Apartmanda Balkon Kapatma

Konusu 'Hukuk Rehberi' forumundadır ve EmRe tarafından 23 Şubat 2012 başlatılmıştır.

  1. EmRe Well-Known Member


    Balkon Kapatilmasi Yasal Mi?
    Balkonun kapatılması hakkında
    Balkonu penle kapatmak için maliklerin izni
    Apartmanlarda balkon kapatma ve otopark sorunları

    Apartmanda Balkon Kapatma

    Özellikle son yıllarda, apartmanlardaki balkonların, değişik şekillerde kapatılması yaygınlaşmaya başladı.

    Apartman sakinleri arasında tartışmalara ve başta belediye olmak üzere bazı kurumlara şikayetlere konu olabilen bu uygulama ile ilgili olarak, Danıştay’a intikal eden çok sayıda ihtilaflı olay var.

    Geniş bir kesimi ilgilendiren bu konuyu, Danıştay’ın da kararları ışığında, kısaca ortaya koymakta yarar görüyoruz.

    DANIŞTAY’IN GÖRÜŞÜ

    Bu konuda, öncelikle belirtmek gerekirse, balkon kapatmanın yasal olup olmadığı; balkonun gömme balkon olup olmadığına ve balkonu kapatma biçimine göre değişiyor.

    Kapatma olayında, balkonun gömme balkon olması, taban alanının artmaması, taşıyıcı unsurların ve çekme mesafelerinin etkilenmemesi durumunda, balkonun camla kapatılmasında, yasaya aykırılı olmadığına karar veriliyor.

    Kapatılan balkonlarla ilgili olarak, Danıştay’a intikal eden uyuşmazlıklarda, Danıştay’ca;

    “3194 sayılı İmar Kanunu’nun 21. maddesinin 3. fıkrasında, derz, iç ve dış sıva, boya badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik, sıhri tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratların ruhsata tabi olmayacağı hükme bağlanmıştır.

    634. sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 19. maddesinin 2. fıkrasında, kat maliklerinden birinin bütün kat maliklerinin rızası olmadıkça ana gayrimenkulun ortak yerlerinde, inşaat onarım ve tesisleri, değişik renkte dış badana ve boya yaptıramayacağı, kendi bağımsız bölümünde ise ana yapıya zarar verecek nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yapamayacağı, hükmüne yer verilmiştir.

    Gömme balkonun, alüminyum çerçeve ve cam ile kapatılması suretiyle, taban alanı dışında yeni ve fazladan bir alan kazanılmadığı, çekme mesafesinin ihlal edilmesinin söz konusu olmadığı, yapılan tadilatın taşıyıcı unsurları etkilemediği, cephe görünümünde meydana gelen değişikliğin ise ruhsat almayı gerektirmediği, bu nedenle ruhsat gerektirmeyen bu tür tadilatlar için, yıkım işlemi tesis edilmesinin ve para cezası verilmesinin hukuka uygun olmadığına...”

    oybirliğiyle karar verilmiştir


    SONUÇ


    Yukarıda özeti verilen Karar’dan da farkedileceği gibi, yapılan tadilatın;

    - Taban alanı dışında, yeni ve fazladan bir alan kazandırmaması,

    - Çekme mesafesinin ihlal edilmemesi,

    - Yapılan tadilatın taşıyıcı unsurları etkilememesi,

    - Ruhsat almayı da gerektirmemesi

    nedeniyle, bu tür tadilatların yıkımı yoluna gidilemeyeceği ve para cezası da kesilemeyeceği açık ve net olarak belirtilmektedir.

    Karar, Danıştay’ın binalarda yapılacak bazı tadilatları yansıtması bakımından önemlidir.
     



  2. EmRe Well-Known Member

    T.C.

    DANIŞTAY

    6. DAİRE

    E. 1988/131

    K. 1988/1114

    T. 18.10.1988

    • İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ ( Bağımsız Bölümün Balkonunun Kapatılması )

    • BAĞIMSIZ BÖLÜMÜN BALKONUNUN KAPATILMASI ( Projenin Onaylanmasında Mevzuata Aykırılığın Olmaması )

    • ORTAK YER ( Bağımsız Bölüm Balkonu )

    • İPTAL KARARI ( Tüm Kat Maliklerinin Muvafakatinin Aranmasında İsabet Olmaması )

    2981/m.Geç.1

    634/m.19


    ÖZET : Bağımsız bölümün balkonunun kapatılması söz konusu olduğundan, 2981 sayılı Yasanın geçici 1. maddesi uyarınca işlem yapılarak projenin onaylanmasında mevzuata aykırılık bulunmadığından, Mahkemece, bağımsız bölüm balkonu ortak yer sayılarak kapalı hale getirilmesi için 634 sayılı Yasanın 19. maddesi uyarınca tüm kat maliklerinin muvafakati gerektiği gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmesinde isabet yoktur.
    İstemin Özeti : ............... 1. Kısım 23 Blok, 4 nolu dairenin açık balkonunun kapalı hale getirilmesi yolundaki projenin onaylanmasına ilişkin işlemin iptali yolundaki ............. 4. İdare Mahkemesinin 7.4.1987 günlü, E: 1985/254, K: 1987/148 sayılı kararının; davalı tarafından, Mahkeme kararında 634 sayılı Yasanın 19. maddesine dayanılırken af olgusunun gözardı edildiği, 2981 sayılı Yasanın 634 sayılı Yasaya aykırılıkları da içerdiği, özel yasanın genel Yasadan önce uygulanması gerektiği; davalı yanında davaya katılanlar tarafından ise 634 sayılı Yasanın 19. maddesinde bağımsız bölümlere ait balkonların ortak yer niteliği taşıdığına dair bir kayıt bulunmadığı, aksi takdirde konut dokunulmazlığından söz etmenin mümkün olmadığı, mahkemenin anılan maddeyi keyfi yorumladığı, imar affı Yasasının balkonların kendi dış hatları içinde kapalı hale getirilmesini pek hafif bir imar suçu saydığı ve Yasada belirtilen işlemler yapılmaksızın muhafaza edileceğinin öngörüldüğü öne sürülerek bozulması istenilmiştir.
    Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.
    Savcı Aynur Şahinok'un Düşüncesi : .............. 1. kısım 23. Blok 4 nolu dairenin açık balkonunun kapalı hale getirilmesi yolundaki projenin onaylanmasına ilişkin davalı idare işlemini "imar mevzuatı yönünden affa uğrasa dahi ortak yerlere diğer kat maliklerinin imza ve muvafakatı olmadan ilave yapılmasının 634 sayılı Yasanın 19. maddesine aykırı olacağından idarece tesis edilen işlemde isabet bulunmadığı" gerekçesiyle iptal eden .......... 4. İdare Mahkemesinin 7.4.1987 günlü E: 85/254, K: 87/148 sayılı kararı davalı Belediye Başkanlığı ve davalı yanında davaya katılanlar tarafından temyiz edilmiştir. 2981 sayılı Yasanın geçici 1. maddesinde "İmar mevzuatına uygun inşaa edilerek kullanma izni almış yapılarda 1 Ekim 1983 tarihinden önce yapılan, kendi bağımsız bölümlerine ait ve fen, sağlık kurallarına aykırı olmıyan ve yapının dış görünümünü bozmıyan; yapı kat planının dış hatları içerisinde ve taşıyıcı elemanları etkilemeyen değişikliklerin sahibinin başvurusu üzerine yasada öngörülen işlemler yapılmaksızın muhafazasına karar verilmiş sayılacağı açıkça belirtilmiş olmasına rağmen dava konusu açık balkonun kapalı hale getirilmesinin yukarıda belirtilen yasa kuralı uyarınca yapının dış görünümünü bozup bozmayacağı, taşıyıcı elemanları etkileyip etkilemediği araştırılmaksızın, kat maliklerinin tümünün izninin olmaması halinin tek başına yıkma sebebi olamıyacağı yolundaki Danıştay içtihatlarına aykırı olarak projenin onaylanmasına ilişkin işlemin iptal edilmesinde yasal düzenlemelere uyarlık bulunmamaktadır.
    Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerekeceği düşünülmektedir.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakimi Habibe Ünal'ın açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra temyiz isteminin süresinde olduğu görülerek işin gereği düşünüldü:
    Dava, .......... 1.Kısım, 23 Blok, 4 nolu dairenin açık balkonunun kapalı hale getirilmesi yolundaki projenin onaylanmasına ilişkin işlemin iptali isteğiyle açılmış, İdare Mahkemesince, dava konusu açık balkon kapalı hale getirildiğinden tesisatın ortak yerlerde yapılmış sayılacağı, bu durumda 634 sayılı Yasanın 19. maddesi uyarınca kat maliklerinin hepsinin onayı gerekeceği, her ne kadar davalı idarece kapatılan balkona 2981 sayılı Yasa uygulanarak ruhsat verildiği belirtilmişse de 2981 sayılı Yasa, 634 sayılı Yasayı ortadan kaldırmadığı gibi, imar mevzuatı yönünden affa uğrasa dahi ortak yerlere diğer kat maliklerinin imza ve muvafakatı olmadan ilave yapılması 634 sayılı Yasanın 19. maddesine aykırı olduğundan davalı idarece tesis edilen işlemde Yasaya uygunluk görülmediği gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve bu karar davalı ve davalı yanında davaya katılanlar tarafından temyiz edilmiştir. 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunun geçici 1. maddesinde; imar mevzuatına uygun inşa edilerek kullanma izni alınmış yapılarda, 1 Ekim 1983 tarihinden önce yapılan kendi bağımsız bölümlerine ait fen ve sağlık kurallarına aykırı olmayan ve yapının dış görünümünü bozmayan yapı kat planının dış hatları içerisinde ve taşıyıcı elemanlarını etkilemeyen değişikliklerin, sahibinin durumu belirten iki nüsha dilekçe ile müracaatı üzerine Kanunda öngörülen işlemler yapılmaksızın muhafazasına karar verilmiş sayılacağı kuralına bağlanmıştır.
    Olayda da kapatılan balkonun ortak kullanılan teras niteliğinde bulunmadığı, bağımsız bölümün balkonu olduğu dosyanın incelenmesinden anlaşıldığından; yukarıda belirtilen Yasa kuralı uyarınca işlem yapılarak projenin onaylanmasında mevzuata aykırılık görülmemiştir. Bu durumda İdare Mahkemesince bağımsız bölüm balkonu ortak yer sayılmak suretiyle kapalı hale getirilmesi için 634 sayılı Yasanın 19. maddesi uyarınca tüm kat maliklerinin onayının gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.
    Açıklanan nedenle temyize konu ............ 4. İdare Mahkemesinin 7.4.1987 günlü, E:1985/254, K:1987/148 sayılı kararının BOZULMASINA, uyuşmazlığın niteliği ve dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler dava hakkında karar vermeye yeterli görüldüğünden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 2. bendi uyarınca incelenen davanın reddine, peşin alınan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6500 lira avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 3000'er lira temyiz harcının karşı taraftan alınarak temyiz isteminde bulunan davalı ve davalı yanında davaya katılanlara verilmesine, fazladan yatırılan 1800'er lira harcın davalı ve davalı yanında davaya katılanlara iadesine, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine 18.10.1988 gününde oybirliği ile karar verildi.
     
  3. EmRe Well-Known Member

    T.C.

    DANIŞTAY

    6. DAİRE

    E. 2003/4166

    K. 2005/977

    T. 18.2.2005

    • BELEDİYE ENCÜMENİNİN YIKIM VE PARA CEZASI İŞLEMİ ( Gömme Balkon Kapatılarak Yapılan Tadilat/Taşıyıcı Unsurları Etkilemediği Cephe Görünümündeki Değişikliğin İse Ruhsat Gerektirmediği - İşlemde Hukuka Uyarlık Bulunmadığı )

    • BALKON KAPATILARAK YAPILAN TADİLAT ( Belediye Encümeninin Yıkım ve Para Cezası İşleminde Hukuka Uyarlık Bulunmadığı - Tadilatın Taşıyıcı Unsurları Etkilemediği Cephe Görünümündeki Değişikliğin İse Ruhsat Gerektirmediği )

    • BİNA CEPHESİNDE DEĞİŞİKLİK ( Gömme Balkon Kapatılarak Yapılan Tadilat/Cephe Görünümündeki Değişikliğin Ruhsat Gerektirmediği - Belediye Encümeninin Yıkım ve Para Cezası İşleminde Hukuka Uyarlık Bulunmadığı )

    • RUHSAT GEREKTİRMEYEN TADİLAT ( Gömme Balkonun Kapatılması - Yeni ve Fazladan Bir Alan Kazanılmadığı Çekme Mesafesinin İhlal Edilmediği ve Cephe Görünümündeki Değişikliğin İse Ruhsat Gerektirmediği )

    • BAĞIMSIZ BÖLÜMDE YAPILAN TADİLAT ( Gömme Balkonun Kapatılması - Cephe Görünümündeki Değişikliğin Ruhsat Gerektirmemesi/Yıkım ve İdari Para Cezasına İlişkin Kararın İptali Gereği )

    • KAT MALİKİNİN BAĞIMSIZ BÖLÜMDE YAPTIRDIĞI DAHİLİ TADİLATLARIN RUHSAT GEREKTİRMEMESİ ( Projede Açık Görülen Gömme Balkonun Kapatılması - Dış Cephe Görünümünde Meydana Gelen Değişikliğin Ruhsat Gerektirmemesi/Yıkım ve İdari Para Cezasının İptali Gereği )

    • YIKIM VE İDARİ PARA CEZASININ İPTALİ GEREĞİ ( Kat Malikinin Projede Açık Görülen Gömme Balkonunu Kapattırması - Dış Cephe Görünümünde Meydana Gelen Değişikliğin Ruhsat Gerektirmemesi ve Diğer Kat Maliklerinin Onayı Şartına Bağlı Olmaması )

    3194/m. 32, 42

    634/m.19/2


    ÖZET : Gömme balkonun kapatılması suretiyle taban alanı dışında yeni ve fazladan bir alan kazanılmadığı, çekme mesafesinin ihlal edilmesinin söz konusu olmadığı, tadilatın taşıyıcı unsurları etkilemediği, cephe görünümünde meydana gelen değişikliğin ise ruhsat gerektirmediği anlaşıldığından, anılan tadilatın yıktırılmasına ve para cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
    İstemin Özeti : İzmir 4. İdare Mahkemesinin 31.1.2003 günlü, E:2002/67S, K:2003/110 sayılı kararının redde ilişkin kısmının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
    Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.
    Danıştay Tetkik Hakimi Özlem Şimşek'in Düşüncesi : Gömme balkonun kapatılmasıyla taban alanının artmaması, taşıyıcı unsurların ve çekme mesafelerinin etkilenmemesi nedenleriyle söz konusu tadilatın ruhsata tabi olmadığı sonucuna ulaşıldığından, yıktırılması ve para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu nedenle temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının temyiz edilen bölümünün bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
    Danıştay Savcısı Tülin Özgenç'in Düşüncesi : Davacının İzmir, Karşıyaka İlçesi, Mavişehir Mahallesi ... Konutlarında bulunan dairesinde ruhsat eki projesine aykırı olarak açık balkonun kapalı hale getirilmesi yolundaki tadilatın yıktırılmasına ve para cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davayı reddeden İdare Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
    Temyiz dosyasının incelenmesinden gömme balkon niteliğinde olan balkonun aliminyum çerçeve ve cam ile kapatılması sonucu kapalı alan oluşturularak kullanım alanında bir artışın söz konusu olmaması, yapılan imalatın taşıyıcı unsurları etkilememesi ve komşu mesafelerinin de ihlal edilmemesi karşısında ruhsat gerektirmeyen tadilatlar nedeniyle yıkım işlemi tesis edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı anlaşılmıştır.
    Açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Mahkemesi kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
    KARAR : Dava, İzmir, Karşıyaka, Mavişehir Mahallesi, ... 2 Bloktaki davacıya ait bağımsız bölümdeki balkonun kapalı hale getirilmesinin ruhsat ve projeye aykırı olduğundan bahisle anılan tadilatın 3194 sayılı İmar Kanununun 32.maddesi uyarınca yıktırılmasına, aynı Kanunun 42.maddesi uyarınca para cezası verilmesine, takdir olunan para cezasının 1/5' i oranındaki tutarının davacıdan ayrıca tahsil edilmesine ilişkin belediye encümeni kararının iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince, yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacıya ait bağımsız bölümde yer alan, projenin hazırlanması ve inşaat ruhsatının düzenlenmesi sırasında yapı inşaat alanı hesabına dahil edilmemiş bulunan açık alan niteliğindeki balkonun sabit doğrama yapılmak ve cam takılmak suretiyle kapalı alana dönüştürülmesinin ruhsat alınmadan yapılabilecek nitelik taşımadığı, tadilat sonucu kapatılan balkonun gömme veya çıkma olmasının, oluşan kapalı alanın salona dahil edilip edilmemesinin uyuşmazlığın çözümünde bir etkisinin olmadığı, bu nedenle dava konusu işlemin söz konusu tadilatın yıktırılmasına ve bu tadilat nedeniyle para cezası verilmesine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın bu kısmının reddine, dava konusu işlemin tadilat nedeniyle yapı maliki olarak para cezası verilen davacının aynı zamanda yapının fenni mesulü olarak nitelendirilmesi suretiyle para cezasının 1/5'i oranında arttırılarak verilmesine ilişkin kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin bu kısmının iptaline karar verilmiş, bu kararın davanın reddine ilişkin kısmı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
    3194 sayılı İmar Kanununun 21.maddesinin 3.fıkrasında, derz, iç ve dış sıva, boya badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik, sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratların ruhsata tabi olmayacağı hükme bağlanmıştır.
    İzmir Büyükşehir İmar Yönetmeliğinin olay tarihinde yürürlükte bulunan 3.40. maddesinde; "Kitlelerde ebat küçültme tadilatları, gabarisi değişmemek kaydıyla yapılan kot tadilatları, çatıya çıkış merdiveni ( oturtma çatı ) yapılması, binaya giriş merdiven sahanlığı, ışıklık, asansör cephelerindeki kapı pencere ve balkon küçültmeleri, kömürlük, kapıcı ve kalorifer dairesi, bahçe duvarı gibi binanın müşterek mahallerinde yapılacak olan tadilatlar ruhsatnameye tabi olmadan kat maliklerinin muvafakatına bağlı olarak proje üzerinden onaylanır. Ayrıca ruhsatname tanzim edilmez. Bağımsız bölümlerdeki dahili tadilatlar ( hacim ve alan birimi olarak ) herhangi bir artış olmamak kaydıyla ruhsata tabi olmayıp bağımsız bölüm malikinin tapusu ile birlikte dilekçeyle müracaatı halinde proje üzerinden onaylanır" kuralı yer almıştır.
    634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 19.maddesinin 2.fıkrasında, kat maliklerinden birinin bütün kat maliklerinin rızası olmadıkça ana gayrimenkulün ortak yerlerinde, inşaat onarım ve tesisleri, değişik renkte dış badana ve boya yaptıramayacağı, kendi bağımsız bölümünde ise ana yapıya zarar verecek nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yapamayacağı, hükmüne yer verilmiştir.
    Olayda, davacının maliki olduğu bağımsız bölümde ruhsat eki projesinde açık olan balkonu kapalı hale getirdiğinin belirlenmesi üzerine dava konusu yıkım ve para cezasına ilişkin işlem tesis edilmiştir.
    İdare mahkemesi kararına dayanak alınan bilirkişi raporunda, dava konusu balkonun tünel kalıp yapım tekniğine bağlı olarak taban alanı sınırlarını belirleyen, zemin ile irtibatlı, betonarme perde düşey elemanların arasında ve taban alanı içinde imal edildiği için çıkma niteliğinde olmadığı, gömme niteliğinde olduğu, açık bir kullanım mekanı olan bu balkonun ön cephesinin sabit alüminyum çerçeve ve cam ile kapatılmak suretiyle açık kullanım alanının kapalı kullanım alanına dönüştürüldüğü belirtilmiştir.
    Dosyanın incelenmesinden, gömme balkonun kapatılması suretiyle taban alanı dışında yeni ve fazladan bir alan kazanılmadığı, çekme mesafesinin ihlal edilmesinin söz konusu olmadığı, tadilatın taşıyıcı unsurları etkilemediği, cephe görünümde meydana gelen değişikliğin ise yukarıda anılan Yasa ve Yönetmelik hükümleri uyarınca ruhsat gerektirmediği anlaşıldığından, anılan tadilatın yıktırılmasına ve para cezası verilmesine ilişkin işlem de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
    Mahkeme kararında bu nedenle isabet görülmemiştir.
    SONUÇ : Açıklanan nedenlerle İzmir 4. İdare Mahkemesinin 31.1.2003 günlü, E:2002/675, K:2003/110 sayılı kararının davanın reddine ilişkin kısmının bozulmasına, 16.090.000.- lira karar harcı ile fazladan yatırılan 11.970.000.-lira harcın temyiz isteminde bulunana iadesine, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 18.2.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.
     

Sayfayı Paylaş