Atatürk Şiirleri Nazım Hikmet

Konusu 'Karışık Şiirler' forumundadır ve EjjeNNa tarafından 20 Ocak 2016 başlatılmıştır.

  1. EjjeNNa Administrator


    KURTULUŞ SAVAŞI DESTANINDAN

    Düşündü birden bire kayalarda ki adam
    Kaynakları ve yolları düşman elinde kalan bütün nehirleri
    Kim bilir ne kadar büyük,
    Ne kadar uzundular?
    Bir çocuğun adını bilmiyordu,
    Yalnız, Yunandan evvel ve seferberlikten evvel
    Geçerdi Gediz'in sularını başı dönerek
    Dağlarda tek
    Tek
    Ateşler yanıyordu.
    Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki
    Çayak kalpaklı adam
    Nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
    Güzel, rahat günlere inanıyordu
    Ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,
    Birden bire beş adım sağımda onu gördü.
    Pazarlar onun arkasındaydılar
    O, saati sordu.
    Paşalar:" Üç"dediler. Sarışın bir kurda benziyordu.
    Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
    Yürüdü çakmak başına kadar
    Eğildi, durdu.
    Bıraksalar
    İnce, uzun bacakları üstünde yaylanarak
    Ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
    Kocatepe'den Afyon ovasına atlayacaktı.

    NAZIM HİKMET


    KUVAYI MILLIYE'DEN

    Düşündü birdenbire kayalardaki adam
    kaynakları ve yolları düşman elinde kalan bütün nehirleri
    Kim bilir onlar ne kadar büyük
    ne kadar uzundular?
    Birçoğunun adini bilmiyordu
    yalnız, Yunan'dan önce ve Seferberlikten evvel
    geçerdi Gediz'in sularını başı dönerek.

    Dağlarda tek
    tek
    ateşler yanıyordu
    Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki
    şayak kalpaklı adam
    nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
    güzel, rahat günlere inanıyordu
    ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında
    birdenbire beş adim sağında onu gördü.
    Paşalar onun arkasındaydılar.
    O, saati sordu.
    Paşalar: "Üç" dediler,
    Sarisin bir kurda benziyordu.
    Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
    Yürüdü uçurumun basına kadar,
    eğildi, durdu.
    Bıraksalar
    İnce, uzun bacakları üstünde yaylanarak
    ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
    Kocatepe'den Afyon ovasına atlayacaktı.

    Nazım Hikmet


    BÜYÜK TAARRUZ


    Dağlarda tek tek
    ateşler yanıyordu.
    Ve yıldızlar öyle ışıltılı öyle ferahtılar ki
    şayak kalpaklı adam
    nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
    güzel, rahat günlere inanıyordu
    ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,
    birden bire beş adım sağında onu gördü.
    Paşalar onun arkasındaydılar.
    O, saati sordu.
    Paşalar `üç' dediler.
    Sarışın bir kurda benziyordu.
    Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
    Yürüdü uçurumun kenarına kadar,
    eğildi durdu.
    Bıraksalar
    ince uzun bacakları üstünde yaylanarak
    ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
    Kocatepe'den Afyon Ovasına atlayacaktı...

    Nazım Hikmet
     



Sayfayı Paylaş