçe yapar. Tüm bu hak ve özgürlükler, kişilerin kendilerini rahat ve huzurlu hissetmelerini sağlar. Kişiler birbirlerine karşı hoşgörülü ve saygılı olurlar. Birbirlerine dostluk ve kardeşlik duygularıyla yaklaşırlar. Böylece toplumda huzur, güven ve barış ortamı oluşur.
     



Sayfayı Paylaş