Aşık Tarzı Halk Edebiyatı

Konusu 'Türkçe-Edebiyat' forumundadır ve RüzGaR tarafından 16 Ekim 2009 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Aşık Tarzı Halk Edebiyatı
    Âşıklar tarafından saz eşliğinde söylenirler. İslamiyet'ten önce başlar ve 15. yüzyıldan itibaren hızla gelişerek günümüze kadar ulaşmıştır. Âşıklar, köy, kasaba dolaşarak şiirlerini okurlar. Âşıklar, usta-çırak ilişkisiyle yetişirler. Doğaçlama, bu türün en büyük özelliğidir.

    Koşma
    11 heceli dörtlüklerden oluşan, belirli uyak düzenlerine göre kurulan şiir biçimidir. Koşmanın ilk dörtlüğünde 1. ile 3., 2. ile 4. dizeler, kendi aralarında uyaklıdır. Diğer dörtlüklerde, ilk üçer dize kendi aralarında, son dizeler, ilk dörtlüğün son dizesiyle uyaklıdır.

    Koşma, genellikle 3-8 dötlükten oluşur. Son dörtlükte genellikle, âşığın adı yer alır. Koşma; aşk, özlem, doğa, toplusal sorunlar, yurt sevgisi gibi konuları işler. Güzelleme, koçaklama, taşlama ve ağıt olarak dörde ayrılır.

    Güzelleme
    Sevilen bir varlığın, sevgilinin, atın, dağın övgüsünü yapan şiir türüdür.

    Koçaklama
    Yiğitlik, savaş, kahramanlık konularını işler.

    Taşlama
    Herhangi bir kişiyi yeren, eleştiren ya da toplumdaki sosyal bozuklukları konu edinen şiirlerdir.

    Ağıt
    Ölen bir kişinin ardından duyulan üzüntüyü anlatan şiirlerdir.

    Destan
    Gerçeküstü ile gerçeğin, efsane ile tarihin birbirine karıştığı, bir kahramanı ya da önemli bir tarihsel olayı övüp yücelten, uzun manzumedir.

    Semai
    Dörtlük sayısı, kafiye şeması, nazım birimi, konu yönünden koşma ile aynı özelliklere sahiptir. Koşmadan farkı, kendilerine özgü ezgileriyle ve 8'li hece ölçüsüyle söylenir olmalarıdır.

    Varsağı
    Semainin, Güney Anadolu'da "Varsak Boyu" arasında özel bir beste ile okunan türüne varsağı denir. Varsağı türündeki şiirler, "yüy, bre, hey, behey" gibi ünlemlerle başlar.

    Aşıklar genellikle dindışı konuları işlerler.Bunun için Aşık Tarzı Halk Edebiyatına “Dindışı Halk Edebiyatı” diyenler de vardır. Ancak aşıkların pek çoğu dini-tasavvufi şiirler de söylemişlerdir. Hatta bazılarının tasavvufi yönü ağır basar.

    Not: Halk Edebiyatı ürünlerinin yazıldığı, bugünkü şiir antolojilerine benzer eserlere cönk denir. Cönklerde ozanların hayatları hakkında bilgi de bulunabilir. Belli bir yönteme dayanmayan cönklere, bazen büyüler, ilaç tarifleri, halk hikayeleri gibi şiirle ilgisi olmayan şeyler de katılmıştır.
     



  2. Berra Well-Known Member

    teşekkürler
     

Sayfayı Paylaş