Anksiyete Bozukluğu Tedavisi

Konusu 'Psikiyatri' forumundadır ve elif tarafından 3 Mayıs 2011 başlatılmıştır.

  1. elif Moderator


    Anksiyete Bozukluğu Tedavisi
    Anksiyete bozukluklarının ciddi düzeyde olanlarında bilişsel davranışçı terapi ve antidepresanlar birlikte kullanılırken, daha hafif olanlarda sadece bilişsel davranışçı terapiye başvurulmasının prognozu daha iyi ve uzun sürelidir. Tedavinin başarısı için en önemli kural doğru tanıyı koymaktır. Anksiyete bozukluklarının örneğin fiziksel hastalıklardan ayırıcı tanısı yapılmalıdır. İkinci önemli nokta, hastanın ilaç kullanımına olan tavrıdır. Bir ilaç başladıktan sonra hastaların %50’si ilk 3 ay içinde ilaç kullanmayı bırakır; az sayıda hasta ise yazılan reçeteyi hiçbir zaman almaz. Tedaviye uyum esastır ve hastanın bu konudaki tereddütleri açıkça konuşulmalıdır. Öte yandan uygun tedavi yapılmazsa anksiyete bozukluğu olan hastalar sık sık hekime başvururlar. Özellikle panik bozukluğu olan hastalar aile hekimleri, kardiyoloji ve acil servise sık sık başvururlar. Bu aynı zamanda ekonomik olarak da zarara neden olur. Bu nedenle başta ilk basamak hekimliği ve acil servislerde panik bozukluk olmak üzere, tıbbi hizmetlerin her basamağında anksiyete bozuklukları iyi tanınmalı ve tedavi edilmelidir. Antidepresan reçete edilmesinde önemli kurallar SSRI (seçici serotonin geri alım inhibitörü) kullanımı planlanıyorsa yan etkileri en aza indirmek için ilk dört gün uygun dozun yarısı başlanmalıdır. İki haftadan sonra yan etkiler düzene girer, bu nedenle ilk iki haftaki ajitasyonu hafifl etmek için bir anksiyolitik kullanımı faydalı olabilir. Hastaların bazı konularda uyarılması gerekmektedir. İlacın asıl etkisi en az iki, muhtemelen dört hafta içinde başlar. Hastalara bu söylenmezse bir hafta sonra ilacın işe yaramadığını düşünüp keserler. Fayda görebilmek için her gün alınmalıdır. İyileşme dalgalanma gösterebilir, bu dönemlerde tedaviden umut kesilmemelidir. Semptomlar tamamen iyileştikten sonra da ilaca devam edilmelidir. Yan etki profili hakkında bilgi verilmeli ve genelde sınırlı kaldıkları ifade edilmelidir. Hamilelikle beraber kullanılmasının sakıncalı olabileceği, herhangi bir endişeleri olduğunda ya da ilacı bırakmaya karar verdiklerinde önce danışmaları bildirilmelidir. İlk bir ay doz etkili olmazsa yarım doz kadar arttırılmalı ve iki hafta beklenmeli, bu şekilde gerekirse maksimum doza kadar çıkılıp her seferinde ikişer hafta beklenmelidir. Anksiyete bozuklukları için genellikle yüksek doz antidepresan kullanımı gerektiği bildirilmiştir.
     



Sayfayı Paylaş