ATATÜRK ün tabutu açılıyor

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve kızılejder tarafından 24 Kasım 2007 başlatılmıştır.

  1. kızılejder Well-Known Member


    >>> >Kefen sıyrıldı ve...
    >>> >
    >>> > Özel solüsyonla ıslatılmış pamuk kitlesi kaldırılınca
    >>>Ata'nın
    >>> >yüzü ortaya çıktı. Derisi kahverengi bir hal almış, ama hatları
    >>> >bozulmamıştı.Sanki uyuyordu...
    >>> >
    >>> > 8 Kasım 1953 Pazar gecesi saat 23.00'da Prof. Dr. Kamile
    >>>Şevki
    >>> >Mutlu'nun ev telefonu çaldı. Prof. Mutlu, Ankara Tıp Fakültesi
    >>> >Histoloji ve Ambriyoloji Kürsüsü Başkanı'ydı.Patalogdu. Arayan
    >>>ise
    >>> >Ankara Valisi Kemal Aygün'dü...
    >>> > Aygün, "Hocam" dedi, "10 Kasım günü Atamızın naaşını
    >>> >Anıtkabir'e taşıyacağız. Bunun için bir komite kurduk. Naaşı
    >>> >geleneklere uygun olarak toprağa defnedeceğiz. Ancak bozulmadan
    >>> >korunduğunu belgelemek için muayene etmenizi rica
    >>>ediyoruz."Prof. Mutlu
    >>> >önce reddetti. Mutlu, o sırada 40 derece ateşle yatıyordu.
    >>>Hastalığını
    >>> >gerekçe göstererek bu görevi bir başka meslektaşının yapmasını
    >>>rica
    >>> >etti.Ancak Vali Aygün ısrarcıydı: "Ben sizi sarar sarmalar
    >>>götürürüm,
    >>> >bu tarihi bir görev" dedi. Mutlu kabul etti ve 9 Kasım sabahı
    >>> >Etnografya Müzesi'ne gitti. Başbakan Adnan Menderes oradaydı.
    >>>Meclis
    >>> >Başkanı Refik Koraltan ve eski başkan Abdülhalik Renda
    >>>da...Mutlu,
    >>> >görevden affını istemekle ne büyük hata ettiğini o zaman anladı.
    >>>Gerçekten
    >>>tarihi bir tanıklıktı bu...
    >>> > Ata'nın gül ağacından tabutu, 4 Kasım günü, geçici
    >>>kabrinden
    >>> >çıkarılıp müzenin holündeki mermer katafalka konulmuştu. Bir
    >>>hafta
    >>> >boyunca sırayla öğrenciler, subaylar ve generaller katafalk
    >>>başında
    >>> >nöbet tutmuştu. Nihayet tabutun açılma günü gelip de komite
    >>>üyeleri
    >>> >tamam olunca Prof. Kamile Mutlu "Başlayın" talimatını verdi.
    >>>Bunun
    >>> >üzerine tabutun vidaları söküldü. Tahta tabutun içinde madeni
    >>>bir
    >>> >sanduka bulunuyordu. Bu sandukada gaz birikmiş olma ihtimali
    >>> >düşünülerek önce bir burgu ile delik açıldı. Gaz ya da koku
    >>>çıkmadı.Sanduka
    >>>talaş doluydu.
    >>> >Sandukanın içi, muhafaza solüsyonu ile ıslatılmış tahta talaşı
    >>>doluydu.
    >>> >Bu talaş, naaşın ayak yönüne doğru toplandı. Talaşın arasında,
    >>>ağzı
    >>> >kapalı ve içi sıvı dolu bir şişe bulundu. Bu,cesedi muhafaza
    >>>için
    >>> >kullanılan solüsyondan bir numuneydi. Üzerinde terkibi
    >>> >yazılıydı.Ata'nın naaşı beyaz kefene sarılmış, sonra kahverengi
    >>>bir
    >>> >muşambayla kaplanmıştı.Sargıları açmaya başladılar. Herkes
    >>>nefesini
    >>> >tutmuştu. Çünkü, "Naaş çürüyüp bozulmuş, çıkan gazlar tabutu
    >>>patlatmış,
    >>> >nöbetçi er, kokudan bayılmış" diye bir sürü söylenti
    >>>geziniyordu. Ve 15
    >>> >yıl sonra ilk kez Ata'nın yüzünü göreceklerdi.Kefenin sargıları
    >>> >aralanınca Prof. Kamile Şevki Mutlu, orada bulunanların
    >>>yardımıyla
    >>> >katafalka çıktı ve Atatürk'ün yüzüne baktı. Ata'nın derisi
    >>>kahverengi
    >>> >bir hal almış, ama yüz hatları bozulmamıştı. Menderes sapsarı
    >>>olmuştu
    >>> >Prof. Mutlu, gördüğü tabloyu daha sonra şöyle
    >>>anlatacaktı:"Yüzünü örten
    >>> >ıslak pamuk kitlesi kaldırılınca Ata'nın heykel gibi duran yüzü
    >>>ile
    >>> >karşılaştım. Uzun sarı saçlarından ince bir tutam, sol göz
    >>>kapağının
    >>> >üzerine düşmüştü. Atatürk, Dolmabahçe Sarayı'ndaki yatağında
    >>>uyuyor
    >>>gibiydi."
    >>> > Prof. Mutlu, kenarda bekleyen komite üyelerini tabutun
    >>>başına
    >>> >çağırdı. Onlar da tek tek tabutun içine baktılar.En başta
    >>>Başbakan
    >>> >Adnan Menderes vardı. Koyu renk takım elbisesi içindeki Menderes
    >>>de
    >>> >yanındakilerin yardımıyla katafalka çıktı,ürkek bir şekilde
    >>>aşağı,
    >>> >tabuta doğru baktı. O an ne olduğunu Prof. Kamile Mutlu'dan
    >>> >aktaralım: "Menderes çok heyecanlandı.Rengi sapsarı oldu. Bir de
    >>>baktım
    >>> >ki, müzenin kapısına doğru gidiyor. Atatürk'ün yüzüne bakmadı.
    >>>Tahmin
    >>> >ediyorum, kendinde o kuvveti bulamadı. En sona Abdülhalik Renda
    >>> >kalmıştı. O da Ata'yla karşı karşıya gelir gelmez tabutun yanına
    >>>yığılıverdi.
    >>> > Salondaki herkes Atatürk'ü tek tek gördükten sonra naaş,
    >>>tekrar
    >>> >solüsyonla ıslatıldı. Ata'nın başı pamuklarla örtüldü ve vücudu
    >>>beyaz
    >>> >kefenle sarıldı. Bu sırada bir komiser,orada görevli adli tıp
    >>>doçenti Dr.
    >>> >Cahit Özen'in yanına yaklaşıp avucunda taşıdığı bir kâğıdı
    >>>gösterdi ve
    >>> >şöyle dedi:"Bu kâğıdı,Atatürk'ün hemşiresi Makbule Hanım
    >>> >gönderdi.Kefenin içine Atatürk'ün göğsü üstünekonmasını
    >>>istiyor."Doç.
    >>> >Özen, kâğıda bir göz attı. Eski Türkçe bir şeyler yazılıydı.
    >>>"Böyle bir
    >>> >kâğıdı Atatürk kabul etmez. Bize kızar, darılır" dedi.Komiser
    >>>kâğıdı
    >>> >katlayıp cebine koydu ve uzaklaştı. Bütün işlemler bittikten
    >>>sonra
    >>> >salonda bulunanlar naaşın iki yanından geçip hep bir ağızdan
    >>>besmele
    >>> >çektiler ve cesedi yeni tabuta yerleştirdiler. Bu tabut da 15
    >>>yıl
    >>> >içinde yattığı büyük gül ağacı tabutun içine konuldu. Üzeri
    >>>bayrakla
    >>>örtüldükten sonra kapağı kapatıldı.
    >>> > Ve 10 Kasım sabahı, Ata'nın naaşı 15 yıl önce onu
    >>> >Dolmabahçe'den Ankara'ya taşıyan top arabasına yerleştirilip son
    >>>durağı
    >>> >olacak Anıtkabir'e taşındı. Artık ebediyen orada kalacaktı...
    >>> > Atatürk'ün tabutu, Menderes'in huzurunda açılmıştı
    >>> > Ata'nın 15 yıl Etnografya Müzesi'nde bekletilen naaşı,12
    >>>askerin
    >>> >omuzları üzerinde oradan alınmış ve 136 asteğmenin çektiği bir
    >>>top
    >>> >arabası ve matem marşı eşliğinde Anıtkabir'e taşınmıştı.Radyodan
    >>>naklen
    >>> >yayımlanan o görkemli tören, en az 15 yıl önceki kadar
    >>>hüzünlüdür.Ancak
    >>> >o törenden hemen önce yaşananlar, tarihçilerin pek ilgisini
    >>> >çekmemiştir. Bilindiği gibi, Anıtkabir yapılana dek, Atatürk'ün
    >>> >naaşının korunabilmesi için "tahnit" denilen bir işlem
    >>>yapılmıştı.
    >>> >Gülhane Patolojik Anatomi profesörü Dr. Lütfi Aksu tarafından
    >>> >gerçekleştirilen bu işlem sırasında naaşa, şırıngayla özel bir
    >>>formül
    >>> >enjekte edilmiş ve üzerine formüllerin yapıştırıldığı iki küçük
    >>>ilaç
    >>> >şişesi, Ata'nın koltuk altlarına yerleştirilmişti. Bu işlem
    >>>sayesinde
    >>> >Ata'nın naaşı da -diyelim bugün Lenin'in mozolesinde olduğu gibi
    >>>-
    >>> >öldüğü günkü haliyle korunabilirdi. Ancak İslam dini, ölünün
    >>>defnini
    >>> >şart koştuğundan,geçici tahnitin bozulması şarttı.
    >>> > Nakilden önce, bu işlem için bir komite kuruldu. O
    >>> >komite,törenden bir gün önce, Başbakan Adnan Menderes'in
    >>>huzurunda
    >>> >Atatürk'ün tabutunun açılmasını kararlaştırdı.Tabut açılınca
    >>>tahnit
    >>> >bozulacak ve ceset çürümeye başlayacaktı.Bir başka deyişle
    >>>Atatürk'ün
    >>> >(mumyalanmış gibi) korunmuş naaşını son görenler, o törene
    >>>katılanlar
    >>> >olacaktı. Atatürk'le ilgili belgesel çalışmaları sırasında o
    >>>törene
    >>> >katılanların bir kısmıyla konuşmuştuk.Bu yazıda yer alan
    >>>bilgilerin bir
    >>> >kısmı o tanıklıklara, önemli bir bölümü ise değerli Atatürk
    >>> >araştırmacısı Prof. Dr. Utkan Kocatürk'ün, Prof.Dr. Kamile Şevki
    >>>Mutlu
    >>> >ile yaptığı sohbetten aktardıklarına dayanıyor.
    >>> > Ata'nın yarım asır önceki son yolculuğu, sanırım bu
    >>>ayrıntılarla
    >>> >daha da ilginç bir boyut kazanıyor.
    >>> >
    >>> > Atatürk'ü son görenler anlatıyor:
    >>> >
    >>> > 'Yüzünde iki günlük sakal vardı'
    >>> >
    >>> > Osman Ersoy ve Halide İntepe, 10 Kasım 1953'te
    >>>Etnografya
    >>> >Müzesi'nde asistan olarak çalışıyorlardı. O yüzden 50 yıl önceki
    >>>o
    >>> >töreni ve tabutun içindeki Atatürk'ü son kez görme fırsatı
    >>>buldular.
    >>> >İzlenimlerini şöyle anlattılar:
    >>> > · OSMAN ERSOY: "Sağlığında görmemiştim Atatürk'ü... Korkunç
    >>> >heyecanlıydım. Biz çalışanlar, asistanlar, memurlar sıra ile
    >>>katafalka
    >>> >çıktık. Oldukça sararmış ve küçülmüş bir çehre... 1 - 2 günlük
    >>>sakalı
    >>> >vardı. Kaşları fevkalade iyi şekilde fark ediliyordu."
    >>> >
    >>> > ' Gözleri aralıktı'
    >>> >
    >>> > · HALİDE İNTEPE: "Tabut kapanmadan en son gittim baktım.
    >>>Başı yana
    >>> >doğru eğikti. Yüzü hiç bozulmamıştı. Azıcık sakalları çıkmıştı.
    >>>Hani
    >>> >insan hasret giderek ölürse, gözleri aralık kalırmış ya, öyle
    >>>aralıktı
    >>> >gözleri... Ama bir ölü yüzü yoktu. Uyuyor gibiydi."
     



  2. BaRıŞ Well-Known Member

    saol kızılejder, bi kitapdı sanırım, hepsini okumadım gerçi ama olsun
     
  3. mcrap Well-Known Member

    Yazar kim kısa anlatsa iyi olurdu özet yane :)
     

Sayfayı Paylaş