Anne ya da Babasını Kaybeden Çocuk

Konusu 'Psikiyatri' forumundadır ve RüzGaR tarafından 19 Ocak 2008 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    turkeyarena.com

    Anne ya da Babasını Kaybeden Çocuk

    Öksüz ya da yetim çocuğun davranışları, ölen ebeveynin cinsiyeti, diğer ebeveynin yeniden evlenip evlenmemesi ve başka kardeşlerin varlığına bağlı değişiklikler gösterir. Çocuğun öksüz ya da yetim kaldığı yaş, tepkilerde farklılıklara neden olur. Yaş dilimlerine göre tepkileri şöyle belirlenebilir:

    7 yaş öncesinde sonuç pek ağır değildir. Çocuk çok küçüktür, ebeveynin yerine gelecek birini kabul edebilir. Eğer bu eksiklik, çocuğu uzun süreli duygusal boşluğa götürürse durum kötüleşir. 7–10 yaş arasında olay daha zor karşılanır. Çocuğun mutsuzluğu açıkça görülür. Olaya karşı çıkmak ister. Bunun sonucu olarak da gerçekten kaçma, hayallere sığınma belirtileri ortaya çıkabilir. 10 yaş sonrasında tepkiler yetişkinlerinkine benzer niteliktedir.

    Ebeveyninden biri ölmüş, çocuklar üzerinde yapılan bir araştırma sonuçları, problemin duygusal ve zihinsel olmak üzere iki yönlü olduğunu ortaya koymuştur. Çocuğun, yaşamında önemli yer tutan sevgi objesini yitirmesi, duygusal şoka yol açar. Bunu daha karmaşık hale getiren, çocuğun ölümün niteliğini anlayamamasıdır. Soyutlama yeteneği henüz gelişmemiştir. Iki önemli kavram olan sebep-sonuç ona yabancıdır. Bu nedenle, çocuğa açıklama yapılırken, yanlış izlenimler oluşturulabilir. Ölenlerin yok olmadığı başka bir dünyaya gittiği şeklindeki açıklamalar, çocuğa ebeveynin geri döneceği inancını verebilir. Herkesin öleceği, buna bir şeyin (hastalık,kaza vb.) sebep olacağı açıklamaları, çocukta ölüm korkusu meydana getirebilir. Ebeveynin ölüm nedenini düşünen çocuğun aklına, hataları, saldırgan davranışları gelebilir. Sonuçta, onda suçluluk duyguları oluşabilir.

    Çocuğun duygusal tepkileri, gelişim düzeyine, ölen ebeveyn ile olan ilişkilerine, ölüm koşullarına ve ailenin tepkisine bağlı olarak farklılık gösterir. Çocuk iki şekilde tepki gösterebilir: Terk edilmiş olma duygusu, suçluluk duygusu.

    Terk edilmiş olma duygusu, çocukta uyumsuzluk, yalnızlık, boşluk duyguları oluşturur. Çocuk, kendisinin ve diğer aile üyelerinin ölüp ölmeyeceğini sorar. Bırakılmışlık düşüncesi, ölen ebeveyn ile birleşme hayallerini geliştirebilir. Bu birleşme isteği ölümün bir sonuç olarak görülmesini engeller. Küçük çocuklar, ölen anne ya da babalarıyla gökte birleşeceklerini düşünürler.

    Gizli suçluluk duyguları, çok güç dışa vurulur. Çocukta sürekli cezalandırılacağına dair endişe vardır. Bu durum, gece korkusu ve kabuslara sebep olabilir.

    Bu konuda yapılan araştırma ve bulgulara göre, vakaların %13’ünde aşırı ağlama, %35’inde üzgün ve mutsuz görünme, diğerlerinde gülme, taşkınlık, gerileme davranışlarıyla, aşırı yemek yeme, dışkı kaçırma ve mastürbasyon saptanmıştır.

    Ölen ebeveynin cinsiyetine göre, çocuğun tepkileri değişebilir. Çocukla aynı cinsiyetteki ebeveynin öldüğü vakalarda, suçluluk duygusu hala belirgindir. Depresif belirtiler veya savunma amaçlı davranış bozuklukları görülebilir. Ölen karşıt cinsiyettki ebeveyn ise, ölenin idealizasyonu söz konusudur. Çevre tarafından ebeveynin kötülenmesi halinde, çocuk öfkelenir. Bu durum, çocuğa ebeveynin hep kendine ait kalmasını sağlar.

    Aynı cinsiyetteki ebeveynin ölmesi ile cinsel özdeşim sorunları ortaya çıkabilir.

    Ebeveynin yeniden evlenmesi önemli bir problemdir. Kız çöocuklarının üvey anneyi kabullenmemesi, onun, babasının sevgisini elde etmesini, annenin yerini almasını hoşgörmesi çok güçtür. Üvey baba daha kolay kabul edilir, çünkü anne sevgisi ile durumu düzeltmeye çalışır. Yinede erkek çocukların karşı çıkışları olabilir.
     



  2. Pelin Super Moderator

    çocuklar açısından çok zor kabullenilemez bi durum diliyorum Allah hiçbir çocuğu annesiz babasız bırakmasın... emeğine sağlık rüzgar
     

Sayfayı Paylaş