Ankaranın Başkent Oluşu İle İlgili Şiirler

Konusu 'Önemli Gün ve Haftalar' forumundadır ve EmRe tarafından 5 Ocak 2011 başlatılmıştır.

  1. EmRe Well-Known Member


    Ankaranın Başkent Oluşu İle İlgili Şiirler
    Ankara üzerine
    Esiyor başımda kavak yeli
    Kızılayda kalabalık insan seli
    Kimi leyla, kimi mecnun
    Kimi akıllı, kimi deli
    Kimi alim, kimi veli
    Esiyor başımda kavak yeli

    Dışarıda kar yağıyor lapa, lapa
    Yol var doğru
    Yol var sapa
    Serdar güzeli doğruyu görür
    Yaşam sonu olan ömür

    Esiyor başımda kavak yeli
    Kızılay da kalabalık insan seli
    Ankara sen ankarasın
    Neler gördün, neler duydun
    E söyle kardeş vatan için
    Kaç taş üst üste koydun

    Ankaram bakarım sana kıyamam
    Ne badireler atlattın sen
    Ne kişiler senin için giydi kefen
    Yürüdü koçlar, öldü seğmen
    Kalense taş gibi ayakta
    Ankaram sancağın dalgalanıyor
    Serdar sana baktı inan ağlıyor

    Esiyor başımda kavak yeli
    Kızılay da kalabalık insan seli
    Kimi leyla, kimi mecnun
    Kimi akıllı, kimi deli
    Kimi alim, kimi veli
    Esiyor başımda kavak yeli
    Ankaram sen farklısın sen
    Ankaram sen canımsın sen
    Serdar Sayıl


    Ankaram
    Nice uygarlıklar görmüştür başın,
    Anlatayım,herkes duysun Ankaram.
    Bugün özgürdür toprağın,taşın,
    Kimse aç kalmasın doysun Ankaram.

    Sırayla yaşanmış tarih izleri,
    Malazgirt den aktı,doldu özleri,
    Başkent oldu.mutlu etti bizleri,
    Şehirler içinde beysin Ankaram.

    Atamı bağrına basmıştı Dikmen,
    Düşmanı yok etti,hücuma kalkman,
    Kurtuluş aşkını kalplere ekmen,
    Karanlık gecemde aysın Ankaram.

    Cumhuriyetimiz sende kuruldu,
    İşgale gelenden hesap soruldu,
    Savaşlardan sonra meydan duruldu,
    Hasmına gerilmiş yaysın Ankaram.

    Seymenler oynar misket oyunu,
    Çubuk,Kurtboğazı verir suyunu,
    Merada otlatır,keçi,koyunu,
    Dönere yoğurdu koysun Ankaram.

    Metrosunda türkü söyler rayları,
    Gelmiş,mesken tutmuş Türkün boyları,
    Hacı Bayram Veli gibi huyları,
    Hüseyin Gaziyi saysın Ankaram.

    Görün gençlik,Güven,Kuğulu Parkı,
    Çiçekler rengarenk doğanın farkı,
    Buradan hızlanır devletin çarkı,
    Haklının yanında oysun Ankaram.

    Nehirler takın,barajlar küpen,
    Nöbette ordumuz olmasın şüphen,
    Nur içinde mabet,bak,Anıttepen,
    Zorda sığındığım koysun Ankaram.

    Otagara bakarsan boyunda gerdan,
    Elmadağı kışın geçilmez kardan,
    Kaplıcada şifa beklenir terden,
    Kızakla kaymayan kaysın Ankaram.

    Yuvanın kavunu,Güdülde kiraz,
    Akşam Gölbaşında mehtap eder naz,
    Aydos yaylasında doyumsuzdur haz,
    Namını dünyaya yaysın Ankaram.

    Uruş,Beypazarı hais balımsın,
    Çeşit çeşit meyva dolu dalımsın,
    Moganla içiçe köşküm,yalımsın,
    İçimi ısıtan çaysın Ankaram.

    Tiyatro,opera,seyret baleyi,
    Müzelerden sonra gezin kaleyi,
    Sakın unutmayın Ata Kuleyi,
    Hipodrumda nazlı taysın Ankaram.

    Bayrağım göklerde dinlerim ezan,
    Rabbime duamdır Odurki yazan,
    Aman Ankarama gelmesin hazan,
    İsterse canıma kıysın Ankaram.
    Ödüllü şiir.
    Kadir Kaya


    Ankara
    Ey insan arşı yayla! Ey bozkır! Ey Ankara!
    Seslen bana: Ben senden nasıl uzak yaşarım;
    Bahtım, senin bağrından ayrıldığım an kara,
    Ben sendeki gözlerden feyz alarak yaşarım.

    “Halep ordaysa arşın burda.” dersen ne çıkar?
    Sende al atım için meydan da cirit de var.
    Başka yerin sahrası hız almaya bile dar!
    Ben sende heyecanım şahlanarak yaşarım!

    Koşarım bozkırlarda gem bilmeyen bu tayla,
    Hislerim sürü sürü benim, bağrım da yayla.
    Ana gibi, yar gibi kaynaştım Ankara’yla,
    Alnım gökten yukarı, mermerden ak yaşarım.

    Fatih’in gemileri nasıl kaydı karada?
    Nasıl bir sızı vardır şerefli bir yarada?
    Ben böyle imkânsızlık içinde Ankara’da,
    Hayatımı sürerim, hislerimi yaşarım.

    Gönlümü atsalar da dünyanın bir ucuna,
    Düşer bir gülle gibi Ankara’nın burcuna,
    Bilmem şahin sığar mı avuçların ucuna,
    Ankara’da ben böyle çırpınarak yaşarım.
    Behçet Kemal ÇAĞLAR
     



Sayfayı Paylaş