Arif Nihat Asya Genel Olarak İşlediği Konular

Konusu 'Hakkında Bilgi' forumundadır ve Seçkin tarafından 21 Eylül 2016 başlatılmıştır.

  1. Seçkin Well-Known Member


    Arif Nihat Asya (7 Şubat 1904, İnceğiz, Çatalca, İstanbul - 5 Ocak 1975, Ankara), Şair, öğretmen ve siyasetçi.

    Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin önemli temsilcilerindendir. Sade bir üslupla milli değerleri ve dini heyecanları işleyen şiirler yazmıştır. Bayrak, Bir Bayrak Rüzgâr Bekliyor, Fetih Davulları, Selimler, Kubbeler, Süleymaniye en tanınmış şiirleridir. Bayrak şiirinden dolayı Türk edebiyatında Bayrak şairi olarak da anılır.

    1904'te Çatalca'nın İnceğiz köyünde dünyaya geldi. Asıl adı Mehmed Arif'tir. Tokatlı Zîver Efendi ile Tırnovalı Zehra Hanım'ın tek çocuğu idi.

    19 dönem TBMM'de 1950-1954 yılları arasında Seyhan (Adana) milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bulundu. Milletvekilliğinden sonra tekrar öğrtemenliğe döndü.

    Arif Nihat Asyanın Şiirlerinde Genel Olarak İşlediği Konular

    Şair, özellikle vatana dair şiirlerinde “idealizmi” ve “milli duygu”yu terennüm etmiştir. Aynı zamanda şairin milliyetçiliğinde, Türk bayrağını her yere dikmek isteyen cihangirlik ideali vardır. Şair, “Bir Bayrak Rüzgâr Bekliyor” kitabındaki şiirlerinde; Türk tarihini, kahramanlık duygusunu, cihangirlik fikrini ön plâna çıkarır.

    Edebiyat tarihçileri onu Türkçü-milliyetçi bir kategori içinde anarlar. Biyografisi incelendiğinde bu tespitin doğru olduğu görülür. O, şiire ilk başladığı yıllarda devrin bu eğilimine uyarak Turancılık havası taşıyan şiirler yazdı. Fakat bu noktada kalmadı. Kendisini sürekli yenileyip geliştirerek bakışının ve şiirinin imkânlarını da sürekli genişletti. Daha realist bir milliyetçilik anlayışına ulaştı. Türkçü-Turancı bir çizgiden Anadolucu, muhafazakâr ve dindar bir çizgiye geldi. Yeni şiirleri de bu anlayışa göre oluştu. Bayrak şairi oldu. Din şairi oldu. Osmanlı medeniyeti tıpkı Yahya Kemal'de olduğu gibi onun da şiirine girdi. Din kavramı yine Mehmet Âkif de olduğu gibi ele aldığı asıl meselelerden başlıcası oldu. Hele Mevlevilikle münasebeti kurulduktan sonra din, tasavvuf, hikmet ve rintlik, onun şiirinde ağır basan bir özellik haline geldi.
     



Sayfayı Paylaş