Atatürk ile ilgili şiir

Konusu 'Karışık Şiirler' forumundadır ve EjjeNNa tarafından 22 Ocak 2016 başlatılmıştır.

  1. EjjeNNa Administrator


    Sen Varsın

    Millet meclisinde bulduk güveni,
    Gül eyledin diken ile geveni,
    Dünyada ardında bunca seveni,
    Az bulunur, aziz atam sen varsın.

    Rehber almış yaşlı, gençlik hepsini,
    Meclisin yönetsin benim ülkemi,
    Bir gün değil, her gün anarken seni,
    Kalbimizde hep sen varsın Atatürk.

    Yaşatmadın bize hiçbir kederi,
    “Bu olmaz!” dedin, Türk’ün kaderi.
    Kurmak için yüce cumhuriyeti
    Sadakatten taviz vermedin ATAM.


    Atatürk


    Bir gün sordum babama,
    Atatürk neden büyük?
    Çocuğum dedi bana,
    Onu seviyor her Türk.

    Onu biz değil yalnız
    Üstün tanır her millet.
    En büyük eseridir,
    Kurduğu Cumhuriyet.

    Çok kötü bir zamanda,
    Uçurumdaydı vatan.
    O büyük kahramandı,
    Yurdumuzu kurtaran.

    Kalbimiz sevgi dolu,
    Yol gösteren O, Türk’e.
    Yolumuz O’nun yolu,
    Saygı duy Atatürk’e


    Başöğretmen Atatürk

    Atatürk benim
    Başöğretmenim.
    Ne öğrendimse
    Ondan öğrendim.

    Baktım ki asker,
    Ben de askerim,
    Kars’ta, Kore’de
    Nöbet beklerim...

    Baktım kürsüde,
    Nutuk söylüyor,
    O’nun sesini,
    Dünya dinliyor.

    Ne heyecanlı
    Ne heybetli O,
    Türk tarihinde
    En kudretli O.

    Tarih okudum,
    Baktım başta O.
    Her iyi işte,
    Her savaşta O.

    Bu devrimleri
    Hep O düşünmüş,
    Milleti için,
    Ağlamış gülmüş.

    O semamızda
    Ebedi güneş,
    O gönlümüzde
    En harlı ateş.

    Çocuk kalbimle,
    İlk O’nu sevdim.
    Atatürk benim,
    Başöğretmenim...


    Atatürk

    Şimdi bir deniz varsa
    Pamuk tarlaları
    Rüzgarlar altında
    Şimdi bir tren geçiyorsa ovalardan.

    Buğday sarısı güneşte
    Bir kuş uçuyorsa
    Şimdi bir bayrak dalgalanıyorsa
    Aylı yıldızlı...

    Yaşamak seninle güzel
    Yaşamak bunun için büyük
    Sevgili Atatürk.


    Mustafa Kemaller Tükenmez


    Tükenir elbet,
    Gökte yıldız, denizde kum tükenir.
    Bu vatan, bu topraklar cömert,
    Kutsal bir ateşim ki ben sönmez,
    İnanın Mustafa Kemaller tükenmez.

    Ben de etten kemiktendim elbet,
    Ben de bir gün göçecektim elbet.
    İki Mustafa Kemal var iyi bilin,
    Ben işte o ikincisi, sonsuzlukta
    Ruh gibi bir şey, görünmez;
    İnanın Mustafa Kemaller tükenmez.

    Hep kardeşliğe, bolluğa giden yolda,
    Bilimin, yapıcılığın aydınlığında,
    Güzel düşünceler, soyut fikirlerde ben.
    Evrensel, yepyeni buluşlarda,
    Geriliği kovmuşum ben, dönmez;
    İnanın Mustafa Kemaller tükenmez.

    Başın mı dertte, beni hatırla,
    Duy beni en sıkıldığın an.
    Baştan sona her şeyiyle bu vatan,
    Sakın ağlamasın Kasımlarda.
    Fatihler, Kânuniler ölmez;
    İnanın Mustafa Kemaller tükenmez.


    O Bir Işıktır

    O bir ışıktır,
    Sönmedi,
    Sönmeyecek.

    Türk gençliği
    İzinden,
    Dönmeyecek.

    Kimse kesemez,
    İçimizdeki
    Büyük hızı…

    Bizler yaşadıkça
    Yaşatacağız,
    Ata'mızı.


    Biz Varız


    Ömründe davandan vermedin taviz,
    Bu yüzden düşmanlar kaldılar aciz.
    Bizler geliyoruz zinde ve yağız,
    Rahat uyu aziz Atam biz varız.

    İlkelerin var ya vermeyiz taviz,
    Yıkmak isteyenler vız geliyor, vız.
    Koruyacak, kollayacak bizleriz,
    Rahat uyu aziz Atam biz varız.

    Böldürtmeyiz, vatan bizim canımız,
    İlkelerin tendir, bayrak kanımız,
    Türk gençliğiyiz biz büyük şanımız,
    Rahat uyu aziz Atam biz varız.


    Senin Çocukların

    Çiçek olup açtılar.
    Sokaklarda coştular.
    Neşe sevinç saçtılar.
    İşte huzurundalar.

    Kardeşlikler pekişti.
    Hür dünyaya serpişti.
    Bak çocuklar yetişti.
    İşte huzurundalar.

    Minnet şükran sundular.
    Huzurunda durdular.
    Sevgi bağı kurdular.
    İşte huzurundalar.


    Atatürk

    Üstümüze gece gündüz kol geren,
    Bize güzel, iyi günler gösteren,
    Türk iline yeni baştan can veren
    Kimdir diye sorarlarsa : Atatürk.

    Yurdumuzu aydınlatan sabahlar,
    Düşmanlara korku veren silahlar,
    Tersaneler, fabrikalar, tezgahlar,
    Göze çarpan her ne varsa : Atatürk.

    Tanrı gibi görünüyor her yerde,
    Topraklarda, denizlerde, göklerde.
    Gönül tapar kendisinden geçer de
    Hangi yana göz dalarsa : Atatürk.

    Babasından önce onun adını
    Öğretiyor oğluna Türk kadını,
    Ondan aldık yaşamanın tadını,
    Bahtiyarız, bahtiyarsa Atatürk.


    Mustafa Kemal'in Kağnısı


    Yediyordu Elif kağnısını,
    Kara geceden geceden.
    Sankim elif elif uzuyordu, inceliyordu,
    Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar,
    İnliyordu dağın ardı, yasla,
    Her bir heceden heceden.

    Mustafa Kemal’in kağnısı derdi, kağnısına
    Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı.
    Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifçik,
    Nam salmıştı asker içinde.
    Bu kez yine herkesten evvel almıştı yükünü,
    Doğrulmuştu yola önceden önceden.

    Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif,
    Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar,
    Kocabaş, çok ihtiyardı, çok zayıftı,
    Mahzundu bütün bütün Sarıkız, yanısıra,
    Gecenin ulu ağırlığına karşı,
    Hafiftiler, inceden inceden.

    İriydi Elif, kuvvetliydi kağnı başında.
    Elma elmaydı yanakları, üzüm üzümdü gözleri,
    Kınalı ellerinden rüzgar geçerdi daim;
    Toprak gülümserdi çarıklı ayaklarına.
    Alını, yeşilini kapmıştı, geçirmişti,
    Niceden, niceden.

    Durdu birdenbire Kocabaş, ova bayır durdu,
    Nazar mı değdi göklerden, ne?
    Dah etti, yok. Dahha dedi gitmez,
    Ta gerilerden başka kağnılar yetişti geçti gacur gucur
    Nasıl dururdu Mustafa Kemal’in kağnısı
    Kahroldu Elifçik, düşünceden düşünceden.

    Aman Kocabaş, ayağını öpeyim Kocabaş,
    Vur beni, öldür beni, koma yollarda beni.
    Geçer götürür ana, çocuk, mermisini askerciğin,
    Koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım.
    Bak hele üzerimden ses seda uzaklaşır,
    Düşerim gerilere, iyceden iyceden.

    Kocabaş yığıldı çamura,
    Büyüdü gözleri, büyüdü yürek kadar,
    Örtüldü gözleri örtüldü hep.
    Kalır mı Mustafa Kemal’in kağnısı, bacım.
    Kocabaşın yerine koştu kendini Elifçik,
    Yürüdü düşman üstüne, yüceden yüceden.


    Atatürk Şiiri

    Atatürk dedim iptida
    Önümü ilkledim

    Nasıl söylerim öldüğünü,
    Atatürk’üm karşımda.
    Yatmış uyumuş karlar üstüne
    Kalpağı başında.

    Nasıl söylerim öldüğünü,
    Elinde beyaz tebeşir
    Geçmiş tahta başına,
    Atatürk’üm ders verir.

    Nasıl söylerim öldüğünü,
    Başında yeni şapkası
    Yola çıkmış yürümüş,
    Kalabalık arkası.

    Nasıl söylerim öldüğünü nasıl,
    Bir ışık vurmuş yüzümüze.
    Atatürk’üm bakıyor besbelli
    Çeki düzen verelim üstümüze.

    Atatürk'ü Duymak
    Ulu rüzgâr esmedikçe
    Yaşamak uyumak gibi.
    Kişi ne zaman dinç;
    Dalgalanırsa bayrak bayrak gibi.

    Ne var şu dünyada ekmekten daha aziz?
    Sürdüğün tarlalara sevginle serpildik.
    Ekmek olmak için önce
    Buğday olmak gibi.

    Silinir sözcüklerden sen hatıra geldikçe
    Cılız sözler: Uzanmak, yorulmak, durmak gibi.
    Kuvvettir yaptıkların her yeni yetişene
    Her ışık-kaynak gibi.

    En yakınlar zamanla yüzyıllarca uzak gibi,
    Bir sen varsın kalacak, bir sen ölümsüz,
    Daha da yakınsın, daha da sıcak
    Bıraktığın toprak gibi.

    Kaç Türk var şu dünyada, bir o kadar susuz,
    Hepsinin gönlünde sen, bir pınar bulmak gibi,
    Ancak senin havanda sağlıklar esenlikler:
    Olmaya devlet cihanda Atatürk'ü duymak gibi.

    Atam
    Atam sen ölmedin
    Toprağa gömülmedin
    Bil bakalım nerdesin
    Minicik kalbimdesin.
     



Sayfayı Paylaş