Atatürk'ün azmi ve iradesi

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve Pelin tarafından 18 Kasım 2007 başlatılmıştır.

  1. Pelin Super Moderator


    Ben en zor olanı yapayım da
    siz kolayları nasıl olsa yaparsınız

    Atatürk’ün yanında bulunan zamanın genç mühendisi Tahsin Çoşkan; bataklık, burada bir şey yetişmez diye rapor verilen bir araziden Atatürk’ün nasıl yemyeşil bir çiftlik ortaya çıkardığını şöyle anlatıyor: Bir gün Atatürk yanına çağırır; “Gel Tahsin seni bir yere götüreceğim, fikrini almak istiyorum” der. Giderler ve Atatürk’ün gösterdiği yere bakarlar. Burası sivrisinek salgını, hayvan leşlerinin olduğu berbat bataklık bir arazidir. Tahsin Coşkan, “Paşam, hayrola?” der. Atatürk, “Buraya bütün masrafı cebimden olmak üzere bir orman çiftliği yapmak istiyorum” diye cevap verir. “Paşam buranın ıslahı ya sizin paranızı tüketir ya da zamanınızı, neden bukadar mümbit topraklar varken gelip de burayı tecih ettiniz?” der Coşkan. Atatürk’ün cevabı Atatürkçe’dir. Der ki; “ben en zor olanı yapayım da siz arkamdan kolayları nasıl olsa yaparsınız.”
    Tahsin Coşkan dayanamaz ısrarını yineler; “Paşam burada hiçbir şey yetişmez, pek uğraşmayın” der. Ama karşısındaki Atatürk’tür, kararını çoktan vermiştir ve uygulamaya koyacaktır. Der ki; “Tahsin buraya ziraatçileri getir ve incele, bana resmi bir yazı getir burasıyla ilgili”.
    Biraz sonra Tahsin Coşkan kendi dediği çıktığı için mutlu bir şekilde üzerinde “Burada hiçbirşey yetişmez” yazılı, altında da ziraatçilerin imzasının olduğu bir belgeyi Mustafa Kemal’in önüne koyar. Atatürk biraz mütebbessim okur bu yazıyı. Kalemi alır, bu kağıdın yanına aynen şunları yazar “Burası vatan toprağıdır, kaderine terk edemeyiz”.
    Etmez de. Aynı Sakarya savunması gibi akasya savunmasını ele alır, çam ve köknar dikimini tamamlar. Tarih 25 Mayıs 1933’tür ve Atatürk Çevre kutlaması yapar. Bizim 1980’den sonra kutladığımız günü Atatürk 1933 yılında gerçekleştirir.
    [​IMG]
    Bütün Ankara halkını bedava trenlerle buraya getirir. Ağaçlar boy vermişler, altında dinlenmektedirler, havuz yapılmıştır, çocuklar yüzmektedirler. Hatta bütün masrafı cebinden ödemiştir ama kârı da almamıştır, buraya bir fabrika yaptırmıştır, süt ürünleri üretilmektedir, herkes yemektedir. Herkes çok mutludur ama en mutlusu Mustafa Kemal Atatürk’tür.
    Atatürk’ün Nebizade adında bir arkadaşı vardır. Bütün bu olanlara bir türlü akıl erdiremez. Kafası karmakarışıktır. Dayanamaz ve sorar: “Paşam senden başka bir tek kişi burada bir ağaç yetişeceğine inanmadı. Peki peki sen nasıl anladın burada orman olacağını?” Atatürk gülümser ve; “Gel Nebizade gel, şimdi anlatayım sana. Hani Tahsin Coşkan’ın burada birşey yetişmez dediği günün akşamı var ya, o akşam tebdili kıyafetle Çankaya’dan kaçtım, buradaki köylülere geldim. Köylüler beni tanımadılar. Köylülere, “Ağalar,” dedim “burada ağaç yetişip yetişmeyeceğini bana en kolay yoldan nasıl ispat edersiniz?” Al dediler bana bir testi su verdiler, bir de kazma kürek. “Kaz orayı iki gün sonra gel biz sana ne olacağını söyleriz”. Ah o iki gün Çankaya’da nasıl geçti bir Allah bilir bir de ben. İki gün sonra gittim testiyi çıkardım, testinin içinde su bitmişti. Boş testiyi köylülere uzattım. Dediler ki bana “Ağa testide su kalmamış, toprak su emiyor, bakma bunun üstünün kurak olduğuna, biraz uğraş burada ne ekersen biçersin.” Ve hani Tahsin Çoşkan’ın o raporu bana getirdiği gün ben çoktan projeye başlamış epey de ilerlemiştim” diyecektir.

    (Kaynak: İçimizden Biri Atatürk, Prof. Dr. İlknur Güntürkün Kalıpçı)
     



  2. EmRe Well-Known Member

    “Burası vatan toprağıdır, kaderine terk edemeyiz”.
    Atatürk köylü milletin efendisidir diyede boşa dememiş,
     

Sayfayı Paylaş