Atatürkçülük El Kitabı

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve EjjeNNa tarafından 16 Ekim 2007 başlatılmıştır.

  1. EjjeNNa Administrator


    TurkeyArena

    Bu kitapta Atatürkçülük ve Türk devrimi hakkında genel bilgiler verilmektedir. Toplumların karanlık günlerinde ihtiyaçları olan yüksek fikir ve hedeflerin toplumca anlaşılması, kavranması ve değerlendirilmesi amaçlanmıştır.

    20. yy insanlığın yeni oluşumlarının şahidi olmuştur. Öyle ki yazarın da belirttiği gibi teknolojik ve bilimsel gelişmeler dünyanın gelecekteki rotasını belirlemekte en belirgin etken olmakla beraber, tüm dünya halklarını küresel anlamda bir bütün haline getirmektedir.

    Toplumun değişen koşullarına, yeni kurallar gerekmekte yeni hayat şartları yeni düzen ihtiyaçları duyulmaktadır. Ortaçağ, yeniçağ ve yakınçağın ardından modern çağın sesi yükselmektedir ve bunun sonucudur ki yeni bir toplum düzeni içinde yeni bir insan ufku görünmektedir. İnsanlığın tarihi insana yeni değerler kazandırmaya yönelik olmuştur. Modern çağın insanı, insana en çok insani değerlerin verildiği çağdır.

    Türk Devrimi ise 20. yy'ın en önemli olaylarındandır. Devrimle yeni ve modern bir devlet kurulmuştur ve yine bu devrim Türk insanının zekâsını insanlığın hizmetine sunmuştur. Sonuç olarak, Türk Devrimi toplum ve devlet hayatına çok yeni olgular kazandırmıştır. Ayrıca siyaset bilimi de bu hareketten payını almıştır, yani siyasette de bir çok yeniliğe sebebiyet vermiştir. Bunun yanında, Türk Devriminin en büyük özelliği yeni bir hümanist akımı dile getiriyor olması ve hümanizme yön vermesiydi. 21. yy'da insanlığın daha çok özgürlüğe ihtiyacı vardır ve bundan dolayı Atatürk ilkelerini daha dikkatli incelememiz gerekmektedir.
    Asya ve Avrupa'nın, eski ve yeni dünyanın karşılıklı mücadelesi Türk Toplumu üzerinde de etkisini göstermektedir. Türkiye yalnız başına bunalımın ortasında değildir. Bunalım bütün insanlığı tehdit etmektedir ve bu bütün insanlık için tehlike oluşturmaktadır. Bu bunalımdan kurtulmanın yolu ve çaresi, insana, insanlığa yeni bir güç kazandırmak olacaktır. İnsanı daha çok insanlaştıran yeni şartlar hazırlamak, bilim adamlarının olduğu kadar toplumlara yön veren büyük adamların yani dâhilerin görevidir.

    Türk Devriminin temel ilkeleri başka bir deyişle Atatürkçülük incelendiğinde, çağımıza yeni bir anlayışla baktığı saptanmaktadır. Özgür insan, Atatürkçülüğün baş amacıdır. Modern çağın insanının, toplum içinde değeri belirlenirken Atatürkçülük bir örnek ve model oluşturacaktır. Bu sistemin dayandığı temel fikirler gelecekte de toplumlara yön veren prensipler haline gelmiştir. Aslında Atatürkçülük millî mücadele ve millî mücadele sonrası yapılan kökten değişikliklere dayanmaktadır. Atatürk'ün bu sistemdeki en büyük rolü ise sistemin fikir yönünden hazırlayıcısı ve yöneticisi, aksiyon bakımından da yürütücüsü ve yapıcısı olmasıdır.

    Atatürkçü Düşünce Sistemi diğer özelliklerinin yanında, akıl ve mantığa dayalı olmasıyla da bilimsel bir düşünce sistemidir. Bu yönü, Atatürkçülük ve Türk Devriminin somut olma özelliğini ortaya koymaktadır. Zaten yazarın da belirttiği gibi, bu düşünce sisteminin tarihteki benzerlerinden en önemli farklarından bir tanesi, günlük hayatın her safhasına uygulanabilir, değişen durum ve koşulların gereksinimlerine cevap verebilir olmasıdır.
    Günümüzde, daha önceki zamanlarda kabul gören bir çok düşünce sisteminin çökmüş olması bunun en güzel kanıtı olsa gerek. Ayrıca Atatürkçülük insana verdiği değerle de diğer sistemlerden ayrılmaktadır. Diğer bir çok sistemde insanlar araç olarak kullanılmışken Atatürkçülük, insanı tek amaç olarak ele almıştır.
    Kısaca, Atatürkçülük, Türk Devriminin sistemleşmiş fikir gücü ve geleceğe bakan yönüyle de, ülküsüdür.
     



Sayfayı Paylaş