Arif Nihat Asyanın Sevgi Şiirleri

Konusu 'En Güzel Şiirler' forumundadır ve SeçiL tarafından 29 Mart 2016 başlatılmıştır.

  1. SeçiL Well-Known Member


    Öpmek

    Yanaklar öpmedesin, öptürüp yanaklarını;
    Böyle geçsin bu günlerin varsın.
    Sen ey çocuk! Öpülüp, öpmenin ne olduğunu;
    Dudaklarında dudaklar duyunca anlarsın!


    Güzellik

    Hastalık, sevgisizlik, öksüzlük...
    Neler geçirdim ben!
    Çıkabilseydi bir, "güzel" diyecek
    Güzelleşirdim ben!


    Seni

    Sana vermiş veren, sulardan ses
    Sana vermiş veren, şiirden dil...
    Yaratılmışsın ayrı topraktan...
    Hamurun, toprağın bizimki değil!

    Saçların var ki başka türlü sarı
    Gözlerin var ki başka türlü yeşil

    Yarı olmuş vücudun üstünde
    Ne güzel şey çocuk yüzün, çil çil
    Bu köpükler, bu dalgalar, bu güneş.
    Hepsi birden diyor: Geliş, serpil!

    Nefesin var ki başka türlü sıcak
    Gözlerin var ki başka türlü yeşil


    ANNE


    İlk kundağın
    Ben oldum, yavrum;
    İlk oyuncağın
    Ben oldum.

    Acı nedir
    Tatlı nedir... bilmezdin
    Dilin damağın
    Ben oldum.
    Elinin ermediği
    Dilinin dönmediği
    Çağlarda, yavrum
    Kolun kanadın
    Ben oldum
    Dilin dudağın
    Ben oldum.

    Belki kıskanırlar diye
    Gördüklerini
    Sakladım gözlerden
    Gülücüklerini...
    Tülün duvağın
    Ben oldum!

    Artık isterlerse adımı
    Söylemesinler bana
    'Onun Annesi' diyorlar...
    Bu yeter sevgilim bu yeter bana!

    Bir dediğini iki
    Etmiyeyim diye öyle çırpındım ki
    Ve seni öyle sevdim sana
    O kadar ısındım ki
    Usanmadım, yorulmadım, çekinmedim
    Gün oldu kırdın...
    İncinmedim;
    İlk oyuncağın
    Ben oldum.. Yavrum
    Son oyuncağın
    Ben oldum...

    Layık değildim
    Layık gördüler
    Annen oldum yavrum
    Annen oldum!


    ÇOCUK VE AĞAÇ

    Çocuk, çok sevdi ağacı...
    Verirdi ona, her kış
    Çiçekleri olaydı!

    Ağaç, çok sevdi çocuğu...
    Öperdi altın saçlarından
    Dudakları olaydı!

    Ve ona öptürmek için,
    Eğilirdi yerlere kadar;
    Yanakları olaydı!

    Dökerdi önüne hepsini
    Gümüşten, altından, sedeften
    Oyuncakları olaydı!

    Ve çocuk gittikten sonra,
    Böyle kalır mıydı ağaç?
    Ne olurdu onunda
    Bacakları olaydı,
    Ayakları olaydı!

    Arif Nihat Asya
     



Sayfayı Paylaş