Ana ile ilgili atasözleri

Konusu 'İle İlgili Sözler' forumundadır ve hakan788 tarafından 8 Eylül 2015 başlatılmıştır.

  1. hakan788 Well-Known Member


    Ağlarsa anam ağlar, başkası (kalanı) yalan ağlar: İnsanın sıkıntısını yürekten paylaşan yalnızca annesidir, diğerlerinin üzülmesi yüzeyseldir.

    Ana gibi yâr olmaz, Bağdat gibi diyar olmaz: İnsanlar içinde bize anne kadar candan bağlı dost yoktur.

    Ana ile kız, helva ile koz: Anne ile kız, koz helvasının içindeki cevizle helva gibidirler, birbirlerinden kesinlikle ayrılmazlar.

    Ana kızına taht kurar, kız bahtı kocadan arar: Kocası iyi olmayan bir kadın, kendi ne kadar zengin olursa olsun, mutlu olamaz.

    Ana kızına taht kurmuş, baht kuramamış: Kocası iyi olmayan bir kadın, kendi ne kadar zengin olursa olsun, mutlu olamaz.

    Analık fenalık (kara yamalık): Üvey ana fenalık simgesidir.

    Anamın (babamın) öleceğini bilseydim kulağı dolu darıya satardım: İnsan en değerli malının karşılıksız olarak elinden gideceğini bilse onu yok denecek kadar az bir paraya satar.

    Anan güzel idi hani yeri, baban güzel idi hani evi: Hiçbir duruma güvenilmez, bizim olan şeyler elimizde sürekli olarak kalmazlar.

    Ananın bahtı kızına: Bir anne nasıl bir evlilik hayatı geçirirse kızının evlilik hayatı da kendisininkine benzer.

    Ananın bastığı yavru (civciv) incinmez (ölmez): Annenin acı sözü çocuğuna ağır gelmez.

    Anasına bak, kızını al, kenarına (kıyısına, tarağına) bak, bezini al: Bir kızın karakterini öğrenmek isteyenler, anasının durumunu göz önüne alırlarsa aldanmamış olurlar.

    Atı atasıyla, katırı anasıyla: Soylu kişiden korkulmaz, soysuz kişiden korkulur.

    Besledik büyüttük danayı, şimdi tanımaz oldu anayı: Elinde büyüttüğün kişi gün gelip sana nankörlük edebilir.

    Bir anaya bir kız, bir kafaya bir göz: Bir başa bir göz ne kadar gerekli ise bir anneye bir kız da o denli gereklidir.

    Dağ, ovanın süt anasıdır: Ticareti besleyen, üretim kaynaklarıdır.

    Dilsizin dilinden anası anlar: Başkalarının kolay kolay anlayamadıkları şeyi, her gün onunla uğraşan kimse çok kolay anlar.

    Doğan anası olma, doğuran anası ol: Bir çocuk, annesinin değerini ancak kendisi de çocuk sahibi olduktan sonra anlar.

    Kaçanın anası ağlamamış:
    Tehlikeden kaçan kazançlı çıkmış.

    Kazanırsan dost kazan, düşmanı anan da doğurur: Sen dost kazanmanın yoluna bak, düşman kolay kazanılır.

    Kuşa süt nasip olsa anasından olurdu: 1) yaradılışı bir şeyden yararlanmasına elverişli olmayan kişi ne kadar çabalasa o şeyden yararlanamaz; 2) kişi en yakınından sağlayamadığı faydayı başkasından hiç sağlayamaz.

    Oğlan anası kapı arkası, kız anası minder kabası: Eve gelin geldikten sonra oğlanın anası kapı dışarı edilecek kadar fazla görülür ama kızın anası başköşeye oturtulur.

    Oğlan atadan (babadan) öğrenir sofra açmayı, kız anadan öğrenir biçki biçmeyi: Erkek çocuk, erkeklerin yapması gereken şeyleri babasından, kız çocuk da kadınların yapması gereken şeyleri annesinden öğrenir; anne ve baba bunları bilmiyorsa çocuktan böyle şeyler beklenemez.

    Teyze, ana yarısıdır: Teyze, bir kimseye annesi gibi sevgi, şefkat gösterir, onunla yakından ilgilenir.

    Yaza çıkardık danayı, beğenmez oldu anayı: Yetiştirdiğimiz, büyüttüğümüz gençler, bizi beğenmezler.
     



Sayfayı Paylaş