Amasrada Nerelere Gidilir, Amasrada Nereler Gezilir

Konusu 'Turkey' forumundadır ve GamZe tarafından 15 Temmuz 2011 başlatılmıştır.

  1. GamZe Moderator


    Amasrada Nerelere Gidilir, Amasrada Nereler Gezilir
    Amasra Kalesi
    Amasra Kalesi ilk kez Romalılar döneminde, bugun ayakta duran surlar ise Bizanslılar döneminde yapılmıştır. M.S. 14. ve 15. yüzyıllarda Cenovalılar tarafından ön duvarlar ve kapılar yapılarak daha iyi savunmaya alınmıştır. Surlar Boztepe ve Zindan mahallesinden oluşan iki ada kütlesini çevrelemektedir ve bu iki ada kemere adı verilen roma döneminde yapılmış birbirine bağlanmaktadır. Surlar büyük blok taşlarla inşa edilmiş olup kale şeklinde kulelerle tahkim edilmiştir Amasra kalesi ortaçağ havasını günümüze yansıtan önemli kalıntılardandır.

    Bedesten
    Amasra`nın güneyinde yaklaşık olarak 1.5km uzaklıktadır. MS. 1. yy. sonları ve 2. yy. başlarında muhtemelen Roma Eyalet Meclis Sarayı (Boleuyerion) olarak yapıldığı sanılmaktadır. Bazilika planlı olup, 5 adet Sahını (Nef) ve 18 * 45 mt. lik boyutlarıyla büyük bir yapıdır. Spor salonu veya Roma hamamı olabileceği, sonradan ticari amaçlarla kullanıldığından Bedesten ismini almıştır, şeklindeki tartışmalar hala devam etmektedir. Yapıt restore edilmiş olsada, çevre düzenlemesine ihtiyaç duymaktadır.

    Çekiciler Çarşısı
    Ağaç işleri Çekicilik, bir ahşap oymacılığı süsleme sanatıdır. Özellikle Amasra`da, bölgede yetişen ağaçlardan elverişli olanların el tezgâhlarında oyulması, işlenmesi ile küçük ev ve hediyelik eşya yapılır. Zanaatkârların toplandığı Çekiciler Çarşısı Amasra`nın en çok ziyaret edilen önemli merkezlerinden biridir.

    Tarihi, 17.yy'a dayanan ağaç oymacılığı, bugün Amasra ve köylerinde sürdürülmektedir. Amasra Çekiciler Sokağı'nda ıhlamur, şimşir, dişbudak, ceviz, kiraz ve kızılağaç gibi ağaçlar kullanılarak yapılan ayetler ve güzel sözler yazılı levhalar, resim ve resimlikler, çerez takımları, isimlik, anahtarlık, kuş ve hayvan figürleri vb. eşyalar satılmaktadır.

    Osmanlı Hamamı
    Osmanlı hamamının ne zaman ve kim tarafından yapıldığı bilinmemektedir ancak XVI yüz yıl sonlarında yapıldığı tahmin edilmektedir. Hamamın soğukluk bölümü yıkılmış olup, Ilıklığı, üç kurnalı yıkanma odası, giriş halveti, dinlenme makatı ve holü, sıcak ve soğuk su hazne bölümleri sağlamdır. Ilıklık bir orta kubbe ve iki yarım kubbe ile örtülüdür. Dört köşede görülen biyeler Anadolu Beylikleri Dönemi mimarisini hatırlatmaktadır. Evliya Çelebi hamamdan “ Bir Hamam-ı Dilküşa” (gönül açıcı, ferah hamam) diye söz etmiştir.

    Kuşkayası Yol Anıtı
    Kuşkayası-Yol Anıtı M.S. 41-54 tarihleri arasında Roma İmparatoru Tiberius Germanicus Cladius zamanında Bithynis Pontus Valiliği’ne atanan Gais Julius Aeuilb tarafından, bölgenin, ‘karayolu dinlenme yeri’ olduğunu belirtmek için inşaha edilmistir Kemerli bir niş içine oyma tekniği ile yapılan anıtta toga giyimli bir insan figürü ve nişin sağındaki sütunun üzerinde kartal motifinin yer aldığını belirten Göçmen, “Buradaki kartal, Roma askerlerinin sınırsız gücünü temsil etmektedir. İki kitabesi bulunan anıtın Anadolu’da benzeri bulunmuyor. Anadolu’da benzeri bulunmayan Roma dönemine ait Kuşkayası - Yol Anıtı, çok sayıda yerli ve yabancı turistin uğrak yeri. Ülkemizin önemli tarihi eserlerinden biri konumunda olan ve kayaların oyulmasıyla oluşturulan anıt, ne yazık ki bazı definecilerin çevresinde yaptığı kazı çalışmaları nedeniyle zarar görmüştür Kültür Bakanlığı’nın 2000 yılında yaklaşık 5 milyar liraya ışıklandırdığı ve çevre düzenlemesi için 1 milyar lira harcanan anıt, müze müdürlüğümüz tarafından koruma altına alındı. Roma döneminden kalan ve karayolu anıtı olarak anılan bu tarihi eser, önemli kanıtlardan birini oluşturmakta.turkeyarena.net İtalyanlar burayı restore etmek için beklemekteler, ancak bunun için Bakanlık’tan halen onay çıkmış değil sizde şirin ilçemiz Amasra`ya gelmeden kuşkayası yol anıtına çıkabilir bakacak tepesinden o inanılmaz manzaraya sahitlik edebilirsiniz..
     



  2. GamZe Moderator

    Amasra Müzesi
    Amasra'nın antik bir yerleşim merkezi olması ve tarihî eser açısından zengin olması nedeniyle burada bir müze kurulması zorunlu hâle gelmiştir.
    Şair-yazar Tahir Karaoğuz'un öncülüğünde Amasra'ya bir müze kurulması için uzun yıllar uğraşılmıştır. Nihayet 1955 yılında ilk müze kurularak, belediye binasında bir küçük salonda faaliyete geçmiştir. Müze 1969'da eski ilkokul binasına taşınmıştır. Ancak Amasra'ya yeni bir müze yapılması ihtiyacı doğmuştur. İnşasına 1884'te Bolu Mutasarrıfı İsmail Kemal Bey tarafından başlanan, ancak yarım kalan Bahriye Mektebi 1975 yılında Bakanlığımızca satın alınarak 1976'da tamamlanmıştır. 30.01.1982 tarihinde onarımı tamamlanarak ziyarete açılmıştır. Müze tek katlı olup burada 2'si arkeolojik, 2'si etnografik olmak üzere, 4 teşhir salonu bulunmaktadır. Teşhir salonlarındaki eserlerin büyük bölümü Amasra ve yakın çevresinden derlenmiştir.

    1 No.lu Arkeolojik Eser Salonu: Hellenistik, Roma, ve Bizans Dönemine ait küçük buluntular sergilenmektedir. Mezarlarda ele geçirilen pişmiş toprak ve cam koku, gözyaşı şişeleri, altın ve bronz süs eşyaları, ayrıca denizden çıkarılan çeşitli tipte amphoralar, testiler sergilenmektedir. Yine aynı çağlara ait bronzdan heykelcikler, bilezikler, olta iğneleri, haçlar, silahlar, kandiller ve kaplar sergilenmektedir. Bunların yanı sıra Hellenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait altın, gümüş ve bronzdan sikkeler de teşhir edilmektedir.

    2 No.lu Arkeolojik Eser Salonu: Bu salon tamamen Hellenistik, Roma, Bizans ve Ceneviz dönemlerine ait mermer eserlere ayrılmıştır. Bu salonda heykeller, heykel başları, mezar stelleri, kabartmalı çeşitli mimari parçalar sergilenmektedir.turkeyarena.com

    1 No.lu Etnografik Eser Salonu: Geç Osmanlı Dönemine ait küçük eserler sergilenmektedir. Bunlar arasında bakır mutfak kapları, silahlar, yazım takımları, şamdanlar, mühürler, kantarlar, seramikler ve yüzükler ile Amasra yöresine özgü ağaç çekicilik sanatını yansıtan kaplar sergilenmektedir.

    2 No.lu Etnografik Eser Salonu: Geç Osmanlı Devrine ait yörenin giyim-kuşam zevkini yansıtan giysiler, gümüş süs eşyaları sergilenmektedir. Bu salonda yine aynı döneme ait yatak ve yastık örtüleri, Kuran-ı Kerim'ler, halılar, keseler, ve eski duvar saatleri sergilenmektedir. Ayrıca müzenin koridorunda 1852 tarihli saray matbaasında basılmış bir Akdeniz haritası sergilenmektedir. Müzenin bahçesinde de Hellenistik, Roma, Bizans, Ceneviz ve Osmanlı Dönemine ait taş eserler bulunmaktadır.

    Kum Mahallesi, Dereoğlu Sokak No:4
    Tel : (0378) 315 10 06
    Faks : (0378) 315 31 35
    Pazartesi dışında her gün 08.00-12.00/13.00-17.00 saatlerinde ziyarete açıktır.

    Gürcüoluk Mağarası
    Gelişimini tamamlamış, ancak iç şekillenmesi devam eden Gürcüoluk Mağarası; görünümleri son derece güzel ve ilginç sarkıt, dikit, sütun, makarna sarkıtları, duvar ve perde damlataşları ile bezeli rengarenk bir dünyadır.

    Gürcüoluk Mağarası, Üçgen biçimli ve 3-4 M genişliğindeki ana girişten sonra yaklaşık 4-5 M yüksekliğinde ve 6x7 m boyutlarındaki ilk oda çevresinde toplanan 15 odadan oluşur. Gerek ulaşım kolaylığı ve doğal çevrenin güzelliği; gerekse renkleri gri, krem ve bej arasında değişen rengarenk damlataşlar ve fiziki özellikler; Mağarayı çekici kılmaktadır.

    Bartın'a 32 Km uzaklıkta ve Amasra ilçesi, Makaracı köyündedir. Mağaraya, Amasra-Çakraz karayolu güzergahında bulunan İnpiri veya Karakaçak köyü üzerinden ulaşmak mümkündür.

    Cenova Şatosu
    Kalenin iç kale olarak bilinen kesimidir. Cenovalıların bir saray (şato) haline getirdiği Kale içine, Büyükliman tarafından basamaklı kaldırımla ulaşılan Cenova armalı bir ana kapıdan; kale içinde de yüksek bir burçla korunmaya alınmış şato kapısından girilmektedir. Kapıdaki armalarda; üstte Cenova, alttaki üçlüde solda Poggio (Galata Podestasının mensup olduğu, Liguryalı ailenin), ortada Cenova, sağda Malaspina (Asup olduğu ailenin) blazonları vardır
     

Sayfayı Paylaş