Ampirizm (Deneycilik)

Konusu 'Felsefe' forumundadır ve RüzGaR tarafından 29 Eylül 2009 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Ampirizm (Deneycilik)

    Empirizm de denir. Düşüncelerin tamamen deney ürünü olduğunu savunan felsefi öğreti.

    Ampirizm, klasik ve ineist rasyonalizmin karşıtıdır. Bu iki tez arasındaki tartışma, bütün felsefe tarihi boyunca sürmüştür. Bazı filozoflar bunları uzlaştırmağa çalıştılar. Eflâtun'a göre, ilmin ilkeleri insan ruhunda doğuştan bulunur; Aristoteles'e göre bunlar deney ile akıl arasındaki işbirliğinin ürünüdür; Epikurosçular ise mutlak bir ampirizmden yanaydılar. XVII. yy. da, Descartes'ın doğuştan gelme düşünceler kuramına karşı çıkan Locke, bütün bilgilerimizin iç veya dış deneyden geldiklerini savundu.

    Leibniz'e göre ilkeler, «küçük algılar», yani bilinçsiz ve gücül yargılar şeklinde doğuştan vardır; ama «tam algı», yani açık bir şekilde kavranan ve bilinçli olarak uygulanan yargılar biçimine girebilmeleri için deney şarttır.

    Ampirizm, David Hume ile Stuart Mill'in felsefelerinde çağrışımcılık şeklini aldı. Bu filozoflara göre bireyin deneyinden doğan çağrışımlar, ilkeleri kavramamızı, onları zorunlu ve evrensel saymamızı açıklamağa yeter. Herbert Spencer'e göre ilkeler, bireyde doğuştan vardır; ama birbirini destekleyen deneylerin üst üste yığılması ve bu yığılmadan ileri gelen kaçınılmaz çağrışımlar, insan nesilleri boyunca ağır ağır oluşmuşlardır. Evrim ve katılım ipotezlerine dayanan Spencer, Leibniz'in Descartes ile Locke'u uzlaştırdığı gibi, Kant ve Stuart Mill'i uzlaştırmıştır.

    Viyana okulunun öğretisi de denilen mantıksal ampirizm, yeni bir öğretidir. Bilgi edinmeye, edimli önermelere ve bunların totoloji yöntemleriyle birleştirilmesini indirgemeye çalışır. Bu görüşler, araştırmadaki deney dönemi ile teori dönemi arasındaki gel-git üzerinde duran açık bilgi öğretisi tarafından reddedilmiştir.

    Ampirizm, maddeci (Bacon, Hobbes, Locke) ve idealist (Berkeley, Hume, Mach, Avenarius) diye ikiye ayrılır.
     



Sayfayı Paylaş