Aşkın Tarifi Şiir

Konusu 'Aşk Şiirleri' forumundadır ve CAN tarafından 19 Mayıs 2016 başlatılmıştır.

  1. CAN Well-Known Member


    AŞKIN TARİFİ

    Tam göğsünüzün ortasında bir yeriniz acıyacak….
    Evinizin sizi içine sığdırmayacak kadar dar olduğunu fark edeceksiniz…
    Sokağa fırlayacaksınız..
    Sokaklarda dar gelecek..
    Tıpkı vücudunuzun yüreğinize dar geldiği gibi…
    Ne denizin mavisi açacak içinizi, ne pırıl pırıl gökyüzü…
    Kendinizi taşıyamayacak kadar büyüyecek,
    Bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksiniz…
    Birileri size bir şeyler anlatacak durmadan…
    ‘ Önemli olan sağlık.’
    ‘ Yaşamak güzel !’
    ‘Boş ver her şey unutulur.’
    Siz hiçbirini duymayacaksınız..
    Göz yaşlarınızdan etrafı göremeyecek hale geleceksiniz…
    O’ndan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek,
    az sonra
    kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksiniz…
    hep ondan bahsetmek isteyeceksiniz…
    ‘Ölüme çare bulunda’ ya da
    ‘ yarın kıyamet kopacakmış !’ deseler
    başınızı kaldırıp
    ‘ne dedin?’ diye sormayacaksınız…
    Yalnız kalmak isteyeceksiniz..
    Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak…
    İkisi de yetmeyecek,
    Geçmişi düşüneceksiniz…
    Neredeyse dakika dakika
    Ama
    Kötüleri atlayarak…
    Onunla geçtiğiniz yerlerden geçmek isteyeceksiniz…
    Gittiğiniz yerlere gitmek…
    Bu size hiç iyi gelmeyecek ama
    Bile bile yapacaksınız…
    Biri size içinizdeki acıyı söküp atabileceğinizi söyleyecek olsa,
    Kaçacaksınız..
    Aslında kurtulmak istediğiniz halde,
    O acıyı yaşamak için
    Direneceksiniz…
    Hayatınızın geri kalanını onu düşünerek geçirmek
    İsteyeceksiniz..
    Aksini iddia edenlerden nefret edeceksiniz…
    Herkesi ona benzetip,
    Kimseyi onun yerine koyamayacaksınız…
    Hiçbir şey oyalayamayacak sizi..
    İlaçlara sığınıcaksınız…
    Birkaç saat kafanızı bulandıran ama
    Asla onu unutturmayan…
    Sadece bir müddet buzlu camın arkasından
    Seyrettiren…
    Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek..
    Boğazınız düğümlenecek,
    Dinlenemeyeceksiniz…
    Uyumak zor, uyanmak kolay
    Olacak…
    Sabahı iple çekeceksiniz…
    Bazen de ‘ hiç güneş doğmasa !’
    Diyeceksiniz…
    Ne geceler rahatlatacak sizi,
    Ne gündüzler..
    Ölmeyi isteyip ölemeyeceksiniz…
    Belki çivi çiviyi söker diye
    Can havliyle önünüze çıkana sarılmak isteyeceksiniz…
    Nafile!
    Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek..
    Rüyalar göreceksiniz…
    Gerçek olmasını istediğiniz…
    Her sıçrayarak uyandığınızda onun adını söylediğinizi fark edeceksiniz..
    Telefonun çalmasını bekleyeceksiniz…
    Aramayacağını bile bile…
    Her çaldığında yüreğiniz ağzınıza gelecek..
    Ağlamaklı konuşacaksınız arayanlarla…
    Yüreğinizi burkulacak…
    Canınız yanacak..
    Bir daha sevmemeye yemin edeceksiniz..
    Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek
    İçinizden..
    Onun sesini bir kez daha duymak için
    Yanıp tutuşacaksınız…
    Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğiniz için
    Kendinizden nefret edeceksiniz…
    Yaşadığınız şehri terk etmek isteyeceksiniz…
    onunla hiçbir anınızın olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek…
    Ama bir umut..
    Onunla bir gün bir yerlerde karşılaşma umudu..
    Bu umut sizi gitmekten alıkoyacak…
    Gel gitler içinde yaşayacaksınız..
    Buna yaşamak denirse…
     



Sayfayı Paylaş